Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Daha Az Yakıt Tüketmek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

0
Damit der QR-Code leicht auffindbar ist, bringt ihn Mercedes-Benz als Aufkleber in der Tankklappe an. // For ease of access, the QR code stickers are attached to the fuel filler flap.

İçeriğimizde daha az yakıt sarfiyatında bulunmak için dikkat edilmesi gereken unsurlara, daha az benzin harcamak için yapılması gerekenlerin neler olduğuna değiniyoruz.

Araç kullanımında özellikle enflasyon nedeniyle benzin fiyatlarının oldukça arttığı şu günlerde yakıt tüketimine dikkat etmek oldukça önemli bir unsurdur. Kullanıcıların araçlarında bazı unsurlara uyarak daha az yakıt tüketmesi mümkün olmaktadır. Bu noktada uygulanması gereken yöntemlerin hangileri olduğuna sizler için yer veriyoruz.

Vitesi Boşa Atarak Araç Kullanmayın

Pek çok kişi otomobil viteste değilken yani boşta gidiyorken yakıt tüketiminden tasarruf ettiğini sanmaktadır. Ancak aslında otomobil vitesteyken daha az yakıt tüketmektedir. Bu bağlamda kullanıcıların otomobillerini daha az yakıt tüketsin diye boşa almaları yanlıştır. Otomobil viteste iken gaza basılmadığı taktirde yakıt tüketmemektedir. Dolayısıyla yokuş aşağı inerken aracı boşa atmak yerine viteste olması yeterli olacaktır.

Serinlemek İçin Camı Açmak Yerine Klima Kullanın

Yazın serinleyebilmek için klima yerine camları açmayı tercih etmeniz size daha ekonomik bir çözüm gibi gelebilir fakat camları açtığınız zaman otomobilin içerisine hava akımı dolar. Böylece daha çok yakıt tüketmenize sebep olur. Otomatik klimayı açarsanız klima motoru düzenli devir aldığı zaman tüketiminizi etkilemeyecek oranda yakıt tüketir.

Trafikte Araç Kullanmamaya Çalışın

Kuşkusuz ki yoğun trafik olan bir ortamda araç kullanmamak için belirli saatlerde dışarıya çıkmamanız gerekir. Mesela iş çıkış saatleri, trafikte araç kullanmak için son derece yanlış saatlerdir. Ancak siz de işçi ordusundansanız o halde trafikte araç kullanmama gibi bir şansınız elbette yok. Dolayısıyla bu maddeyi pas geçebilirsiniz.

Otomobildeki Gereksiz Yükleri Çıkarın

Aracınızın bagajında veya arka koltuğunda gereksiz yer kaplayan ve dolayısıyla ağrılık yapan eşyaları araçtan çıkarmak tercih edilebilecek olan yollardandır. Dolayısıyla piknik tüpü, sandalye v.b. pek çok eşyayı sadece ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda yanınıza almanızı öneririz. Böylece motorun yükünü azaltacak ve daha az yakıt harcamış olacaksınız.

Lastik Basıncı

Havası az veya çok olan, dolayısıyla doğru basınçta olmayan araç lastikleri nedeniyle aracınız daha çok yakıt sarfiyatı yapacağından lastik basıncının olması gerektiği kadar olduğuna emin olunuz. Bunun yanı sıra lastik basınçlarını belirli aralıklarla kontrol ediniz.
Böylece daha az yakıt tüketmek için uygulanması gereken yöntemlerin başlıcalarına sizler için değinmiş olduk.

Araç Kokusu Zararlı Mı?

0

Bu yazıda “Araç kokusu zararlı mı?”, “Araç kokusu sağlık üzerindeki etkileri”, “Araç kokusu nedir?” “Araç kokusu nasıl seçilir?” sorularına ve oto kokusu alırken dikkat edilmesi gerekenlerin neler olduğuna yanıt verilecektir.

Araç Kokusu Nedir?

Araçlar sadece işe gidip gelirken kullanılsa dahi günde en az yarım saat kadar vakit geçirdiğimiz ortamlar ve bu bağlamda araç içerisinde kullanıcılar hoş kokular duymak isteyebiliyor. Bu bağlamda araç parfümleri üretilmiştir. Araç içerisinin hoş kokmasını sağlayan ürünlere araç kokusu denilmektedir.

Oto parfüm (araç kokusu) hususunda güzel kokuların yayılabilmesi için bu zamana kadar çok çeşitli çalışmalar ve araştırmalar yapılmış olup, farklı bitki aromalarına ve meyve aromalarına veyahut farklı aromalara sahip çok sayıda farklı güzel koku ortaya çıkarılmıştır. Otomobil ve kara taşıtı olarak bilinen tüm araçlarda iç mekan kokularının hoş olması, sürücülerin araç kullanırken daha rahat hissetmesini de sağlarken, öte yandan bu kokuların bazı zararlarının olduğuna yönelik tartışmalar sürmektedir.

Araç kokusu zararlı mı? Oto parfüm alırken dikkat edilmesi gerekenler

Oto kokusu üretilmesinin ardından içerisinde yer alan kimyasalların araştırıldığı modern laboratuvarlarda teste tabi tutulması, piyasaya sürülmeden önce onay alınması gerekmektedir. Üretiminde zararlı yapay kimyasal kullanılan oto kokuları, araç sürücüsünün ve araçtaki diğer kişilerin sağlığında olumsuz tesirlerin meydana gelmesine neden olabilir.

Araç kokusunun sıcakta yer alması ve özellikle aracını güneşli ortamlarda park edilmesi durumunda oto kokusu direkt olarak güneş ışığına maruz kalacak ve içerisinde alkol de bulunduğu taktirde bulunduğu yapının bozulmasına sebebiyet verebilecektir. Bakanlık izni olmaksızın üretilmiş olan oto kokuları zaman içerisinde göz kuruması, göz yaşarması, burunda tıkanıklık, baş ağrısı, nefes darlığı, mide bulantısı, egzama gibi sorunların meydana gelmesi ihtimalini artırır. Bu ihtimaller oto parfümünde kullanılan kimyasalların yapısına ve kişinin genetik özelliklerine, yaşayış biçimine göre değişkenlik gösterebilir. Bunun yanı sıra oto kokusunun içeriğinin okunması gerekmektedir ve üzerinde Sağlık Bakanlığı onayının olup olmadığına, tarih ve izin sayısının bulunup bulunmadığına dikkat edilmesi ve teyit alınması gerekir.

Böylece oto parfümünün zararlı olup olmadığına, oto kokuları sağlıksız ise bunun nedenlerine ve ne gibi sağlık sorunlarına neden olduğuna sizler için değinmiş olduk. Otomobil dünyasına ilişkin diğer içerikler için ana sayfamıza göz atmanızı öneririz.

Araçlarda LPG Nedir? Bakımı Yapılmazsa Ne Olur?

0

Otomobillerde LPG nedir ve bakımı yapılmazsa ne olur? Sorusunun yanıtı merak edilebilmekte olup, ilk olarak LPG nedir? Sorusunun yanıtına ve ardından araçlarda LPG bakımı yapılmadığı taktirde ne gibi problemlerin meydana gelebileceği hususuna değineceğiz.

LPG olarak bilinen Sıvılaştırılmış Petrol Gazı, ham petrol damıtılırken parçalanması sırasında ya da doğal gaz yataklarından elde edilmektedir. Normal şartlarda LPG, renksiz olmasının yanında kokusuzdur ve zehri bulunmaz. Ülkemizde kullanılan LPG, %30 propan ve %70 bütandan oluşmaktadır. Propan, karbon ve hidrojenden meydana gelmiş renksiz bir gazdır. Bütan ise yanıcı, renksiz, kokusuz, kolay sıvılaşan gaz çeşididir. Halk arasında tüpgazı olarak lanse edilir.

LPG Tehlikeli mi?

Gaz kaçaklarının fark edilmesi amacıyla pek çok işletme tarafından özel bileşikler ile kokulandırılan, bu bağlamda kokusuz olan ve görülemeyen LPG, bir sızıntı olması halinde dibe çökmektedir. Bu yüzden bir sorun olduğu durumlarda tehlike yaratabilecek boyuta gelebilir ve bunun için gerekli yoğunluğa ulaşması gerekir. Bunun sonucunda işletmelerde ve araçlarda pek çok problem meydana gelir. LPG direkt olarak zehirli olmasada LPG yanması sonucunda ortaya çıkan karbonmonoksit gazı zehirlidir. Solunduğunda ise öldürebilir. Boğucu bir gaz olan LPG, bulunduğu ortamda serbest hale geçmesiyle havanın o ortamdan uzaklaşmasına sebebiyet vermektedir. Bu da oksijen yetersizliğinin meydana gelmesine neden olur. Yoğun olarak LPG gazı soluyan kişi önce sersemler, baş dönmesi, hafif baygınlık ve en nihayet boğulma yaşayarak hayatını kaybedebilir.

LPG kaçağı sorunu

Emniyet ekipmanlarının kullanılması, renksiz ve kokusuz olan LPG kaçağının tespit edilmesi yönünde elzemdir. LPG, havadan ağır olması sebebiyle dedektörler yere yakın alana konumlandırılmalıdır. Alt patlama limitine (LEL) yaklaşınca uyarı alınmalıdır. Portatif ve sabit dedektörler ile gaz sürekli kontrol altında tutulmalıdır.

LPG’nin yanabilmesi için oksijen gerekir ve gazın hava içinde hacim olarak en az %2 oranında karışmış olması gerekir. LPG sızıntısının olduğu şüphelenilen bir ortamın sürekli olarak havalandırılması çok elzemdir.

LPG tüpü alırken özellikle TS 55 işaretinin olması önemlidir. 1981 yılından sonra imal edilen tüm tüplerde TSE markası bulunması zorunludur. LPG tankının doğrudan güneş ışığına maruz kalmaması gerekir. Tüpler, ısı üreten cihazların yanına da konumlandırılmamalıdır.

LPG Bakımları Yapılmazsa Ne Olur?

LPG sisteminin bakımı yapılmadığında aracın yakıt tüketimi olumsuz olarak etkilenir ve bunun yanı sıra motor arızası verebilir ve sık sık LPG’nin devreden çıktığına ve aracın benzine döndüğüne şahit olabilirsiniz. Öte yandan yanlış yapılacak bir bakım işlemi sonucunda LPG sisteminin büyük zararlar görebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekir. LPG sisteminin bakımının 10.000 kilometrede bir yapılması gerekmektedir. Ancak eğer bir yıllık sürede bu kilometreye ulaşılamıyorsa da en geç yılda bir kez yaptırılması elzemdir.

LPG Bakımı Nasıl Yapılır? Neleri Kapsar?

  • LPG filtresinin değişmesi
  • Hava filtresi değişimi
  • LPG beyin parçalarının kontrol edilmesi
  • LPG beyninin altında yer alan yağ temizleme tıpasının kontrolü
  • Ana bağlantı bileşenleri ile hortumun kontrol edilmesi
  • Oksitlenme, elektrik sisteminin çalışmasının kontrol edilmesi
  • Regülatörün sökülüp temizlenmesi ve gerekli ayarlamaların yapılması

İşlemlerinden oluşmaktadır. Böylece LGP nedir? LGP bakımı yapılmazsa en olur ve LPG’nin bakımı nasıl yapılır? Sorularının yanıtlarına sizler için yer verdik.

Hatlı M Plaka Fiyatları Ne Kadar Oldu? 2024

0

M plaka fiyatları merak edilmekte olup, hatlı M plaka satın almak günümüzde karlı görülen yatırım araçlarından biridir. Ticari anlamda yolcu taşıyabilmek için minibüs, otobüs, dolmuş gibi toplu taşıma araçları M plaka almaktadır. M plaka, şahsi olarak değil de tamamiyle ticari amaçla kullanılmak üzere araçlara verilen, denetimi ise UKOME tarafından sağlanmakta olan plaka türleridir.

M plaka fiyatları; Araçlı mı araçsız mı satıldığı, araçlı ise aracın marka modeli, hat, yolcu popülasyonu v.b. unsurlara göre değişkenlik göstermektedir. Genel itibariyle aracın aylık sağladığı getiriye göre plakanın fiyatı da belirlenmiş oluyor. Mesela 30.000 TL aylık kazanç sağlayan M plaka araçlar 3 milyon TL gibi rakamlara satılmakta iken 50.000 TL getirisi olan araçların fiyatları 5 milyon TL’yi bulabiliyor.

Ticari plakalar sahibinden satılabildiği gibi belediyelerin zaman zaman yaptığı ihaleler ile de satılmaktadır ve ihalelerle yapılan satın alımlar bireysel satın alımlara nazaran daha karlı olmaktadır.

M plaka fiyatları ne kadar?

M plaka fiyatları 2024 yılında 1 milyon TL sevilesinden başlamaktadır ve bu bağlamda tavan olarak belirtilebilecek bir fiyat bulunmamaktadır çünkü her hattın değeri diğerine göre farklılıklar göstermektedir.

2020 yılında satılık M plaka araçların ortalama fiyat değeri 400.000 TL seviyesinde iken 2021 yılında da M plaka araçların ortalama fiyatı 750.000 TL seviyesine ve 2022 yılında 1 milyon TL seviyesine bir anda yükselmiştir. Bunda korona virüsünün ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin ve dolayısıyla meydana gelen enflasyonist ortamın büyük bir etkisi bulunmaktadır. Öte yandan 2023 yılında ortalama M plaka araç fiyatı 2 milyon TL’yi bulmuş, 2024 yılında ise ortalama fiyatlar 3.000.000 TL seviyesine çıkmış durumdadır. Bu bağlamda fiyatlar katlanarak devam etmekte olup 2025 yılında da değerlerinde en az 1 milyon TL seviyesinde artış yaşanması beklenmektedir.

Bu arada son zamanlarda plakaya yatırım yapmak isteyenlerin İzmir’e genel anlamda daha çok ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz. Fiyatların İzmir’de oldukça değişken olduğunu, uygun fiyata da, yüksek fiyata da plakaların bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Genel itibariyle Bornova, Karşıyaka, Yeşilyurt, Gaziemir hatlarında fiyatlar daha yüksek iken Buca, Özdere gibi bölgelerde daha makul fiyatlardan bulunabiliyor.

Böylece hatlı M plaka fiyatlarına ve diğer unsurlara yer vermiş olduk. Sormak istediğiniz bir soru var ise yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Gaz Tepkime Cihazı Nedir? Hakkında Bilgiler

0

Son yirmi yıldır üretilen araçlarda elektronik gaz pedalı sistemi kullanılmaktadır. Elektronik çalışan araçlar frekansla çalıştığından sinyal gecikmesinin engellenmesi açısından bazı adımlar atılmıştır.

İçeriden gaz pedalına dokunulduğu zaman aracın hızlanmasını sensörler ile sağlamaktadır. Sensörlerde meydana gelen gecikmelerden ötürü gereksiz yere gaza basılabilmekte ve bu da çiğ yakıt atılımına neden olmaktadır. Gaz tepkimelerindeki gecikmenin kısaltılması ise daha iyi bir sinyal almayı mümkün hale getirmekte, bu da gaz tepkime cihazlarının avantajını gözler önüne sermektedir. Daha çok yeni araçlarda karşımıza çıkan bir terim olan gaz tepkime cihazları genel anlamda bariz oranda daha seri bir tepkime sağlamaktadır.

Eskiden araçların pedalları tel mekanizması ile çalışıyordu. Günümüzde ise araçlar teknolojiye uyum sağladı fakat yine de gaz tepkime cihazlarına gereksinim duyulabiliyor. Elektronik pedallarda yaşanan gaz verdiğindeki gecikme problemini azaltan gaz tepkime cihazları, bu bağlamda kullanıcılara çözümler sunmaktadır.

Gaz tepkime cihazı fiyatları

Günümüzde hemen hemen her üründe olduğu gibi gaz tepkime cihazlarında da fiyatlar enflasyona göre ciddi manada yükselmiş durumdadır. Eskisine nazaran fiyatlarda üç kat ve hatta bazı ürünlerde beş kat kadar fiyat farklılıkları söz konusu olmaktadır. Fiyatlar yazının yayınlanma tarihi itibariyle 10.000 TL seviyesindedir ancak elbette tercihe göre daha makul rakamlar da söz konusu olabilmektedir. Bazı markalar tepki hızını %60 seviyesine kadar yükseltebilmektedir. Son beş yıldır zirvede yer alan markaların Pedal Commander ve Pedal Box olduğunu belirtmek gerekir. İkisi de memnuniyet oranı konusunda başarılıdır.

Gaz tepkime cihazı alırken dikkat edilmesi gerekenler

Cihazın nerede üretildiği ve orjinalliği çok mühim bir konudur. Sahte belgeler ile piyasaya gaz tepkime cihazı sunanlara karşın dikkatli olunması gerekmektedir. Gaz tepkime cihazını internet üzerinden veyahut farklı bir yerden hiçbir araştırma yapmaksızın almak tehlikelidir ve paranızı boşa harcamanıza neden olabilir. Bayiliklerden test edilip o şekilde alınması, bunun yanı sıra garanti kapsamlarının tam olarak tespit edilmesi önem arz eder.

Gaz tepkime cihazı araca zarar verir mi?

Aracın motor ayarları üzerinde oynama yapmaksızın aracın hız performansını belirgin seviyede artırdığından zarar yerine yarar sağlar. Otomobil performansında sürücüler için avantajlar sunar. Teknik olarak herhangi bir zararı olmasada kopya ürün kullanmak araca zarar verebilir. Dolayısıyla orijinal, kaliteli ürünlerin tercih edilmesi gerekir ve Avrupa menşeine sahip olması önerilir. Aksi taktirde aracın fazla hızlanması, gaz pedalının kitlenmesi gibi problemler meydana gelebilir.

Etiketler:

  • Gaz tepkime cihazı nedir?
  • Gaz tepkime cihazı fiyatları

Elektrikli Araçlarda Kasko Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Günümüzde giderek yaygınlaşan elektrikli araçlarda kasko sigortasına ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere yer veriyoruz. İşte elektrikli araçlarda kasko hakkındaki tüm detaylar…

Özellikle ekonomik koşulların ağırlaşmış olduğu şu günlerde avantajlı bir kasko poliçesinin öneminin daha da artmış durumda olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Elektrikli araçlarda kasko, geleneksel araç kasko poliçelerinden bazı farklılıklar arz eder. Özellikle bazı avantajlar sağlamasıyla öne çıkmaktadırlar. Çünkü elektrikli araçlar için sunulan kasko poliçesi teklifleri, elektrikli araçların özel ihtiyaçlarına odaklanmaktadır. Elektrikli araçlar daha özelleşmiş ve karmaşık bir yapıda olduklarından elektrikli araç sahiplerinin karşı karşıya kalabileceği özel risklere karşın koruma sağlayabilmek için kasko sigortası özel bazı teminatlar içermelidir.

Elektrikli araç kasko sigortasında ek olarak batarya kapsamı yer alır. Elektrikli araçlarda bataryalar, kasko poliçesi içerisinde teminat altında bulunur ve olası bir arıza veya hasar durumuna maddi anlamda güvence sağlamaktadır. Özel ihtiyaçlara yönelik sunulan bir diğer kapsam ise şarj istasyonundan kaynaklanan risklere karşın koruma sağlanmasıdır ve bu da cazip bir kasko poliçesi ile mümkün hale gelir.

Elektrikli Araçlarda Kasko Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüzde bazı sigorta şirketlerince düşük karbon ayak izi ve bunun yanı sıra sürdürülebilir yaşam için destekte bulunan araç sahiplerine özel bazı indirimler, bu kapsamda avantajlı fiyatlar sunulmaktadır. Yine de elektrikli araç kasko sigortası yaptırırken fiyattan önce dikkat edilmesi gereken pek çok unsur bulunmaktadır: Örneğin elektrikli araçların bataryaları çok pahalı olduğundan kasko poliçesinin batarya hasarını kapsadığından emin olmanızı öneririz. Hasar halinde batarya değişimi maliyetlerini kapsayan bir poliçeye geçmeniz yararınıza olacaktır. Bunun yanı sıra elektrikli araçlar genel itibariyle özel onarım ihtiyaçlarına gereksinim duymakta olduklarından kasko poliçesinin özel onarımları kapsıyor olmasına dikkat etmenizi öneririz. Bunun yanı sıra şarj istasyonlarından kaynaklanabilecek olan çeşitli risklere karşı teminatın da dikkate alınmasını öneririz. Çünkü elektrikli araç kullanıcıları şarj istasyonuna bağımlı durumdadırlar ve bu istasyonlardan kaynaklanan zararların poliçe kapsamında olması gerekmektedir.
Böylece yazımızda elektrikli araçlarda kasko poliçelerine ilişkin genel bilgilere yer vermiş, elektrikli araçlarda kasko yaptırırken dikkat edilmesi gerekenlere değinmiş olduk. Daha fazlası için diğer içeriklerimize göz atmanızı öneririz.

Geri Vites Müşürü Arızası Hakkında Bilgiler

0

Yazımızda geri vites müşürü nedir? Sorusuna yanıt veriyor ve geri vites müşürü arızası ile ilgili bilinmesi gerekenlere yer veriyoruz. İşlevsel rolü bakımından önemli bir parça olan geri vites müşürü temel olarak geri vites lambasının çalışmasını sağlamaktadır.

Geri vites müşürü özellikle büyük araçlarda görüş alanı kısıtlı olduğu için oldukça önemlidir. Şoför için kör noktalarda yaya ve araçları uyarmak adına arka lambaya ve farklı ikaz noktalarına ikaz komutunu göndermektedir. Vites müşürleri kolay kolay bozulmaz fakat eğer bozulursa trafik güvenliğini çok riske atar. Bu yüzden geri vites müşürünün arızalanması halinde en kısa sürede tamirinin yapılması gerekmektedir.

Geri vites müşürü arızası muayeneden geçer mi?

TÜVTÜRK muayenelerinde en çok dikkat edilen unsurlardan birisi geri vites müşürünün, aracın arka lambalarının tamamının sorunsuz çalışmasıdır. Eğer geri vites lambasında arıza ışığı yanmakta ise ilk olarak lambaya, sonra da müşüre bakılması, sorunun en kısa sürede giderilmesi gerekmektedir. Geri vites müşürü arızası nedeniyle araç muayeneden geçemez ve bu bağlamda aracınız vize alamayacaktır.

Geri vites müşürü arızası olan bir araçta umursamazlık yaparak araç kullanmak sizin ve diğer yolcuların sağlığını hiçe saymak anlamına gelmektedir. Zaten geri vites müşürü arızası basitçe ve uygun maliyetler ile çözülebildiğinden tamirini aksatmamak da kolaydır. Genelde oksitlenmenin temizlenmesiyle zaten düzelebilmektedir. Fakat bazı durumlarda vites müşürü parçası tamamen işlevini yitirmekte ve bu gibi durumlarda yedek parça değişimi gerekmektedir.

Geri vites müşürü arızası tamiri

Geri vites müşürü arızası tamiri genellikle 1 saat içerisinde gerçekleşir. Geri vites müşürü arızasını anlayabilmek için aracın vitesini geriye taktığınız zaman arkadaki lamba yanmıyor ise lamba patlamış veya müşür arızası meydana gelmiş anlamına gelir. Tamirde parça değişimi yapıldığı zaman ürün ve işçilik maliyeti 500 TL seviyesinde ortaya çıkmaktadır. Ancak şu an ülkemizde fiyatlar oynaklık gösterdiğinden elbette daha yüksek fiyatlar ile karşılaşma ihtimalinin de bulunduğunu belirtelim. Dolayısıyla geri vites müşürü fiyatı ve arızanın giderilmesinde işçilik fiyatı değişkenlik gösterecektir.

Bu arada geri vites müşürleri değişim gerektirdiği zaman her araç için farklı bir model söz konusu olmaktadır ve bu da binlerce farklı parça anlamını taşır. Yan sanayisi olsada zaten çok pahalı bir parça olmadığından orjinalini almanızı öneririz. Bu özellikle arızanın tekrarlanmaması adına önem arz ediyor.

Akıllı Debriyaj Nedir? Manuel Araba Otomatik Yapılır Mı?

1

Otomobil dünyasında kullanıcılar “Akıllı debriyaj nedir?” ve “Manuel araba otomatik yapılır mı?” sorularının cevaplarını merak edebilmekte olup, yazımızda akıllı debriyaj sistemine ilişkin bilgiler veriyoruz.

Öncelikle otomobil dünyasında pek çok sürücü araç sürerken otomatik şanzımanın daha fazla kolaylık sağladığını öne sürmektedir ve haksız da sayılmazlar. Bazı kullanıcılar ise manuel vitesli araba kullandıklarında aracı sürerken kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtmektedir. Ancak özellikle artan trafik yoğunluğunda manuel araba kullanmak kuşkusuz ki daha çok yorgunluğa neden olacaktır. Otomatik viteste sürekli olarak vites değiştirmek zorunda kalmayacağınızdan işiniz kolaylaştıracaktır.

Manuel araç otomatik yapılır mı?

Öncelerde ütopik bir yaklaşım olarak kabul edilen manuel vites aracın otomatik vitese çevrilmesi fikri zaman içerisinde oldukça benimsendi ve gerçekçi, uygulanabilir bir teknoloji olarak kendisini gösterdi. Manuel araçlar, ARGE eliyle geliştirilen özel parçalardan yararlanılarak otomatik vites kullanımına çevrilebilmektedir ve istendiğinde tekrar eski şanzımana dönülebilen teknolojiye akıllı debriyaj denilmektedir. İstenildiğinde manuel, istenildiğinde otomatik olarak kullanılabilmektedir. Ancak manuel şanzımandan otomatik şanzımana geçmek kuşkusuz ki maliyeti artıran bir husustur. Yine de özel ARGE tasarımlı akıllı debriyaj sistemi, otomatik şanzımana geçiş maliyetini %60 kadar azaltmaktadır. Bunun yanı sıra hemen hemen her araca uygulanabilen bir teknolojidir. Mesela Şahin aracına veya Dacia Duster’a uygulanabilir.

Akıllı debriyaj güvenli mi?

Akıllı debriyaj sistemi, otomotiv dünyasında uzmanlarca oldukça güvenli bir uygulama olarak görülmektedir. Bu sistem günümüzde piyasaya sürülen Mercedes, BMW, Ferrari, Toyota gibi markaların pek çok aracında zaten kullanılmaktadır.

Akıllı debriyajın ruhsata işlenmesi gerekir mi?

İşçilik ve montaj sürecinde aracın orijinal aksanı üzerinde değişik yapılmadığından ruhsatta bir değişiklik yapılması gerekmemektedir. Zaten güvenli de bir uygulama olduğundan araç muayenelerinde akıllı debriyaj sistemiyle ilgili olarak şu an kullanıcılara herhangi bir sorun çıkarılmıyor.

Otomatik araç manuele dönüşür mü?

Otomatik arabayı manuele dönüştürmek mümkündür ancak bu sağlıklı bir işlem olarak kabul edilmemektedir. Bunu yapmakta kararlı iseniz çok iyi araştırma yapmanız gerekiyor.

Akıllı debriyaj sistemi fiyatları

Kuşkusuz ki fiyatlar enflasyon nedeniyle sık sık artıyor ve bu sebeple akıllı debriyaj sistemi için ülkemizde genel geçer bir rakam belirtmek zor ancak yazımızın yayım tarihi itibariyle maliyetinin yaklaşık 15.000 TL olduğunu söyleyebiliriz. Ancak araçta farklı malzeme ve parça ihtiyacı da olabildiğinden bu maliyete ek maliyetler de çıkabilir.
Böylece akıllı debriyaj nedir? Manuel araba otomatik yapılır mı? Sorularına yanıt vermiş olduk. Otomobilce ile kalın!

Çalışan Aracın Stop Etmesinin Nedenleri

0

İçeriğimizde çalışan aracın neden stop ettiğine ilişkin olarak bilgilere yer veriyor, çalışan aracın stop etmesinin sebeplerine değiniyoruz.

Stop etme problemi araç sürücülerinin başına dert açan sorunlardan biridir ve özellikle çalışan aracın stop etmesi sürücülerin hiç istemeyeceği bir durumdur.

Aracın stop etmesi ciddiye alınması gereken sorunlardan biridir. Çünkü sürüş güvenliği tehlikeye girmekte ve bunun yanı sıra araçta bazı maddi hasarlar oluşması tehdidi söz konusu olmakta veya zaten gerçekleşmiş olan maddi hasarın sonuçları ortaya çıkmaktadır.

Çalışan Aracın Stop Etmesinin Nedenleri

  • Düşük Motor Basıncı
  • Bitmiş Veya Kirlenmiş Bujiler
  • Motor Hava Kaçakları
  • Arızalı Rölanti Devir Sensörü
  • Arızalı Hararet Müşürü (Su Sıcaklık Sensörü)
  • Arızalı Hava Sıcaklık Sensörü
  • Kötü Yakıt
  • Arızalı Klima Kompresörü
  • Şarj Sistemi Üzerinde Aşırı Elektrik Yükü
  • Kirli veya Arızalı Bir Hava Akış Sensörü

Çalışan aracın stop etmesinin temel nedenlerini maddeler halinde sıraladık. Öte yandan bazı maddelerle ilgili olarak özel bilgiler verecek olursak;

Hava Kaçağı Problemi

Aracın hareket halindeyken stop etmesinin temel nedenlerinden biri motorda hava kaçağı meydanda gelmesidir. Genel itibariyle hava hortumunda yarılma veya gevşeme meydana geldiğinde bu sorun oluşur. Öte yandan emme manifoldu, PCV EGR valfi gibi parçalarda kaçak olduğunda da görülür. Bunun yanı sıra hava akış sensöründe arıza meydana gelmesi durumunda da yine aracın stop edebileceğini belirtmemiz gerekiyor.

Motor Basıncının Düşmesi

Araç stop arızasının temel nedenlerinden birisi düşük motor basıncı olup, uzun kilometreler yapan araçlarda bazen segman, piston, silindir kısımlarında aşınmalar oluşuyor. Supapların deforme olduğu durumlarda motor sağlıklı bir şekilde çalışamamaya başlar ve bu bağlamda sık sık stop edebilir. Çözümü ise motora kompresyon testi uygulanıp çıkan değerlere göre revizyon işlemine gidilmesidir.

Rölanti Devir Sensöründe Arızalanma

Araç özellikle trafik ışıklarının olduğu kısımlarda stop etmekte ise büyük bir olasılıkla rölanti devir sensörü arızası meydana geliyordur. Bu durumda rölanti motoru ile gaz kelebeğinin kontrolünün yapılması gerekmekte olup, zor ve işçilikli bir kontrol süreci olduğundan oto servislerinde yaptırılmasını öneririz.
Böylece araç çalışırken stop etmesi probleminin nedenlerine ve nasıl giderilebileceğine yer vermiş, bu konuda bilinmesi gerekenlere değinmiş olduk. Sormak istediklerinizi yorum kısmından bizlere yazmayı unutmayınız.

Muafiyetli Kasko Ne Demek? Muafiyetli Kasko Ücretleri

0

Yazımızda muafiyetli kasko ne demek? Sorusuna yanıt veriyor, muafiyetli kasko ücretlerine ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değiniyoruz.

Kuşkusuz ki araç fiyatları ülkemizde giderek artış gösteriyor ve bu durum zorunlu trafik sigortası ile özel kasko poliçelerinde de fiyat artışına neden oluyor. Bir aracı korumaya alabilmek için artık ciddi ücretler ödemek gerekmekte.

Araç sahipleri son zamanlarda muafiyetli kasko sistemiyle ilgileniyor. Bu tercih kullanıcıların daha ekonomik bir şekilde kasko yapmasına olanak tanıyor.

Muafiyetli kasko ne demek?

Kaza durumunda zararın belli oranını sürücünün karşılamasını temsil eden kasko türü muafiyetli kasko türüdür. Bu bağlamda kesilmiş olan poliçelerde zararın bir kısmı bireyin kendisi tarafından karşılanır. Kaza sonrasında meydana gelen maddi hasar full kaskoda bilindiği gibi sigorta şirketince ödenir fakat poliçe nedeniyle ödenecek tutar da artmaktadır. Daha az ücret ödemek isteyen kullanıcı, indirimli olarak yapılacak özel muafiyetli kaskolardan yararlanabilir. Mesela araçta 200.000 TL maddi hasar oluştu ise ve kaskodaki muafiyet oranı %20 ise o halde 40.000 TL’yi araç sahibi kendi cebinden ödemek durumunda kalacaktır.

Muafiyetli kasko özellikle son zamanlarda ilgi gören bir konsepttir. Sürücüler için ekonomik paketler sunması muafiyetli kaskonun tercih edilmesindeki en temel nedenlerden biridir. Bazen muafiyet oranı yüzdelik üzerinden, bazen ise para cinsinden limit konulması usulüyle olabilir. Bunun yanı sıra mesela muafiyetli kaskoda cam değişimi paketi bulunabilir. Örneğin kazadaki hasara bakılmadan cam değiştirilecekse tamamen poliçeden karşılanır ancak firmalar bu değişimde maddi limitler de uygulayabilir. Mesela 1000 TL’ye kadar olanı sigorta şirketi karşılar, üstü olur ise birey kendi öder gibi değişiklikler yapılabilir.

Muafiyetli Kasko Ücretleri 2024

Muafiyetli kasko fiyatları 2024 yılı muafiyet oranlarına göre belirlenmekte olup, ne kadar muaf olunacaksa o seviyede indirim alınır. 2024 yılı için muafiyetli kasko ücretleri genel itibariyle %20 muafiyet için 500-600 TL, %45 muafiyet için 1.500 TL seviyesindedir.

Hidrojenli Araba Nedir? Özellikleri Nelerdir?

0

Yazımızda hidrojenli araba nedir? Sorusuna yanıt veriyor, hidrojenli araba özelliklerine ilişkin olarak bilinmesi gerekenleri derliyoruz.

Otomobil teknolojisi gelişmeye devam ediyor. Bilindiği üzere otomotiv piyasasında son zamanlarda ilk olarak hibrit araçlar, sonrasında ise tam elektrikli araçlar çıktı. Söz konusu araçlar artık günümüzde trafikte sıklıkla yer almaya başladı ve ilerleyen süreçte trafikte daha çok yer verilmesini beklediğimiz bir başka araç türünün de hidrojenli arabalar olduğunu söyleyebiliriz. Hidrojenli araçlar, doğaya karbon yerine yalnıza su buharı salınımı yaptığından çevrecilik konusunda son derece önemli.

Hidrojenli Araba Nedir?

Yakıt anlamında hidrojen kullanmakta olan araçlara Hidrojenli Araba denilmektedir. İçten yanmalı motor yerine elektrik motoruna sahip olduklarından tam elektrikli otomobil grubunda kabul edilen bu araçların çalışma prensibinin ise elektrikli araçlardan biraz farklı olduğunu belirtmek gerek. Günümüzde “yakıt hücreli araç” olarak da isimlendirilen hidrojenli otomobillerde batarya ve yakıt hücresi yer almakta olup bunu yanı sıra egzoz çıkış da yer almaktadır. Bu bağlamda hidrojenli araçların hem elektrikli araçlar hem de içten yanmalı motora sahip araçlar aile son derece benzerlik göstermekte olduğunu ifade edelim.

Yakıt hücreleri üzerine kurulu bir çalışma prensibi bulunan hidrojenli araçlarda motor aslında elektrikli çalışmakta ancak elektrikli araçlardan farklı olarak elektrik ile şarj edilmemektedir. Bunun yerine depo dolum istasyonlarında hidrojen ile doldurulmakta ve bu bağlamda araç yakıt olarak hidrojen desteği sağlamaktadır. Ardından depoda yer alan hidrojen araç içerisinde elektriğe dönüştürülmekte ve böylece aracın elektrikli olarak çalışmasını sağlamaktadır. Yani hidrojen, elektriğe dönüşme sürecindeki yakıt hücresi görevini gerçekleştirmektedir. Yakıt hücresine iletilmiş durumda olan hidrojen, oksijen ile birlikte tepkimeye girip ortaya elektriğin ve su buharının çıkması sağlamış oluyor ve aracın egzozu ile su buharı tahliyesi yapılıyor.

Hidrojenli araçlar, elektrikli araçlara nazaran ayrıca bir bataryaya sahiptir. Söz konusu bataryanın temel görevi ise araçta yer alan elektronik donanımları çalıştırmaktır. Rejeneratif frenleme gibi geri kazanım teknolojileri kullanılarak bu batarya büyük oranda kendi kendine dolum sağlayarak kullanıcıya destek oluyor.
Günümüzde hidrojenli çalışan araç modelleri bulunuyor ancak sayılarının şu an için fazla olmadığını belirtmek gerekiyor. Bu alanda öne çıkan ve hidrojenli araç teknolojisini sırtlayan markaların Hyundai, Toyota ve Honda olduğunu söyleyebiliriz. Mesela Honda’nın Clarity modeli, Hyundai’nin Nexo modeli, Toyota’nın Mirai modeli bulunmaktadır.
Hidrojenli araçların sahip olduğu en büyük avantaj sıfır emisyonlu olmalarıdır. Sadece su buharı çıkardığı için çevreyi kirletmemekte, doğaya zarar vermemektedir. Ancak hidrojen üretimi için ciddi bir enerjinin gerekmekte olduğunu da belirtmek gerekiyor. Bu da üretim süreci olarak şu an için tam anlamıyla çevre dostu olmadığı izlenimini ortaya çıkarıyor.

LPG Map Sensörü Hakkında Bilgiler

0

LPG map sensörü tanımına, LPG map sensörü nedir? Sorusunun yanıtına yer veriyor ve LPG Map sensörü hakkında bilinmesi gereken ayrıntılara sizler için değiniyoruz.

Map sensörü tanımı:

Map sensörünün görevi, sıralı sistem LPG araçlarda merak edilmektedir. Basınç sensörü olarak da isimlendirilen Map sensörü, yeni nesil benzinli, dizel veya sıralı otogaz sistemlerinde yer alan bir parçadır. Benzinli ve dizel araçlarda manifold basıncını ölçmeye yaramaktadır.

Map sensörü ne işe yarar?

Sıralı otogaz sistemlerinde hem manifold basıncı hem de LPG regülatör gaz basıncını ölçüp LPG elektronik kontrol ünitesine göndermektedir. Map sensörü tarafından Ecu’ya iletilen basınç değerleriyle araç gazda aynı benzindeki gibi çalışma sergiler.
Genel olarak içerisine yağ, toz gibi maddeler kaçtığı için zaman içerisinde map sensörlerinde arıza meydana gelebilir. Map sensörünün temizliği için sensörün hortum girişlerinden balata spreyi sıkıp içerisinin temizlenip kurumasını beklemeniz yeterlidir. Arıza düzelmediği taktirde LPG map sensörü tamiri de mümkün olmadığından yenisi ile değiştirmek gerecek ve bu da elbette maliyet anlamına gelecektir.

Map sensörü arızasının başlıca nedenleri:

Gaz kesici arızası, LPG regülatör basınç hatası kaynaklı Map sensörü arızası, LPG sistem temizleyicisi katkı maddeleriyle katkılı otogaz kullanılması, map sensörünün içerisine su veya toz kaçması, akü takviyesi veyahut şarj dinamosu arızasının meydana gelmesi, map sensöründe arıza yaşanmasının en temel nedenleridir. Özellikle sensör kısmı açıkta olduğu zaman sıklıkla tozlanma, çamurlaşma meydana gelebiliyor. Parça değişimi hususu maliyetli olduğu için servisler genelde temizlik şıkkını denemektedir ancak temizlik sonrasında kullanıcıya herhangi bir garanti de sunulamamaktadır. Her temizliğin sensör arızası sorununu gideremeyeceğini de belirtmek gerekmektedir.

Map sensörü arızası nasıl anlaşılır?

LPG map sensörü arızası meydana geldiğini anlamak için arıza belirtilerinin olup olmadığını saptamak gerekmektedir. Sıralı otogaz map sensörü arızasının en büyük belirtisi, araç yüksek devirde iken benzinden gaza geçme veya gaza hiç geçmeme , aracın performansında düşüşler meydana gelmesidir. Bunun yanı sıra ateşlemede gecikmeler yaşanmaya ve kuru yakıt yakma sorunları meydana gelmeye başlayabilir.

Böylece LPG map sensörünün ne olduğuna, map sensörü arızasının nasıl giderilebileceğine sizler için yer vermiş olduk.

Araç Su Eksiltme Belirtileri

0

Motor suyu eksiltmesi sorunu kullanıcıların karşılaştığı önemli problemlerden biridir. Peki otomobil su eksiltme sorununun temel belirtileri nelerdir? Yazımızda sizler için yer veriyoruz.
Araç motor su eksiltmesi problemi motorda bir sızıntının meydana geldiğini göstermektedir. Söz konusu sızıntı motorun herhangi bir yerinde oluşabilmektedir. Su eksiltmesi, motorun çok ısınmasına ve bunun yanı sıra ciddi hasarlara sebep olabilmektedir.

Araç Motor Su Eksiltme Belirtileri

Egzozdan Beyaz Duman Çıkması

Soğutma sıvısının silindirler ile sızdığını ve yanma odasında buharlaştığını göstermekte olan bir durumdur ve genellikle silindir contası problemine işaret etmektedir.

Motordan Su Buharı Çıkması

Aracın motorundan su buharı çıkıyor olması motor suyu eksilmesini gösteren başlıca problemlerdendir. Motorun kaputunu açarak su buharı çıkıp çıkmadığının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

Motordan sesler gelmesi

Su eksiltme sorunu motorda bazı seslerin oluşmasına neden olabilmektedir. Motorda sızıntı yapan parçalardan sesler gelir.

Hararet artar

Su eksilmesinin temel belirtisi motorun hararet göstergesinin yükselmesidir. Motor suyu, motorun çok ısınmasını engellemektedir. Dolayısıyla su olmadığında motorun soğutma sistemi verimlilik konusunda sorun yaşar. Bu da aracın hararet yapmasına neden olur.

Sızıntı

Su eksiltme olduğunda her ne kadar aracınıza su ilavesi yapsanız da damlama olacağından sorun yaşarsınız. Dolayısıyla motoru çalıştırmanızdan sonra motorun alt kısmındaki yere bakıp su izlerinin olup olmadığını irdeleyebilirsiniz.

Yani temel olarak motorda su kaçağı olmasını motorun altındaki su izlerinden veya motordan su buharı çıkmasından anlamak mümkündür. Elbette bu gözle kontrol hususunda geçerlidir. Ancak profesyonel olarak radyatör basıncı testi, silindir contası testi, hortum kontrolü, radyatör hortumları ve radyatörün kontrolü, su deposunun kontrolü ile de su sızıntısının tespitini ve neden kaynaklandığını tespit etmek mümkündür.

Böylece yazımızda motorda su eksiltmenin temel nedenlerine, su eksiltme belirtilerine yer vermiş olduk. Daha fazla otomobil içeriği için diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.

Çinli Araba Markaları

0

Son zamanlarda Çin menşeine sahip markaların otomobillerinin Türkiye pazarında yaygın bir hale geldiğini biliyoruz ve bu doğrultuda Çinli araba modellerinin sayısı artıyor. Türkiye’de 2023 yılının ilk 11 aylık döneminde Çinli üreticiler 7 farklı marka ile kendisini gösterirken, Çinli üreticilerin Türkiye otomobil pazarındaki satış rakamının 51.000’in üzerinde olduğu tespit edilmiş durumda. Şu an Çinli otomobil üreticilerinin Türkiye pazarındaki payı %6’nın üzerine çıktı.

Elektrikli otomobillerin yaygınlaşması döneminde Çinli üreticiler Türkiye pazarında yaygın olarak kendisini gösterirken, Türkiye’deki Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’ne (ODMD) kayıtlı Çinli marka sayısı 7’ye yükselmiş durumda. Türkiye’de 2023 yılında en sok araç satan Çinli marka ise Chery oldu ve onu MG takip etti. İlk 11 aylık dönemde Chery 35.331 araç satışı gerçekleştirirken MG ise 11.874 adet araç sattı.

Chery

Kuruluşu 1997 yılında Çin hükümeti desteğiyle gerçekleştirilmiş olan Chery markası, Çin’de en büyük ilk 10 otomobil üreticisinden biri konumunda olup, Türkiye’de ise en çok satan Çinli otomobil markası olarak dikkat çekti. Chery, 2003 yılından bu zamana Çin’in en büyük binek otomobil ihracatçısı olarak bilinmektedir. Çok sayıda araç montaj ve aynı zamanda bileşen üretim tesisi de yer almaktadır. Gerek Avrupa gerekse Amerika’da anlaşmalara sahiptir.
Çinli Araba Markaları

Brillance Auto

Günümüzde Renault, Hyundai gibi popüler uzak doğu markalarıyla yapmış olduğu iş birlikleriyle beraber Avrupalı markalarla da iş birlikleri bulunan Brillance Auto’nun özellikle BMW ile çalışmaları biliniyor. Yaklaşık 20 yıldır BMW ile çalışmaktadır. Bu bağlamda markanın pek çok modelinin giderek BMW’nin modellerine benzediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak Brillancea Auto’nun güvenlik konusunda istenen seviyede olmadığını belirtmek gerekmektedir. Zira model çeşitliliği hususunda iyi durumda olsada güvenlik konusunda şu an için sınıfta kalmaktadır.

Great Wall Motors

Kuruluş yılı 1984 olan Great Wall Motors, Wei Jianjun tarafından Baoding’de kurulmuş bir otomotiv markasıdır. Özellikle global girişimlerle adını dünyada duyurmaya başlayan bir marka olduğunu belirtmek gerekiyor. Marka özellikle pick-up ve SUV modelleriyle öne çıkmaktadır ve elektrikli araçlara yoğunlaşmış durumdadır. Son zamanlarda ANCAP testlerinde de iyi bir performans ortaya koymakta ve bu hususta kendisini geliştirmektedir.

Changan Automobile

Çin’deki en büyük ve aynı zamanda en eski araba markalarından biridir. Changan Automobile, 1862 yılında kurulmuştur. Ford, Mazda gibi otomotiv şirketleri ile önemli iş ortaklıkları olmuştur. Uzak Doğu’da Ford ve Mazda’nın pek çok modelini üretip satmaktadır. Otonom sürüş teknolojileri açısından da önemli bir mesafe katetmiştir. Üretmiş olduğu kompakt otomobillerin yanında lüks SUV ve sedan modelleriyle de öne çıkmaktadır.

Geely

Kurucusu Li Shufu olanGeely, Zhejiang’da kurulmuştur. Sektörde başarısını kanıtlayan, Çin devleti tarafından kurulmamış olmasına rağmen uluslararası çapta bilinirliğe erişmiş olan bir markadır. Adını Volvo Cars’ı satın almasından sonra Avrupa’da da duyurmuş olup, Proton, Lotus Cars, Polestar gibi markaların da sahibi konumundadır. Pek çok Avrupa ülkesinde üretim tesisi yer almaktadır. Elektrikli araç üretimine de yoğunlaşmış olsada Türkiye’de üretim ve servis ağı konusunda yetersiz kaldığından pek tutulmamıştır.

Yağmurlu Havalarda Araba Sürerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Yağmurlu havalarda araba sürerken dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar bulunmaktadır: Türkiye’de kış mevsiminin genel olarak yağışlı olduğu ve özellikle dünyanın ekolojik dengesinde yaşanan bozulmalar nedeniyle mevsim geçişlerinin oldukça sert olabildiği ve ani fırtınalar ile ani yağışların oldukça baskın olabildiği bilinmektedir. Dolayısıyla araç sürerken trafik hususunda hava koşullarına oldukça dikkat edilmesi gerekmektedir.

Günümüzde ölümlü trafik kazalarının çok büyük bir bölümü kötü hava şartları altında kullanılan araçlar nedeniyle oluşmakta olup, bu yüzden de kötü hava şartlarında gerekli önlemleri alarak hareket etmek önem arz edecektir. Yağmurlu bir havada araç camlarında buğulanma oluşması ve elbette yağmurun kendisi, sürücünün görüş imkanını olumsuz yönde etkileyecektir. Dolayısıyla soğuk ve yağışlı havalarda, özellikle de gece vakitlerinde sürücülerin daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir.

Yağmurlu havalarda araç kullanmak her ne kadar tehlikeli olsada gerekli önlemlerin alınması ve titiz bir araç sürüşü halinde bu risklerin en aza indirilmesi mümkündür.

Yağmurlu Havalarda Araba Sürerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Öncelikle ilk olarak emniyet kemerinizi mutlaka takmanız gerektiğini belirterek başlayalım. Yola çıkmadan önce aracınızın camlarını silmeniz önemlidir zira özellikle yağmurlu havalarda aracın buğu yapma ihtimali de olduğundan araç camlarının temiz olması görüş açışınızın muhafaza edilmesi anlamında önemlidir. Bunun yanı sıra aracın ön camlarını bir parmağın geçemeyeceği kadar az olmak kaydıyla açabilir ve böylece hava sirkülasyonu sağlayarak araçta buğu oluşumu meydana geliyorsa en aza indirebilirsiniz. Elbette yola çıkmadan önce mutlaka farlarınızı yakmalısınız zira yağışlı havalarda gündüz vakitlerinde bile akşam olduğu gibi farların açık olması gerekir.

Takip Mesafesi ve Fren

Takip mesafesini korumayıp ani fren yapmak yağışlı havalarda sizi zora sokacaktır. Fren her ne kadar aracın hızını düşürsede kuru bir zeminde olduğu kadar verimli performans göstermeyecektir. Fren anında arabanın kaymasına ve önde yer alan araca çarpmaya ve hatta farklı şeride savrulmaya neden olabilir. Bu yüzden sürücülerin yağmurlu havalarda ani manevralarda bulunmaktan kaçınarak takip mesafesini korumaya özen göstermesi gerekmektedir.
Kazaların büyük bir bölümü acele etmekten kaynaklanır. Sadece beş saniye kadar zaman kazanabilmek için belki de tüm gününüzü ve hatta ömrünüzü heba edebilirsiniz. Bu yüzden takip mesafesine uyarak araç sürmek önem arz etmektedir.

Hız kuralları

Hız kurallarına uymak yağışlı havalarda daha da önem arz etmekte olan bir husustur ve her zaman hız limitini sınıra kadar kullanmak gerekmez. Örneğin 70 azami hız sınırı olan bir yolda çok yağış var ise o halde hızın 50 km/s’ye düşürülmesini öneririz. Yani normal şartlarda 70 ile gittiğiniz bir yolda yağış söz konusuysa yine aynı hızda olmak zorunda değilsiniz. Buna takiben aracınızı sol şerit veya sağ şerit yerine orta şeritte sürmeniz daha isabetli olur çünkü sol şeritteki araçlar genellikle yağmurda dahi çok sürat yapabiliyorlar. Sağ şeritte ise kötü hava koşullarında yolda kalmış çok araç oluyor ve elektriksel sorunlar nedeniyle dörtlüleri bile yanmayabiliyor. Dolayısıyla sağ şeritte giderken özellikle viraj dönüşlerinde bir aracın karşınıza çıkması istenmeyen kazalara sebebiyet verebilir. Orta şeritte ise bu sorunla karşılama ihtimali daha azdır.
Bunların yanı sıra özellikle şiddetli rüzgarın olduğu havalarda yola çıkabilecek yabancı maddelere karşı her zaman hazırlıklı olmalısınız. Aşırı rüzgar olduğunda bütün pencerelerinizin tam olarak kapalı olması gerekir. Bunu yaptığınızda yağmur da var ise buğulanma artabilir. Bunu göz önünde buldurarak aracınızın içinde mutlaka temiz bir bez olsun ve ara sıra camlarınızı yetişebildiğiniz kadarıyla silin.

Böylece yağmurlu havalarda araç kullanırken dikkat edilmesi gereken temel noktalara yer vermiş olduk. Araba sürerken mutlaka hava durumunu göz önünde bulundurun ve gerekli bir durum olmadıkça fırtına, aşırı yağış durumlarında araç kullanmayın.

Yağmurlu Havalarda Fren Yaparken Ses Gelmesi

0
Yağmurlu Havalarda Fren Yaparken Ses Gelmesi

Yağmurlu Havalarda Fren Yaparken Ses Gelmesi

Yazımızda yağmurlu havalarda fren yaparken ses gelmesi probleminin kaynağına yer veriyor, fren balatasının neden öttüğüne ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değiniyoruz. Günümüzde araç sahipleri fren balatası sesinden şikayet edebilmektedir. Yağmur yağdıktan sonra frene basıldığında çıkan ötme sesi hakkında ayrıntılar…

Yağmurlarda frene basıldığı zaman çıkan ötme sesi veyahut ıslık sesine benzer ses aslında frenden değil balatadan gelmektedir. Fren balatalarının disk üzerinde kendisine yol yapması, yani diğer tabir ile balatayı çizmesi, fren balatasının ıslık çalmasına veyahut fren titremesine sebebiyet verebilmektedir. Eğer böyle bir durum söz konusuysa balataların ve disklerin değişimi gerekebilmektedir.

Balata zamanla biter ve bu olmaya başladığında sertleşecektir. Söz konusu sertleşme fren diskine zarar vererek frenleme kalitesini de olumsuz olarak etkilemektedir. Bir balatanın sertleşmesi disk yüzeyini çizmesiyle sonuçlanacaktır.

Fren balatası yeni dahi olsa diskte bozulma varsa veyahut fren diski bitmek üzere ise frenleme yaparken ses çıkmaktadır. Yağmurdan hemen sonra ses gelmesinin temel nedeni ıslanma olmasıdır. Yağmurun dinmesinin sonra bir süre daha devam edebilir ancak bir iki gün içerisinde yağmurlar dindi ise geçmesi gerekir. Aksi taktirde tamire götürmelisiniz.

Yağmurlu Havalarda Fren Yaparken Ses Gelmesi

Lastiklerden gelen sesler

Otomobil lastiğinden gelen sesin temel nedeni lastik dişlerinin arasına sıkışan havanın ses yapmasıdır. Araç lastiklerinden gelmekte olan ses, sürtme, gıcırtı, metal sesi şeklinde olabilir. Lastiklerde meydana gelen dengesiz aşınmalar bu sesin temel kaynağıdır. Bu durum yolların bozuk olması, engebeli olması ve çeşitli sebeplerden kaynaklanabilmektedir. Sürüş sırasında yola eşit olarak temas etmeyen lastikler hava sıkışmasına sebebiyet verebilmektedir.

Az şişirilmiş olan basıncı düşük lastikler de ses yapmaya sebep olabilir. Lastiklerin havasının inmesi halinde diskler sağlıklı olarak dönemez ve tekerlek aksamları düzgün çalışmamaktadır. Bu yüzden lastikten ses geldiği zaman ilk olarak lastik basınç seviyesinin ölçülmesi isabetli olacaktır. Bozuk, aşınmış yolların zaman içerisinde zarar vereceğini unutmamak gerekmektedir.
Balataların yeni değiştirilmesi veyahut aşınması durumunda da yine ses gelmektedir. Balatalardan gelen aşınmış parçalar daha çok gürültü oluşturacaktır. Bu durumdan kurtulmak için balataları değiştirmek gerekir.

Aks rulmanında bozulma medyana gelmesi tekerleklerden ses gelmesine sebep olabilir. Rulman, dışarıdan gelen darbeler neticesinde hasar alabilir ve uğultu şeklinde sürekli sesler meydana gelir.

Böylece yağmurlu havalarda neden fren yaparken ses geldiğine, lastik ve tekerleklerden ses gelmesinin temel nedenlerine değinmiş ve bu unsurlarda bilgiler vermiş olduk.

Opel Kronik Arızaları

0

Opel kronik arızaları yazımızda, araçlarda sık görülen kronik arızalara, kronik hatalara yer veriyoruz: Araçlarda meydana gelen kronik arızalar, araç sahipleri için en zorlayıcı unsurlardandır. Hemen hemen her araç modelinin kendisine özgü bazı kusurları bulunmaktadır.

Genel perspektifte bakıldığı zaman araçlarda en fazla motor arızası, şanzıman sorunları ve uyarı ışığı sorunları kronik olarak görülür, bunlara zaman zaman direksiyon titremeleri ve fren problemleri de eşlik eder. Peki Opel Araçlarda sık görülen kronik hatalar nelerdir? Bunları sizler için detaylıca açıklayacak olursak;

Opel Kronik Arızaları

Opel modelleri genel itibariyle pek çok markaya nazaran daha az sorun çıkarmaktadır. Ancak tüm araçlarda olduğu gibi Opel araçlarda da meydana gelen bazı kronik hatalar bulunur.
Opel araçlarının yaşı ilerledikçe meydana gelen arızaların sayısı da artabilir. Opel araçlarda kullanım ömrüne göre; Yağ yakma, direksiyon kutusu arızası, korna basma düğmesinin arızası, disk, balata arızası, far, stop lambası, oksijen sensörü arızası, triger seti, gaz kelebeği, ateşleme bobini , disk arızaları meydana gelebilir. Opel bir araçta LPG sistem kullanılıyor ise bobin arızası meydana gelir ancak buna yine de kronik arıza denilemez çünkü LPG takıldığı zaman aracın orijinal hali bozulmuş olur.

Opel Astra Kronik Sorunları

Opel Astra, kronik sorunlar bakımından kullanıcıları üzmeyen araç tiplerindendir. Ancak Astra araçlarında da pek çok sorun görülebilir. Bunlardan bazıları, LPG kullanılması halinde meydana gelen motor arızası ikaz lambası ışığının yanması ve emme manifoldunun düzgün çalışamaması problemidir. Eski Astra araçlarının pek çoğunda korna çalmama kronik sorunu meydana gelebilir. Bunların yanı sıra araç kapı kollarında zaman içerisinde zor açılma problemi oluşabilir.

Bazı araçlarda fabrika çıkışlı arızalar meydana gelebilir ve bu gibi durumlarda genelde üretici aracı geri çağırma yoluna gitmektedir. Aracın model yılı, kilometresi, kullanım şekli gibi unsurlar kronik arızaların artmasında veya azalmasında temel etkenlerdendir.

Opel Corsa başlıca kronik arızaları:

Corsa C 1.3 Dizel motor seçeneğinde EGR valfi hatası sık meydana gelen bir hatadır. Kötü katkılı yakıt veyahut bilinmeyen yerlerden alınan yakıtlar nedeniyle EGR valfi tıkanması problemi meydana gelebilmektedir.

Yağ soğutucusunun yüksek ısılarda patlaması, görülen yaygın bir sorundur. Bunun temel nedeni ise otomobillere atılan yüksek HP yazılımlarıdır.

Bir başka kronik hata, kaba diliyle “Enjektör işemesi” olarak tabir edilen bir enjektör arızasıdır. Enjektörün birinden fazla yakıt çıkışı meydana gelir ve motorun dengesiz çalışmasına sebebiyet verir.

Corsa 1.0 Benzinli modeli ufak bir motora sahiptir. Aynı zamanda kuru yakıt sistemi takılmadığı sürece pek sorun çıkartmayacak bir araç iken Corsa 1.7 DTi araçlar genellikle ticari amaçla piyasaya sürülen, panelvan tipi modeller olarak karşımıza çıkmaktadır ve aracın motoru Opel araçlarına göre üretilmediği için şanzıman sisteminde pek çok kronik hata barındırır.
Opel Corsa araçlarında genel olarak direksiyon korna düğmesinin kronik olarak yıprandığı ve sık değiştirilmesi gerektiği bilinmektedir.

Böylece Opel kronik arızalarına sizler için yer vermiş olduk. Siz de aklınıza gelen Opel arızası var ise yorum bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

Elektrikli Araçlar Ne Kadar Yakıyor?

0

Yeni içeriğimizde elektrikli araçlarda yakıt tüketimi hususuna değiniyor, “Elektrikli araçlar ne kadar yakıyor?” sorusunun yanıtını veriyor, elektrikli aracın ne kadar elektrik harcadığına yer veriyoruz.

Bir elektrikli aracın yakıt tüketimi yani ne kadar enerji harcadığı merak edilmekte olan hususlardan biridir. Uzun yıllardır dünyada benzin ve mazot kullanılırken ve buna zaman zaman gaz da eşlik ederken artık elektrik enerjisi ile çalışan araçlar da bulunuyor ve bunların sayıları bilindiği üzere giderek artıyor.

Elektrikli araçlar ne kadar yakıyor ? Yakıt tüketimi

Elektrikli bir araç, 100 kilometrede yaklaşık 18 kWh kadar elektrik enerjisi harcamaktadır. Bu da içten yanmalı motorlara nazaran çok daha düşük bir enerji sarfiyatı anlamına gelmektedir.

Benzinli bir aracın düz yolda 100 kilometre mesafe kat edebilmesi için 7 litre kadar yakıtının olması gerekmektedir. Dizel araçlarda ise aşağı yukarı 6 litre yakıt gerekiyor. Dizel araçların bu yüzden benzinli araçlara nazaran biraz daha bütçe dostu olduğu bilinmektedir. Elektrikli araçlar ise daha da bütçe dostudur. Bunun yanı sıra benzinliye nazaran düşük yakıt maliyeti ile öne çıkmakta olan dizel araçlar karbon salınımı en yüksek otomobil türüdür.

Elektrikli bir araç, düz bir yolda ara vermeden 100 kilometre yol katettiğinde ortalama olarak sadece 18 kWh değerinde elektrik harcamaktadır. Elektriğin fosil yakıttan daha ucuz olduğu göz önüne alındığında bu durum elektrikli araçları kullananların çok daha avantajlı hale gelmesini sağlamaktadır.

kWh ne demek?

Türkçe karşılığı kilovatsaat olan kWh kelimesi, kilowatt/hour ifadesinin kısaltmasıdır. Bir saat içerisinde üretilmekte veyahut diğer bir deyişle sarf edilmekte olan elektrik enerjisini tanımlayabilmek için kullanılmaktadır. Elektrikli bir cihazın harcadığı toplam enerji seviyesini belirtebilmek için kWh birimi kullanılmaktadır. Enerjinin gücünü belirtirken harcanan veya üretilen miktar saat başına olarak hesaplanmaktadır.

1 kWh kaç TL’dir?

Kilovatsaat tutarlarını bilmek, elektrikli araç kullanıcıları için önem arz etmekte olan bir durumdur. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca belirlenen tutarlar 2023 yılının son çeyreği için günlük 5 kWh’ye kadar olan tüketimler hususunda 1,47 TL’dir. Dolayısıyla 100 kilometrelik bir yolda 18 kW’lik bir enerji tüketiminin söz konusu olması, haneler için düşük tarifeden hesaplandığı zaman 26,50 TL’ye tekabül etmektedir. Böylece bulunduğunuz konuma 100 kilometre mesafesi olan bir yere aşağı yukarı 25 TL’ye ulaşabilmeniz sağlanmış olur.

Elektrikli araçların tüketmekte olduğu enerjinin miktarı tıpkı akaryakıtlı araçlardaki gibi şehir içi sürüşte artmaktadır. Bunun nedeni yoğun trafik koşullarında araç kullanıyor olmanın fosil yakıt veya elektrik farketmeden daha çok enerji gerektirmesidir. Aynı zamanda hava şartları, yol koşulları, lastik durumları, aracın kliması ve multimedya gibi ek cihazların kullanılması da elbette enerji tüketimi konusunda oldukça etkili bir yere sahiptir.

Bunların yanı sıra elektrikli araçların motor yapısı, benzin veya mazotla çalışmakta olan araçlara nazaran daha basit olup, elektrikli aracın motorunda daha az hareket eden parça vardır ve bu da onarılması ve dönem bakımının yapılmasının daha az uğraştırıcı olduğu anlamına gelir. Aynı zamanda elektrikli araçların bakımı için de daha az harcama yapılması söz konusu olur.

Sonuç olarak elektrikli araçların fosil yakıtlı araçlara nazaran daha az enerji sarfettikleri bilinmesi gereken bir unsurdur. Hem çevreci hem de ekonomik olmaları nedeniyle, bunun yanı sıra rezervlerin korunabilmesi bakımından elektrikli araç kullanımı oldukça önem arz etmektedir.

Hangi Zamanlarda Araba Alınmalı?

0

İçeriğimizde hangi zamanlarda araba alınması gerektiğiyle ilgili olarak bilgilere yer veriyor, hangi zamanlarda araba alınmalı? Sorusunun yanıtını arıyoruz.

Araç satın almak Türkiye’de kuşkusuz ki ciddi bir maliyete neden oluyor. Doğru zamanda doğru aracı almadığınızda ise satın aldıktan sonra ciddi manada uğraşabiliyor, hem maddi hem de manevi açıdan yıpranabiliyorsunuz.

Araç almak isteyenler kişiler., fiyatların düşeceği doğru zamanı beklenmekte ve bunun ne zaman yaşanacağını araştırabilmekte. Araç kullanım amacının yanı sıra aynı zamanda artık bir yatırım aracı da olduğundan araba almanın mevsimi veya zamanı olur mu diye düşünmemek gerekiyor.

Öncelikle ikinci el araç satışlarında, yazımızı yazdığımız 2023 Kasım ayı itibariyle ciddi oranda düşüş gözlemlendiğini belirtmek gerekiyor. Bunun temel nedeni ise insanların şu an kredileri geri öderken zorlanmasıdır. Aynı zamanda kredi oranlarında meydana gelen yoğun artış nedeniyle zaten pahalanmış olan bir araç satın almak için büyük oranda borçlanmak mantıklı görülmemektedir. Yine de mesela geçtiğimiz günlerde Toyota CEO’su tarafından yapılan tavsiye gibi pek çok tavsiye, şu sıralar mutlaka sıfır araç alınması yönündedir. Şu an ikinci el araç satmak isteyen kişilerin ilanlarına genellikle ilgi gösterilmemektedir ancak sıfır araçlara ilgi söz konusudur çünkü sıfır araç satın almak için doğru zamana girilmiş durumdadır.

Genel olarak araç piyasasında canlılık Mart aylarında başlamaktadır ve yaz aylarına kadar canlılık sürmektedir. Ancak Nisan – Mayıs ayları döneminde ikinci el bir araç satın almak genellikle mantıksızdır. Çünkü canlılık gösteren piyasada fiyatlar tekrar yükselecektir ve bu durum alıcı için bir handikapa neden olacaktır. Eğer bir aracınız var ise, ve yenisini almadan onu satmayı düşünüyorsanız satarken Mart – Nisan Mayıs aylarını kullanabilirsiniz. Yani satıcı olarak ilkbahar ayları isabetli olacak iken alıcı olarak ilkbahar ayları ikinci el açısından dezavantajlı olacaktır.

Hangi zamanlarda araç almalı?

Genellikle bayramların öncesinde piyasa hareketlenmektedir. Bunun nedeni kalabalık seyahat planları, aile ziyaretlerinin yapılması ve bu hususta uzun yolculukların meydana geliyor olmasıdır. Bu da ikinci el araç piyasasına olan talebin büyük oranda artmasına neden olmaktadır. Bu da bayramların öncesinde araç satın almanın bir dezavantaj olacağını gösterir. Bunu en azından maddi açıdan söyleyebiliriz çünkü genellikle bayramların öncesinde piyasaya hareketlenir ve bu da alıcılar için daha az pazarlık ve daha yüksek fiyatlandırma anlamına gelir.
Sonbahar aylarında genelde araç alım satımı azalır ve önemli bir değişiklik olmadığı sürece ilkbahar aylarına kadar piyasa hareketsiz kalmaya devam eder. Aralık ayında otomotiv firmaları elindeki stokları eritebilmek için büyük yıl sonu kampanyaları yaparlar. Böylece önemli fırsatlar karşınıza çıkabilir. Yıl boyunca talep görmeyen modellere bir anda yoğun ilgi gösterilebilir. Eğer cazip bir fırsat görürseniz Kasım veya Aralık ayında sıfır bir araç sahibi olabilirsiniz veya ikinci el bir aracı ederinden daha uyguna satın alabilirsiniz.
Öte yandan tüm bu olağan etkenlerin dışında, çip krizi, korona virüsü salgını ve çeşitli ekonomik çalkantıların otomobil piyasasını büyük oranda etkilediğini ve etkilemeye devam edebileceğini de mutlaka göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Yani öngörüler her zaman doğru çıkmayabilir ve beklentilerin tersine gelişmelerin meydana gelebilme olasılığı her zaman vardır.

Ne zaman araç alınır?

Sonuç olarak sıfır araçları uygun fiyata almak için en uygun dönem Kasım / Aralık ayları, ikinci el araçları en uygun fiyatlardan alabilmek için ise sonbahar aylarından itibaren gelecek yılın ilkbahar aylarına kadar ki olan dönemdir (bayramlar v.b. dönemler hariç).

Böylece hangi zamanlarda araba alınmalı? Sorusuna yanıt vererek araba almak için en doğru dönemlere ilişkin bilgiler sunmuş olduk. Eklemek istediklerinizi yorum kısmından iletebilirsiniz.

Balata Nedir? Balatanın Çalışma Prensibi

0

Nesne olarak tanımına baktığımız zaman balata, soğuk ve sıcakta sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa karşı dayanıklılık sergilemekte olan aşınan madde tanımına sahiptir. Motorlu araçlarda fren balatası, fren yapmayı sağlamakta olan, tekerlek mili üzerine yerleştirilen, yarım ay biçiminde olan bir alettir. Otomobil sürücülerinin rutin kontrollerde atlamaması gereken balata kontrolleri, sağlıklı bir sürüş deneyimi için son derece önem arz etmektedir.

Baskı balata nedir?

Günümüzde manuel ve yarı otomatik olan araçlarda güvenli bir şekilde hareket sağlanabilmesi için debriyaj sistemi bulunmaktadır. Debriyaj sisteminin baskı balatası, aracın vites değişimini, hareket etmesini sağlamaktadır. Baskı balata, motor ile vites kutusunun arasındaki gücü aktarma işlevini görmektedir. Baskı balata, vites geçişini mümkün hale getirir. Dolayısıyla son derece önem arz eder.

Yay ve koldan oluşmakta olan metal bir parçadır. Motor ve şanzıman arasındaki güç akışını sağlamakta olup, debriyaja bağlı durumda çalışır ve debriyaj diskine baskı yapmaktadır. Güç ilk olarak şanzımana, ardından tahrik mili ve tekerleklere aktarılmaktadır ve bu sayede de aracın hareketi sağlanmış olur.  Otomobil sürücüsü aracı kullandığı sırada vites değiştirebilmek amacıyla debriyaja basmaktadır ve baskı balata debriyaj diskine baskı uygulayarak güç akışını keser. Böylece otomobil sürücüsü bu esnada vites değişikliğini kolay bir şekilde yapmış olur.

Baskı balata ne kadar gider?

Baskı balata ömrü, kullanıcının kullanım alışkanlığına göre değişmek üzere 100.000 km’ye kadar gidebilir. Motor, vites kutusu ve debriyaj arasında bir parça olduğundan araç gösterge panelinde baskı balata arızası çıktığı zaman mutlaka değiştirilmesi gerekir çünkü kısa sürede diğer parçaların da hasar almasına neden olacaktır. Bu bağlamda sürücülerin güvenlikleri açısından aracın periyodik bakımlarını düzenli olarak gerçekleştirmeli ve bir sorun ortaya çıktığı zaman müdahale ettirmelidirler.

Baskı balatanın bittiği nasıl anlaşılır?

İkaz ışığı yanar ve eğer yanmıyor ise üzerindeki aşınmadan anlaşılmaktadır. Motor güç üretmekte zorlanmaya başlar. Aracın hızlanması, hareket etmesi daha zor bir hale gelir. Baskı balatanın ortalama 90000 km yol yapıldığında değiştirilmesi önerilirken fren balatasında ise 10000 km’de bir değişim önerilir.

Fren balatası nedir?

Otomobilin güvenli olarak sürülebilmesi için çok önemlidir. Fren balataları, aracı durdurmaya yarar ve aracın durdurulması için sürtünme enerjisini kullanır. Bu da zaman içerisinde aşınmalarına ve dolayısıyla değişmelerinin gerekmesine sebep olur. Fren balatası bir otomobilde fren mekanizmasının en hayati parçalarından biri olarak bilinmektedir.  Fren kampanasına bağlı fren pabuçlarının üzerine yerleştirilir. Sürücü fren pedalına bastığı zaman fran pabuçları fren balatalarını itmektedir. Fren pabuçları, fren balatasına bastırıldığı zaman aracı yavaşlatmak için sürtünme malzemesi görevini görür.

Fren balatası, fren sisteminin tehlikeli hale gelmesi ve kazaya neden olmasını önleyebilmek için aniden değil de kademeli bir biçimde aşınacak şekilde oluşturulmuştur. Genelde yaklaşık 5000 km ve 10000 km arasında değiştirilmesi önerilir. Yani 10.000 bakımlarında mutlaka fren balatasını kontrol ettirip değiştirmek tavsiye edilmektedir.