Ana Sayfa Blog Sayfa 6

Motor Yatak Sarması Hakkında Bilgiler

0

İçeriğimizde motor yatak sarmasının ne olduğuna değinmekteyiz. Bunun yanı sıra motor yatak sarması belirtileri ve yatak sarması tamiri hususunda bilgilere yer veriyoruz.

Oldukça maliyetli olması ve bunun yanı sıra tamir sonrası tedirginlik oluşturması nedeniyle motor yatak sarması sürücülerin oldukça rahatsız olduğu bir durumdur ve bunu engellemek adına dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar bulunmaktadır.

Motor yatağı, motorda yer alan parçaları sabit tutmaya yarar ve böylece sürtünme, titreşim ve sesi önlemek için tasarlanmıştır. Motor yağı yetersiz olduğu taktirde ısı artışı meydana gelmekte ve zaman içerisinde motor yatağında bir deformasyon görülmektedir. Bu da motor yatak sarması maliyetinin doğmasına neden olan bir unsurdur.

Motor yatak sarması nedenleri

Teknolojinin gelişimiyle beraber araçlara her geçen gün yeni sistemler dahil edilmektedir ve bu da yeni bazı arıza ihtimallerini beraberinde getirmektedir. Motordaki yüksek ısı artışı, zaman içerisinde sürücüler için bazı maliyetlerin doğmasına sebebiyet verebilmektedir. Motor yatağı, hareketli parçaların sabit durması açısından oldukça mühim olup, bozulmasına neden olan en büyük etken ise motorun yağsız kalmasıdır. Motor yağsız kaldığı zaman yüksek ısıya maruz kalacak ve motor yatak sarması sorunu meydana gelecektir. Bunun yanı sıra soğutma suyunun bitmesi de yine bu sorunun meydana gelmesinde ana etkenlerden biridir. Yağsız ve susuz kalan motor ilk olarak piston kolları ile krank miline zarar verir. Sonuç olarak motor çalışamaz hale gelir ve araç da ilerleyemez. Motor yatağının gerektiği kadar yağlanamaması, yağ pompalarının görevlerini yerine getirememesine neden olmaktadır.

Motor yatak sarması belirtileri

Yatak sarmasının en temel belirtisi yağ ikaz lambasının yanmasıdır. Bu lamba yağın bittiğini ve yatak sarma ihtimalinin söz konusu olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra araç motor aksamından gelen metalik sesler de bir belirti olarak görülebilir.

Belirtilerden en barizi motorun aşırı ısınmasının yanında motor gücünde gözle görülür bir azalma meydana gelmesidir. Aynı zamanda aracın yağ tüketiminde büyük bir artış meydana gelir. Bu da aracın yağ seviyesinin daha sık kontrol edilmesini gerektirmektedir.

Motor yağında oluşan kirlilik de yatak sarmasına işaret edebilir. Yağın daha hızlı kirlenmesi meydana gelir ve bu da motor yağı değişim süresini kısaltır.

Motor yatak sardığında ilk olarak aracın çalıştırılmamasını, çekici kullanılarak tamir bölümüne götürülmesini öneririz. Yatak sarması sorunu meydana gelmemesi için sürücülerin araçlarına belirli aralıklarla kaliteli ve araçlarına uygun motor yağlarından enjekte etmesi ve yağ çubuğunu düzenli aralıklarla kontrol etmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra motor bakımlarının aksatılmamasını tavsiye ederiz.

Motor yatak sarması maliyeti

Motor yatak sarması halinde 2023 yılı için minimum 25.000 TL’lik bir masraf sizi bekliyor. Bu durum motorda sirayet eden parça sayısına, işçilik ücretleri ve malzeme fiyatlarına, modeline göre değişiklik gösteriyor. Maliyet olarak masraflı bir iş olup aynı zamanda tamir sürecinin de bir hayli uzun sürmekte olduğunu belirtmek gerekiyor. Böylece motor yatak sarması nedir? Sorusuna yanıt vererek belirtilerine, nedenlerine ve yatak sarması masrafına değinmiş olduk.

Yunanistan’da Araç Fiyatları Ne Kadar? Güncel Rakamlar

0

Yunanistan’da otomobil fiyatları ne kadar oldu? Otomobil satın almak isteyenler için Yunanistan’da güncel araç fiyatlarına yer veriyoruz.

Otomobil fiyatlarının Türkiye’de oldukça pahalandığı bilinen bir durum. Bu da insanların farklı ülkelerden araç satın alma gibi hamlelerde bulunmasına neden olabiliyor. Yunanistan ülkesinde araç fiyatları pek çok Avrupa ülkesine nazaran çok daha hesaplıdır. Mesela BMW firmasının resmi internet sitesi üzerinden alınan verilere göre 2023 model olan BMW2 serisi bir araç 38.000 Euro’dan başlayan fiyatlar ile satılmaktadır. Bu bağlamda Türkiye’deki BMW 2 serisinin sıfır maliyetine bakınca Yunanistan’da araba fiyatlarının daha makul olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yine de Türkiye’den gidip alacaklar için sıfır araç satışında fiyat açısından bazı dezavantajlar söz konusu oluyor. İkincil el alım satımın ise bu yüzden daha çok ilgi görmekte olduğunu belirtmek gerekiyor.

Enflasyonun Türkiye’de aylık ve yıllık bazda oldukça arttığı bilinen bir durum. Dövizdeki yükselişin sürmesi otomobil araçlarının fiyatlarının yüksek kalmasına neden olurken, Avrupa vatandaşlığı olanların ise araç sahibi olmak konusunda çok şanslı olduğunu belirtmek gerekiyor zira araçları çok uygun fiyatlardan elde edebiliyorlar. 2. El olarak alışverişlerde Ford, Vlokswagen, BMW, Mercedes gibi popüler markaların araçlarını 10.000 Euro gibi rakamlardan satın almak mümkün hale geliyor. Yunanistan’da ikinci el araba piyasası kaç TL? Yunanistan’da sıfır arabalar pahalı mı? Bu husustaki ayrıntılar merak ediliyor.

2023 model bir BMW 2 Series Gran Coupe F44 aracını Yunanistan’da 38,000 Euro – 51,000 Euro fiyatlar arasından satın alabiliyorsunuz. 2023 Ford Courier Kombi Titanium aracını 55,000 Euro – 70,000 Euro seviyesinden alabiliyorsunuz. BMW 8 Series Gran Coupe G16 aracını 90,000 Euro – 100,000 Euro seviyesinden alabiliyorsunuz.

Aslına bakarsanız Yunanistan ekonomik açıdan Avrupa’da çok iyi durumda değil yani hayat pahalılığı yüksek bir ülke ancak özellikle ikinci el kaliteli araçları uygun fiyata alabiliyorsunuz. Mesela buna örnek gösterecek olursak; Mercedes-Benz E300 2011 Model aracını 16,000 Euro – 20,000 Euro fiyatlardan alabiliyorsunuz. Volkswagen Passat CC 2014 modelin 10,000 Euro’dan alabiliyorsunuz. 2017 model bir Chevrolet Camaro aracını 20000 Euro’dan alabiliyorsunuz veyahut BMW X5 2013 model ikinci el bir aracı 20.000 Euro ödeyerek satın alabiliyorsunuz.

Yunanistan’da araç fiyatları genel olarak bu şekilde olup, fiyatların Türkiye’ye göre daha cazip olduğunu söyleyebiliriz.

Lastik Havası Nasıl Kontrol Edilir?

0

Yazımızda lastik havası kontrolünün nasıl yapıldığına, lastik basıncına nasıl bakılabileceğine v.b. unsurlara yer vermekte, lastik kontrolüyle ilgili dikkat edilmesi gerekenlere değinmekteyiz.

Araçta lastik basıncı kontrolü hususundaki püf noktalar güvenliğiniz için önemlidir. Araç lastik havası kontrolünde dikkat edilmesi gereken ilk püf nokta lastikler soğukken ölçüm yapmaktadır. Bu sayede doğru sonuca ulaşabilirsiniz. Çünkü aracı sürdüğünüzde lastikler ısınacaktır ve bu da ölçümü etkileyecektir.

Lastik havasını kontrol edebilmek için ilk olarak sibop kapağını döndürmek suretiyle açınız ve ölçeri sibobun üzerine yerleştiriniz. Ardından hafif hava çıkış sesi duyabilirsiniz ve bu olursa endişelenmenize gerek yok çünkü normaldir. Ardından ölçekteki basıncı okumanız ve lastiğiniz için tavsiye edilmekte olan bar veyahut psi değeri ile karşılaştırma yapmanız gerekmektedir. Eğer tutarsızlık var ise kendi hava kompresörünüz var ise onu kullanıp veya lastikçinize giderek hava basabilirsiniz.

Sonuç olarak hava basmadan önce ölçer aracılığıyla basıncı tekrar kontrol edip ardından üretici özellikleriyle karşılaştırınız ve sibop başlıklarını tekerleklere geri takınız. Lastikleri kontrol ettiğiniz sırada lastik basıncınız olması gerekenden çok fazla düşmekte ise ve bu devam eden bir süreç ise uzmandan yardım almanızda yarar vardır çünkü uygun olmayan jant veya yanlış siboptan kaynaklanabilir.

Aracın yol ile tek bağlantı noktası olan lastikler bu yüzden yol tutuşu ve diğer özellikler bakımından son derece önemlidirler. İyi bir lastik kullanımı belki de hayat kurtarabilir. Bu yüzden lastik satın alırken maliyetten ziyade güvenliği düşünmek isabetli olacaktır. Lastiklerin muayenesini aksatmamak gerekmektedir. Lastik hava basıncı ve diş derinliğinin araç sahibince düzenli bir biçimde kontrol edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda aracın lastiğinde hasar olup olmadığı, çivi girip girmediği, çatlama olup olmadığı rutin bir göz muayenesi ile anlaşılabilir. Mevsime uygun lastiği tercih edilmesi de sorun yaşamamak adına önem arz etmektedir.

Lastikler için düşük ya da yüksek basıncın uygulanması, lastiklerin düzensiz aşınmasına sebep olmaktadır ve yakıt verimliliğini de etkilemektedir. Bunun yanı sıra uzun süre boyunca kullanılmayan lastiklerin basınç değerlerinin düşebileceğini de belirtmek gerekir. Lastik basıncının ayda bir olmak üzere düzenli bir biçimde kontrol edilmesi gerekir. Bunun yanı sıra uzun yolculuklar öncesinde de lastik hava basınç kontrolünün sağlanmasını öneririz.

Lastikler için yasal diş derinliği minimum 1.6 mm’dir. Buna karşın lastik üreticilerinin pek çoğu özellikle ıslak veya karlı zeminde kullanılacak ise lastiklerin diş derinliğinin 3 mm’ye düştüğünde değiştirilmesini önermektedir. Lastiklerin genel ömrü 5 yıl olup, lastiğin bakımlarının aksatılmaması halinde bu süre biraz daha uzayabilmektedir.

Mazot Pompası Arızası ve Değişimi

0

Araç sürücülerinin en son isteyeceği şeylerden biri araçlarının bozulmasıdır ve araçların çok fazla aksamı bulunduğundan dolayı arızalar sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Biz bu içeriğimizde mazot pompası arızasına ve değişimine dair bilgilere yer vereceğiz.

Araç motorunun çalışabilmesi için devreye girmekte olan pek çok sistem bulunmakta olup mazot pompası sistemi de bunlardan biridir. Mazot dizel araçlarda kullanılan bir yakıt türü olduğundan mazot pompasının da dizel yakıt pompası olduğunu belirtmek gerekiyor.

Mazot pompası ne işe yarar?

Depodaki yakıtı emip motorun ateşleme sistemine ileten, bunu sahip olduğu hafif basınç sistemi sayesinde yapan mazot pompası, yeni araçlarda elektronik sistemle bulunduğundan otomatik emme yapmakta, eski araçlarda ise motorun dönmesi ile pompa aktif hale gelmektedir ve hortum, kelepçe, conta parçası, rekor gibi ekipmanlarla entegre çalışır.

Motorun ihtiyaç duyduğu yakıtı ileten, eski tasarım araçlarda mekanik pompa, yeni nesil araçlarda ise elektrikli pompa teknolojisiyle üretilen araç sistemleri olup, yakıt pompası olarak da bilinmektedir. Yakıt filtresi ile iç içe çalışır ve bu nedenle yakıt filtresi ile yakıt pompasının fonksiyonelliğinin kusursuz olması gerekir. Eski bir araçlarda mekanik pompa yer almakta olup yakıtın motora iletilebilmesi için motorun dönme kabiliyetinden faydalanmaktadır. Yeni nesil araçlarda ise yakıtın emilebilmesi için motorun dönemine gereksinim duyulmamaktadır. Elektrikli motor sistemleri ile motorun ihtiyaç duymakta olduğu yakıt oranı otomatik olarak karşılanır.

Yakıt pompası arızalandığı zaman aracın çalışmasında sıkıntı oluşur ve sürüş halindeki araç durur. Çelik bir malzeme yapısına sahip olan mazot pompasının uzun bir kullanım ömrü bulunmaktadır. Yani yakıt pompalarının kolay kolay arıza yapacak parçalar olmadığını belirtmek gerekiyor fakat bazen elektronik bir mekanizma işin içine girdiğinde mekanik olanlara nazaran daha çok bozulma görüyoruz.

Mazot pompasının arızalandığını gösteren işaretler:

Aracın egzoz bölümünden siyah renkte duman gelirse, aracın tükettiği yakıt miktarında ciddi anlamda artış söz konusu olur ise, soğuk havalarda geç çalışma veya çalışmama durumu meydana geliyorsa, aracın mazot pompasının bulunduğu yerden ses geliyorsa, aracın devir seviyesi olması gerekende iken ani gaz vermelerde araçta boğulma, tekleme meydana geliyorsa büyük ihtimalle mazot pompası arızası vardır.

Mazot pompası neden bozulur?

Yakıtın kalitesizliği, yakıt deposunun düşük seviyede dolu olması en başlıca mazot pampasının bozulma sebepleridir. Bunların engellenmesi için kaliteli bir yakıt kullanılması ve bunun yanı sıra yakıt deposunun fazla boş bırakılmaması gerekir çünkü bu olduğunda pompa daha çok güç harcayacak ve aşınma yaşayabilecektir.

Mazot pompası arızası çözümü

Parçanın aşınarak kaçak yapmaya başlaması kullanım ömrünü tamamladığını gösteriyor ve bu durumda değişim de kaçınılmaz hale geliyor. Neyse ki mazot pompasının maliyeti ağır değil. Yani 2023 yılında dahi mazot pompasını diğer pek çok otomobil parçasına göre daha uygun fiyatlardan bulabilirsiniz. Yine de bu modelden modele bazı değişiklikler gösterebilir. Bu arada mazot pompasının çıkma ile sıfır parçasının arasında en az %50 seviyesinde bir fiyat farkının bulunmakta olduğunu da belirtmek gerekmektedir.

Araç Kapı Kolu Tamiri Hakkında Bilgiler

0

Yazımızda araç kapı kolu tamirine değiniyor, kapı kolunun daha rahat açılması veya bozulan kapı kolunun değişimi için güncel parça fiyatlarına dair bilgilere yer veriyoruz.

Araçların en çok kullanılan bölümlerinden biri kapı kollarıdır. Kapı kollarının sürekli olarak kullanılması nedeniyle zaman içerisinde kapı kollarında bozulma başlayabilir. Özellikle eski model araçlarda kapı kollarında bozulma daha çok meydana gelmektedir.

Aracın güvenliği ve kilit sisteminde de kapı kollarının etkisi bulunmaktadır. Bu durum arabaların tasarımına göre farklılık gösterebilmektedir. Kapı kollarından genel olarak belirli bir fiziksel güç uygulayarak açmak gerekir ancak yeni nesil bazı teknolojilerde temas etmeden açılan kapı kolları davardır. Dış kapı kolları hususunda yüksek teknolojiye sahip olan yapılarda arızanın tamiri genelde zor olup daha çok değişim yoluna gidilir. Ancak eski araçların çoğunda kapı kolu tamirine gidilebilir. Genelde kilit mekanizmasının içerisinde soruna sebep olan yer tespit edilerek tamire gidilir. Ancak öte yandan kilit sisteminde bir sorun olmayıp yalnızca kapı kollarının sert yani zor açılması durumu meydana gelebilir.

Kapı kollarının zor açılması halinden e yapılmalı?

Kapı kolları açılıyorsa ancak açılması için normalde olduğundan daha çok kuvvet uygulamak gerekiyorsa bu genelde bakım yapılması gerektiğine işarettir. Aracın kapı kollarının içerisine WD40 sıkılması ile kapı kollarının daha yumuşak bir hale gelmesi sağlanabilir. Çünkü iç aksamda paslanma ve sürtünme sebebiyle performans kayıpları yaşanabilmektedir.

Güncel kapı kolu fiyatları

Kapı kolu fiyatları araçtan araca değişkenlik göstermektedir. Mesela Renault Megane aracının kapı kolu 150 TL gibi rakamlara bulunabilirken BMW serilerinden araçların kapı kolları 1000 TL’den başlamaktadır. Fiyatların genel itibariyle ortalama 300 TL seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz ancak elbette bu yazımızı yazmış olduğumuz Eylül 2023 dönemi için geçerlidir. Malumunuz enflasyon nedeniyle bu rakamlar sürekli olarak artabilmektedir. Böylece araç kapı kolu tamirine, güncel kapı kolu fiyatlarına yer vermiş olduk.

Araç Bagaj Kapağının Boyanması Satarken Sorun Olur Mu?

0

Otomobillerde boyama konusu her zaman soru işaretine gebedir. Çünkü özellikle ülkemizde bir otomobil boyandığı zaman alıcılar şüphe ile yaklaşmaktadır ve bu aracın değerini düşüren bir durum olarak kabul edilebilmektedir. Ancak Avrupa ülkelerinde bir aracın boyanmış olması onun değerini yükselten bir etkendir. Elbette bunun istisnaları bulunmaktadır.

Öncelikle araçta boyama olması her zaman önemli bir işlem olduğu anlamına gelmez. Bazen güneş yanıklarından dolayı, bazen de ufak göçükler veya çiziklerden dolayı boyama yapılabilir. Ancak bu hususta iyi araştırma yapılması önem arz etmekte olan bir durumdur. Mesela aracın kaputunda veya bagaj kapağında, tavan bölümünde boya olması durumunda aracın büyük bir darbeden dolayı mı işleme uğrayıp boyandığı konusu araştırılmalıdır. Eğer satıcı size aracın kazadan dolayı boyanmadığını ispatlayabiliyorsa, mesela aracın önceki halini gösteren ve bu hususta tarihi belli olan, kendisi çekmiş olduğu fotoğrafları size gösterebiliyor ise aracın neden boyandığını daha iyi anlayabilirsiniz. Aynı zamanda aracın hasar kayıtları incelenmeli ve araç iyi bir ustaya gösterilmeli, mümkün ise mutlaka ekspere sokulmalıdır. Özellikle komple boyalı araç alırken daha fazla dikkat edilmesi gerekir ve satıcı da bir aracı satarken genelde komple boya var ise satarken zorlanabilir. Bunun yanı sıra güneş yanıklarının tavanın üst bölümünde bulunması ülkemizde satarken olumlu kabul edilebilen bir durumdur çünkü aracın tavanının ilk alındığı gibi olduğu düşünülür. Ancak tavan boyanmış ise aracın takla atıp atmadığından veya üzerine çok ağır bir şey düşüp düşmediğinden şüphe duyulur. Bu hususta ta yine gereken araştırmaların yapılarak doğrunun saptanması gerekir. Yine de özellikle 2010 yılı öncesinde üretilen araçlarda komple boyanın kabul edilebilir olduğunu ifade edelim.

Güneş yankıları ve göçükler nedeniyle bagaj kapağını boyamak

Aracın bagaj kapağı, arkadan bakıldığı zaman direkt olarak dikkat çeken bir kısımdır. Bu sebeple araçtaki güneş yanıkları ve göçükler sebebiyle bagaj kapağının boyanması mantıklı kabul edilebilecek bir eylemdir. Kimse aracının üzerinde güneş yanıkları, ufak göçük veya çizik olmasını istemez ve bu bagaj kapağında olduğunda direkt olarak göz zevkini bozar. Dolayısıyla araç sahibi bu durumu düzeltmeyi deneyebilir.

Araç bagaj kapağı ve tampon boyama fiyatları

2023 yılının ikinci yarısında bagaj kapağı ve tampon boyama fiyatları ağırlıklı olarak 2000 TL – 3000 TL arasında değişkenlik göstermektedir. Özellikle Temmuz ayında yapılan asgari ücret ve memur zammından sonra ve Doların da 27 TL seviyesini görmesi ile ustalar tampon boyama için parça başına 2000 TL ila 3000 TL arasında değişen teklifler verebiliyor. Ancak elbette bu fiyatların modelden modele ve parçadan parçaya değişebileceğini belirtmek gerekiyor. Servislerde de yine benzer rakamlar söz konusu ancak servislerin bir parçayı değiştirme ihtimalinin daha yüksek olduğunu da belirtelim. Mesela tamponda tırnak kırıkları varsa servisler genelde çözümü tamir ve boya yerine değişim ve boya yaparak sağlamaya çalışıyor ve bu da ek maliyet anlamına gelebiliyor.

Böylece araç bagaj kapağı boyanması satarken sorun oluşturur mu? Sorusuna değindik ve bagaj kapağı boyama fiyatları v.b. unsurlara değinmiş olduk. Sonuç olarak alıcı iseniz aracın bagaj kapağı, kaput ve tavanında boyama var ise neden boyandığı konusunun araştırılması gerekir. Satıcı iseniz ve kaput, bagaj kapağı gibi bölümlerde boyama yaptıracaksanız boyama işleminden önce mutlaka aracın mevcut durumunu fotoğraflayıp, ardından boyattığınız servis veya ustadan aracı boyandığına dair işlem tarihini gösterir fatura veya herhangi bir delil almaya çalışın ve satıcı olarak aracı satacağınızda karşı tarafa çektiğiniz fotoğrafları ve boyama tarihini gösterir belgeyi göstererek kanıt sunun.

Amortisör Takozu Arıza Belirtileri

0

İçeriğimizde amortisör takozu arıza belirtilerinin neler olduğuna, güvenli ve konforlu bir sürüş yaşayabilmek için önemli olan amortisör takozuna dair bilgilerde yer vereceğiz. İşte amortisör takozu hakkında bilgiler ve amortisör takozu arıza belirtileri…

Amortisör takozlarının genelindin içerisinde bilya yatağı bulunmakta olup, doğrudan direksiyon miline bağlı durumdadır. Amortisör darbe takozunun direksiyon tepkisine ciddi oranda etkisi vardır. Aracın şase bölümüne bağlanmakta olan ve içinde yer alan bilya yatağı ile direksiyonunu tepkisini doğrudan etkilemekte olan donanımlar olan amortisör takozunun otomotiv alanında bazı farklı isimlendirmelerinin bulunduğunu da bilmek gerekiyor. Söz konusu isimlendirmelerden bazıları; “Amortisör kulağı” , “Amortisör darbe takozu”, “Amortisör Kulesi” şeklindedir.
Araçta sürücüye gerekli olan konforu ve rahatlığı sağlayabilmek için önemli olan amortisör takozlarının arızalanması istemeyen bir durumdur ve amortisör takozunun arızalandığını gösteren bazı belirtiler bulunmaktadır.

Yapı itibariyle oldukça sert ve güçlü bir malzemeden imal edilmiş olan amortisör takozlarının bu şekilde üretilmesi şarttır çünkü sayısız darbeye maruz kalmaktadırlar. Zaman içerisinde ise aşınmalar ile performans kayıpları ile birlikte görülen arızalar meydana gelmektedir. Amortisör takozunu etkileyen unsurların arasında pas, yağmur yağması v.b. pek çok unsur yer alıyor.
Aracın alt bölümünde açık şekilde yer almakta olan amortisör sistemi sürüş sırasında yoğun kir ve çamura maruz kalmakta olup, ömrünü azaltan etkenlerin başında ise paslanma gelmektedir.

Amortisör takozunun bozulmasının belirtileri:

  • Yolda olduğunuz sırada arabanın yol tutuşunda bir sorun meydana gelir. Araç sağa veya sola çekmeye başlayabilir.
  • Direksiyonu çevirme işlemi esnasında gıcırtı sesleri duyarsınız.
  • Lastiklerin hizalanmasında problemler meydana gelir ve rot ayarında bozulmalar görülür.
  • Lastiğin olağan dışı bir hızla aşınması sorunu meydana gelir.
  • Direksiyonda sertleşme veya olağandışı bir yumuşama meydana gelir.
  • Araç sürüş halinde iken sağ veya sol ön bölümlerinden tıkırtı sesleri gelir. Özellikle çukurdan, kasisten geçilirken takırtı sesi şiddetlenmektedir. Bunlar amortisör takozlarının en çok görülen belirtileri olarak öne çıkmaktadır. Amortisör takozu problemini genellikle sürücüler tecrübeleri ve gözlem yetenekleriyle tespit ederler.

Amortisörlerde yer alan arızaların ikaz ışığına yansımadığını belirtmek gerekmektedir. En temel arıza tespit yönteminin aracın ön teker bölümlerinden ses gelip gelmediği olup, ses genellikle tık tık, tak tak şeklinde gelmektedir ve kırık yay sesini andırmaktadır.

Sıcak Havalarda Araç Sürerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Havanın oldukça sıcak olduğu zamanlarda araç sürerken dikkat edilmesi gereken noktaların sayısı artmaktadır. Sıcak havalarda iyi bir yolculuk için bazı unsurlara mutlak suretle dikkat etmek gerekmektedir.

Yolculukların oldukça zorlaştığı sıcak havalarda sorun yaşamamak adına araç sürmeden önce dikkat edilmesi gereken unsurlara değinecek olursak ; İlk olarak kontrol edilmesi gereken en önemli unsurun soğutma suyu olduğunu belirtebiliriz.

Soğutma suyu seviyesinin kontrolü

Sıcak havalarda soğutma suyunun seviyesini mutlaka kontrol ediniz ve gerekirse doldurma yapınız. Su doldurması yaparken su kabının içerisine yabancı cisim kaçırmamaya epey özen gösteriniz ve aynı zamanda ekleme yapacağınız suyun temiz olmasına da özen gösteriniz. Ancak su ilavesi yaparken haddinden fazla su eklememeye çalışın yani ağzına kadar su eklemesi yapmayın. Mutlaka biraz pay bırakınız. Bunun yanı sıra aracınızda su ilavesi için her zaman mutlaka temiz su taşıyın.

Yağ Kontrolü

Aracınızın yağ seviyesinin kontrolünü uygulamanız gerekmektedir. Yağ eksikliği var ise motor yağı ilavesi sağlayarak yolculuk öncesinde aracınızın hazır olmasını sağlayınız.

Lastik kontrolü

Özellikle uzun yola çıkmadan önce lastiklerin durumunu detaylı olarak kontrol etmeli ve aynı zamanda basıncısının kontrolünü de yapmalısınız. Lastiklerin üzerinde bir çatlak olup olmadığı, çivi girip girmediği v.b. unsurlara detaylı olarak göz atarak lastiğinizin yol için hazır olup olmadığını analiz edin ve aracınızda mutlaka yedek lastik barındırın.

Hararet kontrolü

Aracınızın hararet seviyesini kontrol edin. Sıcak havalarda araç daha çok ısınır ve aşırı ısınma nedeniyle motorda hararet göstergesi artar. Hararet olduğunda motorun soğuması için durarak kaputu kaldırmalı ve bir süre beklemelisiniz.

 

Klima kontrolü

Uzun yolculuklarda klima kullanımı olmazsa olmazdır. Öte yandan termal şokun önlenmesi için klima sıcaklığı ile dış sıcaklığın arasında en fazla 10 derece fark olması önerilmektedir. Çok fazla fark olması halinde ön camda çatlama v.b. sorunlar yapılabilir. Araç klimasının 24 derecenin altına düşürülmemesi tavsiye edilmektedir.

Aracınızı Yıkayın

Uzun yolculuk öncesinde aracınızı mutlaka yıkayın. En azından dış yıkamasını yaptırın. Böylece özellikle gece vakitlerinde dışarıyı daha rahat görür ve olası kazaların yaşanması ihtimalini en aza indirirsiniz.

Conta Yanması Conta Değişimi Fiyatları 2023

0

Conta yanması masrafı ve conta değişimi fiyatlarının ne kadar olduğu merak edilen bir konu olup, piyasada fiyatların sürekli olarak değişkenlik gösteriyor olması nedeniyle conta yanması ve conta değişimi 2023 fiyatlarını bilmek önem arz ediyor.

Conta yanması sürücülerin hiç mi hiç karşılaşmak istemediği arıza türlerinden biri olup, hem maliyet açısından hem de uğraştırıcı bir süreç olması açısından can sıkıcıdır. Conta yanması maliyetin kaçınılmaz hale gelmesine neden olmaktadır.

Conta araçlarda birbiriyle temas etmekte olan malzemelerde sızdırma açısından motorun en önemli parçası olup, sızdırmazlık görevini üstlenen plastik yapılı bir malzemedir. Dayanıklı bir malzeme olsa bile ömrü belirli sebeple bağlı olmak üzere kısa sürebilmektedir. Özellikle hararet meydana gelmesi ve çeşitli sebeplerden yanması ile işlevini yitirmesi söz konusu olabilir. Conta yakması masrafının 2023 yılında 20.000 TL ila 30.000 TL arasında değişkenlik gösterdiği, ancak üst model araçlarda rakamın 50.000 TL’leri dahi bulabildiğini belirtmek gerekmektedir.
Motor contasının yanıp yanmadığının kontrolü elle veya gözle tespit edilememekte olup, tam anlamıyla tespit edilmesi için motorun dindirilmesi gerekmektedir. Yine de Würth markasınca geliştirilen bir kimyasal kullanılarak sadece su deposu kapağı açılıp conta yanığı tespit edilebilir. İkinci el olarak araç satın alırken de motor conta testinin yapılması gerekir. Bu özel kimyasallar ile yapılan bir testtir ve yaklaşık beş dakikada tamamlanır. Maliyeti ise şu an 500 TL seviyesindedir.

Conta yanması belirtileri

Aracın conta yaktığını gösteren belirtilerden başlıcası su eksiltmesidir. Hararet artınca su deposunda yer alan su kaynama seviyesine çıkmakta ve araç sıklıkla su yakmaktadır. Contası yanan araba hararet yapmaya başlar. Motorda ciddi bir ısı artışı meydana gelir. Hararetin kademeli olarak artması motor aksanındaki parçaların işlevinin yitirilmesine sebep olur. Hararetin sınırı aşması halinde mutlaka aracın durdurulması ve müdahale edilmesi gerekir. Müdahalenin profesyonellerce yapılması tavsiye edilir.

Motor conta yanması masrafı 2022 yılında 20.000 TL seviyesinde iken bu yıl 25.000 TL seviyesindedir ve gelecek yıl 30.000 TL seviyesinde masrafının olması beklenmektedir. Böylece conta yanması ve conta değişimi fiyatlarına değinmiş olduk. Diğer pratik otomobil bilgileri için ana sayfamıza göz atarak daha fazlasına ulaşabilirsiniz.

Araç Hoparlörlerinin Cızırtı Yapması Problemi Rehberi

0

Otomobil hoparlörünün cızırtı yapması sorunu kullanıcılar için son derece rahatsız edici olabilmektedir. Oto hoparlör cızırtısı özellikle müzik çaldığı sırada bass vurduğu anda daha çok kulağı tırmalamaktadır. Araç hoparlörlerinin cızırtı yapması durumu söz konusu ise büyük bir ihtimalle hoparlör patlak durumdadır. Bunun yanı sıra araç hoparlörünün araca doğru bir biçimde monte edildiğinden de emin olmak gerekir.

Pek çok üründe olduğu gibi araç hoparlörleri de kalite anlamında birbirinden ayrılmaktadır. Bazı hoparlörler zaman içerisinde cızırtılı olarak ses çıkarmaya başlamaktadır.
Cızırtı sorununun bir başka nedeni; Bass vurduğu anda amfiye sesin yüklendiğinde akünün bu yükselmeyle birlikte araca aynı anda enerji aktarımı yapması ve karşılığın verilememesidir. Hoparlör sisteminin zarar görmemesi adına bir filtre kullanılması da gerekir çünkü manyetik cihazlar hoparlörden gelmekte olan sesi sırtlayarak yüksek frekansta dahi rahatlıkla dinlemeye imkan tanır.

Hoparlörden cızırtı sesi gelmesinin bir nedeni de şase eksikliği olup, aracın şasesi ile teybin şasesini birleştirmek gerekmekte, bu işlemin yapılmasından sonra ses kesilmiyor ise teybin şasesiyle amfi çıkışının şasesini birleştirmek gerektirmektedir. Hala ses kesilmiyor ise teybin aküyle bağlantısı arasında yer alan RLC devresinin bağlanması gerekmektedir. Araç sahiplerinin hoparlör cızırtısı yaşamasına neden olan bir diğer durum da aracın ateşleme sisteminde kaçak probleminin yaşanıyor olmasıdır.

Aracın sesinin özellikle kalitesi düşük olan hoparlörde çok açılması bir süre sonra hoparlörlerin zarar görmesine neden olur. Mesela standart bir teybe bağlı olan iki 13 cm’lik düşük kalitede hoparlörlerin sağ ve sol ön kapıda yer aldığını düşünelim. Bu hoparlörlerin sesini çok açtığınızda ve bas ayarını da teyp üzerinden yükselttiğinizde bir süre sonra hoparlörlerde cızırtı problemi meydana geldiğine şahit olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda aracın hoparlörlerini değiştirmeniz gerekecektir. Ancak kısa vadeli çözüm için bass seviyesini kısabilir ve teybin sesini kısarak cızırtıyı en aza indirebilirsiniz.

Ses sisteminizde birden fazla yapı yani woofer ve komponentler var ise o halde cızırtının hangisinden geldiğini keşfetmelisiniz. Öte yandan amfilerin araçtaki yeri çok önemli olup, havasız kalmakta ise veya alt – üstten döşemeye temas etmekte ise çok ısınır ve bu da cızırtıya neden olabilir. Korumalı amfi kullanmak, tesisatı kuran kişiye bu durumu hatırlatmak önemlidir. Amfinin sağlıklı olarak hava almasından sonra sorun sürüyorsa kullanılan kablo setini de kontrol etmelisiniz. Bazen cızırtılı hoparlör ile amfiden çıkmakta olan kabloların yerini değiştirmek de çözüme ulaşmanızı sağlayabilmektedir. Yine de araç hoparlör cızırtı sorununuz giderilmediyse teknik bir destek almanızın vakti gelmiş demektir.

Eski model araç alınır mı?

0

Eski model araç alınıp alınmayacağı konusu merak edilmekte olup pek çok kullanıcı internet üzerinde “Eski model araç alınır mı?” şeklinde aramalar yapmaktadır. Eski araç almanın ekonomik bir otomobil açısından avantajları olduğu bilinsede aslında pek çok dezavantajı da bulunmaktadır.

Özellikle sınırlı bir bütçe söz konusu ise eski model araç tercihinde bulunmak yaygındır ve mantıklı olarak kabul ediliyor. Zaten sınırlı bütçeyle araç satın alanlar için eski model araç almak bir mecburiyet haline dönüşürken, ikinci el otomobillerin fiyatlarının sürekli olarak arttığı günümüzde eski araç almak çözüm olarak görülebiliyor. Ancak bunun bazı önemli dezavantajlarının olduğu su götürmez bir gerçek.

Eski otomobillerin gerek dayanıklılığı gerekse kondisyonu yeni araçlara nazaran azdır. Özellikle kullanım ömrünü doldurmaya yakın olarak kabul edilen araçlarda daha zayıf bir performans söz konusu olmaktadır. Bir diğer önemli nokta da araçların olası kazada yeni bir araca nazaran daha az direnç gösterebilecek olmasıdır. Yani eski model bir araç satın aldığınız zaman, yeni model bir araca nazaran daha sakin bir kullanım sağlamanız gerekecektir.

Boya meselesi

Araç satın alırken aracın her kısmının boyalı olması genellikle aracı satın alacak kişiyi caydırır. Ancak büyük bir kazası olmayan araçlarda da boya uygulaması yapılabildiği bilinen bir durumdur ve bu özellikle eski model araçlarda normal kabul edilebileceğini belirtmek gerekiyor. Yani boya konusunda takıntılı olmamak gerekiyor ancak elbette boyanın nedeninin araştırılması da önem arz ediyor. Boyanın yeni araçlarda yapılması durumuna ise daha çok şüpheli yaklaşılması gerekmektedir.

Eski model aracın alınıp alınmayacağı durumu aracın markasına ve kronik sorunlarının ne denli olduğuna, aynı zamanda malzeme kalitesine göre değişen bir durumdur. Bazı eski araçlar çok daha dayanıklı yapıdadır ve uzun süreli kullanımlar için daha uygundur. Bazı araçlar ise tam tersi kısa zamanda yıpranmaya başlar. Bunda elbette kullanım metodu da epey önemlidir. Zira hor kullanılan bir yeni araç, temiz kullanılmış eski bir araca nazaran daha kötü durabilir.

Kilometre

Eski araçların kilometreleri genellikle daha yüksek olsada bu durum değişkenlik gösterebilir. Şirket arabası olarak veya ticari olarak kullanılan yeni bir araç, tek kişinin kullandığı eski bir araca nazaran çok daha yüksek kilometrede olabilir. Kilometre, bir aracın alınıp alınmayacağı konusunda tek başına bir etken de değildir. Bu hususta asıl dikkat edilmesi gereken nokta, aracın motorunun ne durumda olduğudur ve aynı zamanda araçta kilometre oynaması yapılıp yapılmadığıdır. Aracın şaseden SMS ile sorgulanması, kilometre sorgularının ve kazalarının tespit edilmesi önem arz eder.

Yedek parça

Eski araçlarda yedek parça sıkıntısı sık görülen bir durumdur. Aracınızın bozulduğu veya kaza olduğu durumlarda bazı parçalarının değişmesi gerekebiliyor ve araç özellikle yaygın tipte değilse o halde parçası zor bulunuyor ve genelde epey pahalı oluyor. Bunun yanında aracınızın bakımlarını sürekli olarak yaptırmanız, aksatmamanız eski araçlarda daha da önemlidir.
Sonuç olarak eski model bir araç alırken aracın değişenleri, ağır kazasının olup olmadığı, kilometresinin oynanıp oynanmadığı, motorunun ne durumda olduğu gibi unsurlara dikkat edilmesi, mutlaka tam kapsamlı eksper raporunun alınması gerekir. Eksper fiyatları günümüzde oldukça artmış olsada araç fiyatlarının da oldukça yükseldiği düşünüldüğünde pişman olmamak adına eksperin yapılması önem arz etmekte olup, eksper raporunu siz de aracı satacağınız zaman kullanabilirsiniz. Her ne kadar satarken artık eski bir eksper raporu olsada en azından elinizde eksper belgesinin olmasını sağlayacaktır. Aslına bakarsanız eksper ücretlerinin normal şartlarda satıcı tarafından zaten karşılanması gerekir ancak günümüzde eksper ücretini genelde alıcılar ödemektedir.

Araçlarda Yangın Tüpü Kullanımının Önemi ve Bulundurmamanın Cezası

0
Araç Yangın Söndürme Tüpü Fiyatları

Bu içeriğimizde araçlarda yangın tüpü bulundurmanın önemi ve yangın tüpü bulundurmamanın cezasıyla ilgili olarak bilgiler veriyoruz. İşte araçta yangın tüpü kullanımına ilişkin olarak bilmeniz gereken tüm detaylar…

Araçlarda yangın tüpü bulundurmanın önemi ve araçta zorunlu olarak olması gereken yangın tüpünü bulundurmanın cezasının olup olmadığına, varsa ne olduğuna değinecek olursak; Eğer aracınızda yangın tüpü yoksa bir takım cezalar ödemeniz gerekebilir. Aracınız seyir halindeyken, trafik çevirmesi meydana gelebilir ve polisleri naracınızı detaylı bir şekilde kontrol etme yetkisi vardır. Daha önce pek çok kez araçta zorunlu olan unsurların bulundurulmaması nedeniyle araç sahiplerine ceza kesilmiştir. Ancak bu uygulamadan uygulamaya değişkenlik gösterebiliyor. Mesela bazı kontrol noktalarında yangın tüpü bulunup bulunmadığına pek dikkat edilmiyor. Daha çok kimlik , ruhsat kontrolü,  ehliyet kemerinin takılıp takılmadığı ve hız sınırına uyulup kırmızı ışıkta geçilip geçilmediği konularına dikkat ediliyor. Yine de Polis aracınızı kontrol ettiği zaman araçta bir yangın tüpü olmadığını gördüğünde size ceza yazabilir. Çünkü araçlarda yangı tüpü bulundurmak zorunludur. Araçlarda kaç tane yangın tüpünün olması gerekir? Araçta tehlikeli madde varsa en az iki adet yangın tüpü bulundurmak zorunludur. Öte yandan otobüslerin de doldurma kapasitesine göre yangın tüpüne sahip olması gerekiyor.

Eğer otobüslerde yolcu sayısı 26’yı buluyor ise o halde 2 adet yangın tüpü bulunmalıdır. 12 tonu geçmekte olan kamyon ve çekici gibi araçlarda da bulunması gerekir. Öte yandan kamyonet, minibüs ve otomobil türü araçlarda da kuru toz yangın söndürme tüpünün bulunması zorunludur.

Araçlarda zorunlu bir biçimde yer verilmesi gereken eşyalar bulunmakta olup, söz konusu eşyalar bulunmadığında Karayolları Müdürlüğü’nce belirlenen yönetmeliğe göre ceza ödenmesi gerekir. Araçlarda zorunlu olarak bulundurulması gereken aparatlara yer vermediğiniz zaman her yıl ceza alabilirsiniz. Cezaların her yıl özellikle enflasyon nedeniyle sürekli zamlandığını da belirtmek gerekmektedir. Bu yüzden ciddi ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Araçlarda yangın tüpü kullanımı hayat kurtarabilir

Yangın hayatta her an ortaya çıkabilir. Özellikle havaların 40 derecenin üzerinde seyretmekte olduğu kentlerde şu sıralar yangın tüpü kullanımının önemi daha da artmaktadır. Mesela aracınız ile giderken ufak bir yangın başlangıcına denk gelmiş olabilirsiniz ve onu hemen söndürerek vatandaşlık görevinizi yerine getirebilirsiniz. Sonuç olarak araçta yangın tüpünün bulundurulması sadece aracın alev alması gibi durumlar için değil çevreye karşı duyarlılık açısından da önemlidir.

Yangınlar için küçük masraflar yapmaktan çekinmemek gerekir.  Mesela sadece resmi işlerde istendiği yıllar önce alınarak bir depoya atılmış ve kullanım dışı hale gelen, dolu veya boş olduğu bilinmeyen yangın söndürme cihazlarını buldurmaktan imtina etmelisiniz.

Yangınlar nedeniyle bir orman, bir köy ve bir şehir yok olabilir. Günümüzde sigara izmaritlerinin ormanlık alanlara atılması, aynı şekilde cam v.b. malzemelerin güneş ışığı alacak ormanlık alanlara atılması, tüp gazların dikkatsiz kullanımı nedeniyle meydana gelen patlamalar v.b. nedenlerle çıkan yangınlar uzun yıllardır pek çok canın ve malın yitmesine neden olmuş. Dolayısıyla ülkelere büyük zararlar vermiştir.

Yangınların önlenebilmesinde portatif söndürücüler, bina içi ve dışı yangın suyu devreleri v.b. söndürme sistemlerinin kullanılması, bunun yanı sıra erken uyarı sistemleri ve binalarda yangın merdiveninin bulundurulması önem arz etmektedir. Bunun yanı sıra evlerde yanan ocak, soba gibi nesnelerin yakınına patlayıcı, yanıcı eşyaların koyulmaması gerekmekte, elektrik sigortası, priz arızaları ve hat arızaları gibi unsurları ihmal etmeden tamir etmeli, fişte olan elektrikli ürünlerin kontrolünü yaparak evden çıkarken fişten çekmeliyiz.

Yangın söndürme cihazlarının içerisinde sodalı ve karbonatlı su bulunabilmekte olup, taşıtlardaki yangın söndürücüler ise köpük saçıp ateşi söndürmektedir. Suyun her zaman ateşi söndürmediğini, özellikle petrol mamüllerinin tutuştuğu durumlarda su kullanmanın daha tehlikeli olabileceğini unutmamak gerekmektedir. Yangının olduğu bir ortamda yangın ufak ise üzerinin örtülerek hava almasının kesilmesi tavsiye edilmektedir. Bunun yanı sıra yangın sırasında kapı ve pencerelerin açılması, yangın yerinde hava akımının hızlandırılmasına neden olacağından doğru değildir.

Böylece yangın söndürme cihazlarının araçlarda bulundurulmasının önemine ve araçta yangın tüpü bulundurmamanın cezasının olup olmadığına değinmiş olduk. Diğer makalelerimize de göz atarak pek çok konuda önemli bilgilere erişebilirsiniz.

Dört Mevsim Lastiğin Dezavantajları ve Avantajları

0

Yeni yazımızda dört mevsim lastiğin dezavantajlarına değiniyor, dört mevsim lastiğin bazı avantajlarına dair de bilgiler veriyoruz:; Hava durumu ve şartların çok ağır olmadığı, kış aylarının fazla sert geçmediği yerlerde kışın da kullanılmak üzere üretilmiş olan bir lastik türüdür. Lastiklerin üzerinde üç tepe ve kar sembolü bulunmakta olan logo vardır. Yaz ve kış aylarında da kullanılabilen lastiklerdir.

Dört mevsim lastikleri her en kadar kış şartlarına uygun olsada aslında fazla kar yağışı alan bölgelerde kullanılması önerilmez. Bunun yanı sıra sıcak olan yerlerde yaz aylarında kullanmak için de uygun değildir çünkü normal yaz lastiklerinin fren mesafesi, yol tutuşu gibi avantajlarına sahip değildir.

Dört Mevsim Lastiğin Dezavantajları

Bilinen dört mevsim lastik dezavantajlarından ilki kış ve yaz performansıdır. Yaz aylarında yüksek performans veremezler. Bunun yanı sıra kış aylarında da yoğun kar yağışının olduğu mevsimlerde kar ve buz olan zeminlerde yeterli performans veremezler. En azından kış lastikleri kadar iyi bir performansları olmaz. Bu konuda yaz lastiklerine göre avantajlı olsalarda kış lastiklerine göre dezavantajlıdırlar.

Dört mevsim lastikler yol tutuşu konusunda sıcak zeminde iyi değildir. Bunun yanı sıra sert kış aylarında karlı ve buzlu zeminlerde de iyi değildir. Fren mesafesi, virajları alabilmek bakımından kış lastikleri veya yaz lastiklerine nazaran daha kötüdür. Yakıt tüketimi konusunda da yaz lastiklerine nazaran daha çok yakıt tükettiği bilinmektedir. Bu da yine bir dezavantaj olarak kabul edilebilir.

Dört Mevsim Lastiğin Avantajları

En kullanışlı olan avantajı alan kazanmaktır çünkü sürekli değiştirilmesi gerekmediğinden mevsim lastiklerinin saklanması, depolanması gibi gereksinimleri yoktur. Kış aylarında, havanın 5 derece ve altına indiği şehirlerde güvenlik açısından yaz lastiklerine göre daha sağlıklıdır çünkü dört mevsim lastiklerinde donma gibi sorunlar olmaz. Kullanım ömrü bakımından diş derinliği yaz lastiklerine göre daha derin olduğu için daha avantajlıdır. Bunun yanında engebeli ve bozuk zeminlerde de yaz lastiklerine göre daha avantajlıdır.

Böylece dört mevsim lastik avantajları ve dezavantajlarına değinmiş olduk. Konuyla ilgili sormak istediklerinizi de yorum kısmından bizlere iletebilirsiniz. İyi yolculuklar.

En İyi Lastik Markaları Nelerdir? Araç Lastiği Markaları

0

Lastik alırken dikkat edilmesi gereken unsurların başında lastik markası geliyor. Hangi markanın tercih edileceği konusu lastik seçerken bir hayli önemlidir. En iyi lastik markaları arasından seçim yapmanız , aracınızın daha iyi performans gösterebilmesi ve aynı zamanda tasarruf etmesini de sağlayacaktır ve en önemli olan unsur kuşkusuz ki güvenliktir.

En İyi Lastik Markaları

Bridgestone

Dünyaca tanınan bir lastik üreticisi olup, üstün performans ve güvenliğe odaklanmaktadır. Dayanıklı lastikler olarak bilinmekte olan Bridgestone lastikleri, farklı hava koşullarında iyi bir performans sergiler. 1931 yılından beri faaliyetlerini sürdürmektedir.

Michelin

Yüksek kalitede lastikler üreten bir marka olarak bilinmektedir ancak fiyat tarafında ise kullanıcıyı biraz üzebilir zira bu markanın lastikleri pek çok markadan daha pahalıdır. Üst düzeyde dayanıklılık ve performans sunan Michelin, oldukça kaliteli bir üretim yapısına sahip olmasıyla öne çıkmaktadır.

Continental

Dünyaca ünlü bir diğer lastik markası olan Continental, fiyat skalası hususunda orta – üst segmentte yer alan lastikler üretmektedir. Türkiye’de de yaygın olarak tercih edilen bir lastik markasıdır.

Goodyear

Dayanıklılık ve güvenlik açısından sevilen bir lastik üreticisidir. Bu bağlamda tercih edilebilecek olan seçeneklerden biridir. 1898’de Amerika’da kurulmuş bir markadır.

Pirelli

Sürüş konforunu artıran, ıslak zeminde iyi lastiklere sahip olan Pirelli, performans ve dayanıklılık konusunda üst düzey lastikler ortaya koymaktadır.

Dunlop

Dunlop lastikleri daha çok dayanıklılıkları ile bilinmektedir. Dunlop lastiklerinin en büyük avantajı fiyat tarafında makul seçenekler sunabiliyor olmasıdır. Fiyat performans açısından tercih edilebilir.

Lastik alırken dikkat edilmesi gereken dipnot:

Hangi markanın sizin için en uygun olduğunu bilebilmek için dikkat etmeniz gereken en temel nokta, aracınızın tipine ve sürüş koşullarına, aynı zamanda bütçenize göre seçim yapmanızdır. Lastikler arasında markadan markaya değişkenlik göstermek üzere fiyatlarda %100 seviyesinde değişkenlik görülebilmektedir. Örneğin yazımızı yazdığımız 25 Haziran 2023 tarihinde Türkiye’de 195 65 R15 değerlerine sahip olan yaz lastiklerinin fiyatları markadan markaya değişmek üzere 1000 TL’den 2000 TL seviyesine kadar çıkmaktadır. Bu fiyat seviyesinde Michelin lastikleri 2000 TL, Continental lastikleri 1600 TL, Lassa v.b. markaların lastikleri ise 1000 TL seviyesinden bulunabilmektedir. Bu bağlamda dört lastik hesap edildiğinde ciddi bir fiyat farkı çıkabilir. Tercih yaparken lastiklerin üzerinde bulunan etiketlerin incelenmesi önemli olacaktır. Zira sadece markaya göre seçim yapmak yerine ıslak zeminde ve sıcak havalarda yol tutuş v.b. hususları da göz önünde bulundurmak isabetli olacaktır.

Yolda Giderken Lastik Patlarsa Neler Yapılmalıdır? Rehber

0

Yolda seyir halindeyken lastik patlaması, yolda giderken lastik patlaması durumunda uygulanması gereken unsurlara dair bilgilere yer vermek istedik.

Otomobillerde lastik son derece önemli bir husus olup, günümüzde dolar kurunda meydana gelen artış nedeniyle lastik fiyatlarında da maalesef epey artış gözlemlendi ancak yolda giderken lastik patlaması kimsenin istemeyeceği bir şey ve özellikle yüksek hızlarda lastik patlaması sonucunda facialar olabiliyor. Dolayısıyla sürücülerin yolda giderken lastik patlarsa ne yapılması gerektiğini bilmesi, ücreti yüksek olsa dahi değişim gerekiyorsa değişim sağlaması önem arz ediyor.

Yolda giderken lastik patlarsa ne yapılmalı?

Adım adım anlatacak olursak; İlk olarak sakin olmaya çalışın ve asla aniden frene basmayın. Bunun yerine yavaş ve kontrollü bir şekilde sağa doğru geçerek durmaya çalışın ve bu sırada mutlaka dörtlülerinizi yakın. Araçta aniden lastik patlaması olduğunda aracı bir tarafa doğru çekecektir. Bu bağlamda araç, gitmesi gereken yönden sapacak ve tehlikeli bir sürüş durumu ortaya çıkacaktır. Ani frene basmak savrulmanın şiddetini artıracağından kademeli bir şekilde yavaşlanması gerekir.

Aracınızı müsait bir yerde durdurduktan sonra, aracın dörtlüleri yanmaya devam etsin ve aracın beş metre kadar önüne ikaz işaretleri koyun. Ancak bunu yaparken çok dikkat edin zira gelen bir araç sizi görmeyebilir. Ardından lastik değişimi yapmanız veya yaptırmanız gerekecektir.

Lastik değişimi adımları:

İlk olarak aracınızın bijonlarını, bijon anahtarı yardımıyla gevşetiniz ve aracı kriko yardımıyla kaldırınız. Eski lastiği çıkarıp lastiği merkeze oturtunuz ve bijonları elinizle yerine yerleştiriniz. Bunu yaparken bijonları karşılıklı olarak yerleştirmeye özen göstermeniz gerekmektedir.

Lastiklerin düzenli olarak kontrol edilerek hava basınçlarının takip edilmesi ve diş kalınlıklarının incelenmesi gerekmektedir. Bakım ve kontrolleri zamanında yaparak güvenli bir sürüş deneyimi sağlayabilirsiniz.

Böylece araçta seyir halindeyken lastik patlaması durumunda neler yapılması gerektiğine değinmiş olduk. Konuyla ilgili olarak yorumlarınızı ve sormak istediklerinizi hemen alt kısımdaki yorum kısmından bizlere iletebilirsiniz.

Tesla Model Y Nasıldır? Özellikleri

0

Bu içeriğimizde Tesla Model Y hakkında bilgiler veriyor. “Tesla model Y nasıldır? Tesla Model Y özellikleri nelerdir?” sorularına yanıt veriyoruz.

Tesla’nın son zamanlarda Türkiye’ye yönelik girişimlerini artırmış olduğu bilinen bir husus ve bu bağlamda Tesla Model Y Türkiye pazarındaki yerini almaya başladı. Tesla’nın bu hamlesi Togg hamlesinden kısa bir süre sonra geldi ve bu da dikkat çekici bir husus oldu.

Tesla Model Y nasıldır?

Kavisli hatlarıyla öne çıkmakta olan otomobilde sağlamlık konusunda önemli adımlar atılmıştır. Ağırlık merkezi alçak tutulan otomobilin ön bölümünde darbe koruması katmanı vardır. Tesla Model Y, Euro NCAP popüler güvenlik derecelendirmesi testinden beş yıldızla ayrılmayı başarmıştır.

Toplam 5 yolcu kapasitesi bulunan Model Y aracı sürücü odaklı bir tasarım yapısıyla öne çıkar. Araçtaki koltuklar yükseltilmiş oturma pozisyonu sunmaktadır. Bunun yanı sıra tamamen cam tavan, ekstra baş mesafesi, alçak göğüs paneli gibi bazı artılarının bulunmakta olduğunu da belirtmek gerekmektedir.

Araçta sade bir tasarım yapısına yer verilmektedir. Ekranı kablosuz olarak yazılım güncellemeleri alabilmekte ve bunun yanı sıra Tesla tarafından sürekli olarak yeni geliştirmeler taktim edilmektedir. Bunun yanında araç ,sahibine geniş bir kontrol ağı imkanı sağlamaktadır.

Tesla Model Y Özellikleri

Üç ayrı elektrikli model versiyonun bulunan ürünün tam versiyonları şu an Türkiye’de sipariş edilebilmektedir. İlk versiyon arkadan itişli olan standart bir model yapısındadır. Tek bir elektrikli motor kullanmaktadır. 100 km hızlanması ise 6.9 saniye kadar sürmektedir. Maksimum 217 km hıza çıkabilmektedir. Ağırlığı 1909 kg olan aracın standart modelinin menzil değeri 430 kilometredir. Fakat 19 inç olan jantları seçtiğiniz taktirde değer 455 km’ye kadar yükselebilmektedir.

 

Long Range AWD

Bu model standart modelden biraz daha farklı olarak çift elektrikli motor yapısındadır. Böylece dört çeker bir araç yapısı ortaya çıkıyor. Long versiyonu 100 km’ye 5 saniyede çıkabiliyor ve 533 km menzil değeri bulunuyor. Hız olarak azami 217 km’ye ulaşıyor. 250 kW hızlı şarj desteği de bulunuyor.

Performance

En yüksek performansa odaklanmakta olan performance modeli ile 3.7 saniyede 100 km hıza ulaşmak mümkün olmaktadır. Maksimum hız olarak ise 250 km’ye çıkmaktadır. Araç 4 çeker yapıdadır. Araç boşta 1995 kg ağırlığındadır ve 250kW şarj desteği mevcuttur.

Hyundai Elantra yeni kasa nasıldır? Alınır mı?

0

Hyundai Elantra aslında C segmenti bir araç ancak D segmentinden özelliklere sahiptir.  Aracın emsalleri Honda Civic, Toyota Corolla’dır. Uzunluğu ve genişliği Passat araçları ile çok yakındır. İç kısmı son derece geniştir. Tasarım açısından oldukça agresif bir modeldir. Toyota Corolla ve Civic ile karşılaştırıldığında daha ferah bir araçtır.  Yine de D segmenti araçlardan 10 cm kadar daha kısadır.

Bir önceki nesillere nazaran çok daha farklı bir tasarımı vardır. Aracın ön bölümünde ve arkasında kendisine ait bir DNA yapısı bulunuyor. Bunu da kaportanın dış kısmına işlemişler. Aracın ön bölümünde ok gibi gelmekte olan çizgiler bulunuyor. Aracın yan tarafında ve arkasında da devam eden tasarımsal detaylar, aracın tasarımsal olarak aynı kompakt yapısını korumasını sağlıyor.

Elantra araçlarının kendisine has sportif bir duruşu var. Bu bağlamda Elantra araçlarının yeni sürümlerinin tasarımsal açıdan spor tarzında şık  gözüken araçlar olduğunu söyleyebiliriz. Kendisine has tasarım detayları farlarda da devam eden üründe far bölümünde holojen bir yapı bulunuyor.

Aracın tampon bölümü komple kendi renginde olup, ızgara bölümünde ise sivri hatlar bulunuyor. Otomobil bu anlamda uç kısmından başlayıp sonuna dek kendisine ait yapısını ortaya koyuyor.

Aracın direksiyon ve göğüslük tasarımı da başarılı olup, direksiyonunu farklı açılardan tutabileceğiniz bölmeleri bulunuyor. Direksiyonun üzerinde yol bilgisayarı ve medya oynatıcı için düğmeler yer alıyor. Konfor bakımından başarılı olan ürün, maksimum 195 km hıza çıkabiliyorsunuz.

İçten yanmalı motora sahip olan Elantra modelinde güç aktarma organlarını önceki modellerden miras almakta olup, aracın motor ses yalıtımı konusunda çok başarılı olduğunu motor sesini fazla içeri almadığını, sürüş konforu olarak da gayet başarılı bir araç olduğunu söyleyebiliriz.

Hyundai Elantra alınır mı? Elantra kullanıcı yorumlarıB

Elantra yorumlarına değinecek olursak; Yorumların genel olarak aracın süspansiyonunun, tasarımının başarılı olduğu yönünde olduğunu söylemek mümkün. Bunun yanında tek kişi kullanımda 195 kilometrenin üzerine çıkılabildiği yönünde yorumlar bulunuyor ve aracın motor ses yalıtımının çok başarılı olduğunu söyleyebiliriz ancak aracın ön bölümünde yer alan aksamın biraz daha yumuşak ve özel hissettiren bir yapıda olması daha iyi olabilirdi. Yine de Elantra aracının yüksek donanım seviyelerinde bu dezavantajın ortadan kalktığını da belirtmek gerekiyor. Bu aracın genel olarak aile otomobili olduğunu, geniş aileler için kullanılabilecek olan konforlu ve tasarım açısından sportif, göze hoş gelen bir araç olduğunu söyleyebiliriz.

Engelli Araç Alım Şartları

0

Bu yazımızda engelli araç alım başvurusu sırasında hangi unsurlara dikkat etmesi gerektiğine, engelli araç alımı başvuru şartlarına dair bilinmesi gerekenlere değiniyoruz.

ÖTV istisnası engelli vatandaşlara yönelik sunulan önemli bir fırsat olup, eğer engellilik derecesi %90 ve üzerinde bulunuyorsa o halde ÖTV istisnasından direkt olarak yararlanılabilir ve bunun için aracı engellinin kendisinin kullanması da gerekmez. Aracı kendisi kullanacaksa o halde aracın engelli bireyin kullanabileceği şekilde düzenlenmesi şartı vardır ve engelli araç alımında en önemli husus budur.

Engelli araç alım şartı:

Üzerinde ÖTV istisnalı araç kullanabilir ibaresinin bulunduğu %90 ve üzeri engelli raporu.

Eğer engellik derecesi %40 ile %90 arasında yer alıyor ise ÖTV’den muaf olunabilmesi için şartlar :

  • 18 yaşı doldurmuş olmak
  • ÖTV indiriminden faydalanacak olan bireyin ehliyetinin bulunuyor olması.
  • Engellilik durumunu göstermekte olan sağlık raporu
  • Sağlık raporunda “Sürücü belgesi alabilir” ibaresinin olması.
  • Araçta herhangi bir düzenleme yapılacaksa raporda “Tertibatlı araç kullanır.” İbaresi ve herhangi bir düzenleme yapılmayacaksa “Tertibatlı olmaksızın ÖTV indiriminden faydalanır.” ibaresi

2023 yılı güncellenen şart:

Bu yıl engelli raporuyla araç alımında getirilen şart, aracı kullanacak olan kişinin engelli birey ile aynı şehirde yaşaması olup, bu kıstasa da dikkat edilmesi gerekmektedir.

Engelli raporuyla araç almak için gereken belgeler :

  • Rapor için başvuru formu
  • Engelli Sağlık Kurulu raporuna başvurabilmek adına hastane tarafından sağlanan dilekçe
  • Engelli kişiye ait nüfus cüzdanı ve fotokopisi
  • Engellilik oranının belirlenmesi için imzalı ve onaylı muayene bilgisi
  • 5 adet vesikalık fotoğraf
  • Engelli birey eğer 18 yaşından küçük ya da işlemleri kendisi gerçekleştiremeyecek oranda bir zihinsel engele sahip ise vasi kararına ait belge

Eğer tam teşekküllü hastane tarafından alınan raporda engelli kişinin alacağı aracı kendisinin kullanabileceğine dair bir ibare varsa bu durumda engelli araç sahibinin sürücü belgesinin de alması gerektiğini belirtelim. Öte yandan engelli bireyler A ve B sınıfı ehliyeti belirli durumlarda alabilir ve sürücü belgelerinin üzerine özel durumlarını belirten bir ibare eklenmektedir.

%40 engelli raporu araç alımı

Engelli araç alımında %40 engelli raporu araç alımında bulunmak isteyen bireylerin ilk olarak durumlarını gösteren engelli raporunu alması gerekmekte olup, raporda engelli bireyin özel engelli aracını kullanmaya engel olan bir durumun olmadığı belirtilmelidir. Kişi kullanacağı aracı için H sınıfı ehliyete sahip olmalıdır ve özel donanımlı bir engelli aracı ile sınava girerek ehliyetini alabilir. Sonuç olarak %90’ın altında engeli olan sürücü, araçta engeline uygun özel aksam yaptırmak şartıyla ÖTV ödemeden araç alma hakkına sahiptir ancak bu özel aracın faklı kişilerce kullanılması yasaklanmıştır ve temel fark budur. %90 ve üzeri engele sahip olan bireylerin engelli raporlarında ise özel engelli aracını kullanmaya engel bir durumlarının olmadığı belirtiliyorsa, özel araçlarını yine kullanabilirler ancak bireyin engel durumu araç kullanmasına izin vermiyorsa, kişinin birinci dereceden üçüncü dereceye kadar olan yakınları ÖTV’siz araç satın alma hakkına sahiptir.

Engelli araç üst sınırı:

30.12.2022 tarihli 31696 Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikler kapsamında engelli bireyler için araç alımı üst limiti; 2023 yılında, motor hacmine bakılmaksızın ÖTV ve diğer vergiler dâhil olacak şekilde 1.004.200 TL olarak belirlenmiştir.

Engelli indirimiyle alınan araba satılabilir mi?

Bunun için 5 yıl şartı vardır. ÖTV muafiyetinden yararlanılıp alınan bir aracın satışı ek bir bedel ödemeden yapılabilmesi için araç alımının üzerinden beş yıl geçmiş olması gerekmektedir. Eğer 5 yıllık süre geçmemişse aracın ÖTV’si hesaplanmakta ve vergi tutarı aracı satan kişiden tahsil edilmektedir.

Böylece yazımızda sizler için engelli araç alım şartlarına, %40, %90 engelli oranlarında araç alımına, engelli araç alımı için gereken belgelere, engelli araç alım üst sınırı ile indirimli olarak alınan arabanın satım aşamasına dair bilinmesi gerekenlere değindik.

Citroen Berlingo alınır mı? Nasıldır? Hakkında bilgiler

0

Citroen Berlingo araçlarına ilişkin olarak merak edilmekte olan unsurlar bulunmakta olup, kullanıcılar Citroen Berlingo alınır mı? Berlingo nasıldır? Şeklinde sorular sorabiliyor. Peki Berlingo tercih edilebilecek bir araç mı? Bu hususta bilgilere yer verecek, Berlingo’ya dair genel itibariyle bilinmesi gerekenlere değineceğiz.

CITROEN Berlingo Azami Hızı: 88.2 mph OR 142 km/h
0 – 100 KM Verileri: 19.9 s
CITROEN Berlingo Yakıt Tüketimi
Şehir İçi: : 8.6 L/100Km
Ortalama: 5.4 L/100Km
Şehirlerarası: 6.6 L/100Km

Citroen Berlingo kronik sorunlarının neler olduğu merak edilmekte olup, bu aracı kullananlar genelde kullanıcı hatasından kaynaklanan, zamanında bakım yapılmamasından kaynaklanan sorunlar yaşıyorlar. Aynı zamanda yanlış parça kullanılması ve kalitesiz parça kullanılması nedeniyle de sorunlar görülüyor. Çok sayıda farklı sürücü tarafından araç kullanılması ya da rent a car araçları olması gibi durumlarda da olumsuz hususlar gözetilebiliyor ki bunların zaten neredeyse tüm araçlar için geçerli olan durumlar olduğunu belirtmek gerekiyor.

Berlingo araçlarında modellere de bağlı olmak kaydıyla LPG markasıyla ilişkili olacak bir biçimde benzin sorunları meydana gelebilmektedir. Bunun yanı sıra elektriksel arızaların da temel kaynağı LPG ile ilgilidir. Bunlardan başlıcaları; Stop etme, rölantide dengesiz motor devri, benzin kokusu ve gaz yememe durumlarıdır. Berlingo kullanıcıları genelde araçlarının kapılarında yer yer gıcırtı sesleri oluşmasından şikayetçi olmaktadır. Bunun yanı sıra şanzıman müşirinin soğuk hava sorunları, sıklıkla sorunsuz arıza ışığı yanması, buji ve ısıtıcı sorunları, dolayısıyla ateşleme sistemi hataları gibi arızalar rapor edilmektedir.

 

Tasarım anlamında şık olan Berlingo araçları, iç tasarım olarak ise dış tasarımdaki estetiğe nazaran daha zayıf kalıyor. Bagaj hacmi hususunda ise gayet yeterli ve başarılı araçlar olduğu, aynı zamanda iç mekan genişliği konusunda da başarılı olduğu biliniyor. Konfor açısından muadillerine nazaran ortalamanın üzerinde olan araç, yol tutuşu solarak da aynı kalibrede kabul edilebilir.

Berlingo önemli artıları:

Geniş ve ferah iç hacme sahiptirler. Şanzıman ve vites hususunda sorunsuz olarak kabul edilirler.

Berlingo öne çıkan eksileri:

Yakıt tüketimi konusunda ortalamanın üzerindedir. Koltuk konforu açısından istenen seviyede değildir ve süspansiyon sistemi zayıftır. Bunun yanı sıra kaportasının yeterli kalitede olmadığını ve servis hizmeti konusunda da pek çok önemli şikayetin olduğunu, dolayısıyla servis hizmetinin kötü olarak lanse edilebileceğini belirtmek gerekiyor.

Fransız otomotiv üreticisi Citroen’in araçları Berlingo, geniş iç hacmiyle ticari, otomobilvari sürüşüyle binek otomobil özelliklerini bir arada isteyenlerin beklentilerini karşılamaktadır.

Otomobillerdeki ses sistemleri

0

Otomobillerde pek çok donanım yer almakta olup, otomobillerdeki ses sistemleri de bunlardan biridir. Teknolojinin yoğun gelişimi ile beraber ses sistemi donanımları çeşitlenmiştir ve çeşitli şekillerde müşterilerin karşısına çıkmaktadır.

Oto ses sistemleri araçlardaki konfor seviyesini üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla faydalı olabilmektedir. Aracın içerisinde yer alan ve kullanıcı tarafından farklı şekillerde de dahil edilebilen sistemler olup, oto ses sistemlerini set halinde elde etmek mümkün olmaktadır. Fakat genel itibariyle ses sistemlerinin parçasını bilmek de önem arz etmektedir.

Ses sistemlerindeki ana parçalar

Oto ses sistemlerinde bulunan ana parçalardan bahsedecek olursak ; Amplifikatörler, hoparlörler ve ana üniteyi gösterebiliriz. Ana ünite, ses sistemi için adeta bir beyindir. Ses ve video dalgalarını ana sistemden alıp, diğer bileşenlere dağıtır. Kalitesiz bir ana ünite gerek hoparlör gerekse amplifikatörlerin kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Dolayısıyla otomobil ses sistemi satın alacakların kaliteli bir ana ünite seçimi yapması isabetli olacaktır.

Otomobil ses sistemlerinde ana üniteden gelmekte olan sesi dışarıya aktaran hoparlörlere yönelik farklı tip sistemler yer almakta olup, sistem seçiminde bulunurken sürücü bölümleri ve diğer bileşenler bakımından en uygununun tercih edilmesi gerekmektedir.

Otomobil ses sisteminde hoparlörler

Subwoofer Hoparlör:

Düşük frekansta olan ve yüksek kaliteli frekanslı bas sesleri üretebilen subwoofer hoparlörler, araç ses sistemleri içerisinde yüksek seviyede titreşime neden olmaları ile bilinmektedirler.

Koaksiyonel Hoparlör:

En yaygın araç hoparlör tipidir. Maliyeti daha düşüktür ve bu yüzden en çok tercih edilen hoparlör tipleri koaksiyonel hoparlörlerdir. Hem yüksek tiz seslerini hem de düşük frekansta olan bas sesleri aynı ünite üzerinden üretmektedir. En büyük dezavantajı ise ses kalitesinin diğer hoparlörlere nazaran daha zayıf olmasıdır.

Komponent Hoparlör:

Yüksek kalitede ses vermek açısından oldukça başarılı olan komponent hoparlör tipleri, akıllı hoparlör tiplerinin bir araya getirilerek oluşturulmuş halidir. Bas sesler üreten woofer sistemine, tiz sesler üreten tweeter sistemine ve orta sınıf hoparlör içeren ayrı sürücü sistemlerine sahiptir. Kurulum esnasında her hoparlöre ayrı bir sürücü eklemek gerekmektedir ve bunun için de daha büyük bir amplifikatör sistemine sahip olunması gerekebilmektedir.

Amplifikatör

Daha çok Amfi olarak isimlendirilmekte ve bilinmektedirler. Görüntüleme ve dinleme kalitesinde üst seviye bir deneyim sunmaktadırlar. Ana üniteden, hoparlöre giden sinyal sistemini artırmaktadırlar. Bunun yanı sıra sistem üzerinde daha başarılı bir ses seviyesi oluşturulmasına imkan sağlamaktadır. Araç ses sistemi içerisinde ses kalitesini artıran bir ünite olarak kullanılan amplifikatörleri özellikle bagaj bölgesine yerleştirdiğinizde daha iyi bir ses elde etmeniz mümkün olacaktır.

Oto ses sistemlerinde başarılı sonuçlar elde edebilmek için montaj önemli bir husustur ve doğru yapılmayan bir ses montajı nedeniyle aracın elektrik aksamında problemler medyana gelebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle ses sistemi montajlarının profesyonellerce yapılması gerekmekte olup, bu hususta oto servis uzmanlarından destek alınabilmektedir. Bu arada hoparlör kablo yapılarının 12awg gücü verecek potansiyelde olmasının da sesin daha iyi şekilde çıkmasını sağlayacak bir unsur olduğunu söyleyebiliriz.