Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Araç Ömrünü Uzatmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Yeni içeriğimizde aracınızın ömrünü uzatmak için hangi unsurlara dikkat etmeniz gerektiğiyle ilgili bilgiler veriyor, araç ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken unsurlara değiniyoruz.

Araç Ömrünü Uzatmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

1. Periyodik Bakımları Aksatmamak

Aracınızın üretici tarafından belirlenen periyodik bakım çizelgesine uymak, aracın tüm sistemlerinin verimli çalışmasını mümkün hale getirir. Yağ, filtre, bujiler ve diğer sıvıların kontrol edildiği bu bakımlar, aracınızın ömrünü uzatmanın en etkili yollarından biri olarak kabul edilir. Bunun yanı sıra, periyodik bakımlarda gözden kaçabilecek küçük arızalar erken tespit edilerek büyük sorunların önüne geçilmelidir.

2. Düzenli Yağ Değişimi

Motor yağı, aracınızın en kritik unsurlarından biridir. Yağ, motorun içindeki hareketli parçaların sürtünmesini azaltarak aşınmayı önleme görevini yerine getirir. Zamanla motor yağı kirlenir ve özelliklerini yitirir. Bu da motorun zorlanmasına ve parçaların daha hızlı aşınmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenlerle aracınızın motor yağı seviyesini düzenli olarak kontrol etmek ve önerilen aralıklarla değiştirmek, motor ömrünü uzatmada önemli bir adım olarak kabul edilebilir.

3. Fren Sistemi Kontrolü

Frenler, aracın en hayati güvenlik sistemlerinden biridir. Zaman içerisinde fren balataları ve diskler aşınır ve fren performansında azalma meydana gelebilir. Düzenli olarak fren sisteminin kontrol edilmesi, hem sürüş güvenliğinizi artırır hem de aracın diğer parçalarının zarar görmesinin önüne geçer. Ayrıca, fren hidroliğini de belirli periyotlarla kontrol etmek ve değiştirmek elzemdir.

4. Lastik Bakımı ve Rot Balans Ayarı

Lastikler, aracın yolla olan tek temas noktası olduğundan ayrıca önem arz ederler. Lastiklerin durumunu kontrol etmek ve düzenli olarak rot balans ayarını yaptırmak hem güvenliğinizi sağlar hem de lastik ömrünü uzatır. Düzgün hizalanmamış lastikler, aracınızın yol tutuşunu olumsuz etkileyebilir ve lastiklerin düzensiz aşınmasına yol açar. Ayrıca, lastik basıncını düzenli kontrol ederek yakıt tasarrufu da sağlayabilirsiniz.

5. Hava Filtresi Temizliği

Aracın hava filtresi, motorun temiz hava almasını mümkün hale getirmekte ve bu sayede motor performansı artmaktadır. Çünkü kirli olan hava filtresi, motorun gereksinim duymakta olduğu havayı almasını engeller ve yakıt tüketimini artırır. Hava filtresini belirli aralıklarla kontrol edip temizlemek veya değiştirmek, motorun daha verimli çalışmasını mümkün hale getirmekte, aracın ömrünü kayda değer oranda uzatmaktadır.

6. Akü Bakımı

Araç aküsü, aracın elektrik sistemini çalıştıran önemli bir bileşendir. Akü bağlantı noktalarının temiz tutulması ve akü seviyesinin düzenli kontrol edilmesi, akünün ömrünü uzatır. Özellikle kış aylarında düşük sıcaklıkların akü performansını olumsuz etkilediğini unutmamak gerekir. Bu yüzden akünün doluluğunu düzenli aralıklarla kontrol etmek önemlidir.

7. Soğutma Sistemi ve Antifriz 

Motorun ısısını dengede tutmak, motorun uzun ömürlü olmasını mümkün hale getirmekte olan önemli bir kıstastır. Soğutma sistemi ve radyatör sıvıları, motorun aşırı ısınmasını önlemektedir. Antifriz seviyesinin düzenli olarak kontrol edilerek soğutma sisteminin verimli çalışması mümkün kılınır. Bunların yanı sıra soğutma sıvısının zamanında değiştirilmesi, korozyonun önlenmesine yardımcı olur.

Netice itibariyle yukarıda yer vermiş olduğumuz maddeler, sadece aracınızın ömrünü uzatmanın yanında yakıt tasarrufunu mümkün hale getirmekte ve sürüş güvenliğini artırmaktadır. Dolayısıyla araçların bakımlarının aksatılmaması, araç ömrünün uzun olması açısından en önemli kıstasların başında gelmektedir.

Otomobillerde Fren Sistemleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Otomobillerde fren sistemleri, güvenliği sağlayan en kritik bileşenlerin başında gelmektedir. Çünkü kullanmakta olduğunuz aracı durdurmak, hızını kontrol etmek için frenlerden yararlanırsınız. Araç hızını kontrol etmek, durdurmak veya yavaşlatmak için kullanılan fren sistemleri, sürücülerin ve yolcuların güvenliğini korur.

Günümüzde birçok farklı fren sistemi teknolojisi geliştirilmiştir ve her birinin kendine has avantajları bulunmaktadır. Hemen aşağıda fren sistemleri hakkında bilinmesi gerekenlere maddeler halinde yer verdik ve fren sisteminin türlerine değindik:

Fren Sistemleri Türleri:

-Kampanalı Frenler

Kampanalı frenler, genellikle eski modellerde veya arka tekerleklerde kullanılmaktadır. Bu sistemde, iç kısmında balataların yer aldığı bir kampana bulunur ve fren pedalına basıldığında bu balatalar kampanaya doğru itilir. Sürtünme sonucunda aracın hızı azalır. Kampanalı frenler, daha kapalı bir sistem olduğundan toz ve kirden daha az etkilenmektedir fakat disk frenlere göre ısıya karşı daha az dayanıklıdır ve daha uzun mesafede durdurma sağlamaktadır.

-Disk Frenler

Disk frenler, modern otomobillerde en yaygın kullanılan fren türü olarak karşımıza çıkar. Disk fren sisteminde tekerlekle bağlantılı dönen bir disk bulunur ve fren pedalına basıldığında bu diske bağlı balatalar sıkışarak sürtünme meydana getirir. Disk frenlerin en büyük avantajı, yüksek ısı dayanıklılığı ve hızlı soğuma kapasitesidir. Bu nedenle, sürekli frenleme gereken durumlarda bile etkili performans sunmasıyla bilinirler.

ABS (Antiblokaj Fren Sistemi)

ABS, frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen bir sistem olarak karşımıza çıkar. Mesela ani olarak fren yapıldığında tekerleklerin kilitlenmesi aracın kaymasına neden olabilir ve kontrol kaybı yaşanabilir. ABS, fren basıncını sürekli olarak düzenleyerek tekerleklerin kaymasını önler ve sürücünün direksiyon kontrolünü korumasını mümkün hale getirir. Günümüzde birçok modern araçta standart olarak sunulan ABS, özellikle acil durum frenlemesinde büyük avantaj sağlamasıyla bilinmektedir.

Fren Sistemlerine Yönelik Genel Bilgiler:

-Fren Sistemi Seçimi

Yeni bir otomobil satın alırken veya mevcut aracın fren sistemini yenilerken, sürüş alışkanlıklarının ve ihtiyaçların göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer yüksek hızda araç kullanılıyorsa veya sık sık uzun yolculuklar yapılıyorsa, disk frenler ve ABS sistemine sahip bir araç tercih edilmelidir. Şehir içi kısa mesafeli sürüşler içinse kampanalı frenler de yeterli olabilir. Ayrıca, araçların fren performansını artıran ek sistemlerin (EBD, fren asistanı) de sürüş güvenliğini artıran unsurlar arasında yer aldığı unutulmamalıdır.

-Fren Bakımının Önemi

Fren sistemlerinin güvenilir bir şekilde çalışabilmesi için düzenli olarak bakım gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Fren balatalarının, disklerin ve kampanaların aşınma durumunun belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, fren hidroliği seviyesi de düzenli olarak gözden geçirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmesi önerilmektedir.

Netice itibariyle otomobillerde fren sistemleri, sürüş güvenliği açısından büyük bir öneme sahiptir. En mühim unsur ise fren sistemlerinin düzenli bakımının yapılması ve olası bir aksaklık halinde hızlı müdahalede bulunulmasıdır.

Cherry Marka Araç Alınır Mı?

0

Son zamanlarda Çinli markaların Türkiye otomobil pazarındaki etkisi artıyor. Cherry de bu alanda dikkat çeken markalardan biri. Peki Cherry marka bir araç satın alınmalı mı? Yazımızda detaylı olarak irdeliyoruz.

Otomobil dünyasında özellikle son yıllarda adını sıkça duyduğumuz markalardan biri de Cherry oldu. Çin merkezli olan bu marka, uygun fiyatlı otomobilleri ve sunduğu geniş model yelpazesi ile dünya genelinde giderek daha fazla ilgi görüyor. Türkiye pazarı da bu ilgiden nasibini alıyor. Peki Cherry marka araçlar gerçekten alınır mı? Bu sorunun cevabını birkaç önemli başlık altında inceleyelim.

Fiyat-Performans Dengesi

Cherry’nin en büyük avantajlarından biri, fiyat-performans dengesini iyi kurmuş olmasıdır. Diğer büyük markalara kıyasla çok daha uygun fiyatlarla kaliteli araçlar sunması, özellikle bütçe dostu bir araç arayanlar için önemli bir tercih sebebi oluyor. Özellikle ilk kez otomobil sahibi olacaklar için Cherry modelleri oldukça cazip hale geliyor. Bununla birlikte, Cherry araçların ikinci el piyasası ve yeniden satış değerleri konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Çin markası olması ve henüz global pazarda tam anlamıyla oturmuş bir algı oluşturmaması, Cherry araçların değer kaybını hızlandırabiliyor.

Cherry Araçların Tasarımı ve Donanımı

Cherry marka araçlar, son yıllarda tasarım anlamında büyük bir ilerleme kaydetti. Önceleri daha sade ve basit tasarımlar sunan marka, şimdilerde modern, şık ve göze hitap eden otomobiller üretiyor. Özellikle SUV modelleri ile dikkat çekmekte olup, bu bağlamda geniş iç hacim ve teknolojik donanım özellikleriyle geliyor. Apple CarPlay, dokunmatik ekranlar, geri görüş kameraları ve park sensörleri gibi donanım seçenekleri, Cherry araçları rakiplerine göre cazip kılıyor.

Öte yandan her ne kadar donanım açısından tatmin edici olsa da, bazı kullanıcılar Cherry’nin malzeme kalitesinin orta seviyede kaldığını belirtiyor. Özellikle uzun vadeli kullanımda iç mekanda aşınmalar ve plastik parçaların dayanıklılığı konusunda zaman zaman şikayetler olduğu gözlemleniyor.

Performans ve Motor Seçenekleri

Cherry marka araçların performans tarafında ise çeşitli motor seçenekleri taktim edilmektedir. Benzinli, dizel ve hibrit motor alternatifleri sayesinde farklı ihtiyaçlara cevap verebilir. Özellikle şehir içi kullanımlar için uygun olan bu motorlar, yakıt ekonomisi açısından da avantaj sağlamaktadır. Fakat yüksek performans arayan sürücüler için Cherry’nin motor seçenekleri yeterli olmayabilir. Marka, daha çok aile kullanımı ve şehir içi sürüşe odaklandığı için, spor ve yüksek hız tutkunlarına hitap eden modeller üretmemektedir.

Güvenlik ve Dayanıklılık

Güvenlik ve dayanıklılık araç seçiminde en önemli kriterlerden biridir. Cherry, bu alanda da son yıllarda önemli adımlar attı. Euro NCAP gibi güvenlik testlerinde ortalama puanlar alarak, temel güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye geldiğini gösterdi. Aynı zamanda gelişmiş sürücü destek sistemleri ve hava yastıkları gibi standart güvenlik donanımları ile güvenlik konusunda önemli bir eksiklik oluşturmamaktadır.

Öte yandan uzun ömürlülük ve dayanıklılık açısından, Cherry marka araçların Japon ve Alman rakiplerine kıyasla biraz geride kaldığı söylenebilir. Araçların yedek parça temini ve servis ağı da henüz geniş bir yaygınlığa sahip olmadığından Cherry’nin bu alanlarda eksiklikleri göze çarpıyor. Özellikle küçük şehirlerde yaşayanlar için Cherry araçların bakım ve tamir hizmetinin alınması zorlayıcı olabiliyor.

Aracı Vizeye Sokmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Aracı vizeye sokmadan önce dikkat edilmesi gereken birçok önemli detay bulunur. Araç muayenesi, sürüş güvenliğinin sağlanması ve yasal zorunlulukların yerine getirilmesi açısından oldukça kritiktir. Aracınızın trafik kurallarına uygun olduğunu ve herhangi bir sorun çıkmadan muayeneden geçebileceğini garanti altına almak için hazırlık yapmak elzemdir. Araç muayene kaçağı olduğunda her an cezai işleme tabi tutulabilirsiniz. Dolayısıyla aracınızı vizeye sokmadan önce göz önünde bulundurmanız gereken unsurları atlamamanızı öneririz.

Fren Kontrolü

Fren sistemi, aracın güvenliğini doğrudan etkileyen önemli unsurdur. Fren balatalarının aşınmış olup olmadığı, fren hidrolik seviyesinin yeterli düzeyde bulunup bulunmadığı gibi konular mutlaka gözden geçirilmelidir. Araç muayenesinde fren sistemi detaylı bir şekilde incelenmekte olduğundan ve en başta can güvenliğiniz açısından fren performansında bir problem olmadığından emin olun.

Lastiklerin Durumu

Lastikler, aracın yola tutunmasını sağlayan en önemli parçalardan biridir. Lastiklerin diş derinliği ve genel durumu muayene esnasında kontrol edilmektedir. Yasalar gereği lastik diş derinliği en az 1,6 mm olmalıdır. Ayrıca, lastiklerde yırtık, aşınma ya da balon gibi deformasyonlar varsa, muayeneden geçme şansı oldukça düşer. Bu nedenle, lastiklerinizi düzenli olarak kontrol ettirip gerekiyorsa değiştirmek gerekir.

Aydınlatma Sistemi

Aracın farları, sinyalleri, stop lambaları ve plak aydınlatmaları gibi tüm aydınlatma sistemlerinin düzgün çalışıyor olması gerekmektedir. Örneğin park lambası yanmadığı için vizeden geçilemez. Bunun yanı sıra aracınızın far ayarları düzgün değilse mutlaka ayar yaptırmanızı öneririz.

Süspansiyon Sistemi

Aracın yol tutuşu ve sağladığı konfor için son derece önemli olan süspansiyon sistemi hususunda kontrol yapılmalıdır. Amortisörlerde ya da diğer süspansiyon bileşenlerinde aşınma, yağ sızıntısı gibi problemler varsa, muayene sırasında bu durum fark edilecektir. Süspansiyonun düzgün çalıştığından emin olmak için düzenli olarak kontrol yaptırmak önem arz eder.

Camlar ve Aynalar

Aracın tüm camları ve aynaları sağlam olmalıdır. Ön camda çatlak veya kırık bulunmaması, yan aynaların eksiksiz ve fonksiyonel olması muayeneden geçmek için gereklidir. Aynaların ayarlanabilir olması ve tüm camların iyi bir görüş açısı sunması, sürüş güvenliği açısından da elzemdir.

Emniyet Kemeri Kontrolü

Emniyet kemerleri tüm yolcular için sorunsuz çalışıyor olmalıdır. Kemerlerin yırtık veya aşınmış olup olmadığı kontrol edilmeli ve gerekli tamiratlar yapılmalıdır. Bunun yanı sıra eğer hava yastığı arızası varsa, bu durum aracın vizeden geçmesini engelleyebilir.

Egzoz Emisyon Testi

Egzoz emisyon testi, aracın çevreye zararlı gaz salınımını kontrol etmek için yapılır. Aracınızın egzoz emisyon değerlerinin yasal sınırlar içinde olup olmadığını kontrol ettirmek, muayeneden geçmenizi sağlayacaktır. Aracın eğer yetkili mercide yaptırılmış bir egzoz emisyon testinde başarılı sonucu yok ise o halde vizeden geçemez.

Bunların yanı sıra, aracı vizeye götürmeden önce tüm belgelerinizin tam olduğundan emin olmalısınız. Ruhsat, sigorta poliçesi ve varsa egzoz emisyon ölçüm belgesini yanınıza almalısınız.

Yıllık Bakım Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Otomobillerde yıllık bakım yaptırırken nelere dikkat edilmesi gerekir? Yazımızda bu hususta bilinmesi gerekenlere yer vermekteyiz.

Otomobiller günümüzde modern hayatın vazgeçilmez araçlarıdır ve uzun süre sorunsuz bir şekilde çalışabilmeleri için düzenli bakım gerekir. Yıllık bakım, aracınızın performansını en üst seviyede tutmanın yanı sıra güvenliğinizi de sağlar ve yıllık bakım sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Bu yazımızda, otomobil yıllık bakımını yaptırırken göz önünde bulundurmanız gereken hususları detaylı bir şekilde irdeliyoruz.

Yağ Değişimi ve Filtre Kontrolleri

Otomobilin motorunun sağlıklı çalışabilmesi için en önemli unsurlardan biri yağ değişimidir. Motor yağı, motor parçalarının birbirine sürtünmesini engelleyerek aşınmayı önler ve motorun düzgün çalışmasını mümkün hale getirir. Yıllık bakımda, motor yağınızın değiştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, hava filtresi, yağ filtresi ve yakıt filtresi de düzenli olarak kontrol edilmeli ve gerekirse değiştirilmelidir. Filtrelerin tıkalı olması, aracın performansını olumsuz etkiler ve uzun vadede aracın zarar görmesine sebep olur.

Fren Sistemi Kontrolü

Frenler, güvenli sürüş için kritik önem arz etmektedir. Yıllık bakımda fren disklerinin balatalar ve fren sıvısının mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Eğer fren balatalarınız aşındıysa değiştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, fren sıvısının seviyesinin yeterli olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Fren sisteminin düzgün çalışması, kaza riskini en aza indirir ve sürüş güvenliğini büyük oranda artırır.

Lastik Durumu ve Rot Balans Ayarı

Lastikler, aracınızın yol tutuşunu doğrudan etkileyen temel unsurlardandır. Yıllık bakımda lastiklerinizin diş derinliği, hava basıncı ve genel durumu kontrol edilmelidir. Aksi takdirde, yolda kayma, aşırı aşınma veya patlama gibi risklere davetiye çıkarılır. Ayrıca, rot balans ayarının da yapılması ve lastiklerin eşit bir şekilde aşındığından emin olunması gerekmektedir. Yalnızca lastiklerin değil, jantların da kontrol edilmesi gerekir.

Vites ve Debriyaj Kontrolleri

Vites sistemi ve debriyaj, aracın performansını doğrudan etkileyen önemli unsurlardır. Vites geçişleri düzgün değilse, bu durum şanzıman sorunlarına yol açabilmektedir. Yıllık bakımda, vites sisteminin ve debriyajın kontrol edilmesi gerekir. Vites geçişlerinde zorluk yaşanıyorsa, bu durum mekanik bir sorunun belirtisi olabilir ve hemen müdahale edilmesi önem arz eder.

Akü Kontrolü

Otomobil aküsü, arabanın elektrik sisteminin düzgün çalışabilmesi için oldukça önem arz etmektedir. Yıllık bakımda akü terminal bağlantıları kontrol edilmelidir. Ayrıca, akü şarj seviyesi ve ömrü de gözden geçirilmelidir. Akünüzün bitmesi, aracınızın çalışmamasına sebep olabilir. Bu yüzden akünün yıllık bakım sırasında kontrol edildiğinden emin olun.

Soğutma Sistemi ve Antifriz Kontrolü

Otomobilin soğutma sistemi, motorun aşırı ısınmasını engeller ve uzun ömürlü olmasına yardımcı olur. Yıllık bakımda, soğutma sıvısının seviyesi ve antifriz oranı mutlaka kontrol edilmesi gerekir. Antifriz, özellikle kış aylarında motorun donmasını önler ve aşırı ısınmayı engeller. Soğutma sıvısının seviyesinin düşmesi, motorun ciddi şekilde zarar görmesine yol açabileceğinden bu unsura dikkat edilmesi önemlidir.

Egzoz Sistemi ve Emisyon Testi

Egzoz sistemi, aracın zararlı gazları dışarı atmasını sağlar. Egzoz borularında veya susturucularda meydana gelen bir tıkanıklık nedeniyle motorun verimli çalışması söz konusu olmaz. Ayrıca çevrecilik açısından aracınızın çevreye olan etkisini kontrol etmeniz de önemlidir.

Otomobillerde yıllık bakım, aracınızın uzun ömürlü olmasını ve sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakta olup, günümüzde yıllık bakımlarda genelde yağı ve filtre kontrolü ile fren kontrolü yapılıp fazlası göz önünde bulundurulmayabilsede yukarıdaki tüm maddelerin yıllık bakım esnasında muhakkak göz önünde bulundurulup kontrol ettirilmesini öneriyoruz.

Kış Aylarında Güvenli Sürüş İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Kış aylarında araç kullanırken zorlu hava koşulları ve kaygan yollar sebebiyle diğer mevsimlere kıyasla daha dikkatli olmak gerekir. Soğuk hava, kar, buz ve yağmur gibi etkenler, güvenli bir sürüş deneyimi yaşamanızı zorlaştırabilir. Bu yazıda, kışın güvenli sürüş için almanız gereken önemli önlemler ve ipuçları hakkında bilgiler sağlayacağız.

Kış Bakımı

Aracın bakımlarının yaptırılması güvenli sürüş açısından oldukça önem arz etmektedir. Antifriz seviyesini kontrol etmek, motorun donmasını engellemek için oldukça önem arz eder. Bunun yanı sıra cam sileceklerinin düzgün çalıştığından ve cam suyu deposunda antifrizli cam suyu olduğundan emin olmanızı öneririz. Akü de kış aylarında çabuk boşalabileceğinden akü durumunun kontrolünü sağlamalısınız. Kış aylarında araç kullanırken her türlü olumsuz duruma hazırlıklı olmak önemlidir. Aracınızda bir acil durum kiti bulundurmak, uzun yolda ya da kötü hava koşullarında hayat kurtarıcı olabilir.

Kış Lastiği Kullanımı

Kış aylarında güvenli sürüşün en temel unsuru kış lastikleri kullanmaktır. Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda bile esnek kalabilen özel bir kauçuk bileşimine sahip olduklarından, buzlu ve karlı yollarda daha iyi tutunmayı mümkün hale getirecektir. Kış lastikleri, fren mesafesini önemli ölçüde azaltarak olası kazaları önleyebilir ve bunun yanı sıra lastiklerin hava basıncını düzenli olarak kontrol etmeyi ihmal etmemek elzemdir. Çünkü soğuk hava lastik basıncında değişikliğe neden olur.

Yavaş ve Kontrollü Sürüş

Son olarak kış aylarındaki yol koşullarının zor olduğunu göz önüne alarak dikkatli sürüş sağlamaya ve özellikle kaygan zeminde fren yaparken aracınızın kaymaması için daha dikkatli olmaya çalışın. Aracın kayma riskini azaltmak için keskin virajlardan kaçının ve takip mesafesini artırın. Fren yaparken ani hareketlerden kaçının ve mümkün olduğunca yavaşlayarak durmayı deneyin. Takip mesafesinin korunması kış aylarında daha da elzemdir.

Aracınızı Temiz Tutun

Kış aylarında yol koşulları bir hayli kötüleşebilir ve görüş mesafeniz azalabilir. Bu nedenle aracınızın özellikle farlarının temiz ve çalışır durumda olduğundan emin olun. Ayrıca farlarınızı açık tutmak, hem sizin yolu daha iyi görmenizi hem de diğer sürücülerin sizi fark etmesini sağlar. Kışın kötü bir havada araba sürerken hava aydınlık dahi olsa park ışıklarınızın yanıyor olması önemlidir.

Yokuşlarda Ayrıca Dikkat Edin

Kışın yokuş çıkmak veya inmek oldukça zor olabilir. Karlı, buzlu yollarda yokuş çıkarken gaza yavaşça basın ve mümkün olduğunca sabit hızla devam edin. Yokuş aşağı inerken ise frene ani basmaktan ise kaçının.

ÖTV’siz Araç Alımı Yeni Düzenleme 2025 : Geriye Dönük ve 10 Yıl Bekleme Şartı

0

Türkiye’de engellilere yönelik ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) muafiyetinden yararlanarak araç alımı hali hazırda mümkün durumdadır. Engellilere tanınan bu avantaj, hem engelli bireylerin mobilite ihtiyaçlarını karşılamak hem de yaşam kalitelerini artırmak amacıyla sunulmaktadır. Ancak, bu hakka ilişkin bazı düzenlemeler ve sınırlamalar bulunduğunu önemle belirtmek gerekiyor. Özellikle son yapılan değişiklikler, 2025 yılında ÖTV’siz araç alımında önemli yenilikler getirdi.

25 Aralık 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile engellilerin ÖTV’siz araç alımlarında süre ve bazı kısıtlamalarda değişikliğe gidildi. Gerçekleştirilen yeni düzenleme ile birlikte engellilere tanınan ÖTV muafiyetiyle alınan araçların alım-satım kuralları güncellendi.

ÖTV’siz Araç Alımında 10 Yıl Bekleme Şartı

ÖTV’siz araç alımlarında önceki düzenlemelerde, engelli bireyler araçlarını satın aldıktan sonra 5 yıl boyunca satamıyordu.  25 Aralık 2024 tarihli yeni düzenleme ile bu süre 10 yıla çıkarılmış durumda. Yeni kararın geriye dönük işlevi de bulunuyor.

Önceden Araç Alanlar Ne Yapacak?

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ÖTV’siz araç almış olan engelli bireyler, araçlarını 5 yıl dolduğunda cezasız olarak satabilecekler. Ancak, bu kişilerin yeni bir ÖTV’siz araç alabilmeleri için 10 yıl beklemeleri gerekecek. Örneğin, 3 yıl önce ÖTV muafiyetinden yararlanarak bir araç alan bir kişi, aracını 2 yıl sonra satabilir ancak yeni bir araç almak için 7 yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Yüzde 90 ve Üzeri Engel Durumu İçin ÖTV Muafiyeti

ÖTV muafiyetinden yararlanabilmek için engellilik oranı oldukça önemli bir kriter. Bu düzenleme, yüzde 90 ve üzeri engel durumuna sahip bireyler için geçerli. Yani, engellilik oranı yüzde 90’ın üzerinde olan bireyler, ÖTV muafiyeti ile araç satın alabiliyorlar. Bunun yanı sıra, araç alımında uygulanacak olan üst limitler de her yıl güncelleniyor. 1 Ocak 2025 itibariyle bu limit, yüzde 43,93 oranında bir artışla 2 milyon 247 bin 114 TL olarak belirlendi. Bu, engelli bireylerin bu muafiyetten yararlanarak alabilecekleri aracın azami bedelini ifade etmektedir.

Yüzde 40 Yerlilik Şartı

Yeni düzenleme ile birlikte getirilen bir diğer önemli yenilik ise araçların yerlilik oranı ile ilgilidir: ÖTV muafiyetinden yararlanılarak alınacak araçlarda yüzde 40 yerlilik şartı aranmaktadır. Bu, Türkiye’de üretilen ve yerli parçaların en az yüzde 40 oranında kullanıldığı araçların bu muafiyet kapsamında değerlendirileceği anlamına gelmektedir. Böylece yerli üretim araçlara olan talebin de artması hedefi bulunuyor.

ÖTV’siz Araç Alımının Avantajları

Engellilere tanınan ÖTV muafiyeti, araç fiyatlarında önemli bir düşüş sağlıyor. ÖTV, araç fiyatlarına doğrudan yansıyan ve yüzde 50 ila 220 arasında değişebilen bir vergidir. ÖTV’den muaf tutulmak, araç alımında ciddi bir ekonomik avantaj sunuyor. Bu sayede engelli bireyler, ihtiyaç duydukları araca daha uygun fiyatlarla sahip olma şansına erişiyor.

SUV ve Sedan Araçlar Arasındaki Farklar : Size En Uygun Tercihi Yapın

0

Günümüzde bir araç satın alırken karşınıza çıkan en popüler seçeneklerden ikisi SUV ve sedan modellerdir. Her iki araç tipi de farklı avantajlar sunar ve kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih edilmesi daha uygun olur. Bu yazıda, SUV ve sedan araçlar arasındaki farkları inceleyerek, hangi araç türünün sizin için daha uygun olduğuna karar vermenizi daha kolay hale getireceğiz.

SUV ve Sedan Araçlar Arasındaki Farklar

SUV Nedir? SUV Araçların Özellikleri:

SUV (Sport Utility Vehicle), yüksek yapısı, geniş iç hacmi ve güçlü motor seçenekleri ile bilinen bir araç sınıfıdır. SUV araçlar, genellikle yüksek oturma pozisyonu sunar, bu da sürücülere yola daha geniş bir bakış açısı kazandırır. Ayrıca SUV’lar, yerden yüksek olmaları sayesinde engebeli yollar ve zorlu arazilerde daha iyi performans da ortaya koyarlar.

SUV’ların büyük bagaj hacmi de kalabalık aileler veya çok sayıda eşya taşımak zorunda kalan sürücüler için oldukça avantajlıdır. Birçok SUV modeli dört tekerlekten çekiş (4×4) sistemi ile donatılmış durumdadır. Bu sayede araç, zorlu hava ve yol koşullarında daha güvenli ve stabil olmaktadır. Özellikle doğa gezileri, kamp veya off-road maceraları sevenler için SUV’lar daha uygun bir seçenek olacaktır.

Sedan Nedir? Sedan Araçların Özellikleri:

Sedan araçlar, genellikle şehir içi sürüşe ve günlük kullanıma uygun yapıda olan araç modelleridir. Genel olarak SUV’lara nazaran daha ekonomiktirler. Yakıt tasarrufu açısından avantajlıdırlar. Hafif yapıları ve daha düşük ağırlık merkezleri sayesinde sedanlar, yolda daha dengeli ve sportif bir sürüş sunar. Özellikle şehir içi kullanımlarda, manevra kabiliyetleri sayesinde park etme ve dar alanlarda sürüş daha kolay olmaktadır.
Sedanlar, konforlu sürüş sunan araçlardır ve genellikle iş dünyasındaki bireyler veya küçük aileler tarafından yaygın olarak tercih edilir. Daha küçük boyutlarına rağmen geniş iç hacim sunan sedanlar, yolcular için rahat bir yolculuk sağlar. Bagaj hacmi, SUV’lara göre daha küçük olabilir ancak günlük ihtiyaçlar için yeterlidir.

SUV ve Sedan Araçlar Arasındaki Temel Farklar

Boyut ve Yükseklik: SUV’lar, sedanlara kıyasla daha büyük ve yüksek yapılıdır. Bu, SUV’ları daha geniş ve ferah bir iç hacimle sahip olduğunu gösterir.

Yol Tutuş ve Performans: Sedanlar, düşük ağırlık merkezleri sayesinde yolda daha iyi tutunur ve daha spor bir sürüş deneyimi sunar. SUV’lar ise zorlu yol koşullarında üstün performans göstermeleriyle dikkat çeker.

Yakıt Tüketimi: Sedan araçlar, genellikle daha hafif oldukları için yakıt tasarrufu sağlar. SUV’lar ise daha büyük ve güçlü motorlara sahip olduğundan daha fazla yakıt tüketebilirler ancak elbette bu durumun bazı istisnaları gözlemlenebilir.
SUV’lar genellikle aileler, doğa gezileri ve uzun yolculuklar için idealken, sedanlar şehir içi kullanımlar ve küçük aileler veya bireysel kullanıcılar için daha uygundur.

SUV mu Sedan Mı? Sizin için hangisi daha uygun?

Eğer geniş bir aileye sahipseniz, sık sık uzun yolculuklar yapıyorsanız ya da doğa sporlarına meraklıysanız SUV sizin için ideal bir seçenek olacaktır. Ancak, şehir içinde daha pratik, ekonomik ve konforlu bir araç arıyorsanız, sedan araçlar daha uygun bir seçim olacaktır.

Emme Manifoldu Nedir? Emme Manifoldu Arıza Belirtileri

0

Manifoldu etkilemekte olan sızıntılar, hasarlar veya bağlantılarda meydana gelen sorunlar sebebiyle oluşan bir motor problemi olan emme manifoldu arızası, motorun performansı üzerinde olumsuz etkilerde bulunabilmekte ve araç sürüş kalitesinde bozulmalara sebebiyet verebilmektedir.

Motorun yanma odası veya hava – hava-yakıt karışımını yönlendirmekte olan emme manifoldu bileşeni, motorun verimliliği ve en doğru şekilde çalışabilmesi açısından önemlidir. Hava ve yakıt karışımının silindirler arasında eşit olarak dağıtılmasını sağlamakta ve böylece motor performansını önemli oranda optimize etmektedir. Fakat zaman içerisinde kendiliğinden veya çeşitli dış etkenler sebebiyle arıza yapabilmektedir.

Emme manifoldu arıza belirtileri:

En temel arıza belirtilerinden biri motor gücünde azalma meydana gelmesidir. Çünkü emme manifoldu bozulduğu zaman motor, ihtiyaç duyduğu hava akışını alamayabilir ve bu yüzden daha az performans verir. Bu da aracın hızlanmada zorlanması ve genel itibariyle motor gücünün azalmasıyla sonuçlanır.

Bir başka temel arıza belirtisi ise aracın motor arıza ışığının yani Check Engine ışığının yanmasıdır. Motor kontrol ünitesi tarafından algılanarak gösterge panelinde arıza ışığı yanabilmektedir. Bunun yanı sıra yakıt tüketiminde artış da meydana gelmektedir. Araç daha çok yakıt tüketmeye başlar. Bunların yanı sıra egzozdan duman gelmesi veya egzozun normalin dışında sesler çıkarması da emme manifoldunda sorun olduğunu gösterebilir.

Emme manioldu arızası nasıl giderilir?

Arızanın giderilmesi için ilk olarak tespitinin yapılması ve doğru hamlenin sergilenmesi gerekir. Örneğin sorun contadan kaynaklanıyor ise o halde arızalı olan contanın değiştirilmesi gerekmektedir. Motor performansı böylece hızlıca toparlanabilir. Conta değişimi basit bir işlemdir ve sık tercih edilir.

Uygulanabilecek bir başka çözüm yöntemi karbon temizliğidir. Karbon tortuları temizlenirse hava akışı daha iyi olacaktır. Bunun yanı sıra vakum hortumları ve bağlantılarının kontrol edilerek kaçakların tespit edilmesi gerekir. Aynı zamanda manifold çatlamış veya hasar görmüş ise tamiri genellikle mümkün olmaz ve komple değişik gerekir. Bu da yeni bir emme manifoldunun monte edilmesi anlamına gelir ve bu da maliyetli olacaktır.

Kullanıcılar araç performansını artırabilmek için emme manifoldu temizliğine gidebilirler. Bu, motor performansını artırmanın yanında karbon birikimini de önleyecektir. Bunun için gerekli olan temel malzemeler fırça, tornavida seti, eldiven ve temizlik bezidir.

Emme manifoldu nasıl temizlenir?

Aracın düz bir yere park edilip motorunun kapatılması ve motor soğukken akü bağlantısının güvenlik için kesilmesi gerekir. Ardından hava filtresi ve poyrağı çıkarılıp emme manifolduna erişilir. Manifold, tornavida ve anahtar kullanılarak bağlantı vidaları aracılığıyla sökülür.

Ardından temizlik spreyi uygulayıp sert fırça ile manifoldu nazikçe fırçalamak ve karbon ile kirleri çıkarmak gerekir. Ardından temizlediğiniz alanı temiz bir bezle silip kalan kalıntıların yok edilmesi gerekir. Ardından yerine yerleştirip vidaları sıkıca sıkmak suretiyle uygulanabilir.

Emme Manifoldunu İptal Etmek Sorun Oluşturur Mu?

Emme manifoldunun olmaması veya sürekli olarak arıza kalması zaman içerisinde motorda performans sorunlarının artması ve motorun aşırı ısınmasına sebebiyet verecektir. Aynı zamanda emisyon standartları karşılanmadığından yasal sorunlar ortaya çıkabilir.

Aracı Hızlı Satmanın Püf Noktaları

0

Aracınızı bazen ani nakit ihtiyaçlarından veyahut farklı nedenlerden hızlıca satmak isteyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda bazı püf noktalara dikkat edildiği taktirde aracınızı daha hızlı bir şekilde satabilirsiniz. Peki söz konusu püf noktalar nelerdir? Şimdi bu hususu detaylı şekilde ele alacağız.

Günümüzde en zahmetsiz ve en hızlı şekilde araç satışı yapabilmek için kurumsal firmalar tarafından sağlanan bazı özel servisler sunulmaktadır. Ancak bu tarz satışlarda aracınız için beklediğinden biraz daha az değer biçildiğini görebilirsiniz. Bunun yanı sıra aracınızı fiziki olarak bir galeriye götürerek orada anlaşıp satabilirsiniz. Ancak galericiler de aracınızı değerinden daha uyguna almak isteyeceklerdir çünkü aracı satarken daha çok kar elde etme hedefinde olacaklardır.

Piyasa Değer Araştırması

Aracınızı ister internetten, isterseniz de oto pazarına giderek satın; İki türlü de piyasa değer araştırması yapmanız gerekir. Aracınızın modeli, yaşı, sahip olduğu özellikler, değişen sayısı ve değişenlerin aracın hangi kısımlarında olduğu, kilometresi, aracın hasar kaydı v.b. pek çok unsuru araştırıp gerekli ön hazırlığı yapmanız gerekmektedir. Ön hazırlığı yapıp piyasa değerini belirledikten sonra aracınızı hızlıca satmaya müsait bir fiyattan satışa sunmalısınız. Yüksek bir fiyattan alıcı beklediğinizde özellikle durgun piyasa dönemlerinde son derece zorlanırsınız.

Borç Kontrolü

Aracınızın borcunun olup olmadığını kontrol etmeniz, daha hızlı satabilmeniz için önemlidir. Çünkü araçta MTV borcu varsa taksitlendirilmiş bile olsa noterde satışı yapılmamaktadır. Devir gününde tatsız bir sorun yaşamamak adına problemi en başından çözmeniz isabetli olacaktır.

Bilgilerin Doğru Girilmesi

Aracınızı en hızlı şekilde satabilmek için araç hakkındaki bilgilerin doğru ve eksiksiz olarak girilmesi gerekir. Araç ilanında çok az bilgi verilmesi istişare sürecini uzatabilir. Bunun yanı sıra araçla ilgili bazı bilgileri hatalı girmemeye, doğru bilgiler girmeye dikkat etmek önemlidir. Eğer mümkün ise ilanınıza ekspertiz raporu da ekleyiniz. Böylece daha az soruyla muhatap olarak daha az vakit harcamış olursunuz. Bunun yanı sıra aracınızı satarken pazarlık hususunda ise net olmanızı öneririz. Aracı satarken eğer indirim yapmayı düşünmemekte iseniz açıklama bölümüne pazarlık olmadığını net bir şekilde belirtiniz. Böylece pazarlık için ekstra vakit kaybetmemiş olacaksınız.

Detaylı temizlik

Aracınızı alıcıya göstermeden önce içini ve dışını yıkatınız. Böylece aracınızın daha temiz ve alımlı gözükmesini sağlayabilirsiniz. Bu da aracınızın alıcı gözündeki değerini oldukça artıracaktır. Bunun yanı sıra aracın kozmetik bakımdan eksiklikler var ise satmadan önce bunları gidermeniz aracınızın değerini artıracak ve daha hızlı satmanızı sağlayacaktır.

LPG Araca Zararlı Mı? LPG Kullanmanın Zararları

0

Otomobil kullanıcıları genel olarak LPG kullanmayı ekonomik bulur ve LPG kullanmanın zararları hakkında fazla fikir sahibi değildirler. Ancak bu yazıyı okuduktan sonra araçlarda LPG kullanımına karşı bakış açınız değişebilir.

LPG Zararlı Mı?

LPG yakıt sistemi, otomobile monte edilmesinden bir süre sonrasında bazı problemler meydana gelir. Söz konusu problemler zaman içerisinde araç kullanıldıkça yavaş yavaş meydana gelir. Sorunlar, model ve markaya bağlı olarak değişmekle beraber genelde 10.000 km’den sonra görülmeye başlar.

LPG nedeniyle görülen başlıca sorun aracın motor gücünde azalma meydana gelmesi, aracın kendi kendine stop etmesidir. Özellikle egzozdan beyaz duman çıkmaya başlaması, alarm sirenlerinin çaldığını gösterir.

Gelişmiş ülkelerde genellikle yakıt fiyatları sürücülere pek pahalı gelmediğinden LPG ile uyumlu çalışan araçlarla ve motorlarla fazla ilgilenmiyorlar. Daha çok elektrikli araç teknolojisine odaklanıyorlar. Ülkemizde ise LPG kullanımı hala çok yaygın durumda ve yakıt fiyatlarında ciddi manada farklılık olduğundan pek çok kişi LPG kullanmaya sıcak bakıyor. Fakat LPG kullanımı uzun vadede aracınıza zarar verebiliyor. Sorun, ithal edilip de Türkiye’de sonradan projelendirilen araçlarda yaygın görülüyor.

LPG Araç Motoruna Ne Gibi Bir Zarar Verir?

İlk problemin subaplardan başlamakta olduğunu söyleyebiliriz çünkü benzin ile çalışacak şekilde dizayn edilmiş olan subaplar LPG ile çalıştıkları zaman benzinin soğutma işlevinden mahrum kalıp kuru çalışıyor. Bu da hızlı aşınmaya ve araca büyük zararlar verilmesine neden oluyor.

Motorun üst kabak bölümünün içerisinde yer alan subaplar, yakıt ile beraber yanmak üzere motora girecek havanın miktarını belirleyebilmek adına yanlış gazları tahliye etmektedir. Aşınan ve yanan subaplar, aracın daha fazla veya daha az hava alması problemine sebep olur. Böylece aracın gücünde azalmaya ve aracın motorunun stop etmesine sebep olur.
Eğer aracınızda LGP kullanmayı sürdürmekte kararlıysanız o halde orijinal subap kullanmak yerine yüksek dayanıma sahip olan, ısıya karşı yoğun direnci bulunan forged subaplarını kullanabilirsiniz. Bu değiştirme işleminin markadan markaya oldukça fark edebildiğini de ifade edelim.

LPG’de bir sızıntı olduğu taktirde havadan daha ağır bir gazı olması nedeniyle bu gaz bir yerde birikir ve aniden patlama riskini meydana getirir. LPG bulunan araçların kapalı alanlara alınmamasının temel nedeni budur.

LPG’lerin kontrolü ve zamanında onarımı oldukça önemli olduğu gibi, LPG kontrolünü mutlaka uzmanlara götürmeli, acemi veya çalışkan olmayan kişilere götürerek kendi sağlığınızı ve sevdiklerinizin sağlığını tehlikeye atmamalısınız.

Tüm bunların yanı sıra LPG’yi tamamen karalamak yanlış olacaktır zira dikkatli ve güvenli şekilde kullanıldığında tasarruf etmenizi sağlar ve hava kirliliğinin yoğun olduğu büyük şehirlerde çevrenin daha az kirlenmesini mümkün kılarak benzine göre daha çevre dostudur.

Sonradan takılan LPG sistemlerinde üretici garantisi kalkar ve aracın üretiminde oluşturulan emniyet şartları bozulmuş olur. Olası bir kazada LPG bağlantısının bozulması durumunda yolcular büyük oranda zarar görebilir. Öte yandan LPG sistemlerinde yönetmeliklere uyulduğu taktirde kaza anında tanktan motora gaz taşıyan borunun kırılması durumunda dahi aşırı akış kontrol valfi devreye girer ve akışı keser. Gazın dışarıya yayılması böylece önlenir. Daha bunun gibi pek çok güvenlik tedbiri vardır ancak elbette bunların uygulamada yönetmeliğe uygun olması ve düzgün çalışıyor olmasının denetlenmesi gerekir.

Hidrofobik Sprey İşe Yarar Mı? Araç Cam Koruması

0

Araç camları için hidrofobik sprey kullanımıyla ilgili bilinmesi gerekenlere yer veriyoruz. İşte aracınızı temiz tutmanın pratik yolu…

Araç temizliği günümüzde kuşkusuz ki son derece pahalı bir hale geldi. Otomobil dış yıkama fiyatları 200 TL seviyesinde iken iç – dış yıkama için 300 – 400 TL gibi rakamlar isteniyor. Bu durum araç sahiplerini temizliği kendi başlarına yapmaları gerekebildiği sonucuna itiyor. Özellikle detaylı temizlik söz konusu olduğu zaman muazzam bir para kaybı da söz konusu oluyor. Bazen aracı temizlettiğinizde kısa süre sonra yağmur yağması ve araç camının pislenmesi sorunu ile de karşılaşabiliyorsunuz. Bu gibi durumlar sinir bozucu olabilsede hidrofobik spreyden yardım alarak araçlarınızın ön camlarınızda kir ve lekelere sebep olan başlıca unsurları gidererek en net görünüme kavuşabilirsiniz.

Araçlarda Hidrofobik Sprey Kullanımı

Hidrofobik yağmur kaydırıcı spreyler ile aracınızın üzerinde şeffaf bir nano katman kullanabilir ve böylece sıvı iticilik ile temizlik sağlayabilirsiniz. Söz konusu ürünlere örnek olarak Nasiol Glasshield gösterilebilir. Sprey iki yıla kadar etkili olup, yağmur damlaları, çamur ve kirlerin araç camlarında leke yapmadan akıp gitmesine yardımcı olmaktadır.
Ön cam temizliği sürüş güvenliği hususunda doğrudan ilgili olduğundan araç camı temizliğinin ihmal edilmemesi gerekir. Dolayısıyla camlarınızın lekesiz ve parlak kalması adına hidrofobik spreyleri kullanabilirsiniz.

Araç Camındaki Leke Nasıl Çıkar?

Eğer aracınızda kuş pisliği gibi inatçı lekeler bulunuyorsa o halde kolonya, sirke gibi ürünlerden yararlanarak temizleyebilirsiniz. Ancak zorlu cam lekesi olan yapışkan v.b. ile ilgili olarak aseton, deterjan gibi daha güçlü ürünler gerekebilir.

Aracın üzerinde meydana gelen bir lekenin bir an önce giderilmesi, lekenin inatçı hale gelmemesi için önem arz eder. Böylece içeriğimizde araç camı temizliği hususunda hidrofobik spreye, ne işe yaradığına ilişkin bilinmesi gerekenlere değinmiş olduk. Sormak istediğiniz bir husus var ise yorum kısmından iletebilirsiniz.

Katalizör Nedir? Katalizör Arıza Belirtileri

0

Araçların egzoz sisteminde katalizör parçası yer almaktadır. Katalizör parçasının önünde ve arkasında iki adet oksijen sensörü yer alır. Katalizör, iki oksijen sensörü ile denetlenmektedir ve arıza vermesi halinde otomobil ekranında egzoz emisyon arızası görülebilir. Bazı araçlarda ise motor arızası veya genel arıza ikaz ışığı yanmaktadır. Katalizörün darbe alması sonucunda veyahut oksitlenme sırasında katalist maddenin özelliğini yitirmesi nedeniyle zaman içerisinde katalizörde arıza meydana gelebilir.

Aracın çalıştırılmasından sonra egzozdan çıkan zehirli gazların emilmesini ve havaya daha temiz duman verilmesini sağlayan katalitik konvektör, yanıcı yakıtı çevreyi kirletmeyen veya daha az kirleten yakıta, genel olarak suya ve oksijene dönüştürmekte olan cihazdır. Hem dizel hem benzinli araçlarda zorunlu olarak yer alır. Ancak özellikle LPG kullanılan araçlarda zaman içerisinde katalitik konvertörün işlevini yitirdiğini görüyoruz.

Katalizör Arızası Belirtileri

Eğer darbe sonucu katalist maddelerde kırılma meydana geldi ise egzozdan tıkırtı tarzında sesler gelebilmektedir. Bunun yanı sıra sistem içerisinde katalizör doğru şekilde çalışmıyor ise aracı sürerken kötü koku ortaya çıkabilir. Camlar kapalı olsa dahi koku gelebilir. Katalizörün takınak olması halinde egzoz gazları istenen şekilde tahliye edilememektedir. Bu yüzden çekiş düşüşü meydana gelebilmekte ve yakın tüketiminde de artış oluşmaktadır.

Katalizör Arızası Muayeneden Geçer Mi?

Katalizör arızalı olduğu için araç muayeneden geçemeyecektir. Egzoz gazının zararı muhtemelen oldukça artacağı için çevreye verdiği zarardan dolayı araç egzoz muayenesinden kalacaktır. Dolayısıyla katalizör arızasının giderilerek o şekilde muayeneye girilmesi gerekir.
Araç egzoz sisteminde yer almakta olan katalizörün bozulması halinde ilk olarak tamir yoluna başvurulması gerekir. Tamir esnasında katalizör taşına bakılmaktadır. Çok büyük bir zarar söz konusu ise katalizörün değiştirilmesi gerekmektedir. Bazı araç servisleri katalizörün içerisinde yer alan petekte değişim yapabilir ancak bu çok yapılan bir işlem değildir. Genellikle direkt olarak değişim yoluna gidilir ve bu çok büyük bir maliyet demektir. Örneğin Opel Astra 2010 altındaki modellerde yazımızın yayınlanma tarihi itibariyle katalizör fiyatı yan sanayi 7500 TL iken orinal parça ise 20.000 TL seviyesindedir.

Katalizör Nasıl Temizlenir?

Katalizörün içerisinde bulunan parçalarda net hasarlar yok ise temizleme yoluna gidilmelidir ve bu durum katalizör ömrünü uzatan, maliyetli olmayan bir işlemdir. Bu işlem katalizörün yerinden çıkarılarak su ve belirli kimyasalların kullanılmasıyla temizlenmesi ile yapılmaktadır. Temizleme işlemi esnasında aracın motoru ve egzozunun soğuk olması şarttır. İlk olarak katalizörün etrafında yer alan cıvataların itina ile sökülerek parçanın çıkarılması gerekir. Parça dik bir konuma getirilerek kimyasalın katalizörün içerisine püskürtülmesi gerekmektedir. Bu işlem katalizörün içi köpük olana kadar devam etmeli ve köpük dolan katalizör birkaç dakika bekletilmelidir. Ardından tazyikli su kullanılarak katalizörün köpükten arındırılması gerekir. Bu işlem bittiğinde katalizörün nasıl çalıştığını test edebilirsiniz.

LPG Düğmesi Fiyatları ve Hakkında Bilgiler

0

LPG araçlarda önem arz eden LPG düğmesi fiyatları ve LPG düğmesi nedir? Sorusunun yanıtı merak edilmektedir. LGP düğmesi, otogaz sisteminin en temel bileşeni konumundadır. Sürücülerin LPG düğmesini kullanarak LPG bulunan araçlarda yakıt seviyesini ve açık / kapalı durumunu görmesi mümkün olmaktadır.

Düğme ile sürücüler yakıt seçiminde bulunabilmekte olup, basit bir çalışma prensibi bulunan LPG düğmesi arızalandığı durumlarda değiştirilmesi gerekmektedir. LPG düğmesi, LPG anahtarı olarak da isimlendirilebilmektedir. LPG düğmesinde meydana gelen arıza, sağlıklı kullanımı oldukça zorlaştırmaktadır. LPG düğmesi parçasını aç – kapa tuşu ile kullanabilir, aracınızda böylece isterseniz gaz, isterseniz de benzinle yolculuk edebilirsiniz.

LPG Düğmesi Üreten Popüler Markalar

LPG düğmesi üretimi yapan başlıca popüler markalar Prins, BRC ve Atiker olup, sıralı otogaz sistemlerinde bu markalardan veyahut kendi bildiğiniz, güvendiğiniz markalardan kullanım sağlayabilirsiniz.

LPG Düğmesi Gösterge Modelleri

Modeline göre farklı göstergelere sahip olan LPG düğmelerinde en temel gösterge 4 çizgiden oluşmaktadır ve söz konusu çizgiler yakıt seviyesini ifade eder. Bunun yanı sıra çizgiler renk ile de gösterilir. Yeşil renk doluluğa işaret ederken sarı ışık yarı yarıya dolu olduğunu, kırmızı ışık ise bitmek üzere olduğunu gösteren işaretlerdir. Sürücü LPG düğmesi göstergesine bakarak aracı ile daha ne kadar yol yapabileceğini anlayabilir.

LPG Düğmesi Arızası Belirtileri

Ürün modeline nazaran farklı sesler çıkabilmekte, temassızlık problemleri ile gaz veya benzin arası geçişlerde sorunlar meydana gelmeye başlamaktadır. Ürün üzerindeki düğme görevini sergileyememekte, bunun yanı sıra göstergedeki ışıklar hatalı bilgi verebilmektedir.

LPG Düğmesi Türleri

LPG düğmeleri kendi içerisinde ayrılmaktadır. Basit yapıya sahip olan ve kullanıcının direkt olarak müdahalelerde bulunduğu sistem manuel düğme sistemidir. Otomatik düğme sistemi ise belirli koşullarda otomatik olarak LPG’ye geçiş sağlamaktadır. Dijital düğmeler ise gelişmiş ve dijital olan ekranlar ile donatılmış düğmelerdir. Yakıt seviyesi ve sistem durumu gibi bilgiler dijital bir biçimde gösterilmektedir.

LPG Düğmesi Fiyatları

Fiyatlar LPG düğmesi cinsine göre değişkenlik göstermektedir. 2024 yılı güncel fiyatlara değinilecek olursa; elefex GFI LPG sistem düğmesinin fiyatı 300 TL seviyesinedir. Prins LPG sistem düğmesi 350 TL, BRC fiyatı 350 TL, Atiker LPG sistemi düğmesi fiyatı 320 TL, Lovato LPG sistemi ise 350 TL seviyesindedir.
Böylece “LPG düğmesi nedir?” sorusuna yanıt verdik ve LPG düğmesi fiyatlarına ilişkin bilgiler vermiş olduk. Sormak istediklerinizi yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Araç İçerisine Su Girmesinin Sebepleri

0

Aracın içerisine su girmesinin pek çok nedeni olabilir. Bu nedenleri saptamak ve ardından önlem almak gerekmektedir. Araç içerisine su girmesi sorunu özellikle eski model araçlarda veyahut sunroof bulunan araçlarda meydana gelebilir. Bunun yanı sıra kazalı olan araçlarda kaza sonrasında onarım veya değişim hususunda montajların iyi yapılmamasından da kaynaklanabilir.

Sunroof

Aracın tavanının açılır olmasını sağlayan sunrooflar, araçta su sızıntısı olmasının en yaygın sebeplerindendir. Sunroofun düzgün kapanmaması veya hasarlı olması halinde içeriye su girebilir. Döşemede su hasarı ve lekelenme olup olmadığını irdeleyin ve sunroof civarında döşemede bir sıkıntı görüyor iseniz mutlaka sunroofu en kısa sürede tamir ettirin.

Kapı Fitili

Kapının kenarını kaplamakta olan fitiller eski araçlarda yaygın olarak çatlama veya hasarlı halde olabilir. Bu durumda kapıdan arabaya su damlayabilir. Dolayısıyla kapı fitillerini kontrol ettirip ne durumda olduğunu gözlemleyin ve gerektiği taktirde kapı fitillerinde onarım veya değişim yoluna gidin. Bunun yanı sıra kapı hava sıyırma fitilini de kontrol edin. Söz konusu fitil aracın hem içerisinde hem de dışarısında yan camlara yaslanan küçük lastik bantlardır. Camlara su girmesini engelleyen fitiller bunlardır. Eğer fitillerde bir anormallik var ise o halde kapıdan aracın kabinine su girebilir.

Kabin Filtresi

Bazı araçlarda motor bölmesinde yer almakta olan kabin filtresi, kabine sızıntı girmesini engellemekte olan kapak ve conta kullanmaktadır. Contanın yanlış montajı veya eskimesi nedeniyle bu problem meydana gelebilir.

Klima Tahliye Borusu

Yoğuşmanın arabanın kabininden uzağa akmasını sağlamakta olan tahliye borusu başarısız olduğu taktirde gösterge panelinin arkasında veyahut aracın ön paspaslarında su birikmesi sorunu meydana gelebilir. Klima kullanmadan sürmeye devam edip sorunun oluşup oluşmadığını gözlemleyin. Sorunu gidermek için tahliye borusundaki tıkanıklığın giderilmesi gerekir.

Ön Cam Hava Sıyırma

Hem ön hem de arka camlarda hava sıyırma özelliği bulunmaktadır. Lastik yanlış takıldı ise veya hasar gördü ise aracın içerisine su girmesi sorunu meydana gelebilir. Özellikle montaj yapan kişinin contayı düzgün yerleştirmemesi halinde ön cam değiştirdikten sonra meydana gelebilen bir sorun olarak gözlemlenir.

Araç İçerisine Neden Su Girer? Sorusunu yanıtladığımız içerimizin böylece sonuna geldik. Sizler için aracın içine su girme nedenlerine yer vermiş olduk. Yorum bölümünden konuyla ilgili görüşlerinizi yazmayı ihmal etmeyiniz.

Motor Arıza Işığı Kendiliğinden Söner Mi?

0

Motor arıza lambasının yanması durumunda kendiliğinden sönmesine bazen şahit olabilmekteyiz. Arıza lambasının yanmasının pek çok faklı nedeni bulunmakta olup, bu nedenlerin hafife alınmaması, sorunun tespit edilmesi gerekir.

Motor arıza lambasının yanmasının nedenlerine detaylı olarak değinmek gereksede başlıca sebeplerinin; Hava akış sensöründe meydana gelen arıza, EGR valfi arızası, oksijen lamba sensörü arızası, katalitik konvertör arızası, buji arızası, akü sorunu, yakıt enjektörleri arızası olduğu söylenebilir. Dizel motorlarda arıza lambası genel olarak yakıt sisteminde, egzoz sisteminde veya elektrik sisteminde meydana gelen sorunlar nedeniyle yanar. LPG bulunan araçlarda arıza lambası ise LPG sisteminin devreye girmesiyle yakıt kalitesi, elektriksel sorunlardan dolayı olabileceği gibi çoğunlukla emisyon değerlerinin yüksek olmasından dolayı yanmaktadır. Bu gibi durumlarda araç bir süre benzine alınarak o şekilde kullanılmalı ve ikaz ışığının sönüp sönmediğinin kontrolü yapılmalıdır. LPG’den benzine alındığında ikaz ışığı bir süre sonra sönüyor ise o halde LPG sisteminde sıkıntı vardır veyahut aracın beyni LPG ile uyumlu olmadığından bir sorun var gibi algılar.

Motor Arıza Işığı Kendiliğinden Söner Mi?

Motor arıza ışığı bazen kendiliğinden sönebilmektedir. Bu durum aracın elektronik sistemi tarafından belirlenen arızanın giderildiğine veyahut en azından bir süredir tekrarlanmadığına işaret etmektedir. Arızanın bazen yanıp sönme durumu oluşur. Bu da motor arızasının belirli bir modda, belirli koşullarda meydana gelmesinden kaynaklanır ve bu detaylı incelemeyi gerektirmektedir. Bu gibi durumlarda araç cihaza bağlanarak ikaz ışığının yanmasına neden olan unsur tespit edilmeye çalışılır.

Arıza lambasının sarı yanması, çok acil olmayan ancak çözülmesi gereken bir hatanın olduğunu gösteren bir işarettir. Kırmızı yanması halinde ise acil çözülmesi gereken bir sorun olduğunu gösterir. Kırmızı yanıyor ise o halde aracın sürülmeye devam edilmemesi ve araç çalışmaktaysa kapatılması gerekir. Motor arıza lambası kırmızı yanarken araç kullanılmamalıdır.
Bazen arızanın sebebi serviste giderilir ancak ışık bir süre daha yanmaya devam edebilir. Bu gibi durumlar arıza kaydının aracın beyninden silinmediği anlamına gelebilir. Dolayısıyla arıza kaydının araç beyninden silinmesi gerekir ancak ardından tekrar aynı ikaz ışığı meydana gelirse o halde sorun devam ediyor demektir.

Böylece yazımızda araçta motor arıza ışığının yanmasının temel nedenlerine, motor arıza ışığının kendiliğinden sönüp sönemeyeceğine yer vermiş olduk. Konuyla ilgili sormak istediklerinizi yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Araba Camı Nasıl Temizlenir? Cam Suyu Markaları ve Cam Silme Önerileri

0

Bu içerikte araba camı temizleme hususunda bilinmesi gerekenlere yer verilecek, cam suyu markaları ve cam silme önerilerine değinilecektir: Otomobillerde cam temizliği, sürücülerin çevrelerini net olarak görebilmesi için son derece önemlidir. Otomobiller için üretilen antifirizli, kokulu, sabunlu güzel cam suyu ürünleri üretilmektedir. Bu bağlamda bilindik markalar tarafından üretilen pek çok önerilebilecek ürün bulunmaktadır.

Oto cam suyu marka ve ürünleri:

  • Autokit Antifrizli Oto Cam Suyu
  • SONAX Antifrizli Konsantre Cam Suyu
  • Würth Oto Konsantre Cam Suyu Temizleme Sabunu
  • Opet 4 Mevsim Cam Suyu
  • Shell Winter Cam Suyu
  • Divortex Şampuanlı Ve Parfümlü Yazlık Cam Suyu
  • Renew Antifirizli Oto Cam Suyu

Cam suyu temizleme hususunda yukarıdaki öneriler arasında yer alan Sonax antifirizli cam suyu, camdaki kiri çıkarma ve yeni kir oluşumlarının da önüne geçme noktasında oldukça etkili olup, konsantre ve mentol kimyasalları bulunmamaktadır. Boyaya ve kroma zararı bulunmaz. Kolay ulaşabileceğiniz Shell Winter cam suyu serisi ise camlardaki donmaları giderme ve donma önleyici yapısına sahip olmasıyla bilinir. Makul fiyattan satılmaktadır ve sürücüler için iyi bir alternatiftir. Bunun yanı sıra Würth Konsantre Cam Suyu da benzinliklerde ve internette rahatlıkla bulunabilmekte olup, hem cam hem de far temizliği için yaygın olarak kullanılan, içinde özel bileşenlere sahip olan bir temizleyicidir.

Evde cam suyu temizleyici hazırlama yöntemi:

4 litre kadar temiz suyun içerisine bir fincan sirke, bir fincan da oto cam yıkama deterjanı veya bulaşık deterjanı ekleyin ve bu karışımı şişeleyerek kullanın.

Oto camı nasıl temizlenir?

İlk olarak elinizde kendiniz hazırladığınız veya satın aldığınız cam suyu spreyi olmalıdır. Bunun yanı sıra yumuşak mikrofiber temizleme bezi ve yeterli miktarda su gerekmektedir. Temizliği yazın yapıyorsanız bu malzemeler yeterli olacaktır. Kışın ise buz tutan bir cam söz konusu ise temizleme yöntemleri farklılık arz eder.

İlk olarak aracınızın cam temizliğini genel bir temizlik esnasında yapıyorsanız en sona bırakmanızı öneririz. Böylece camda sıçrama nedeniyle lekelenme meydana gelmemiş olur. Temizlik yaparken amonyaksız temizlik ürünleri kullanın çünkü amonyak, ön camın üst kısmında yer alan güneşlik filmine zarar verebilmektedir.

Cam temizleme suyunu doğrudan cama sıkmak yerine temizlik ürününü kullanacağınız mikro fiber beze sıkınız. Böylece cama gerekenden fazla ürün püskürtüp sıvı izlerinin oluşmasını engellemiş olursunuz. Silerken camın merkezinden başlayıp kenarlara doğru olmak üzere tüm yüzeyi siliniz. İlk olarak dikey, ardından da yatay hareketler yaparak her bölgeyi siliniz.

Camı sildikten sonra bezin diğer yüzünü çevirin veya başka bir yerden temiz bez alarak bezin kuru kısmı ile camı tekrar silerek parlatın. Bu adımda küçük dairesel hareketler yapın.

Cami sildikten sonra silecekleri kaldırıp alt kısımlarında bulunan kısma temizlik ürünü uygulayınız. Söz konusu kısım kir ve tozları biriktireceğinden dikkatlice silmenizi öneririz. Eski ve yıpranmış silecekleriniz var ise değiştirmenizi öneririz çünkü camda çizikler oluşmasına ve sürekli olarak kirlenmesine sebep olacaklardır.

54/1-a Trafik Cezası Neden Kesilir?

0

54/1a trafik cezası neden kesilir?

KTK 54/1-a cezasının hangi hallerde verilebileceği hususuna, 54/1-a kapsamında son trafik cezası ücretine ve geçme kuralı – yasaklara ilişkin detaylara değinecek olursak; Karayolları Trafik Kanunu’nun 54/1-a maddesinde belirtilmiş olan trafik ihlalini yapan sürücülere 2024 yılı için 1.506 Türk lirası idari para cezası uygulanmaktadır. Eğer tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödeme yapılır ise kişi %25 oranında cezai indirimden yararlanır. Ancak süresinde ödenmediği taktirde zamanla faiz işlemeye başlayacak ve borç büyüyecektir.
Bazı trafik sürücüleri verilen cezanın yerinde olmadığını düşünebilir veya niye ceza verildiğini anlamaya çalışabilir. Bu doğrultuda 54/1-a maddesinin ne anlama geldiğine bakılması gerekir. 54/1-a maddesindeki kusur durumu “Öndeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmemek” olarak tanımlanmıştır ve 20 puan cezaya sebep olmaktadır. Öndeki aracı sollarken kurallara riayet etmeme nedeniyle 54/1-a hükmü gereğince idari para cezası uygulanmaktadır.

54/1-a trafik cezası nasıl ödenir?

Kişilere günümüzde trafik cezaları aldığı taktirde e-devlet üzerinden mail gönderilmektedir. Mail kutunuzu kontrol ederek aldığınız cezanın tutarını ve hangi maddeyi kapsadığını görebilirsiniz. Ardından Detay bölümünden sonra ödeme yapmak için Gib resmi internet sitesine gidebilir veyahut banka uygulamalarınız aracılığıyla trafik cezanızı ödeyebilirsiniz. Bunun için istenen temel bilgiler plaka no ve tutanak seri numarasıdır. Aynı zamanda sizden bot olup olmadığınız konusunda doğrulama da talep edilmektedir. Trafik cezası ödemelerinizi kredi kartınız ile yapmanız gerekmektedir.

Eğer 54/1-a ihlali bir kaza ile sonuçlandı ise o halde kusur oranının tespiti yapılır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 54. Maddesi Trafikte Geçme Kural Ve Yasaklarını düzenler. Sürücülerin önlerinde giden bir aracı geçmeleri için kendisini takip eden sürücülerin kendisini geçmeye başlamamış olması ve bunun yanı sıra önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması, geçeceği aracın hızı ile geçme arasındaki kendi hızını göz önüne alarak karşıdan gelen trafik dahil olmak üzere karayolunu kullananlar için engel teşkil etmemesi gerekmektedir. Trafikte sürücülerin bu kurallara riayet etmemeleri halinde kişiler olası bir trafik kazasında asli kusurlu sayılırlar. Asli kusurlu taraf, kazanın asıl nedenine sahip olan kişiyken, tali kusurlu taraf, kazada gerekli önlemi almayıp dikkatli davranmayan kişi olarak tanımlanabilir.

Rölanti Nedir? Aracı Rölantide Çalıştırmak Zararlı Mı?

0

Yazımızda “Rölanti nedir?” sorusunun cevabını veriyor ve aracın rölantide çalıştırılmasının tasarruflu olup olmadığıyla ve zararlı olup olmadığıyla ilgili olarak bilinmesi gerekenlere değiniyoruz.

Rölanti Nedir?

Aracın çalıştığı minimum devir sayısı olarak tanımlanabilecek olan rölanti aşamasında motor çalışmaya devam eder ancak rölantide bir aksaklık veyahut düşüklük olduğu taktirde araç kendisini stop edebilir. Rölanti devrinin ayarının yüksek olması halinde de yakıt sarfiyatı daha fazla olacaktır.

Aracı Rölantide Çalıştırmanın Yakıt Tüketimine Etkisi

Öncelikle aracın rölantide iken yol almasının beklenemeyeceğini belirtmek gerekmektedir. Bir araç motorunun 500-1000 devir arasında olması aracın rölantide olduğunu gösteren bir işarettir. Aracın rölanti durumunun düşük veya yüksek olması farklı zararlara sebebiyet verir. Bu durum modelden modele değişkenlik gösterebilmektedir.

Rölanti ayarının yüksek olması durumunda yakıt tüketimi artacaktır ve konfor de etkilenir. Rölanti ayarı düşük olduğunda daha az yakıt tüketimi söz konusu olabilir ancak çok düşük olduğunda bu kez araç rölantideyken stop edecektir. Bir aracın rölantide olması öncelikle çevreye zarar vermektedir. Bazı kişiler aracın kontağını kapatıp tekrar çalıştırmanın rölantiye göre daha fazla tüketime mal olacağını düşünsede aracın 10 saniye kadar çalışıyor vaziyette olması bir kez açıp kapatılmasından daha çok yakıt tüketimine sebep olur.

Trafik ışıklarında veyahut yavaş akan trafikte kaldığınızda motorunuzu manuel olarak açıp kapatmanız mümkün değildir. Bunun için uygun özelliğe sahip olan aracınız yok ise aracınızı rölantide tutmak zorunda kalabilirsiniz. İçten yanmalı motorlar çalışmaya başladıkları andan itibaren yakıt tüketirken enjektörlü araçlar rölantide yakıt tüketmemektedir. Ancak enjektör sistemi bulunmuyor ise aracınızı 10 saniyeden fazla beklediğiniz durumlarda bile kontağı çevirerek kapatınız.

Bazı sürücüler araçlarını soğuk havalarda bir süre rölantide çalıştırır. Bu doğru bir hamle olsada günümüz elektronik motorlarının kışın ısınmasına gerek olmamaktadır. Yani bu husus aracın modelinden modeline göre değişir.

Rölantide çalışan bir araba ortalama olarak saatte 1.5 litre kadar yakıt tüketmektedir. Bu bazı modellerde çok daha fazla olmaktadır. Günümüz koşullarında yakıtların litre fiyatlarının oldukça pahalı olduğu ortadadır ve bu yüzden 10 saniyeden fazla bekleme yapacağınız durumlarda imkan var ise aracın motorunu kapatmak, rölantide çalıştırmaktan daha karlıdır.
Doğru rölanti ayarını yapmak da oldukça mühim olup, araçların motoruna göre karbüratör sisteminde rölanti ayarı yer almaktadır. Vidayı çevirerek rölanti ayarı yapılabilir. Ancak bu yöntemi benzenli araçlar için tercih edebilirsiniz. Dizel araçlarda önerilmemektedir.

Böylece rölanti nedir? Sorusuna yanıt verdik ve rölantide araç çalıştırmanın tasarruflu olup olmadığına, zararlı olup olmadığına değinmiş olduk. Daha fazla otomobil makalesi için diğer içeriklerimize de göz atınız.

Araç Koltuk Tamiri Fiyatları Ne Kadar Oldu?

0

Araç koltuk tamiri fiyatlarının ne kadar olduğu tüketiciler tarafından merak edilebilmekte olup yazımızda bununla ilgili bilgilere yer veriyoruz.

Otomobillerin iç görüntüsünde koltukların nasıl gözüktüğü kuşkusuz ki önemli bir rol oynamaktadır. Araç koltuklarında yırtılma, aşınma, yıpranma, sigara yanığı, leke gibi unsurlar istenmeyen durumlardır. Bunlar göze hoş gelmedikleri gibi aracın temiz gözükmemesine neden olacaktır. Bu yüzden onarılmaları gerekmektedir.

Oto koltuğu yırtık tamiri, araç içindeki koltukların zamanla yıpranması, aşınması veya hasar görebilmesi sebebiyle gerekmektedir. Koltuğun estetiğinin yenilenmesi, kullanım ömrünün uzatılabilmesi için önemli olmakla beraber araç koltuk tamiri ile, kılıf değişimi yerine ekonomik bir çözüm ortaya konulur.

Araç koltuk tamiri fiyatları, aracın koltuk yapısına göre değişebilir.

Deri koltuk yırtığı var ise özel deri tamir kitleri ve malzemeleri gerekecektir. Kumaş koltuk yırtıklarında koltuğun orjinal kumaşına uygun yama veya dikiş kullanılabilir. Vinil koltuk yırtığı var ise özel vinil tamir kitleri ve yapıştırıcıları ile halledilir. Suni deri koltuk yırtığı var ise özel tamir kitleri ve malzemelerinden yararlanılır.

Oto deri ve normal koltuk tamiri fiyatları 2024 :

2024 Ağustos Araçtaki koltukta yırtık tamir fiyatları 500 TL’den başlamakta ve tamirin cinsine göre 5000 TL seviyesine kadar çıkabilmektedir. Söz konusu fiyatlar servis fiyatları olup elbette sanayide veyahut çeşitli noktalarda farklılıklar gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra oto deri ve normal koltuk tamir fiyatlarına 2025 yılının gelmesiyle beraber zam uygulanmasının beklendiğini de belirtmek gerekmektedir.

Koltuk yırtık tamiri konusunda deneyimi bulunan, bu hususta uzman olan kişilere iş yaptırmak en iyi sonucu almak açısından önemlidir. Bu yüzden koltuk tamiri yaptıracağınız dükkanın puanlarını Google üzerinden araştırmalı ve yorumlarına göz atmalısınız.

Oto Koltuk Yırtıklarını Kendim Tamir Edebilir Miyim?

Gerekli malzemeleriniz var ise ve yırtık ufak çaplı ise kendiniz de yapabilirsiniz. Öncelikle yırtığın büyüklüğünü ve tipini belirleyiniz. Küçük yırtıklar ve delikler söz konusu ise yırtığın etrafındaki toz ve kirleri temizleyin ve ardından bir yama kesip üzerine yapıştırıcı ile yapıştırarak kısaca onarım sağlayabilirsiniz. Ancak kullanacağınız yapıştırıcının kaliteli olmasına ve kumaş için uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Bunun yanı sıra dikiş biliyor iseniz yama ile yapıştırmak yerine dikiş de yapabilirsiniz. Koltuk rengine uygun bir ip kullanmanız dikişinizin daha az belli olmasını sağlayacaktır.