Ana Sayfa Blog Sayfa 4

LPG Araca Zararlı Mı? LPG Kullanmanın Zararları

0

Otomobil kullanıcıları genel olarak LPG kullanmayı ekonomik bulur ve LPG kullanmanın zararları hakkında fazla fikir sahibi değildirler. Ancak bu yazıyı okuduktan sonra araçlarda LPG kullanımına karşı bakış açınız değişebilir.

LPG Zararlı Mı?

LPG yakıt sistemi, otomobile monte edilmesinden bir süre sonrasında bazı problemler meydana gelir. Söz konusu problemler zaman içerisinde araç kullanıldıkça yavaş yavaş meydana gelir. Sorunlar, model ve markaya bağlı olarak değişmekle beraber genelde 10.000 km’den sonra görülmeye başlar.

LPG nedeniyle görülen başlıca sorun aracın motor gücünde azalma meydana gelmesi, aracın kendi kendine stop etmesidir. Özellikle egzozdan beyaz duman çıkmaya başlaması, alarm sirenlerinin çaldığını gösterir.

Gelişmiş ülkelerde genellikle yakıt fiyatları sürücülere pek pahalı gelmediğinden LPG ile uyumlu çalışan araçlarla ve motorlarla fazla ilgilenmiyorlar. Daha çok elektrikli araç teknolojisine odaklanıyorlar. Ülkemizde ise LPG kullanımı hala çok yaygın durumda ve yakıt fiyatlarında ciddi manada farklılık olduğundan pek çok kişi LPG kullanmaya sıcak bakıyor. Fakat LPG kullanımı uzun vadede aracınıza zarar verebiliyor. Sorun, ithal edilip de Türkiye’de sonradan projelendirilen araçlarda yaygın görülüyor.

LPG Araç Motoruna Ne Gibi Bir Zarar Verir?

İlk problemin subaplardan başlamakta olduğunu söyleyebiliriz çünkü benzin ile çalışacak şekilde dizayn edilmiş olan subaplar LPG ile çalıştıkları zaman benzinin soğutma işlevinden mahrum kalıp kuru çalışıyor. Bu da hızlı aşınmaya ve araca büyük zararlar verilmesine neden oluyor.

Motorun üst kabak bölümünün içerisinde yer alan subaplar, yakıt ile beraber yanmak üzere motora girecek havanın miktarını belirleyebilmek adına yanlış gazları tahliye etmektedir. Aşınan ve yanan subaplar, aracın daha fazla veya daha az hava alması problemine sebep olur. Böylece aracın gücünde azalmaya ve aracın motorunun stop etmesine sebep olur.
Eğer aracınızda LGP kullanmayı sürdürmekte kararlıysanız o halde orijinal subap kullanmak yerine yüksek dayanıma sahip olan, ısıya karşı yoğun direnci bulunan forged subaplarını kullanabilirsiniz. Bu değiştirme işleminin markadan markaya oldukça fark edebildiğini de ifade edelim.

LPG’de bir sızıntı olduğu taktirde havadan daha ağır bir gazı olması nedeniyle bu gaz bir yerde birikir ve aniden patlama riskini meydana getirir. LPG bulunan araçların kapalı alanlara alınmamasının temel nedeni budur.

LPG’lerin kontrolü ve zamanında onarımı oldukça önemli olduğu gibi, LPG kontrolünü mutlaka uzmanlara götürmeli, acemi veya çalışkan olmayan kişilere götürerek kendi sağlığınızı ve sevdiklerinizin sağlığını tehlikeye atmamalısınız.

Tüm bunların yanı sıra LPG’yi tamamen karalamak yanlış olacaktır zira dikkatli ve güvenli şekilde kullanıldığında tasarruf etmenizi sağlar ve hava kirliliğinin yoğun olduğu büyük şehirlerde çevrenin daha az kirlenmesini mümkün kılarak benzine göre daha çevre dostudur.

Sonradan takılan LPG sistemlerinde üretici garantisi kalkar ve aracın üretiminde oluşturulan emniyet şartları bozulmuş olur. Olası bir kazada LPG bağlantısının bozulması durumunda yolcular büyük oranda zarar görebilir. Öte yandan LPG sistemlerinde yönetmeliklere uyulduğu taktirde kaza anında tanktan motora gaz taşıyan borunun kırılması durumunda dahi aşırı akış kontrol valfi devreye girer ve akışı keser. Gazın dışarıya yayılması böylece önlenir. Daha bunun gibi pek çok güvenlik tedbiri vardır ancak elbette bunların uygulamada yönetmeliğe uygun olması ve düzgün çalışıyor olmasının denetlenmesi gerekir.

Hidrofobik Sprey İşe Yarar Mı? Araç Cam Koruması

0

Araç camları için hidrofobik sprey kullanımıyla ilgili bilinmesi gerekenlere yer veriyoruz. İşte aracınızı temiz tutmanın pratik yolu…

Araç temizliği günümüzde kuşkusuz ki son derece pahalı bir hale geldi. Otomobil dış yıkama fiyatları 200 TL seviyesinde iken iç – dış yıkama için 300 – 400 TL gibi rakamlar isteniyor. Bu durum araç sahiplerini temizliği kendi başlarına yapmaları gerekebildiği sonucuna itiyor. Özellikle detaylı temizlik söz konusu olduğu zaman muazzam bir para kaybı da söz konusu oluyor. Bazen aracı temizlettiğinizde kısa süre sonra yağmur yağması ve araç camının pislenmesi sorunu ile de karşılaşabiliyorsunuz. Bu gibi durumlar sinir bozucu olabilsede hidrofobik spreyden yardım alarak araçlarınızın ön camlarınızda kir ve lekelere sebep olan başlıca unsurları gidererek en net görünüme kavuşabilirsiniz.

Araçlarda Hidrofobik Sprey Kullanımı

Hidrofobik yağmur kaydırıcı spreyler ile aracınızın üzerinde şeffaf bir nano katman kullanabilir ve böylece sıvı iticilik ile temizlik sağlayabilirsiniz. Söz konusu ürünlere örnek olarak Nasiol Glasshield gösterilebilir. Sprey iki yıla kadar etkili olup, yağmur damlaları, çamur ve kirlerin araç camlarında leke yapmadan akıp gitmesine yardımcı olmaktadır.
Ön cam temizliği sürüş güvenliği hususunda doğrudan ilgili olduğundan araç camı temizliğinin ihmal edilmemesi gerekir. Dolayısıyla camlarınızın lekesiz ve parlak kalması adına hidrofobik spreyleri kullanabilirsiniz.

Araç Camındaki Leke Nasıl Çıkar?

Eğer aracınızda kuş pisliği gibi inatçı lekeler bulunuyorsa o halde kolonya, sirke gibi ürünlerden yararlanarak temizleyebilirsiniz. Ancak zorlu cam lekesi olan yapışkan v.b. ile ilgili olarak aseton, deterjan gibi daha güçlü ürünler gerekebilir.

Aracın üzerinde meydana gelen bir lekenin bir an önce giderilmesi, lekenin inatçı hale gelmemesi için önem arz eder. Böylece içeriğimizde araç camı temizliği hususunda hidrofobik spreye, ne işe yaradığına ilişkin bilinmesi gerekenlere değinmiş olduk. Sormak istediğiniz bir husus var ise yorum kısmından iletebilirsiniz.

Katalizör Nedir? Katalizör Arıza Belirtileri

0

Araçların egzoz sisteminde katalizör parçası yer almaktadır. Katalizör parçasının önünde ve arkasında iki adet oksijen sensörü yer alır. Katalizör, iki oksijen sensörü ile denetlenmektedir ve arıza vermesi halinde otomobil ekranında egzoz emisyon arızası görülebilir. Bazı araçlarda ise motor arızası veya genel arıza ikaz ışığı yanmaktadır. Katalizörün darbe alması sonucunda veyahut oksitlenme sırasında katalist maddenin özelliğini yitirmesi nedeniyle zaman içerisinde katalizörde arıza meydana gelebilir.

Aracın çalıştırılmasından sonra egzozdan çıkan zehirli gazların emilmesini ve havaya daha temiz duman verilmesini sağlayan katalitik konvektör, yanıcı yakıtı çevreyi kirletmeyen veya daha az kirleten yakıta, genel olarak suya ve oksijene dönüştürmekte olan cihazdır. Hem dizel hem benzinli araçlarda zorunlu olarak yer alır. Ancak özellikle LPG kullanılan araçlarda zaman içerisinde katalitik konvertörün işlevini yitirdiğini görüyoruz.

Katalizör Arızası Belirtileri

Eğer darbe sonucu katalist maddelerde kırılma meydana geldi ise egzozdan tıkırtı tarzında sesler gelebilmektedir. Bunun yanı sıra sistem içerisinde katalizör doğru şekilde çalışmıyor ise aracı sürerken kötü koku ortaya çıkabilir. Camlar kapalı olsa dahi koku gelebilir. Katalizörün takınak olması halinde egzoz gazları istenen şekilde tahliye edilememektedir. Bu yüzden çekiş düşüşü meydana gelebilmekte ve yakın tüketiminde de artış oluşmaktadır.

Katalizör Arızası Muayeneden Geçer Mi?

Katalizör arızalı olduğu için araç muayeneden geçemeyecektir. Egzoz gazının zararı muhtemelen oldukça artacağı için çevreye verdiği zarardan dolayı araç egzoz muayenesinden kalacaktır. Dolayısıyla katalizör arızasının giderilerek o şekilde muayeneye girilmesi gerekir.
Araç egzoz sisteminde yer almakta olan katalizörün bozulması halinde ilk olarak tamir yoluna başvurulması gerekir. Tamir esnasında katalizör taşına bakılmaktadır. Çok büyük bir zarar söz konusu ise katalizörün değiştirilmesi gerekmektedir. Bazı araç servisleri katalizörün içerisinde yer alan petekte değişim yapabilir ancak bu çok yapılan bir işlem değildir. Genellikle direkt olarak değişim yoluna gidilir ve bu çok büyük bir maliyet demektir. Örneğin Opel Astra 2010 altındaki modellerde yazımızın yayınlanma tarihi itibariyle katalizör fiyatı yan sanayi 7500 TL iken orinal parça ise 20.000 TL seviyesindedir.

Katalizör Nasıl Temizlenir?

Katalizörün içerisinde bulunan parçalarda net hasarlar yok ise temizleme yoluna gidilmelidir ve bu durum katalizör ömrünü uzatan, maliyetli olmayan bir işlemdir. Bu işlem katalizörün yerinden çıkarılarak su ve belirli kimyasalların kullanılmasıyla temizlenmesi ile yapılmaktadır. Temizleme işlemi esnasında aracın motoru ve egzozunun soğuk olması şarttır. İlk olarak katalizörün etrafında yer alan cıvataların itina ile sökülerek parçanın çıkarılması gerekir. Parça dik bir konuma getirilerek kimyasalın katalizörün içerisine püskürtülmesi gerekmektedir. Bu işlem katalizörün içi köpük olana kadar devam etmeli ve köpük dolan katalizör birkaç dakika bekletilmelidir. Ardından tazyikli su kullanılarak katalizörün köpükten arındırılması gerekir. Bu işlem bittiğinde katalizörün nasıl çalıştığını test edebilirsiniz.

LPG Düğmesi Fiyatları ve Hakkında Bilgiler

0

LPG araçlarda önem arz eden LPG düğmesi fiyatları ve LPG düğmesi nedir? Sorusunun yanıtı merak edilmektedir. LGP düğmesi, otogaz sisteminin en temel bileşeni konumundadır. Sürücülerin LPG düğmesini kullanarak LPG bulunan araçlarda yakıt seviyesini ve açık / kapalı durumunu görmesi mümkün olmaktadır.

Düğme ile sürücüler yakıt seçiminde bulunabilmekte olup, basit bir çalışma prensibi bulunan LPG düğmesi arızalandığı durumlarda değiştirilmesi gerekmektedir. LPG düğmesi, LPG anahtarı olarak da isimlendirilebilmektedir. LPG düğmesinde meydana gelen arıza, sağlıklı kullanımı oldukça zorlaştırmaktadır. LPG düğmesi parçasını aç – kapa tuşu ile kullanabilir, aracınızda böylece isterseniz gaz, isterseniz de benzinle yolculuk edebilirsiniz.

LPG Düğmesi Üreten Popüler Markalar

LPG düğmesi üretimi yapan başlıca popüler markalar Prins, BRC ve Atiker olup, sıralı otogaz sistemlerinde bu markalardan veyahut kendi bildiğiniz, güvendiğiniz markalardan kullanım sağlayabilirsiniz.

LPG Düğmesi Gösterge Modelleri

Modeline göre farklı göstergelere sahip olan LPG düğmelerinde en temel gösterge 4 çizgiden oluşmaktadır ve söz konusu çizgiler yakıt seviyesini ifade eder. Bunun yanı sıra çizgiler renk ile de gösterilir. Yeşil renk doluluğa işaret ederken sarı ışık yarı yarıya dolu olduğunu, kırmızı ışık ise bitmek üzere olduğunu gösteren işaretlerdir. Sürücü LPG düğmesi göstergesine bakarak aracı ile daha ne kadar yol yapabileceğini anlayabilir.

LPG Düğmesi Arızası Belirtileri

Ürün modeline nazaran farklı sesler çıkabilmekte, temassızlık problemleri ile gaz veya benzin arası geçişlerde sorunlar meydana gelmeye başlamaktadır. Ürün üzerindeki düğme görevini sergileyememekte, bunun yanı sıra göstergedeki ışıklar hatalı bilgi verebilmektedir.

LPG Düğmesi Türleri

LPG düğmeleri kendi içerisinde ayrılmaktadır. Basit yapıya sahip olan ve kullanıcının direkt olarak müdahalelerde bulunduğu sistem manuel düğme sistemidir. Otomatik düğme sistemi ise belirli koşullarda otomatik olarak LPG’ye geçiş sağlamaktadır. Dijital düğmeler ise gelişmiş ve dijital olan ekranlar ile donatılmış düğmelerdir. Yakıt seviyesi ve sistem durumu gibi bilgiler dijital bir biçimde gösterilmektedir.

LPG Düğmesi Fiyatları

Fiyatlar LPG düğmesi cinsine göre değişkenlik göstermektedir. 2024 yılı güncel fiyatlara değinilecek olursa; elefex GFI LPG sistem düğmesinin fiyatı 300 TL seviyesinedir. Prins LPG sistem düğmesi 350 TL, BRC fiyatı 350 TL, Atiker LPG sistemi düğmesi fiyatı 320 TL, Lovato LPG sistemi ise 350 TL seviyesindedir.
Böylece “LPG düğmesi nedir?” sorusuna yanıt verdik ve LPG düğmesi fiyatlarına ilişkin bilgiler vermiş olduk. Sormak istediklerinizi yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Araç İçerisine Su Girmesinin Sebepleri

0

Aracın içerisine su girmesinin pek çok nedeni olabilir. Bu nedenleri saptamak ve ardından önlem almak gerekmektedir. Araç içerisine su girmesi sorunu özellikle eski model araçlarda veyahut sunroof bulunan araçlarda meydana gelebilir. Bunun yanı sıra kazalı olan araçlarda kaza sonrasında onarım veya değişim hususunda montajların iyi yapılmamasından da kaynaklanabilir.

Sunroof

Aracın tavanının açılır olmasını sağlayan sunrooflar, araçta su sızıntısı olmasının en yaygın sebeplerindendir. Sunroofun düzgün kapanmaması veya hasarlı olması halinde içeriye su girebilir. Döşemede su hasarı ve lekelenme olup olmadığını irdeleyin ve sunroof civarında döşemede bir sıkıntı görüyor iseniz mutlaka sunroofu en kısa sürede tamir ettirin.

Kapı Fitili

Kapının kenarını kaplamakta olan fitiller eski araçlarda yaygın olarak çatlama veya hasarlı halde olabilir. Bu durumda kapıdan arabaya su damlayabilir. Dolayısıyla kapı fitillerini kontrol ettirip ne durumda olduğunu gözlemleyin ve gerektiği taktirde kapı fitillerinde onarım veya değişim yoluna gidin. Bunun yanı sıra kapı hava sıyırma fitilini de kontrol edin. Söz konusu fitil aracın hem içerisinde hem de dışarısında yan camlara yaslanan küçük lastik bantlardır. Camlara su girmesini engelleyen fitiller bunlardır. Eğer fitillerde bir anormallik var ise o halde kapıdan aracın kabinine su girebilir.

Kabin Filtresi

Bazı araçlarda motor bölmesinde yer almakta olan kabin filtresi, kabine sızıntı girmesini engellemekte olan kapak ve conta kullanmaktadır. Contanın yanlış montajı veya eskimesi nedeniyle bu problem meydana gelebilir.

Klima Tahliye Borusu

Yoğuşmanın arabanın kabininden uzağa akmasını sağlamakta olan tahliye borusu başarısız olduğu taktirde gösterge panelinin arkasında veyahut aracın ön paspaslarında su birikmesi sorunu meydana gelebilir. Klima kullanmadan sürmeye devam edip sorunun oluşup oluşmadığını gözlemleyin. Sorunu gidermek için tahliye borusundaki tıkanıklığın giderilmesi gerekir.

Ön Cam Hava Sıyırma

Hem ön hem de arka camlarda hava sıyırma özelliği bulunmaktadır. Lastik yanlış takıldı ise veya hasar gördü ise aracın içerisine su girmesi sorunu meydana gelebilir. Özellikle montaj yapan kişinin contayı düzgün yerleştirmemesi halinde ön cam değiştirdikten sonra meydana gelebilen bir sorun olarak gözlemlenir.

Araç İçerisine Neden Su Girer? Sorusunu yanıtladığımız içerimizin böylece sonuna geldik. Sizler için aracın içine su girme nedenlerine yer vermiş olduk. Yorum bölümünden konuyla ilgili görüşlerinizi yazmayı ihmal etmeyiniz.

Motor Arıza Işığı Kendiliğinden Söner Mi?

0

Motor arıza lambasının yanması durumunda kendiliğinden sönmesine bazen şahit olabilmekteyiz. Arıza lambasının yanmasının pek çok faklı nedeni bulunmakta olup, bu nedenlerin hafife alınmaması, sorunun tespit edilmesi gerekir.

Motor arıza lambasının yanmasının nedenlerine detaylı olarak değinmek gereksede başlıca sebeplerinin; Hava akış sensöründe meydana gelen arıza, EGR valfi arızası, oksijen lamba sensörü arızası, katalitik konvertör arızası, buji arızası, akü sorunu, yakıt enjektörleri arızası olduğu söylenebilir. Dizel motorlarda arıza lambası genel olarak yakıt sisteminde, egzoz sisteminde veya elektrik sisteminde meydana gelen sorunlar nedeniyle yanar. LPG bulunan araçlarda arıza lambası ise LPG sisteminin devreye girmesiyle yakıt kalitesi, elektriksel sorunlardan dolayı olabileceği gibi çoğunlukla emisyon değerlerinin yüksek olmasından dolayı yanmaktadır. Bu gibi durumlarda araç bir süre benzine alınarak o şekilde kullanılmalı ve ikaz ışığının sönüp sönmediğinin kontrolü yapılmalıdır. LPG’den benzine alındığında ikaz ışığı bir süre sonra sönüyor ise o halde LPG sisteminde sıkıntı vardır veyahut aracın beyni LPG ile uyumlu olmadığından bir sorun var gibi algılar.

Motor Arıza Işığı Kendiliğinden Söner Mi?

Motor arıza ışığı bazen kendiliğinden sönebilmektedir. Bu durum aracın elektronik sistemi tarafından belirlenen arızanın giderildiğine veyahut en azından bir süredir tekrarlanmadığına işaret etmektedir. Arızanın bazen yanıp sönme durumu oluşur. Bu da motor arızasının belirli bir modda, belirli koşullarda meydana gelmesinden kaynaklanır ve bu detaylı incelemeyi gerektirmektedir. Bu gibi durumlarda araç cihaza bağlanarak ikaz ışığının yanmasına neden olan unsur tespit edilmeye çalışılır.

Arıza lambasının sarı yanması, çok acil olmayan ancak çözülmesi gereken bir hatanın olduğunu gösteren bir işarettir. Kırmızı yanması halinde ise acil çözülmesi gereken bir sorun olduğunu gösterir. Kırmızı yanıyor ise o halde aracın sürülmeye devam edilmemesi ve araç çalışmaktaysa kapatılması gerekir. Motor arıza lambası kırmızı yanarken araç kullanılmamalıdır.
Bazen arızanın sebebi serviste giderilir ancak ışık bir süre daha yanmaya devam edebilir. Bu gibi durumlar arıza kaydının aracın beyninden silinmediği anlamına gelebilir. Dolayısıyla arıza kaydının araç beyninden silinmesi gerekir ancak ardından tekrar aynı ikaz ışığı meydana gelirse o halde sorun devam ediyor demektir.

Böylece yazımızda araçta motor arıza ışığının yanmasının temel nedenlerine, motor arıza ışığının kendiliğinden sönüp sönemeyeceğine yer vermiş olduk. Konuyla ilgili sormak istediklerinizi yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Araba Camı Nasıl Temizlenir? Cam Suyu Markaları ve Cam Silme Önerileri

0

Bu içerikte araba camı temizleme hususunda bilinmesi gerekenlere yer verilecek, cam suyu markaları ve cam silme önerilerine değinilecektir: Otomobillerde cam temizliği, sürücülerin çevrelerini net olarak görebilmesi için son derece önemlidir. Otomobiller için üretilen antifirizli, kokulu, sabunlu güzel cam suyu ürünleri üretilmektedir. Bu bağlamda bilindik markalar tarafından üretilen pek çok önerilebilecek ürün bulunmaktadır.

Oto cam suyu marka ve ürünleri:

  • Autokit Antifrizli Oto Cam Suyu
  • SONAX Antifrizli Konsantre Cam Suyu
  • Würth Oto Konsantre Cam Suyu Temizleme Sabunu
  • Opet 4 Mevsim Cam Suyu
  • Shell Winter Cam Suyu
  • Divortex Şampuanlı Ve Parfümlü Yazlık Cam Suyu
  • Renew Antifirizli Oto Cam Suyu

Cam suyu temizleme hususunda yukarıdaki öneriler arasında yer alan Sonax antifirizli cam suyu, camdaki kiri çıkarma ve yeni kir oluşumlarının da önüne geçme noktasında oldukça etkili olup, konsantre ve mentol kimyasalları bulunmamaktadır. Boyaya ve kroma zararı bulunmaz. Kolay ulaşabileceğiniz Shell Winter cam suyu serisi ise camlardaki donmaları giderme ve donma önleyici yapısına sahip olmasıyla bilinir. Makul fiyattan satılmaktadır ve sürücüler için iyi bir alternatiftir. Bunun yanı sıra Würth Konsantre Cam Suyu da benzinliklerde ve internette rahatlıkla bulunabilmekte olup, hem cam hem de far temizliği için yaygın olarak kullanılan, içinde özel bileşenlere sahip olan bir temizleyicidir.

Evde cam suyu temizleyici hazırlama yöntemi:

4 litre kadar temiz suyun içerisine bir fincan sirke, bir fincan da oto cam yıkama deterjanı veya bulaşık deterjanı ekleyin ve bu karışımı şişeleyerek kullanın.

Oto camı nasıl temizlenir?

İlk olarak elinizde kendiniz hazırladığınız veya satın aldığınız cam suyu spreyi olmalıdır. Bunun yanı sıra yumuşak mikrofiber temizleme bezi ve yeterli miktarda su gerekmektedir. Temizliği yazın yapıyorsanız bu malzemeler yeterli olacaktır. Kışın ise buz tutan bir cam söz konusu ise temizleme yöntemleri farklılık arz eder.

İlk olarak aracınızın cam temizliğini genel bir temizlik esnasında yapıyorsanız en sona bırakmanızı öneririz. Böylece camda sıçrama nedeniyle lekelenme meydana gelmemiş olur. Temizlik yaparken amonyaksız temizlik ürünleri kullanın çünkü amonyak, ön camın üst kısmında yer alan güneşlik filmine zarar verebilmektedir.

Cam temizleme suyunu doğrudan cama sıkmak yerine temizlik ürününü kullanacağınız mikro fiber beze sıkınız. Böylece cama gerekenden fazla ürün püskürtüp sıvı izlerinin oluşmasını engellemiş olursunuz. Silerken camın merkezinden başlayıp kenarlara doğru olmak üzere tüm yüzeyi siliniz. İlk olarak dikey, ardından da yatay hareketler yaparak her bölgeyi siliniz.

Camı sildikten sonra bezin diğer yüzünü çevirin veya başka bir yerden temiz bez alarak bezin kuru kısmı ile camı tekrar silerek parlatın. Bu adımda küçük dairesel hareketler yapın.

Cami sildikten sonra silecekleri kaldırıp alt kısımlarında bulunan kısma temizlik ürünü uygulayınız. Söz konusu kısım kir ve tozları biriktireceğinden dikkatlice silmenizi öneririz. Eski ve yıpranmış silecekleriniz var ise değiştirmenizi öneririz çünkü camda çizikler oluşmasına ve sürekli olarak kirlenmesine sebep olacaklardır.

54/1-a Trafik Cezası Neden Kesilir?

0

54/1a trafik cezası neden kesilir?

KTK 54/1-a cezasının hangi hallerde verilebileceği hususuna, 54/1-a kapsamında son trafik cezası ücretine ve geçme kuralı – yasaklara ilişkin detaylara değinecek olursak; Karayolları Trafik Kanunu’nun 54/1-a maddesinde belirtilmiş olan trafik ihlalini yapan sürücülere 2024 yılı için 1.506 Türk lirası idari para cezası uygulanmaktadır. Eğer tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödeme yapılır ise kişi %25 oranında cezai indirimden yararlanır. Ancak süresinde ödenmediği taktirde zamanla faiz işlemeye başlayacak ve borç büyüyecektir.
Bazı trafik sürücüleri verilen cezanın yerinde olmadığını düşünebilir veya niye ceza verildiğini anlamaya çalışabilir. Bu doğrultuda 54/1-a maddesinin ne anlama geldiğine bakılması gerekir. 54/1-a maddesindeki kusur durumu “Öndeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmemek” olarak tanımlanmıştır ve 20 puan cezaya sebep olmaktadır. Öndeki aracı sollarken kurallara riayet etmeme nedeniyle 54/1-a hükmü gereğince idari para cezası uygulanmaktadır.

54/1-a trafik cezası nasıl ödenir?

Kişilere günümüzde trafik cezaları aldığı taktirde e-devlet üzerinden mail gönderilmektedir. Mail kutunuzu kontrol ederek aldığınız cezanın tutarını ve hangi maddeyi kapsadığını görebilirsiniz. Ardından Detay bölümünden sonra ödeme yapmak için Gib resmi internet sitesine gidebilir veyahut banka uygulamalarınız aracılığıyla trafik cezanızı ödeyebilirsiniz. Bunun için istenen temel bilgiler plaka no ve tutanak seri numarasıdır. Aynı zamanda sizden bot olup olmadığınız konusunda doğrulama da talep edilmektedir. Trafik cezası ödemelerinizi kredi kartınız ile yapmanız gerekmektedir.

Eğer 54/1-a ihlali bir kaza ile sonuçlandı ise o halde kusur oranının tespiti yapılır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 54. Maddesi Trafikte Geçme Kural Ve Yasaklarını düzenler. Sürücülerin önlerinde giden bir aracı geçmeleri için kendisini takip eden sürücülerin kendisini geçmeye başlamamış olması ve bunun yanı sıra önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması, geçeceği aracın hızı ile geçme arasındaki kendi hızını göz önüne alarak karşıdan gelen trafik dahil olmak üzere karayolunu kullananlar için engel teşkil etmemesi gerekmektedir. Trafikte sürücülerin bu kurallara riayet etmemeleri halinde kişiler olası bir trafik kazasında asli kusurlu sayılırlar. Asli kusurlu taraf, kazanın asıl nedenine sahip olan kişiyken, tali kusurlu taraf, kazada gerekli önlemi almayıp dikkatli davranmayan kişi olarak tanımlanabilir.

Rölanti Nedir? Aracı Rölantide Çalıştırmak Zararlı Mı?

0

Yazımızda “Rölanti nedir?” sorusunun cevabını veriyor ve aracın rölantide çalıştırılmasının tasarruflu olup olmadığıyla ve zararlı olup olmadığıyla ilgili olarak bilinmesi gerekenlere değiniyoruz.

Rölanti Nedir?

Aracın çalıştığı minimum devir sayısı olarak tanımlanabilecek olan rölanti aşamasında motor çalışmaya devam eder ancak rölantide bir aksaklık veyahut düşüklük olduğu taktirde araç kendisini stop edebilir. Rölanti devrinin ayarının yüksek olması halinde de yakıt sarfiyatı daha fazla olacaktır.

Aracı Rölantide Çalıştırmanın Yakıt Tüketimine Etkisi

Öncelikle aracın rölantide iken yol almasının beklenemeyeceğini belirtmek gerekmektedir. Bir araç motorunun 500-1000 devir arasında olması aracın rölantide olduğunu gösteren bir işarettir. Aracın rölanti durumunun düşük veya yüksek olması farklı zararlara sebebiyet verir. Bu durum modelden modele değişkenlik gösterebilmektedir.

Rölanti ayarının yüksek olması durumunda yakıt tüketimi artacaktır ve konfor de etkilenir. Rölanti ayarı düşük olduğunda daha az yakıt tüketimi söz konusu olabilir ancak çok düşük olduğunda bu kez araç rölantideyken stop edecektir. Bir aracın rölantide olması öncelikle çevreye zarar vermektedir. Bazı kişiler aracın kontağını kapatıp tekrar çalıştırmanın rölantiye göre daha fazla tüketime mal olacağını düşünsede aracın 10 saniye kadar çalışıyor vaziyette olması bir kez açıp kapatılmasından daha çok yakıt tüketimine sebep olur.

Trafik ışıklarında veyahut yavaş akan trafikte kaldığınızda motorunuzu manuel olarak açıp kapatmanız mümkün değildir. Bunun için uygun özelliğe sahip olan aracınız yok ise aracınızı rölantide tutmak zorunda kalabilirsiniz. İçten yanmalı motorlar çalışmaya başladıkları andan itibaren yakıt tüketirken enjektörlü araçlar rölantide yakıt tüketmemektedir. Ancak enjektör sistemi bulunmuyor ise aracınızı 10 saniyeden fazla beklediğiniz durumlarda bile kontağı çevirerek kapatınız.

Bazı sürücüler araçlarını soğuk havalarda bir süre rölantide çalıştırır. Bu doğru bir hamle olsada günümüz elektronik motorlarının kışın ısınmasına gerek olmamaktadır. Yani bu husus aracın modelinden modeline göre değişir.

Rölantide çalışan bir araba ortalama olarak saatte 1.5 litre kadar yakıt tüketmektedir. Bu bazı modellerde çok daha fazla olmaktadır. Günümüz koşullarında yakıtların litre fiyatlarının oldukça pahalı olduğu ortadadır ve bu yüzden 10 saniyeden fazla bekleme yapacağınız durumlarda imkan var ise aracın motorunu kapatmak, rölantide çalıştırmaktan daha karlıdır.
Doğru rölanti ayarını yapmak da oldukça mühim olup, araçların motoruna göre karbüratör sisteminde rölanti ayarı yer almaktadır. Vidayı çevirerek rölanti ayarı yapılabilir. Ancak bu yöntemi benzenli araçlar için tercih edebilirsiniz. Dizel araçlarda önerilmemektedir.

Böylece rölanti nedir? Sorusuna yanıt verdik ve rölantide araç çalıştırmanın tasarruflu olup olmadığına, zararlı olup olmadığına değinmiş olduk. Daha fazla otomobil makalesi için diğer içeriklerimize de göz atınız.

Araç Koltuk Tamiri Fiyatları Ne Kadar Oldu?

0

Araç koltuk tamiri fiyatlarının ne kadar olduğu tüketiciler tarafından merak edilebilmekte olup yazımızda bununla ilgili bilgilere yer veriyoruz.

Otomobillerin iç görüntüsünde koltukların nasıl gözüktüğü kuşkusuz ki önemli bir rol oynamaktadır. Araç koltuklarında yırtılma, aşınma, yıpranma, sigara yanığı, leke gibi unsurlar istenmeyen durumlardır. Bunlar göze hoş gelmedikleri gibi aracın temiz gözükmemesine neden olacaktır. Bu yüzden onarılmaları gerekmektedir.

Oto koltuğu yırtık tamiri, araç içindeki koltukların zamanla yıpranması, aşınması veya hasar görebilmesi sebebiyle gerekmektedir. Koltuğun estetiğinin yenilenmesi, kullanım ömrünün uzatılabilmesi için önemli olmakla beraber araç koltuk tamiri ile, kılıf değişimi yerine ekonomik bir çözüm ortaya konulur.

Araç koltuk tamiri fiyatları, aracın koltuk yapısına göre değişebilir.

Deri koltuk yırtığı var ise özel deri tamir kitleri ve malzemeleri gerekecektir. Kumaş koltuk yırtıklarında koltuğun orjinal kumaşına uygun yama veya dikiş kullanılabilir. Vinil koltuk yırtığı var ise özel vinil tamir kitleri ve yapıştırıcıları ile halledilir. Suni deri koltuk yırtığı var ise özel tamir kitleri ve malzemelerinden yararlanılır.

Oto deri ve normal koltuk tamiri fiyatları 2024 :

2024 Ağustos Araçtaki koltukta yırtık tamir fiyatları 500 TL’den başlamakta ve tamirin cinsine göre 5000 TL seviyesine kadar çıkabilmektedir. Söz konusu fiyatlar servis fiyatları olup elbette sanayide veyahut çeşitli noktalarda farklılıklar gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra oto deri ve normal koltuk tamir fiyatlarına 2025 yılının gelmesiyle beraber zam uygulanmasının beklendiğini de belirtmek gerekmektedir.

Koltuk yırtık tamiri konusunda deneyimi bulunan, bu hususta uzman olan kişilere iş yaptırmak en iyi sonucu almak açısından önemlidir. Bu yüzden koltuk tamiri yaptıracağınız dükkanın puanlarını Google üzerinden araştırmalı ve yorumlarına göz atmalısınız.

Oto Koltuk Yırtıklarını Kendim Tamir Edebilir Miyim?

Gerekli malzemeleriniz var ise ve yırtık ufak çaplı ise kendiniz de yapabilirsiniz. Öncelikle yırtığın büyüklüğünü ve tipini belirleyiniz. Küçük yırtıklar ve delikler söz konusu ise yırtığın etrafındaki toz ve kirleri temizleyin ve ardından bir yama kesip üzerine yapıştırıcı ile yapıştırarak kısaca onarım sağlayabilirsiniz. Ancak kullanacağınız yapıştırıcının kaliteli olmasına ve kumaş için uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Bunun yanı sıra dikiş biliyor iseniz yama ile yapıştırmak yerine dikiş de yapabilirsiniz. Koltuk rengine uygun bir ip kullanmanız dikişinizin daha az belli olmasını sağlayacaktır.

Viraj Demiri Ne İşe Yarar? Viraj Demiri Hakkında Bilgiler

0

Araçlardaki viraj demirinin ne işe yaramakta olduğu merak edilmekte olup yazımızla viraj çubuğu nedir? Viraj demiri ne işe yarar? Viraj demiri arızası belirtileri nelerdir? Sorularına yanıt veriyor ve viraj demiri hakkında bilgilere değiniyoruz.

Viraj demiri nedir ve ne işe yarar?

Otomotiv sektöründe uzun zamandır kullanılan viraj demiri, araç virajı almakta olduğu sırada meydana gelen denge kaybının önüne geçebilmek amacıyla yer verilmekte olan, araç şasesine bağlı durumda olan parçaya denilir. “Viraj denge çubuğu” olarak da isimlendirilmektedir. Viraj demiri arızası önemli problemlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Viraj demiri denge çubuğu kara taşıtlarında iki adet yer almaktadır. Biri ön iki teker arasında konumlandırılırken diğeri ise arka iki teker arasında yer alır. Kolay arıza yapan bir sistem olmasada 100.000 kilometrenin üzerinde olan her araç risk grubundadır. Viraj demirinin temel görevi aracın virajlarda yana devrilmesini ve savrulmasını engellemektedir.

Bir viraja girildiği zaman aracın dış kütlesi normal şartlarda dışarı doğru kayma eğilimindedir. Bunun nedeni viraj dönüşlerinde bir tekerleğe fazla diğerine ise az yük gelmesidir. Bu durum aracın viraj dönüşünde sol veya sağ tarafından yerden kalkmasına dahi neden olabilir. Bu problem viraj demiri geliştirilerek çözülmüştür. Viraj demiri sayesinde virajda meydana gelen güç her iki tekere de eşit oranda dağıtılır.

Viraj Demiri Arızası Belirtileri

Viraj demirinde arıza olduğunu anlamanın bazı yolları bulunmaktadır: Eğer aracın ön veya arka süspansiyon kısmından “Tak tak” şeklinde demir sesi geliyor ise viraj demiri arızasına işarettir. Bunun dışında yol tutuşunda problemler gözlemlenir ve aynı zamanda aracın direksiyonunda da sertleşmeler meydana gelmektedir.

Viraj demiri, aracın normal kullanımında dahi zaman içerisinde aşınmakta ve yıpranma gerçekleşmektedir. Dolayısıyla aracın süspansiyonunda hissedilir bir farklılıklar var ise ve direksiyonunuzun dengesinin bozulduğunu hissediyorsanız en kısa sürede harekete geçmeniz gerekmektedir.

Aracınızın süspansiyon sisteminin değiştirilmesi gerektiği durumlarda da viraj demiri değişim sürecine dahil edilmesi gerekebilir. Süspansiyon kollarının değiştirilmesi veya amörtisörlerin değiştirilmesi durumunda viraj demirinin kontrolünün yapılması ve gerekli bulunduğu taktirde değiştirilmesi gerekmektedir.

Aracın viraj demiri, şiddetli bir çarpma anında da zarar görebilmektedir. Dolayısıyla kazadan sonra aracın viraj demiri sağlamlığına da dikkat edilmesi gerekir.
Böylece viraj demiri nedir? Viraj demiri ne işe yarar? Sorularının yanıtlarını verdik ve bu viraj demiri arızası belirtileriyle ilgili bilinmesi gerekenlere değindik. Daha fazlası için bizi takip edin.

Volkswagen Golf Kronik Sorunları ve Golf Hakkında Genel Bilgiler

0

Dünyaca ünlü otomotiv şirketi Volkswagen tarafından uzun yıllardır üretilmekte olan otomobil markası olan Volkswagen Golf hakkında bilgilere, Golf kronik sorunlarına yer vereceğiz: Birinci nesli 1974 yılında üretilmeye başlanan Golf, ABD ve Kanada’da 1975’ten 1984 yılına kadar Volkswagen Rabbit ve Latin Amerika’da Volkswagen Caribe isimleriyle pazara taktim edilmiştir.

Önden çekişli kompakt modellerden biri olarak geniş çapta başarı yakalayan Golf, zaman içerisinde bir klasik halini aldı. İlk Golf (VW Typ 17) modelinin 1974’te üretilmesinden sonra zaman içerisinde Golf araçlarında gelişme meydana geldi ve 1984 yılında Mk1 yerine Mk2 versiyonuna bıraktı. Bu sürece kadar araç çok az değişikliğe uğradı.
Vokswagen’in VW Golf araçları pek çok kesime hitap eden C segment araçlardır. Fakat buna rağmen Volkswagen Golf araçlarının aslında hiçbir zaman kusursuz olamadığını, illaki öne çıkan pek çok kronik problemlerinin bulunduğunu belirtmek gerekiyor.

Volkswagen Golf Kronik Sorunlarından Başlıcaları:

İsofix Sorunu

1997 ila 2004 yılları arasında üretilen Station modellerde Isofix sorunu meydana geliyordu. Söz konusu sorun Isofix montaj bantlarının üzerinde yer alan kaynak hatalarından meydana geliyor. Bu da kaza anında çocuk koltuğunun güvenli olmamasına neden olan önemli bir problemi beraberinde getirmektedir.

Emniyet Kemeri Sorunu

Golf araçlarındaki emniyet kemeri problemi 1997 ila 2004 arasındaki modellerde kendisini göstermiştir. Şoför ve yolcu emniyet kemerlerinin gergi kısımları serbest bırakıldığı zaman gereğinden fazla ısı üretmesi, yan direklerdeki plastik kaplamanın erimesiyle sonuçlanıyor.

Hava Yastığı Sorunu

1997 ila 2004 arasında üretilen modellerde yolcu hava yastığında sorun vardı. Ekim ve Kasım 2000’de üretilen Golf modellerinde gözlemlenen bu problem kaza anında yolcu hava yastığının açılmamasıdır ve bu kuşkusuz ki kritik bir kronik problemdir.

Aks ve Abs sorunu

Yine 1997 ila 2004 yılları arasındaki modellerde gözüken sorunlardan olan Aks sorunu, bilyaların arasına giren nemin korozyona neden olup arka aksın tutukluluk yapması olarak karşımıza çıkmaktadır. Abs sorunu ise Mart ve Eylül 2001 ayları arasında üretilen Volkswagen Golf’ler ile ilgili olup, fazla ısınma yüzünden elektrik hatası meydana gelmesi ve ABS sisteminin devre dışı hale gelmesiyle sonuçlanmaktadır.

Golf Fren Sorunu

1998 ila 1999 yıllarında üretilen Golf modellerinde fren sisteminde sorun vardı. Kırık veya çatlak fren servo borusu, sürücünün fren pedalına normalden daha fazla güç uygulamasını gerektirmekte idi.

Golf Merkezi Kilit Sorunu

Mk4 kod adına sahip olan Golf araçlarının elektrikli camları ve merkezi kilit problemleri son derece rahatsız edici idi. Bunun yanı sıra söz konusu seride ufak çaplı yangınlar ve teklemelere neden olan problemli bir beyin bulunmaktadır.

Golf Yakıt Pompası Sorunu

Özellikle 2008 yılında üretilen Golf araçlarında yakıt pompası kronik sorunu vardır. Pompayı çevrelemekte olan cıvataların iyi sıkılmamasından kaynaklanan bir problemdir ve yakıt kaçağına neden olabilir.

Golf Isıtma problemi

2006 ve 2007 yıllarında üretilen Golf modellerinde ısıtma problemi meydana gelebilmektedir. Bu da çok ısınan kablolara ve hatta yangına neden olabilmektedir.

Golf Ekranda Kararma

2015 yılında üretilen Golf modellerinin 6.5 inç büyüklüğünde olan ekranlarında trip km.si sıfırlama sorunu meydana gelebilmektedir ve bu sorunun çözülmesi için yazılım yüklenmektedir.

Golf Motordan ıslık sesi gelmesi

Bazı Golf modellerinde konsoldan ıslık sesi meydana gelebilmektedir ve bu sorunun çözümü için turbo yay kıskası takılabilir.

Golf Kabine Su Alma Sorunu

Özellikle 2012 ve 2013 model Golf’lerde kabine su alma problemi meydana gelebilmektedir. Bu rahatsız edici sorun pek çok kullanıcı tarafından rapor edilmiştir. Bunun yanı sıra depo şamandıra arızası da yine 2012 ve 2013 model Golf’lerde yaygın olarak görülmektedir.

Böylece yazımızda Golf hakkında bilgilere, Golf kronik sorunlarına yer vermiş olduk. Sormak istediklerinizi de alt bölümdeki yorum kısmından bizlere iletebilirsiniz. Öte yandan Golf 7 serisine ilişkin kronik sorunlara dair detaylı bilgiler verdiğimiz yazımızı da aşağıya bıraktık:

Volkswagen Golf 7 Kronik Sorunları: Bilmeniz Gerekenler

Aracın Torpido Altından Gelen Su ile Paspasın Islanması Sorunu Çözümü

0
oplus_34

Aracın torpido altının, paspas bölümünün ıslanması sorunu, araç sahiplerini rahatsız eden problemlerden biri olup, yazımızda aracın torpido altından su gelmesi, paspasın ıslanması sorununun çözümüne yer verecek, aracın içerisine su girmesine neden olan temel unsurlara ve çözüm yollarına yer vereceğiz.

Otomobil sürücülerinin en istemeyeceği şeylerden biri araçlarına su girmesidir. Özellikle yağmurlu havalarda araca su girmesi sorunu meydana geliyor ise sorunun hemen ciddiye alınması ve en kısa sürede müdahale edilmesi gerekir. Araçların içerisinden yağmur nedeniyle su alması fazla görülebilen bir unsur değildir. Ancak günümüzde özellikle alt kısmı çürümüş durumda olan araçlarda aracın altının su alması yaygın olarak görülür. Aynı zamanda araçta sunroof bulunuyor ise de yine su alma riski artmaktadır. Dolayısıyla aracın ıslanmasının en temel nedenleri suunroof ve oldukça eski bir araç kullanmaktır. Fakat yazı başlığında belirttiğimiz “Aracın Torpido Altından Gelen Su ile Paspasın Islanması Sorunu Çözümü” sorununun yağmur ıslanmasıyla bir alakası yoktur.

Aracın Torpido Altından Gelen Su ile Paspasın Islanması Sorunu Nedeni ve Çözümü

Problemin nedenini saptamak için araçta bu problem meydana geldiğinde klimanın açık olup olmadığını hatırlamaya çalışın. Eğer klima açıkken bu sorun medyana geliyor ise çok büyük bir olasılıkla klimanın tahliye borusu tıkanmış durumdadır ve basit bir müdahale ile problemin üstesinden gelmek mümkündür. Islanan paspasın tam yukarısına doğru elinizi değdirip suyun nereden geldiğini tespit etmeye, ıslaklığın nerede olduğunu anlama çalışınız.

Islaklık sorunu, aracın suyu boşaltması için kullandığı tahliye borusu tıkandığında yaşanabildiğinden yapılacak temizlik ile problemin çözümü mümkün olacaktır. Ancak klima açık olmadan da su damlamaları devam ediyor ise o halde sorunun kaynağı fraklıdır. O halde problem tesisat içerisinde bir kaçaktan kaynaklanıyor olabilir. Fakat genel itibariyle aracın tahliye hortumlarını tespit edip gerekli temizliği sağlamak sorunun çözümü için yeterli olacaktır. Tahliye hortumları genelde aracın köşe kısımlarında olmakta olup, en çok ön taraftaki tahliye borusu tıkanmaktadır. Bunun nedeni ise çöp, yaprak gibi nesnelerin tahliye giderine girip tıkamasıdır ve bu durumda pedal bölümünden kabin içerisine su girebilmektedir. Fakat tahliye borusunu temizlerken yerinden çıkarmamaya dikkat etmek gerekir çünkü geri takmak birkaç söküm yapmayı gerektireceğinden zorlanabilirsiniz.

Böylece yazımızda “Aracın Torpido Altından Gelen Su ile Paspasın Islanması Sorunu Çözümü” konusuna değinmiş, bu hususta bilgiler vermiş olduk. Daha fazla otomobil içeriği için diğer yazılarımıza göz atınız.

Yeni Çipli Ehliyet Son Tarihine İlişkin Gelişmeler

0

Yeni tip ehliyete geçişte cezasız yenileme sürecinin bu yılın bitiminde sona ereceği bilinmekte olup, yazımızda yeni çipli ehliyet son tarihine ilişkin gündemi değerlendiriyoruz.

Çipli ehliyet geçiş için son gün kullanıcılar tarafından merak edilmekte olup, tespit edilene göre halen yeni sürücü belgesini almayan 7 milyon vatandaş bulunuyor. Ehliyetini yenilememekte olan sürücülerin 2025 yılına kadar süresi bulunmakta olup, 2025 yılına kadar yenilemedikleri taktirde 5000 TL ek ücret ödemeleri gerekecek.
Yetkililerce, yıl sonunda yoğunluk yaşanmaması için başvuruların erkenden gerçekleştirilmesi ve bir an önce çipli ehliyetlerin alınması adına uyarılarda bulunuluyor.

Ehliyet yenilemek için gereken belgeler:

  • MERNİS üzerinde kayıtlı açık adres bilgisi
  • Yetkili sağlık kuruluşundan alınan sürücü sağlık raporu
  • Biyometrik fotoğraf (son 6 ayda çekilen)

Yeni ehliyete geçmek durumunda kalan sürücüler 1 Ocak 2016’dan önce düzenlenmiş eski tip sürücü belgelerine sahip olanlardır. Bu sürücülerin en geç 31 Aralık 2024’e kadar yenileme yapması gerekmektedir. Eğer bu tarihe kadar yenileme yaparlarsa sadece 15 TL ödeyecekler ancak 2025’ten itibaren yapılacak olan başvurularda 5000 TL ödeme yapmaları gerekecek.

Ehliyet yenileme randevusu nasıl alınır?

Sürücüler Alo 199 Çağrı Merkezi, mobil uygulama veya “nvi.gov.tr” üzerinden ehliyet yenileme başvuru kayıtlarını oluşturabilirler. Başvurunun ardından hazırlanan yeni ehliyetler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından basılarak PTT aracılığıyla adreslere dağıtılmaktadır. Bu süre zarfında alınması gereken geçici sürücü belgesi de yine nüfus müdürlükleri vasıtasıyla alınabiliyor veyahut e-Devlet üzerinden çıktı halinde alınabilmektedir.

Böylece yazımızda ehliyet yenileme son başvuru tarihine, çipli kimlik kartı son yenileme tarihine yer vermiş olduk. Eğer siz de eski ehliyet sahibiyseniz yıl sonu gelmeden yenilemeniz mağdur olmamanız açısından önemlidir.

7 Temmuz Öncesi Sıfır Otomobil Fiyat Kampanyaları

0

Yazımızda 7 Temmuz 2024 tarihinde uygulanmaya başlanacak yeni güvenlik paketi zorunlulukları nedeniyle sıfır otomobil fiyat kampanyalarındaki güncel fırsatlara değiniyoruz.

Sıfır araç yönetmeliği ile ilgili olarak AB standartlarına uyum sağlanması süreci kapsamında 7 Temmuz günü değişiklik yapılacak. Bu bağlamda artık yayaların, yolcuların ve araçların korunabilmesi, karayolu güvenliğinin temin edilebilmesi için kaza veri kaydedicisi, alkol kilidi hazırlığı, frenleme asistanı, lastik basıncı izleme sistemleri, sürücü yorgunluk algılama sistemi, akıllı hız yardımı, önden çarpmada yaya koruması için ön cam, yolun hız limitine göre geri bildirim vermekte olan hız sabitleme sistemi, şerit takip asistanı, geri görüş kamerası, ani frende flaşörlerin otomatik yanması özelliklerinin sıfır araçlarda artık zorunlu olarak sunulmasına karar verildiğinden bu durum güvenlik özellikleri bakımından eksik kalan mevcut sıfır araçların 7 Temmuz gününe kadar satılması gerektiği anlamına geliyor ve bunu sağlamak isteyen işletmeler de çeşitli kampanyalar sundu.

7 Temmuz öncesinde markaların sağladığı güncel kampanyalar:

HONDA

Uygulanan Haziran ayı kampanyası ile Honda City modellerine Haziran ayı boyunca 225.000 TL indirim veyahut 250.000 TL’ye kadar kredi imkanı tüketicilerle buluşuyor.

CITROEN

Fransa merkezli CITROEN markasının C3 serisinin son modeline yönelik 120 bin TL için 12 ay vade ve yüzde 0 faizli kredi olanakları sağlanıyor. C4 ve kompakt sınıfta 4 kapılı sedan ve SUV genlerini buluşturan C4 X modellerinde ise Haziran ayında, 120 bin TL için 12 ay ve yüzde 0 faizli kredi imkânı sağlamaktadır. Berlingo Kombi ise 250 bin TL için 12 ay vade ve yüzde 0 faizli kredi seçeneğini taktim ediyor.

OPEL

Corsa Elektrik kampanyası kapsamında Opel kullanıcılara 200 Bin TL’ye 12 ay vade ve yüzde 0 faizli kredi seçeneği sağlamaktadır. Astra için de yine 200.000 TL 12 ay vade ve 0 faizli kerdi mikanı sağlanıyor.

PEUGEOT

Fransa merkezli otomobil devlerinden Peugeot tarafında 2008 ve yüzde 100 elektrikli E-2008, 200 bin TL için 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi fırsatı tüketicilere taktim edilmektedir. Bunun yanı sıra 408 serisi için de yine 200.000 TL ve 12 ay yüzde 0 faizli kredi sağlanmaktadır. 7 kişilik oturma kapasitesine sahip olan 5008’de, sadece tüzel müşterilere özel tüm donanımlarda 250 bin TL için 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunmaktadır.

SUZUKI

Japonya merkezli otomotiv devi Suzuki, Switt Hibrit satın almak isteyenler için yüzde 0 faizle 150.000 TL kredi veyahut 100.000 TL takas imkanı sağlamaktadır.

Sıcak Havalarda LPG Kullanırken Dikkat!

0

Uzmanlar sıcak havalarda LPG kullanırken bazı unsurlara dikkat edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor. Sıcak havalarda araç motorunun zorlanması, hararet ve LPG hususunda bazı arızaları beraberinde getirebilir.

Araç bakımlarının zamanında yapılmaması ülkemizde sık görülen bir problem. Ülkemizde enflasyonun etkileri nedeniyle araçların bakımını yaptırmak oldukça pahalı bir hale geldi. Ancak ekonomik koşullar nedeniyle ülkemizde eski araçların sayısının da son derece fazla olduğu bilinmekte ve bu durumda tüketiciler bakımlarına daha çok özen gösterilmesi gereken eski araçlarla özellikle LGP tarafında sıkıntı yaşayabilmekteler.

LPG bakımı yaptırmak özellikle sıcak havalarda son derece önem arz etmektedir. LPG dönüşüm sistemine yer veren araçların gaz kaçak kontrollerinin yapılması, sızdırmazlık raporları sona eren araç sahiplerinin yeni bir sızdırmazlık raporu alması gerekmektedir. Sıcak havalarda özellikle motor kısmındaki bağlantı kablolarında tahribat gerçekleşmesi yaygın olarak görülebilen bir sorundur ve bu da LPG bağlantı noktalarında bir problem meydana geldiğinin habercisi olabilir.
Radyatörden hava girişinin rahat olması motorun çok ısınmaması için önemli bir husustur fakat yaz aylarında bu mümkün olmaz ve sıcak hava çeken motorun gücünde %10 seviyelerinde ciddi bir performans düşüşü gözlemlenebilir.

Sıcak havaların artmasıyla otomobil yangınları da artmaktadır. Bu da makalemizin başında belirttiğimiz gibi ülkemizde daha çok eski araçların kullanılması ve bakım ücretlerinin pahalı olması nedeniyle araç bakımlarının zamanında yapılmaması, ancak araç arızalandığı zaman yaptırılması sorununu beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla hava sıcaklıklarının artması otomobil yangın vakalarında direkt olarak artışa sebep olmaktadır.

Otomobil yangınlarının büyük bölümü yakıt sızıntısından kaynaklandığı için gaz, mazot, benzin farketmeksizin bir kaçak olduğunda yangın meydana gelebilir ve dolayısıyla bu hususta hassas bırakılması gerekir. Bunun yanı sıra merdiven altı tamirleri de günümüzde ekonomik sebepler nedeniyle artan bir durumdur. LPG kontrollerinin yetkili firmalarda yapılması daha isabetli olacaktır.

Direksiyon Yağının Bittiği Nasıl Anlaşılır? Direksiyon Yağ Değişimi

0

Yazımızda “Direksiyon yağının bittiği nasıl anlaşılır?” sorusuna yanıt veriyor, direksiyon yağ değişimine dair bilinmesi gerekenleri irdeliyoruz.

Hidrolik direksiyon sistemi sürücüler için daha konforlu bir sürüş deneyimi sağlamaktadır. Araçlarda hidrolik direksiyon sistemi yaklaşık 30 yıldır sunulmakta olup, eskiden daha çok lüks olan araçlarda yer verilirken 2000’li yıllardan sonra hemen hemen her araçta direksiyon hidroliği kullanılmıştır.

Hidrolik direksiyonlar, sentetikli ya da mineralli yağ çeşitleri ile beslenirler ve bu yağ köpürme riskinin önlenmesini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra direksiyon pompasına yardımcı olmakta, korozyonun batırılmasını sağlamakta, direksiyon dişlisinin rahat çalışmasını mümkün kılmakta ve direksiyon sisteminin genel olarak doğru bir şekilde çalışabilmesini mümkün hale getirmektedir.

Direksiyon yağının değişimi pek çok kişi tarafından atlanılan bir durumdur. Hatta bazı araç sürücüleri direksiyon yağının bitip bitmediğini hiç kontrol etmemiştir. Fakat aslında bu araçta istenmeyen masrafların oluşmaması ve elbette sürüş konforu açısından önem arz eden ve atlanmaması gereken bir durumdur.

Direksiyon yağının bittiğini gösteren bazı belirtiler bulunmaktadır. Böylece direksiyon yağının bittiği anlaşılabilmektedir.

Direksiyon yağının bittiğini gösteren işaretler :

Direksiyonu çevirirken titreme meydana gelmesi, direksiyonun sertleşmesi, direksiyonu çevirirken uğultu sesi gibi bir ses geliyor olmasıdır. Bazen direksiyonun ani olarak yumuşaması ve ardından tekrar sertleşmesi problemi de meydana gelebilir.

Bazı yeni model araçlarda bunlara ek olarak gösterge panelinde direksiyon uyarı ışığı yanmaktadır. Ancak uyarı ışığı yok ise her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmemelidir.
Hidrolik direksiyon teknolojisi, sürücülerin büyük bir kas gücü kullanmaksızın direksiyonu çok kolay bir şekilde sağa, sola çevirebilmesi, tek elle tam dur döndürebilmesi mümkün hale geldi.

Hidrolik direksiyonun doğru bir şekilde çalışabilmesi için yağın sıkıştırılması gerekmekte olup, söz konusu yağa direksiyon hidrolik yağı ismi verilmektedir. Direksiyon yağına da ATF Hidrolik Yağı adı verilmekte, bunun yanı sıra sistem dahilinde contalar ve hortum bulunmaktadır. Zaman içerisinde hortumlar ve conta işlevini yitirmeye başlar ve bu da direksiyon yağının eksilmesine sebep olabilmektedir. Dolayısıyla aracınızda zaman içerisinde yukarıda bahsetmiş olduğumuz istenmeyen belirtiler meydana gelmeye başlayacaktır.

Direksiyon yağı değişimi

Direksiyon yağınızın bittiğini gösteren işaretler bulunuyor ise o halde en yakın zamanda direksiyon yağı değişimine gitmeniz gerekir. Bunu kendiniz yapabilir veyahut uzmanına yaptırmak istiyor iseniz bakım yaptırdığınız yere götürerek direksiyon yağ değişimini gerçekleştirebilirsiniz. Fakat bundan önce direksiyon yağınızda kaçak olup olmadığını kontrol ettirmenizi öneriyoruz. Çünkü direksiyon yağının çabucak azalması contada veya hortumda sızıntı olduğunu gösterir. Dolayısıyla bu durumda önce sızıntı probleminin giderilmesi gerekmektedir. Yağı değişiminden önce ustanızdan bunun kontrolünü sağlamasını isteyin veyahut kendiniz eğer mümkün ise direksiyon yağı haznesinin altına elleyebiliyor veya bakabiliyor iseniz kontrol sağlayabilirsiniz ve böylece kaçak olup olmadığını görebilirsiniz.

Böylece “Direksiyon yağının bittiği nasıl anlaşılır?” sorusuna yanıt verdik ve direksiyon yağ değişimine değindik. İnternet sitemiz içerisindeki diğer otomobil içeriklerine de göz atmayı ihmal etmeyin.

Frenden Ses Gelmesinin Nedenleri ve Çözümleri

0

Bu yazıda frene basıldığında gelen sesin nedenine, frenden ses gelmesi sorunu çözümüne ilişkin olarak bilinmesi gereken temel unsurlara yer vereceğiz.

Frenden Neden Ses Gelir? Frene Basınca Ses Gelmesi

Fren balatasının belirli aralıklarla değiştirilmesi gerekmektedir. Fren balatasının bitmesi nedeniyle frenden ses gelebilmektedir. Özellikle ıslık sesi veya tiz olarak tabir edilebilecek olan bir ses gelmektedir. Fakat bu ses bazen balatanın bittiğini tam anlamıyla göstermeyebilir çünkü sesin nedeni yan sanayi malzeme kullanılması, yanlış montaj veyahut farklı bazı unsurlar da olabilir.

Frene basınca ses gelmesinin temel nedenleri balataların sertleşmesi, bitmesi, disklerin aşınması nedeniyle yüzeyde bozulma meydana gelmesidir. Balatalar bittiğinde fren diskine metal yüzey sürter ve bunun sonucunda ıslık sesi duyulur. Bu nedenle fren disklerinin de aşınıp bozulmaması için balataların değiştirilmesi önerilir.
Bazı araçlarda fren balatası bittiği zaman sensör yardımı ile sürücü uyarılmaktadır. Sensör fren baltalarının bittiği konusunda sürücüye haber vermektedir ancak bu elbette her araçta söz konusu değildir. Bu gibi durumlarda frene basılınca duyulan ıslık sesi alarm çanlarının habercisidir.

Fren disklerinin aşınması, zaman içerisinde yüzeyinin bozulması anlamına gelir ve frenden ses gelmesi sorunu ortaya çıkabilir. Bu durumda fren diskti değişimine gidilebilir veyahut tornada taşlama yapılması gerekebilir. Bu arada fren disk yüzeyinin düzgün gözükmemesi görevini tam olarak yerine getiremeyeceği anlamına gelmemelidir. Ancak sesten rahatsız oluyor iseniz değişim ve tornalama işlemine gitmek önemlidir. Fren balatası değişimi yapılırken ise fren disk yüzeyinin mutlaka kontrol edilmesi gerekmekte olup, disk yüzeyleri bozukken balata değiştirilirse ses kesilmeyecektir.

Fren balataları bazen uzun yolda kullanıldığında ısınma oluştuğundan ötme meydana gelebilir. Bunun yanı sıra balatalar sıcakken su tutulması veyahut su birikintisine girilmesi nedeniyle fren disklerinin yüzeyinde bozulma daha çabuk meydana gelebilir. Fren balatalarının gözle yapılan kontrolünde inceldiği anlaşılıyor ise değiştirilmesi isabetli olacaktır.
Fren disk yüzeyini kontrol ederken parmağınızı yüzeyine sürtünüz. Yüzey dalgalı ise bozulma vardır. Dalgalı olan yüzeyin taşlanması veyahut parça değişimi gerekebilir. Bunun yanı sıra yüksek hızda iken frene bastığınız zaman pedalda ve direksiyonda titreme meydana geliyor ise fren disk yüzeyinde bozulma meydana gelmiş olabileceğini göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

Balataların belirli bir kullanım ömrü olduğu, zaman içerisinde aşınıp tükeneceği her zaman akılda olması gereken bir husustur. Dolayısıyla rutin kontrollerin aksatılmaması gerekir.
Böylece frenden ıslık sesi gelmesinin nedenine yer verdik ve ıslık sesi gelmesi sorununun çözümü noktasında uygulanması gereken adımlara değinmiş olduk.

EcoBoost Nedir? Hakkında Bilgiler

0

Yazımızda EcoBoost teknolojisine ilişkin bilinmesi gereken temel bilgilere yer veriyoruz. İşte EcoBoost teknolojisiyle ilgili tüm detaylar…

EcoBoost Nedir? Hakkında Bilgiler

Teknolojinin gelişimi ile birlikte bu durum araçlara da büyük ölçüde yansımış durumdadır. Dünyanın en ünlü otomotiv şirketlerinden biri olan Ford, gerek ekonomik, gerekse performans olarak güçlü bir motor ortaya konulabilmesi amacıyla Ecobost motorlarında çeşitli teknolojilere yer vermiştir. Bunlardan birisi de fazlı soğutma sistemidir. Söz konusu sistem ile motor çalışmaya başladığında motorun her yeri soğutulmaya çalışılmamakta, yalnızca motorun sıcak kısımları soğutulmaya çalışılmaktadır.
EcoBoost teknolojisi ile motor soğukken salınan zararlı gazların emisyon miktarının azaltılması mümkün kılınır. Emisyon miktarının azaltılmasıyla özellikle soğuk havalarda motor blokları daha hızlı ısınabileceği için diğer tipteki motorlara nazaran aracın motoru daha çabuk hazır hale gelir.

EcoBoost Nedir? Hakkında Bilgiler

EcoBoost motor bulunan araçlarda motorun dışından bağlı bir triger kayışı bulunmamaktadır. Triger kayışı motorun iç bölümünde bulunmakta ve motor yağı ile çalışmaktadır. Bu bağlamda farklılık arz eder. Motor yağı ile içeride çalışan triger kayışı, diğer araçlara nazaran daha sessiz bir motor sağlar. EcoBoost motorlu araçlar için verilen servis klavuzunda triger kayışının değiştirilmesine gerek olmadığı, ömür boyu kullanılabileceği de belirtilmiştir.
Yakıt tüketimi konusunda daha çok tasarruf sağlayan EcoBoost teknolojisi, içerisindeki yakıt hava karışımının seri olarak soğuması ve motor sıkıştırma evresinde iken birden çok yakıt gönderilmesini sağlamaktadır.

Ecoboost nedir?

EcoBoost teknolojili araçlardaki motorda yer alan yağ pompası sürekli aynı basıncın sağlanmasından ziyade motorun ihtiyacına göre düşük veya yüksek basınçta yağ pompalamaktadır. Bu da yağ basıncının azaltılıp tasarruf sağlanmasını mümkün hale getirebilir.
Normalde motorlarda egzoz manifoldu motorun dışında yer almakta ve turboya bağlanmaktadır. Fakat EcoBoost bulunan araçlarda egzoz dumanı motorun içerisindeki egzoz subapları aracılığıyla birleşik kanal yardımı ile motor bloğunun dışına bütün olarak aktarılmaktadır. Diğer motorlarda olduğu gibi ilaveten bir parça bulunmamaktadır ve turbo motor bloğu ile birleşik bir pozisyonda yer almaktadır. Bu sayede egzoz gazlarının daha rahat şekilde akması mümkün hale gelmektedir.

EcoBoost Nedir? Hakkında Bilgiler

EcoBoost motorlarda yer alan donanım sayesinde açık ve kapalı kalma sürelerinden ziyade subapların ne zaman açılıp kapanacağına ilişkin oynama yapmakta ve bu husus çeşitli durumlara göre değişkenlik göstermektedir. Detaylı açıklayacak olursak; Aniden gaz pedalına basıldığı zaman motor hızlanmak istediğinizi anlayıp iki subabı da açık halde tutar. Böylece basıncı hemen turboya ulaşmaktadır. Böylece motorun daha iyi bir performans sunması sağlanır. Öte yandan motor rölanti durumunda iken emme subapları ve egzoz açık kalma süreleri sıfırlanarak yakıt tüketiminde tasarrufa gidilir.

 

Arabayla Uzun Yola Çıkmadan Önce Bunlara Dikkat!

0

Hazırlamış olduğumuz bu yazıda arabayla uzun yola çıkmadan önce kontrol edilmesi gereken unsurların neler olduğuyla ilgili olarak bilgilere yer verilecektir.

Gerek bayram gerekse farklı nedenlerle uzun bir araba yolculuğuna çıkmanız gerekebilir. Araba yolculuğu özellikle kalabalık olan aileler için ekonomik anlamda çok daha makul olmaktadır. Özellikle de LPG gibi yakıt seçenekleriniz aracınızda mevcut ise ekonomik bir uzun yolculuk yapabilirsiniz. Ancak uzun yola çıkmadan önce dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar bulunmaktadır. Söz konusu unsurlara dikkat edilmediği zaman uzun yolculuk sizi hem maddi hem manevi açıdan zor bir duruma düşürebilir. Dolayısıyla arabayla uzun yola çıkmadan önce bu maddelere dikkat edin!

Motor yağ ve su kontrolü

Yapılması gereken ilk iş aracınızın motor yağ seviyesini ve su seviyesini ölçmektir. Su ilavesi ve yağ ilavesi gerektiği durumlarda mutlaka yapılmalıdır. Silegeç sularını da uzun yol öncesinde mutlaka kontrol etmenizi öneririz.

Lastik kontrolü

Aracınızın lastiklerinin iyi bir durumda olup olmadığını analiz edip, lastik hava basıncınızı ölçmelisiniz. Lastiklerinizin uzun yol için yeterli seviyede olduğundan emin olmalı, özellikle çıkma lastikler ile uzun yola çıkmamalısınız. Bunun yanı sıra aracınızda mutlaka yedek lastik yer almalı. Olası bir lastik probleminde lastik değişimi yapmayı öğrenmeli ve gerekli ekipmanları aracınızda bulundurmalısınız.

Ehliyet ruhsat

Uzun yolda aracınızda mutlaka ruhsatınız ve ehliyetiniz bulunmalıdır. Aynı zamanda araç muayenesini yaptırmanız oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra HGS kaydınızı yaptırmanızı ve HGS bakiyenizi bulundurmanızı tavsiye ederiz. Aracınızın sigorta süresi dahilinde olup olmadığını irdelemeli, uzun yol öncesinde aracınızın kasko, sigorta poliçesinin geçerlilik tarihini kontrol etmelisiniz.

Yangın tüpü

Aracınızda uzun yolda yer alması gereken araç gereçlerden birisi de yangın tüpüdür. Yolculuk esnasında alev alma problemi meydana gelmesi halinde yangın tüpü kullanmak aracınızı daha büyük hasarlardan kurtarır.

Farların kontrolü

Uzun yola çıkmadan önce aracınızın farlarının doğru bir şekilde çalıştığından emin olmalısınız. Sinyal ışıklarınızın, dörtlülerinizin doğru olarak çalıştığına emin olmadan yola çıkmayınız. Aynı zamanda farlarınızın iyi yandığından emin olmadan özellikle de gece yolculuğuna çıkmamanız gerekiyor.

Kaza tutanağı ve reflektör

Olası bir kaza durumunda kaza tutanağına ve reflektöre ihtiyaç duyacağınızdan bu iki unsuru aracınızda mutlaka bulundurmalısınız. Reflektör diğer yolcuları ikaz etmek için oldukça önemlidir.

Test sürüşü

Uzun yola çıkmadan önce aracınızda fren, gaz v.b. unsurlarda sorun olup olmadığını anlamak için kısa bir test sürüşü yapmanızı öneririz. Emniyet kemerinizde problem var ise mutlaka onarın ve yol boyunca takın. Böylece uzun yola çıkmadan önce dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlara değindik. İyi yolculuklar dileriz.