Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Xsara Neden Tutulmuyor?

0

Citroen Xsara otomobilleri ülkemizde ikinci el piyasasında fazla tutulan modeller değil. Peki bunun nedeni ne olabilir? Bununla ilgili olarak araca ilişkin olarak kişisel deneyimlerimizi de belirterek görüşleri yazacağız.

Citroen’in Xsara araçları için ülkemizde kıymeti bilinmeyen otomobiller olduğu söylenebilir. Çünkü bu araçlar hem konforlu olması, hem klima, ABS, otomatik ön camları, hava yastıkları ile kendi fiyat skalasındaki pek çok araçtan daha fazla konfor sunar. Fiyat performans konusunda çok başarılı bir otomobil olduğu bilinen Xsara, buna rağmen ülkemizde fazla ilgi görmez.

İkinci el pazarı diğer pek çok araca göre daha ağır olan Xsara araçları, 1997 yılında satışa sunulmuş, 2007 yılına kadar da satışta kalmıştır ve 2007 yılında satışlardan tamamen çekilmiştir. Xsara araçlarının kendi içerisinde üç farklı makyajlı kasası ve motor seçenekleri vardır. 1.4 HDI motorlu modeli en tutulan modeldir. 1.4 HDi bir Xsara’ya sahipseniz satarken muhtemelen biraz daha hızlı bir şekilde satacaksınız. 1.4 HDI dizel motoru 68 beygir ve 160 Nm tork güç üretir. 1.6 benzinli motor ise 110 beygir güç üretmektedir.

Xsara araçları iç kabin olarak fiyatına göre sessiz, yol tutuşu konusunda başarılı otomobillerdir. Ancak bu araçların diğer pek çok otomobilin yaptığı gibi isim yapamaması yani popülerleşip yaygınlaşamaması ikinci el pazarında fazla tutulmamalarına neden olmuştur. Aynı zamanda bazı kullanıcılar parçalarının zor bulunduğunu ve pahalı olduğunu düşündüğü için de bu araçlardan almak istememektedir. Ancak bu aracın parçalarının pek çoğunun aslında Peugeot 306 modelleri ile aynı olduğunu belirtmek gerekir. Parçaları günümüzde hala bulunabilmektedir.

Xsara otomobillerde LPG uyumu da vardır ancak aracın özellikle 1.4 HDi dizel motor versiyonu daha fazla tutulmaktadır. Bunun nedenlerinden biri az yakması ve dizelin daha cazip gelmesidir. Bu arada son olarak Xsara araçlarının klimasına ve fanına değinecek olursak; Bu aracın şaşılacak derecede iyi bir kliması ve fanı bulunmaktadır. Yani uygun fiyata konforlu araç almak isteyen kullanıcıların tercih edebileceği otomobillerden olan Xsara araçlarının temiz olanını bulmak ise ayrıca elzemdir.

Hayalet Gösterge Teknolojisine Dair Bilmeniz Gerekenler

0

Yeni yazımızda, teknolojik otomobillerde yer almakta olan hayalet gösterge ile ilgili olarak bilgilere yer veriyoruz. İşte ayrıntılar… Kullanıcıların otomobilden beklentisi kişiden kişiye değişmekle beraber özellikle güvenlik en önemli bulunan hususlardan biridir. Güvenlik insanların can sağlığının korunabilmesi amacıyla özellikle önem arz etmektedir.

Güvenli araç sistemi için günümüzde milyarlarca dolar harcanan sektörler bulunmaktadır. Hayalet gösterge teknolojisi ise güvenlik konusunda çığır açmıştır. Hayalet gösterge teknolojisi sürücülerin gözünü yoldan ayırmadan araç gösterge panelini görmesi ve bir akıllı telefon kullanıyor hissini yakalamasını sağlıyor. Özellikle bilim kurgu filmlerinde görülebilen şeffaf ekranların üzerinde dijital panel teknolojisini sunmakta olan hayalet gösterge sistemi, satın alacağınız bir araçta kendiliğinden bulunabilmekte veya bazı mobil uygulamalar ve harici aksesuarlar ile elde edilebilmektedir.

Hayalet gösterge teknolojisinin İngilizce karşılığı Heads Up Display olup, GPS sisteminin ve telefon bildirimlerinin sürücünün tam göz hizasındaki cama yansıtılarak dijital bir panel oluşturma teknolojisi olan hayalet gösterge, sürücünün gözünü yoldan ayırmasına neden olan unsurları gözünün önüne taşıyor. Böylece telefon veya farklı unsurlar nedeniyle yaşanabilecek olan kazaların önüne geçmeyi hedefliyor.

Araç bilgilerini kolayca takip edebilen sürücü, navigasyon üzerinden takibini yapabilmekte ve gereken tüm bildirimleri hayalet gösterge teknolojisi sayesinde gözünü yoldan ayırmadan alabilmektedir. Dijital panelde karşınıza sadece araçla ilgili gerekli bilgiler çıkmakta olup, hayalet gösterge panellerinde gözü yormayan ve dikkati dağıtmayan arayüzler kullanılmasına da özen gösteriliyor. Hayalet gösterge üzerinde aracın mevcut hızı, motor devri, sıcaklık seviyesi, günlük hava urumu, saat, konum, GPS yol tarifi gibi fonksiyonlar yer alabiliyor.

Hayalet gösterge teknolojisini sonradan kullanmak isteyen sürücüler için uygulanabilecek diğer bir seçenek de Google Play ve App Store uygulama mağazaları üzerinden iOS ve Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlara indirerek mobil uygulamaları kullanabilme imkanıdır. Mobil uygulamaları indirip kablolu veya kablosuz bağlantı ile uyumlu aracınıza bağlayıp, telefonu ön camınıza doğru bir açıyla yerleştirmelisiniz. Ardından kontrol paneli cama yansımakta. Mobil uygulama ile kullanılan hayalet gösterge panelinin dahili gösterge paneline nazaran çok daha az sayıda bilgiye sahip olabildiğini de belirtmek gerekiyor.

Hayalet gösterge teknolojisi kullanılan bazı otomobiller:

  • Mazda3
  • BMW 7 Serisi
  • Volvo XC90
  • Mercedes-Benz C-Class
  • Lexus RX
  • Jaguar XF
  • MINI Cooper
  • Toyota Prius

Hayalet gösterge panellerinin bulunduğu araçlar genelde üst segment araçlardır. Ancak hayalet gösterge teknolojisinin günümüzde artık lüksten ziyade bir ihtiyaç haline geldiğini de belirtmek gerekiyor. Sonuç olarak hayalet gösterge sürücünün navigasyon takibi yapıp telefon bildirimlerini kontrol etmek, aracı hakkında verilere erişebilmek için kullanabildiği önemli bir teknolojidir.

Opel Corsa Kronik Sorunları

0

Opel Corsa otomobillerinde, her otomobilin kronik sorunu olabileceği gibi çeşitli kronik sorunlar bulunmaktadır. Peki Opel Corsa kronik sorunları nedir? Zaman zaman çeşitli arızalar meydana gelen Corsa’ların öncelikle gereken bakımlarını yaptırdığınız ve düzgün kullandığınız taktirde çok sık arıza çıkaran araçlar olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Ancak yine de yaşı ilerledikçe arızaları da kişiden kişiye değişmekle beraber artmaktadır. Opel Corsa kronik arızaları özellikle LPG sistem bulunan araçlarda daha fazla meydana gelebilmektedir.

Corsa ve LPG

Corsa’da LPG sistem, araçlarda kronik bobin arızasına neden olabilmekte olup, LGP takıldığı zaman aracın orjinali bozulmuş olduğundan buna tam olarak bir kronik hata da denilmemesi gerekiyor. Piyasada LPG uyumlu olarak kullanılan ve arızası oldukça az olan otomobiller bulunduğunu da belirtmek gerekiyor. Mazotun ve benzinin son derece pahalı olduğu günümüzde insanlar genel olarak LPG kullanımına yöneliyor ancak bunun kronik arızaları artırabildiği de bilinen bir gerçek.

Elbette Corsa araçlarında meydana gelen kronik arızaların sadece LPG ile ilgisi bulunmuyor. Corsa C serisi içinde  ve dizel olmak üzere bilinen 4 motoru vardır ve aralarında en çok tutulan modeli 1.3 CDTİ modelidir. Corsa C 1.3 Dizel modellerinde Egr valfi hatası ile karşılaşmamak ise neredeyse mümkün değildir. EGR valfi tıkanması özellikle kötü katkılı yakıt veya bilinmeyen yerden alınan yakıtlar nedeniyle daha çok meydana gelmektedir.

Corsa araçlarında yağ soğutucu yüksek ısılarda patlayabilir . Bunun en belirgin nedeni otomobillere atılan yüksek HP yazılımlar olup, aracın performans için hazır olup olmadığı ve soğutma fren sistemi gibi önemli sistemlerin kontrol edilmesi gerekmektedir.

Corsa 1.7 DTİ genellikle ticari amaçla piyasaya sürülmüş olan panelvan modellerinde görülürken bu model 1.7 Isuzu motoruna sahip yüksek hacimli bir dizel araç olarak öne çıkar. Motor Opel araçlarına göre üretilmediğinden şanzıman sisteminde problemler yaşandığı bilinmektedir. Corsa 1.0 ise Ekonomik olması, kuru yakıt sistemi takılmadığı sürece çok fazla sorunla karşılaşılmaması sayesinde Corsa 1.0 oldukça tutuldu.

Direksiyon korna düğmesi

Corsa C modellerinin tümünde direksiyon korna düğmesinde kronik olarak yıpranma oluyor ve zaman içerisinde tekrar değiştirilmesi gerekiyor.

Direksiyondan Gelen Sesler

Özellikle ilk üretilen Corsa modellerinde direksiyondan gelen sesler ve aracın direksiyonunun gereğinden fazla titremesi önemli bir sorun olarak görülüyordu. Bu durum sürücülerin kendisini güvende hissetmemesine neden oluyordu.

Volan Arızası

Opel Corsa’nın C,D ve E serilerinde yaygın olarak görülmüş bir sorundur. Araç çalışır vaziyetteyken ayağı debriyajdan çektiğiniz zaman gelen bir ses olup, bu sesler arada bir gidip gelebiliyor ve sürekli oluşmuyordu ancak sürücüleri rahatsız ediyordu. Araç eğer hareket halinde titreme yapıyorsa sorun yaylı volandan kaynaklanmakta olup yaylı volanlar daha çok yeni nesil araçlarda kullanılmaktadır. Sabit volan ise daha çok eski sürümlerde vardır.

Arka ve Ön Amortisörden Gelen Sesler

Pek çok Corsa aracında arka ve ön amortisörlerden gelen sesler kronik problemlerden biri olarak görülmüştür. Opel Corsa kronik sorunları arasında arka ve ön amortisörden gelen gıcırtı sesleri yer almakta olup, bunun yanında kapı kilit mekanizmalarından gelen tıkırtı sesi de yine kronik problemlerinden biridir.

Corsa’nın Tarihi

Türkiye’de çok popüler olan Opel Corsa otomobilleri ilk kez 1982 yılında çıktı. Corsa A ismiyle bilinen bu modelden sonra 1993 yılında Corsa B geldi. 2000 yılında ise Corsa C çıkmıştır. Ardından büyük bir popülerleşme yaşamaya başlayan Corsa araçları 2007 yılında Corsa D halini almıştır ve 2011 yılında tekrar makyajlanmıştır. 2019 yıl sonunda da Corsa F’nin tanıtımı yapılmıştır. Corsa otomobillerinde her araçta olduğu miktarda kronik sorunlar olduğu bilinmektedir ve yani ortalamanın üzerinde bir kronik sorunu bulunmamaktadır.

Peugeot 307 Nasıldır? Alınır Mı? Peugeot 307 Yorumları

0

Peugeot markasının 307 serisi gerek tasarımı gerek konforu ile öne çıkan araçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Kendi içerisinde farklı şanzıman seçenekleri barındıran Peugeot 307’nin nasıl bir araç olduğu merak edilmekte olup çokça “Pugeot 307 nasıldır? 307 Alınır Mı?” gibi soru işaretleri olmaktadır. Bu hususta Peugeot 307 ile ilgili genel bilgileri irdelemek ve Peugeot 307 kullanıcı yorumlarını okumak fayda sağlayacaktır.

Özellikle tasarım olarak yenilikçi yapısı ile bir dönem dikkat çekmiş olan 307 araçları, Fransa merkezli otomobil üreticilerinden olan Peugeot tarafından üretilmiştir. C segmentinden bir araç olarak kabul edilen Peugeot 307, 2001 yılından itibaren Avrupa ile beraber Türkiye’de de satışa çıkarıldı. Peugeot 307 araçları 2005 yılından sonra makyajlanmış kasa olarak yeni donanım paketleriyle piyasaya sürüldü. Peugeot 307 kendi içerisinde 2005 yılından sonra Base, CC, Envy, Pack, Premium, Profil, Technoplus, XR, XS, XT olmak üzere çeşitli donanım paketlerine ayrıldı. XT en full donanım paketine sahip çünkü bu pakette dijital klima, soğutmalı torpido, dört cam otomatiği, dört disk fren, 6 hava yastığı, çift renk ön torpido ve kapı kolları, ısıtmalı koltuk gibi pek çok ek donanım bulunmakta.

Peugeot 307 motor seçenekleri :

1.4 benzinli : 307 otomobili C segmentinden bir otomobil olduğundan büyük bir cüsseye sahiptir. 1.4 motor, bu aracın sahip olduğu büyük cüsseye biraz hafif kaçmaktadır yani 307 için ideal bir motor değildir. Zaten bu motor 75 beygir ve 120 nm tork güç üretir. Şehir içinde 9 , şehir dışında 6 litre kadar yakıt tüketir. 307 için tutulan bir motor tipi değildir.

1.4 HDI dizel : Bu motor tipi fazla performansa ihtiyaç duymayan, az yakması yeterli bulunan bir 307 isteniyorsa tercih edilebilir. 1.4 HDI dizel sağlam bir 307 motor seçeneğidir ancak 1.6’ların 307 için daha iyi seçenek olacağını belirtmemiz gerekiyor.

1.6 benzinli : Peugeot 307 aracına en çok yakışan motor budur. 109 beygir gücündedir ve çok iyi bir performansı vardır. LPG’de en az yakan benzinli motorlardan biri olarak kabul edilmektedir. 1.6 HDI Dizel seçeneği de vardır ancak çok az sayıda satılmıştır.

2.0 benzinli ve HDI Dizel : Daha çok 307 CC ve tek kapı 307’lerde yer verilen motorlardır. Benzinli motor 136 beygir gücündedir. Çok yakıt tüketir. 2.0 HDI Dizel de eski teknolojili Peugeot motorlarındandır. Pek tutulmaz.

Peugeot 307 Kullanıcı Yorumları

Peugeot 307 kullanıcı yorumlarına göre genel olarak aracın 1.6 motor olanlarından satın alınması öneriliyor. 1.4 bu araca göre hafif kalıyor. Peugeot motorları LPG ile uyumluluk konusunda ise sıkıntılı. Alüminyum siboplar nedeniyle LPG takıldıktan 40 bin kilometre sonra sibop erimesi meydana geliyor. Bu yüzden çelik sibop taktırılması öneriliyor. Tasarım olarak kendi zamanında üretilen en iyi araçlardan biri. Çok modern duruyor ve içi oldukça geniş ve konforlu gözüküyor. Aynı zamanda oldukça büyük bir ön camı bulunuyor ve yolun her tarafına kolayca hakim olabiliyorsunuz. Kliması da gayet başarılı bir araç olan 307’yi eğer benzinli kullanacaksanız yüksek devirde kullanmanız gerekiyor çünkü motoru buna göre dizayn edilmiş.
Bazı kullanıcılar Peugeot 307’nin sorunlu bir otomobil olduğundan, kronik sorunlarının bulunduğundan da bahsediyor.

307 kronik sorunları neler?

Far Sararması ve sinyal kolu arızası

Peugeot 307’nin far camları biraz çabuk sararıyor. Aynı zamanda sinyal kolunun tırnağı zayıf ve bir zaman sonra genelde kırılıyor. Sinyal bir süre sonra kendini kapatacağı yerde kendi kendine sinyal ede verebiliyor.

Antipollition Fault Uyarısı

Peugeot 307’nin oksijen sensörünün yanında egzoz gazında karbon miktarını ölçen bir senser daha yer almakta olup, LPG taktırdığınız zaman sensör LPG hava karışımından çıkan gazdan etkilenerek 307 gösterge panelinde arıza lambasının yanmasına ve yol bilgisayarında da sürekli olarak hata uyarısı çıkmasına sebep oluyor.

Sileceklerin , camların ve kornanın kendi kendine çalışması

Peugeot 307’yi kullanan kişiler 307’nin camlarının, kornasının ve sileceklerinin kendi kendine çalışmasından şikayetçi oluyor. Bu durum genelde yağmurlu havalarda veya aracınızı yıkadıktan sonra yolda giderken yaşanıyor.

Vites topuzunun kırılması

İki parça halinde olduğundan vites topuzunda kırılma meydana geliyor. Çözümü yan sanayi tek parça bir vites topuzu almak gibi gözüküyor. Aynı zamanda araç bazen benzin pompasına olması gerekenden fazla voltaj gönderiyor ve benzin pompasını her yıl değiştirmeyi gerektirebiliyor.

Peugeot 307 Alınır Mı?

Peugeot 307 genel olarak konforlu ve tasarım olarak albenisi olan ancak elektronik aksam bakımından bazı sıkıntılara sahip olan bir modeldir. Klimasının sesli çalışması, bazı fonksiyonlarının zaman içerisinde çabucak bozulması, farlarının çabuk sararması öne çıkan kronik sorunları olarak gözüküyor. Aynı zamanda kar etmek için alınacak bir araç değildir çünkü genelde elektronik aksamı nedeniyle bazı masrafları meydana getirir ve ikinci el piyasası seri değildir.

Peugeot 206 Alınır Mı? Peugeot 206 Nasıldır? Kullanıcı Yorumları

0

Fransa merkezli otomobil üreticilerinden Peugeot’un ülkemizde oldukça fazla satan 206 modelleri alınır mı? , nasıl arabalardır? Peugeot 206 kullanıcı yorumları ve dahasına sizler için bakacağız. 

Öncelikle 206 modelleri ilk olarak 1998 yılında piyasaya sürülmüştür. Tasarım olarak çok sevilen modeller olan 206 araçları o kadar fazla tutuldu ki tasarımında yapılan ufak değişiklikler dışında 2011 yılına kadar aynı kasa tasarımı ile satışta kalmayı başardı.

İlk piyasaya sürüldüğü yıllarda adeta gelecekten gelen tasarım yapısı ile kullanıcıların dikkatini çeken Peugeot 206, genel olarak hatchback üretilmiştir ancak stationwagon ile sedan olan modelleri de bulunmaktadır. 206’nin sedan kasalı modelleri İran’da üretildiği için hatchbacklere nazaran daha kötü bir malzeme kalitesi ve işçiliğinin olduğu bilinmektedir. Yani Peugeot 206 satın alacak kullanıcılara sedan modellerden satın almamalarını tavsiye etmekteyiz.

206 araçlarının içerisinde yer alan donanımlar araçların sahip olduğu model yılına göre değişkenlik gösterir. Örneğin bazı modellerinde elektrikli ayna, dört cam otomatiği, klima, abs, yol bilgisayarı gibi ekstralar bulunmaktadır.

206’nin iki farklı şanzımanlı vites seçeneği bulunmakta olup, 4 ileri otomatik ve 5 ileri manuel seçenekleri vardır. 206 motor türleri bakımından kendi içinde üç farklı çeşide ayrılmaktadır.

Peugeot 206 motor seçenekleri : 1.4 motor alınır mı?

1.4 Benzinli motor seçeneği: 75 beygir ve 111 Nm tork güç üretir. 206’nın en çok ilgi gören motor seçeneği de budur. Aynı zamanda LPG ile tam uyumluluk göstermesi de dikkat çeker.

1.4 HDI dizel : 68 beygir 150 nm tork güç üretmekte olan otomobil, güçlü bir dizel motora sahiptir. Motor sağlamlığı bakımından en çok tutulan modeldir.

1.6 benzinli : Bu model kendi içerisinde 88 beygir ve 109 beygir güç olarak iki farklı türe sahiptir.  LPG ile tam uyumluluk gösterir.

Peugeot 206 nasıldır, 206 alınır mı?

Öncelikle bir aracı satın alacağınız zaman içinize sinmesi oldukça önemlidir. 206, araç tipi olarak B sınıfında yer alır ve hatchback sürümü göz önüne alındığında ufak bir iç yapıya sahiptir. Ancak buna rağmen arka diz mesafesi bakımından rakiplerine göre fena değildir. Aracın kapı kolları, ön göğüslük gibi bölümlerinde genel olarak plastik malzeme tercih edilmiştir. Konforlu bir araçtır ve motoru sessiz çalınır. Ancak frenleri çok başarılı değildir. ıslak yollarda, yağmurlu bölümlerde ABS devreye girmektedir. Yan rüzgarlardan etkilenen bir araçtır. Ülkemizde uygun fiyatlı 206 araçları bulabilmek mümkündür. Özellikle şahin gibi araçlara nazaran biraz daha fazla para verip daha konforlu ve tasarım olarak daha hoş bir araba almak isteyenler tercih edebilir ancak Peugeot araçlarının genelde elektrik sorunlarının çok yaşandığı otomobiller ürettiğini, yine de temiz kullanılmış, yedek parçaları ucuz bir 206’nın kullanıcıları pişman etmeyeceğini söyleyebiliriz.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Alınır Mı?

0
Araç kilometre sorgulama

Bir alıcının veya satıcının kilometresi düşürülmüş araçlar ile ilgili olarak bilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bir aracın kilometresiyle oynanması kanunlarımıza göre satan kişiyi sorumlu hale getirmektedir. Ancak bunun bazı ince ayrıntıları da bulunmaktadır.

Kilometresi düşürülmüş araç alınır mı ? Kilometresi düşürülen araçlar satış fiyatı olarak orijinal kilometreli araçlara nazaran daha cazip fiyatlarda olabiliyor ve bu durum alacak olan kişinin kafasını karıştırabiliyor. Kilometresi düşürülmüş bir araç piyasanın daha altında rakamlarda ise almak mantıklı olabilir ancak onu satarken piyasanın biraz daha altından vermeniz gerekebileceğini de belirtmek gerekir. Çünkü sonuçta kilometresi düşürülen bir araba kilometresi orijinal olan arabalara nazaran biraz daha geri planda olacaktır.

Bir alıcının alacağı arabanın kilometresiyle oynanmış olduğunu bilmesi bazı tedirginlikler yaşamasına da neden olabilir. Örneğin daha önce o araca sahip olan kilometresiyle oynamış olan kişinin başka dolandırıcılıklar için arabayı alet edip etmediğini, farklı zararların oluşup oluşmadığını merak edebilirler. Bunun yanında aracın kilometresinin tam olarak ne kadar düşürüldüğünü saptamak da çok güç olacaktır.

Kilometresi düşürüldüğünü bilmeden araç satmak : Türk Borçlar Kanunu 219 hükmünde açık bir şekilde satıcının ayıp hakkında bilgisinin olması gerekmediği ifade edilir. Siz elinizde kilometresi düşürülmüş bir araç olduğu zaman eğer bunu biliyorsanız gerekli bilgilendirmeyi yapmadan doğrudan bir başkasına satamazsınız. Satacağınız kişiye kilometresinin düşürüldüğünü bildirmezseniz suç işlemiş olursunuz ve hatta aracın kilometresinin düşürülmüş olduğuna dair alıcıdan tükenmez kalem ile yazı ve imza almanız gerekmektedir. Yani alıcının sattığınız aracın kilometresinin düşürülmüş olduğunu bildiğini ve bunu kabul ederek aracı satın aldığını beyan etmesi gerekir.

Aracın Zaten Düşük Fiyata Alınması km düşürme olayını bertaraf etmeye yaramaz. Aracın düşük fiyattan alınmış olması , kilometresinin düşürülmüş olmasıyla ilgili bir bahane olamaz. Dolayısıyla bu tarz durumlarda eğer satıcı alıcıya haber vermeden kilometresi düşürülmüş araç satmış ise her halükarda aracın ayıbının tazminini sağlaması gerekecektir.

Kilometreyi Kimin Düşürdüğü Önemli Midir?: Satıcıya yöneltilecek haklar bakımından 2 ve 10 yıllık süreler bulunmaktadır. Bu süreler zarfında dava açılabilir. Dava sürerken aracın kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Aracın kilometresinin kullandığınız süre zarfında yükselmeye devam etmesi , davanın neticesinde olumlu veya olumsuz bir tesire neden olmayacaktır.

Araç km düşürme tespit işlemlerinde bilirkişiler tarafından bazı tespitler yapılır: Bilirkişi aracın satış tarihinde yaklaşık kaç kilometrede olduğunu, satış tarihinde kilometresinin düşürülmüş hali ile satılabilir olabileceği miktarı tespit eder ve yaptığı hesaplamaların nihayetinde aradaki farkın ne kadar olduğu yönünde kanaatini oluşturur.

Kilometresi düşürülen aracın galeriden alınması : Araç satışında kilometresi düşürülmüş olan araç galeriden alınmış ise Galerilerin ve ekspertizlerin sorumluluğu TBK ve TKHK düzenlemelerine ek olarak ‘İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Kanun’ düzenlemesi devreye girer. Benzer şekilde de ekspertizler sundukları hizmetin ayıplı olması dolayısıyla sorumlu hale gelirler. Oto ekspertizlerinin hukuki bazı sorumlulukları bulunmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre galericiler ve ekspertizler tek sorumlu veya aracın asıl sahibi ile birlikte müteselsil sorumlu olabilirler.

Kilometre düşürmek bir dolandırıcılıktır : Araç kilometre düşürme olayının Türk Ceza Kanunundaki karşılığı ‘dolandırıcılık suçu’dur. TCK madde 157 hükmü uyarınca bir yıl ile beş yıl arasında hapis ve buna ek olarak beş bin güne kadar adlî para cezası gibi ciddi bir cezası bulunmaktadır. Eğer kişi tacir, şirket yöneticisi v.b. kişi ise nitelikli dolandırıcılık söz konusu olmaktadır ve ceza 3 yıl ile 10 yıl arasında beş bin güne kadar olan adli para cezasıdır.

AB Lastik Etiketi Ne Demek? Hakkında Bilgiler

0

Lastik alma hususunda en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan birisi AB lastik etiketi olup, AB lastik etiketi, lastik satın almadan önce lastikle ilgili size fikir vermek, lastik seçimi yapabilmeniz için yardımcı olmak için tasarlanan, karmaşık olmayan bilgilerin özetidir. Tıpkı beyaz eşyaların üzerindeki veya gıda paketlerinin üzerindeki etiketler gibi düşünebileceğiniz AB lastik etiketi, bilinçli bir seçim yapma noktasında faydalı olacaktır.

AB lastik etiketi teriminin açılımı Avrupa Birliği Lastik Etiketi olup, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Araç için lastik alacağınız zaman muhakkak kullanıcı yorumlarını ve lastik testlerini göz önüne almanızın gerektiği aşikardır ancak AB lastik etiketi de çok önemli bir unsurdur.  Lastik satın alımı söz konusu olduğunda, fiyatları karşılaştırabileceğiniz web siteleri kadar, lastiklerin testlerini içeren web siteleri dikkat çekmekte olup, çeşitli bağımsız test kuruluşları tarafında lastiklere verilen etiketler de seçim tavsiyesi niteliğindedir. Avrupa Birliği lastik etiketi, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.

AB Lastik Etiketi Üç Faktörü Kapsar :

Islak Zemin Yol Tutuş Kabiliyeti

Islak zeminde , yağmur yağarken virajlarda kayma olmaması için lastiklerin ıslak zemin performansının iyi olması gerekmekte olup, ıslak zeminde aracın istenen seviyede durabilmesi güvenlik açısından önem arz eder. Lastiklerdeki desenler, yol yüzeyinden su çekmek için kullanılmakta olup bu sayede lastiğin yol yüzeyini daha iyi kavraması sağlanır. Örneğin ıslak zeminde fren yaparken lastiğin ne kadar iyi performans gösterdiğine dikkat edilmesi gerekir.

Gürültü

Lastiklerin yol yüzeyinde dönmesi sonucu bir gürültü oluşur. Bu gürültü desibel cinsinden ölçülen bir değer olarak etikette yer alır. Etikette daha siyah dalgalar lastiğin daha gürültülü olduğunu gösterir. (Aşağıdaki görselde de görebilirsiniz) Ancak çok sessiz olan bir lastiğin fren performansının kötü olabileceği de göz önüne alınmalıdır.

Yakıt Verimliliği

Lastiğin üretildiği madde ve desen biçimi yakıt verimliliği üzerinde etkilidir. Yuvarlanma direnci ne kadar düşük olursa yakıt ekonomisi o kadar iyi olacaktır. Etikette yakıt verimliliği hususu A harfinden başlayıp G harfine kadar derecelendirme yapılmıştır. (Yukarıdaki görselde B harfi bulunuyor) A harfi en iyi yakıt verimliliğine sahip lastiği ifade etmek için kullanılır. G harfi ise yakıt verimliliği konusunda kötü lastikleri ifade eder. Düşük yuvarlanma direncine sahip lastiğin ıslak frenleme skorunun düşük olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

AB Lastik etiketi, lastik seçimi konusunda yardımcı olsada tam anlamıyla bir rehber olarak kabul edilmemelidir. Bu etiket değerleri dikkate alınmalı ancak bağımsız lastik testi yapan firmaların incelemeleri de göz önüne alınmalıdır.

Fiat Uno Hala Alınır Mı? Fiat Uno Hakkında Bilgiler

0

Fiat Uno otomobillerinin hala alınıp alınmayacağı merak edilmekte olup, kullanıcılar “Fiat Uno hala alınır mı?” şeklinde sorular sorabiliyor ve Fiat Uno hakkında bilgiler talep edebiliyorlar. Fiyat Uno araçları günümüzde artık eskiyen otomobiller ve bu bilinen bir gerçek. B segmenti bir otomobil olan Uno, Fiat’in özellikle bir dönem ülkemizde tutulan araçlarından biri durumunda idi.

Türkiye’de otomobilleri en fazla satılan üreticilerden biri  olan Fiat, 90’lı yıllarda B segmente için hatchback sınıfına Uno araçlarını sunmaya başlamıştı. Uno araçları ülkemize her ne kadar 1992 yılında ulaşmış olsada aslında 1980’li yıllardan itibaren üretilmekte idi. 1993 yılından itibaren de ülkemizde Tofaş – Fiat fabrikalarında üretilmiştir. Ancak 2001 yılında üretimden kaldırılan Uno’nun yerini zaman içerisinde Fiat Palio almış, 2001’den sonra Fiat Palio otomobilini görmeye başlamışızdır.

Fiat Uno alınır mı? Hala alınabilecek bir araba mı?

Fiat Uno her ne kadar ülkemizde 1992 ile 2001 arasında 9 yılın söz konusu olduğu farklı modellere sahip olsada 1992 ile 2001 modeli arasında tasarım olarak öne çıkan bir farklılık bulunmamaktadır. İlk gelen Unolar 60S olarak geçmekte olup, 1993 yılından itibaren 70 serisi araçların satışına geçilmiştir. Uno’nun bazı modellerinde hidrolik direksiyon, ön cam otomatiği ve klima yer almakta iken, bazı modellerinde bu özellikler yer almamaktadır. 1994 yılından itibaren ise tek nokta enjeksiyonlu motorlarla satılmaya başlanan Uno’nun 60S ile 70 arasındaki farkları ise barizdir. Şanzımandan motoruna kadar pek çok  mekaniği ayrı olan iki arabadır ve aynı zamanda 60S’in yedek parçaları biraz daha pahalıdır.  Fiat Uno’nun alınıp alınmayacağıyla ilgili olarak bazı kullanıcı yorumları bulunmakta olup, kullanıcı yorumları genel itibariyle aracın ön göğüs ve kapı kollarının sert plastik ile yapıldığını, kaliteli plastik malzemeye sahip olduğundan solma ve çatlamanın çok zor olduğunu, kaporta sacı olarak zayıf bir otomobil olduğunu, bunun kapıları örterken bile anlaşılabileceğini ifade etmektedirler. Aynı zamanda tam bir şehir içi otomobili olarak nitelendirilen Uno, ara hızlanması ve motor performansının iyi olmasıyla bilinmektedir  fakat araçta 4 ve üzerinde kişi var ise özellikle yokuşlarda çekmekte zorlanmaktadır.

Uno araçları küçük boyutlu otomobiller olduğundan park etmekte sorun yaşanılmamaktadır. Yol tutuşu olarak zayıf bir araçtır ve bu yüzden uzun yolda  önerilmemektedir. Aynı zamanda yan rüzgarlardan çok etkilenmektedir ve altı yere yakın bir araç olduğu için engebeli yollarda kullanırken ayrıca dikkatli olmanız gerekmektedir. Fiat Uno araçlarının ikinci el piyasası güçlüdür  fakat 60s olan modellerinin ikinci el piyasası daha yavaş ve yedek parçaları daha pahalıdır. Bu yüzden Fiat Uno satın alacakların 60s modelinden yana değil de 70 serisinden yana tercihte bulunmalarını öneriyoruz.

Fiat Uno motor seçenekleri :

1.1 Benzinli  ve 1.4 Benzinli olarak temelde iki farklı motor seçeneği bulunur. 1.1 benzinli Uno 60’s lerle birlikte gelmiştir. 57 beygir ve 87 Nm tork güç üretmektedir. Performans olarak kendisinden beklenmeyecek kadar atak bir motoru olup LPG ile de tam uyumludur. 1.4 benzinli motor ise en çok tutulan seçenektir. 71 beygir ve 108 Nm tork güç üretir. Şehir içinde 9.5, şehir dışında 5.6 litre yakıt tüketir ve LPG ile uyumluluk göstermektedir.

Uno’nun otomatik vitesi var mı?

Fiat Uno’nun her ne kadar İtalya’daki versiyonunda otomatik vites olsada ülkemizde otomatik şanzımanı bulunan Uno satışı yapılmamıştır. Tüm Uno araçları 5 ile manuel vitestir.

Akıllı Park Sistemine İlişkin Bilinmesi Gerekenler

0

Otomobillerde bulunan akıllı park sistemine dair bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz. İşte konuya ilişkin ayrıntılar…

Park yardım sistemleri, otopark manevralarını otonom veya yarı otonom olarak gerçekleştirmeye imkan tanımaktadır. Parkla ilgili işleri kolaylaştırmakta olan pek çok teknoloji üretilmekte olup, böylece dar yerlere park etmek ve acemi sürücülerin park etmesi kolaylaşmaktadır. Akıllı park sistemlerine detaylarıyla değiniyoruz.

Park Sensörleri

Park sensörleri, uzunca bir süredir yaygın olarak kullanılmakta olan en yaygın park yardımı olarak öne çıkmaktadır. Tamponlara monte edilen sensörler ile arabanın uçlarından gelen engellerin mesafesi tespit edilmekte ve sürücü ses ile uyarılmaktadır. Bu sesler, engellere yaklaştıkça artar ve arttıkça daha sık bir hale gelmektedir. Park sensörleri, orijinal olarak bu özelliğin olmadığı bir arabaya da takılabilir. Sonradan eklenen en yaygın aparatlardan biridir.

Geri Görüş Kamerası

Günümüzde park sensörlerinden biraz daha ileride olan bu sistemde aracın arka tarafını gösteren kameralar yer almaktadır. Yüksekçe monte edilmiş ve hafifçe aşağıya bakan geri görüş kamerası sayesinde dikiz aynasından fark edemeyeceğiniz tüm engelleri görmeniz mümkün olur. Otomobilin arkasında geri görüş alanı sağlamak için geniş açılı mercek kullanılmakta olup, genellikle gösterge panosuna monte edilmiş bir ekranla sürücüye aktarılır ve çoğunlukla mevcut direksiyon açısına ve engellere olan yakınlığa dayanır. Geri görüş kamerasının dışında 360 derece kamera da kullanılabilmektedir ancak bu tarz 360 derece sistemler daha çok üst segmentte bulunan otomobillerde kullanılmaktadır. Bu sistemde aracın etrafında çok sayıda kamera bulunmaktadır ve hatta aracın kuş bakışı görüntüsü oluşturulabilmektedir.

Akıllı Park Sistemi

Kamera ve sensörleri bir araya getirip park alanının boyutunu algılamaya imkan tanımakta olan akıllı park sistemi, sensörlerini bir araya getirerek park alanının boyutunu algılayabilir ve uygun boyut olup olmadığını sürücüye bildirebilir. Akıllı sistemlerde, aracın durması ve hareket ettirilmesi için gaz-fren kullanımı genelde sürücüye bırakılmış durumdadır. Sistem, ekran veya sesli uyarılarla sürücüyü gaza basması veya fren yapması konusunda yönlendirmelerde bulunur. Aynı zamanda direksiyonu otomatik olarak kontrol etme yeteneğine de sahiptir. Direksiyon hareketine ek olarak, otonom park yardım sistemleri hız kontrolünü de üstlenebilmektedir. Özellikle gelişmiş sistemlerde sürücü park yapmadan önce araçtan çıkıp çıkmayacağına da karar verebilmektedir.

Kör Nokta Uyarı Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde kör nokta uyarı sistemine ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz: Günümüzde araçların dikiz ve yan aynalarını kullanarak arkanızdaki araçları tespit edebilirsiniz. Ancak aynalar aracın arka kısmındaki tüm araçları tüm olarak gösterememektedir. Özellikle kör nokta olarak isimlendirilen bölümde yer alan araçları farketmek için oldukça dikkatli olmak gerekir.

Aslına bakarsanız uyanık olan sürücüler kör nokta izleme sistemine genelde ihtiyaç duymaz çünkü şerit değiştirirken bakış açılarını değiştirerek bakarlar. Yine de kör nokta uyarı sistemi ekstra önlem almaya gerektirmeden kör noktaları tespit etmeye imkan tanımaktadır.

Kör nokta, otomotiv tasarımlarının en önemli kusurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Her yıl 1 milyon kadar trafik kazası kör nokta ile ilgili meydana gelmektedir ve bunların yüzlercesi ölümle sonuçlanmaktadır. Örneğin bir sollama yapacağınız zaman sol aynanızdan arkadan soldan gelen bir arama var mı diye kontrol edip hiçbir araç göremeyecek şeride çıktığınızda aslında arkanızda bir araç olduğunu ve size çarptığını görebilirsiniz. Kör nokta kazalarını önleyebilmek için kör nokta uyarı sisteminden yararlanılabilir.

Kör nokta sistemi genelde elektromanyetik dalgalar gönderen aracın kenarlarına dış dikiz aynalarının yakınında veya tamponların yakınında monte edilen elektronik algılama cihazlarından yararlanmaktadır. Radar dalga boylarını veya bilgisayarla işlenen görüntüleri dijital kamera ile alıp analiz etmektedir. Alıcılardan biri araç ile çok yakınlaşan başka bir aracı fark ettiği zaman genelde sürücünün çevresel vizyonunda ışık yanıp sönerek veya sesler çıkarak uyarmaktadır. En gelişmiş sistemler ise otomobilin kendisini bir önceki şeritteki güvenlik bölgesine geri döndürme hareketinde bulunacaktır. Kör nokta tespit sistemlerinin yaygınlaşması beklensede daha çok lüks araçlarda yer almaktadır.

Pasif kör nokta uyarı sistemleri

Pasif sistemlerde daha düşük teknolojili bir ayna kullanılır. Normal dikiz aynalarının yapamayacağı alanlara bakmayı sağlayan mevcut dış dikiz aynasının köşesine özel dışbükey ayna koymak için alternatifler sunulmaktadır. Bu yerel otomobil parçaları mağazalarından da kolayca elde edilebilir.

Kör nokta sistemlerine tamamen güvenmemek gerekir çünkü motosikletleri veya çok hızlı giden araçları tespit etmekte bazen zorlanabilen bir sistemdir. Bu konudaki başarı seviyesi sistemden sisteme değişkenlik de gösterebilir. Ancak sürücüye destek olma konusunda genel olarak büyük faydaları bulunmaktadır.

Kilometresi Yüksek Eski Araç Alınır Mı?

0

Son günlerde kilometresi yüksek olan eski otomobillere olan ilgi artmış durumda. Bunda elbette otomobil piyasasının büyük oranda zamlanmasının büyük etkisi bulunuyor.

Otomobil pazarı özellikle 2020 yılının Mart ayından sonra inanılmaz bir değişim yaşadı. Söz konusu tarih aynı zamanda Türkiye’de korona virüsü vakasının ilk kez görüldüğü tarihe denk geliyor. Yani korona virüsü, ülkemizde otomobil fiyatlarının inanılmaz artmasına sebebiyet vermiş durumda. Buna birde son zamanlarda yoğun olarak hissedilen ekonomik kriz eklenince araba sahibi olmanın artık çok daha zor bir hale geldiği su götürmez bir gerçek.

Son zamanlarda insanlar bayramın da yaklaşmasıyla beraber kilometresi yüksek olan eski otomobillere yönelmeye başladı. Bu durum ikinci el pazarının daha da hareketlenmesini sağladı. Bundan iki ay öncesine kadar araç satışları çok durgun bir şekilde devam etmekte iken günümüzde ise kilometresi yüksek eski araçlara olan ilginin artmasıyla galericilerin işlerinin açıldığını, araç sahiplerinin de daha kolay alıcı bulabildiğini söyleyebiliriz. Bu durum şu an pazarda fiyatların biraz daha artmasını da beraberinde getirmiş durumda.

Şu an piyasada 80.000 TL gibi rakamlara satılan araçlara yeni bir zam daha uygulanarak fiyatları yaklaşık 10.000 TL kadar daha yükseldi. Bu 100.000 TL’lik bir aracın 110.000 TL’nin üzerine çıktığı anlamına da geliyor. Pazarda özellikle son bir ayda Peugeot 206 2004 ve önceki modellerde, Fiat Albea 2006 ve daha eski sürümlerde, eski Tata araçlarında fiyat tarafında agresif bir artış var. Bu artış aynı zamanda Hyundai Accent’in 2006’nın öncesindeki modellere yansıdı. Genel olarak pazarda bayramın telaşıyla beraber 10.000 TL ve üzerinde fiyat artışları görüyoruz. Özellikle kilometresi yüksek olan eski araçların şu sıralar daha çok tercih ediliyor olması 100.000 TL’nin altına iyi bir araç bulmayı daha da zor bir hale getiriyor.

Kilometresi yüksek araç almak mantıklı mı?

Bakımları eksiksiz , zamanında yapılan otomobiller kolay kolay sorun çıkarmaz ancak hor kullanılmış ve bakımları ihmal edilmiş olan modeller sorun çıkaracaktır. Bu yüzden en önemli nokta aracın genel olarak dikkatli kullanılıp kullanılmadığı olup, bakımları eksiksiz yapılan yüksek kilometreli bir aracı almak sorun çıkarmayabilir. Uzun bir zaman diliminde genellikle şehirlerarası yollarda yapılmış kilometreler otomobili olumsuz anlamda etkilemez fakat kısa zaman diliminde özellikle trafiğin çok yoğun olduğu şehirlerde yapılan yüksek kilometreler aracın daha fazla yıpranmasına sebep olacaktır. Son zamanlarda kilometresi düşürülen pek çok otomobil olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Yani araç tercihi yaparken sadece kilometreye göre tercihte bulunmak büyük bir hata olacaktır. Genel olarak gereken bakım ve özen gösterilen otomobiller yüksek kilometreli olsa dahi satın alınabilir ancak hor kullanılan ve özellikle şehir içinde çok fazla trafikte kilometre yapmış olan araçlar biraz daha yıpranmış halde olacaktır.

Otomobillerde Yakıt Tasarrufu Yapmak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

0

Otomobillerinde yakıt tasarrufunda bulunarak cebinizi koruyabilirsiniz. Yeni yazımızda otomobillerde yakıt tasarrufu yapmak adına dikkat edilmesi gerekenlere değiniyoruz: Bilindiği gibi korona virüsü salgını dünya genelinde ekonomik buhrana yol açtı. Aynı zamanda son zamanlarda meydana gelen Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle de dünya genelinde akaryakıt fiyatlarında inanılmaz bir artış bulunuyor. Bu artışlar akaryakıt fiyatlarını adeta ikiye katlarken pek çok kişi otomobilini artık daha az kullanıyor.

Otomobillerin yakıtlarının çok pahalı olması nedeniyle insanlar yakıt tasarrufu yöntemlerini araştırmaya başladı. Kullanıcıların akaryakıt fiyatları sebebiyle araç kullanırken yakıttan tasarruf sağlayabilmek adına dikkat etmesi gereken bazı önemli püf noktalar bulunmaktadır. Bunlara sizler için maddeler halinde değineceğiz.

Gereksiz ağırlıktan kaçının

Otomobillerin içerisinde gereksiz yükleri taşımamak gerekiyor. Yüklerden kurtulmak aracın performansını artırmak için yapılıyor olsada fazla ağırlıkların atılması aracın yakıt tüketiminin azalmasını da sağlayacaktır. Yakıt tasarrufu yapmak adına aracınızın yükünü azaltıp daha az akaryakıt harcamasını sağlayabilirsiniz.

Klima kullanımını sınırlandırın

Sıcak havalarda klima otomobil sürücüleri ve yolcular için büyük bir kolaylık sağlıyor olsada klimayı fazla açmak klima kompresörünün motora ekstra bir yük oluşturmasına neden oluyor ve dolayısıyla motorun yakıt tüketimini artırıyor. Aracı gölgeye park etmek, güneşlik kullanmak gibi yöntemler ile klimayı daha az çalıştırmak adına etkide bulunabilirsiniz.

Gaz pedalı tasarrufu

Otomobilinizde yakıt tasarrufunda bulunabilmek için gaz pedalı yönünden tasarruf yapmanızı da öneriyoruz. Yakıt tüketimini azaltabilmek için gaz pedalını sert bir şekilde kullanmak yerine hafif bir şekilde dokunarak kullanmanız isabetli olacaktır.

Bakımları zamanında yaptırın

Otomobillerde yakıt tasarrufu yapabilmek için bakımların gerektiği şekilde eksiksiz ve düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Motor bölümünde çıkan ufak bir hata bile akaryakıt tüketimini artıracağından otomobilinizin bakımlarına dikkat etmenizde fayda var.

Nedir Bu DSG Şanzıman? Hakkında Bilgiler

0

DSG şanzıman’ın ne olduğu, tanımı ve diğer bilgilere yer verecek olursak; Temel olarak sürücülerin debriyaj pedalı kullanmadan yalnızca gaz ve fren ile arabalarını hareket ettirip durdurmalarına imkan tanıyan sistem olduğunu belirtebiliriz. DSG şanzıman olan araçlarda diğer geleneksel otomatik şanzımanlı arabalarda da olduğu gibi debriyaj pedalı bulunmamaktadır.

Park (P), Boşta (Neutral-N), Sürüş (Drive-D) adlı modlara sahip olan DSG şanzıman, çift kavramalı şanzıman olarak da bilinmektedir. Spor (S) modunu seçerek arabanızın aynı viteste daha üst devirlere kadar kalmasını da sağlayabilirsiniz. Manuel yani M modu vitesleri yine debriyaj kullanmadan vites kolu veya eğer aracınızda varsa direksiyon arkası kulakçıklarla sürücünün vites değiştirmesine imkan tanınır. Özellikle sunduğu konforlu sürüş tarzı ve hızlı vites geçişleri ile dikkat çekmekte olan bir şanzıman tipidir.

DSG şanzıman sisteminin orijinal ismi “Direct Shift Gearbox” olup, çift kavrama kullanmaktadır. Elektronik bir şekilde kontrolü sağlanan iki mil tarafından sürücünün bir sonraki vites beklentisine göre vites seçimleri uygulanmaktadır. Sürücü aracını çalıştırdığında ve Sürüş yani D moduna aldığında birinci mil birinci vitesi seçmektedir. İkinci mil ise ikinci viteste bekleme modunda kalmaktadır. İkinci vitese geçildiğinde ikinci mil aktif olmakta, üçüncü viteste ise bekleme moduna geçmektedir. İki mil için iki farklı kavrama yani iki farklı debriyaj bulunuyor. 7 ileri vitesli DSG şanzımanda birinci mil tek sayılı vitesleri (1, 3, 5, 7), ikinci mil ise çift sayılı vitesleri ve geri vitesi (2, 4, 6, R) kontrol eder.

DSG şanzıman otomatik kontrollü kullanılan iki debriyaj sayesinde güç aktarımını daha etkin yapar ve yüksek sayıda vites olması nedeni ile yakıt ekonomisine katkı sağlamaktadır. Yine bu sayede daha hızlı vites geçişleri ve daha konforlu bir sürüş sunulur. Bir milin sürekli bekleme modunda olmasından yani tam kavrama yapmadan beklemesinden dolayı uzun süreli kullanımlarda kavrama arızası olma potansiyeli belirir.

Peugeot Nerenin Markası ? Peugoet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Peugeot hem dünyada hem ülkemizde oldukça bilinen otomotiv üreticilerinden biridir. Peugeot, Fransa merkezli bir otomotiv şirketi olup, Fransa ülkesi Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden biridir ve Avrupa’nın güçlü ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Peugeot markası da Fransa’nın ekonomisinin yükselmesine önemli oranda katkı sağlamaktadır.

Günümüzde Amerika, Kanada gibi pazarlarda kendisine yer bulamamış olsada geri kalan pazarlarda genel olarak büyük bir Pazar payına sahip olduğu bilinmektedir . Ülkemizde de oldukça tutulan bir marka olan Peugeot, Türkiye’ye de araç ihraç etmekte ve yılda 2 milyondan fazla araç üretimi gerçekleştirmektedir.

Fransa’nın üç önemli değerinden biri

Avrupa’da en büyük otomobil üreticileri hususunda ilk üçte yer almakta olan Peugeot, aynı zamanda dünyanın en eski otomobil üreticilerinden biridir. Fransa’nın Renault ve Citroen ile dünya pazarına sunduğu en önemli değerlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Otomobil sektöründen önce diğer sektörlerde yer aldı

Peugeot ile ilgili, onu diğer pek çok otomotiv üreticisinden ayıran ilginç bir özellik bulunmaktadır: Peugeot bir şirket olarak ilk kurulduğunda aslında kahve sektöründe faaliyet gösteriyordu. 1810 yılında başlayan bu serüven 1830’lara kadar devam ettikten sonra Peugeot bisiklet sektörüne atıldı. Bir anda farklı bir kulvara giren Peugeot, 50 yıl boyunca bisiklet üretti ve sonrasında 1882 yılında resmen otomotiv sektörüne de adım attı.

Otomobil sektöründe oldukça başarılı olan Peugeot’un bunlara rağmen otomobil sektöründe kuruluşunun üzerinden 70 yıl sonra yer alabiliyor olması oldukça dikkat çekici bir unsurdur.

Merkezi Paris

Şirketin merkezi Fransa’nın başkenti Paris’tedir. Operasyon merkezi olarak ise bir diğer Fransız şehri olan Sochaux belirlenmiştir. 2000’li yıllarla beraber sadece binek otomobil üretmeyen Peugeot, yönünü lüks sınıfa da çevirerek dikkat çekmiştir. Günümüzde ise çok sayıda farklı segment aracıyla geniş bir pazara hitap etmektedir.

Motor Yağlama Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Motor yağlama sistemi , özellikle içten yanmalı çalışan motorlarda mühim bir sistemdir. Motor yağlama sistemi olmaması durumunda pistonlar silindir bloğuna yapışarak motorun işlemini gerçekleştirememesine neden olur. Bu nedenle yağlama sistemi olmadığı taktirde araç bir süre seyrettikten sonra hareket edemeyecek duruma gelir.

Aşınma durumu motor çalıştığı esnada bir miktar meydana gelmektedir ancak motor yağı sayesinde aşınma minimum seviyeye iner. Aşınma durumu her şeye rağmen uzun süre sonra kirlerin birikmesine neden olarak temizlenmesi ihtiyacını doğurur. Kirler temizlenmediği taktirde parçalar çizilebilir. Motor yağlama sistemi, motor içerisinde dönerek parçalarda kir birikmesini önlemenin yanı sıra kirlerin yağ karterinde toplanmasını sağlar. Motor yağının tavsiye edilen süreyi aşmayacak şekilde kullanılması ise bu noktada önem arz eder çünkü motor yağları çok uzun süre kullanıldığı zaman parçaları temizleme özelliğini de yitirmeye başlar.

Motor yağlama sistemi, motorun içerisinde yer alan parçaların birbirine sürtünmesini yok etme görevini edinmiştir. Motorun içerisinde bulunan parçaların her biri birbirine bağlı olarak çalıştığı için, yağlama durumu olmadığından birbirine sürtmeleri sorun teşkil eder.

Motor yağı hareketini nasıl gerçekleştirir?

Motorun içerisinde parçalar arasında boşluklar bulunması sebebiyle motor yağı hareket halinde araçların parçaları arasında adeta film tabakası görevi görerek sürtünmeyi en az seviyeye indirir. Bu sayede motordan çıkacak olan ses de önemli seviyede azalmış olacaktır. Motorun en alt bölümünde bulunan karterde biriken motor yağı, pompa yardımıyla yağlanması gereken kısımlara delikler ve kanallar aracılığıyla basınçlı olarak iletilmektedir. Yağ yağlama görevini bu şekilde tamamladığında yer çekiminin de yardımıyla geri dönüş hattı boyunca karter kısmına döner. Bu döngü motor çalıştığı sürece devam edecektir. Bu da tüm parçaların yağlanmasını sağlayacaktır. Otomobilin bir süre çalışmadan durması durumunda yağ motorun karter kısmında toplanacaktır.

İşlev görmesi biraz zaman alabilir

Sıcaklığı azalmış olan ve sıcaklığının azalması sonucunda akışkanlığı da azalmış olan motor yağının iyi bir şekilde çalışabilmesi için aracın çalıştırır çalıştırılmaz hemen yol alınmaması gerekmektedir. Çünkü motor yağının ideal özellikleri gösterebilmesi için aracın bir süre çalıştırılması ve o şekilde yola çıkılması önerilir.

Motor yağı, parçaların hareket ettikçe sürtünme nedeniyle ısılarının artması karşısında ısının tahliye edilmesini de sağlayarak o noktada da fayda sağlar. Çalışmakta olan otomobilde motor yağını kontrol etmek istediğiniz zaman yağın sıcak olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni araç motorunun çalışması sırasında üretmiş olduğu ısının yağa geçmesidir.

Jant Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde jant alırken hangi unsurlara dikkat edilmesi gerektiğine değiniyoruz. Araçla ilgili yanlış jant seçmek fren mesafesi, hız, rot ve balans ayarı, yakıt tüketimi gibi konularda olumsuz etkide bulunmaktadır. Bu nedenle jant seçimi son derece mühim olup, yeni bir jant almak istediğiniz zaman ilk olarak bir teknik servisten de bilgi talep etmenizi öneriyoruz.

Lastik ebadı seçerken jant aplikasyon tablosundan yardım alarak tabloya göre aracınıza uygun olan jantı tercih etmeniz uygulayacağınız en sağlıklı yöntem olup, bu seçimi yaparken aracın markasının üreticisinin önerdiği değerin de dışına çıkmamanız gerekiyor.

Kullanıcı jant seçimi yapacağı zaman beğendiği jant tasarımının aracıyla uyumlu olup olmadığını irdelemesi gerekmektedir. Bu bilgiyi jant servislerinde bulunan uygun araç jantları tablosunu inceleyerek edinebilirsiniz.

Jant üreten firmalar uygun yol koşullarında aks yüklerine uygun yol koşullarda testler uygulamakta olup, araca aşırı yük yüklendiği zaman jantlarda bir takım sorunlar oluşabilmektedir.

Hafif metal özellikli jantların otomobil hakimiyetine olan etkisi

Hafif metal özellikte olan jantlar tubeless lastikler ile uyumlu bir yapıya sahiptir. Böylece otomobilde direksiyon hakimiyeti ve denge konularına olumlu olarak etki eder. Bu jantlar alüminyum, titanyum gibi metallerden üretilmekte olup, bu tarz metallerden üretilmiş olan jantlar, saç malzemeden üretilmiş olan jantlara kıyasla daha hafiftir ve daha sağlam bir yapı sunmaktadır. Hafif metal jantlar, yapısal özellik olarak dış etkilerden kaynaklanan darbeleri daha kolay emebilir. Darbelerin absorbe edilmesi güvenlik seviyesine katkıda bulunur. Hafif metal jantlar fren sistemine olumlu yönde etkide bulunur ve ömrünü uzatır.

Jantların onarımı ve jant temizliği

Jantların onarımı konusunda Uluslar Arası Lastik ve Jant Teknik Kurumu’nun standartlarına göre; hasar görmüş olan jantların onarımının yapılamayacağını söyleyebiliriz. Böylece yenisinin alınması önerilmekte olup, jantların üzerinde göbek deliği büyültme, ekseni kaydırma., kaynak, boyama, bijon somumu gibi işlemlerin uygulanmasını önermiyoruz. Jantı orijinal hali ile kullanmanızı öneriyoruz.

Jant temizliği yaparken de normal deterjan kullanabilirsiniz. Deterjanın içerisinde kuvvetli olmayan kimyasal olmalıdır. Jantlarınızın üzerindeki inatçı kirler ve yağ kalıntıları; sert olmayan fırça ve sünger kullanılarak temizlenebilir.

Tork ile Beygir Gücü Arasındaki Farklar

0

Tork ve beygir gücü arasında bazı farklar bulunmaktadır. Tork ile beygir gücü arasındaki farklardan bahsetmeden önce ilk olarak tork ve beygir gücü terimlerinin ne anlama geldiğini irdelemek gerekmektedir. İki terim birbiriyle sıkça karıştırılmaktadır. Otomobil sahiplerinin ve otomobillerle ilgilenenlerin mutlaka öğrenmesi gereken terimler olup, beygir gücü bir otomobilin süratini anlatmak için kullanılan genel bir terim olarak öne çıkmaktadır. Bir otomobilin kaç beygir gücünde olduğunu bilebilmek için teknik özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Beygir gücü otomobilin sahip olduğu motor gücü anlamına gelmekte olup, bir motorun beygir gücü zaman içerisinde değişkenlik göstermez. Teknik alanda BG olarak yazılmakta olup, İngilizce karşılığı Horsepower ve kısaltması ile HP’dir. Beygir gücü, 75 Kilogram ağırlığı 1 saniye içerisinde 1 metre yüksekliğe çıkarabilecek güç miktarıdır. Bu güç tahmini olarak bir atın gücüne denk gelmektedir.

Beygir gücü her ne kadar değiştirilemesede tork yapısı itibariyle otomobillerin beygir güçleri farklı şekillerde de kullanılabilmektedir. Tork, bir otomobilin motorundan tekerleklerine kadar hareket edebilmesi amacıyla iletilen kuvvet olup, bu kuvvete itme kuvveti de denilmektedir. Bu kuvvet Wentnmetre yani kısa tabiri ile Nm birimiyle ifade edilmektedir. Bir otomobilin çekişinin yüksek olması, otomobilin tork kuvvetinin yüksek olduğunu gösterir. Otomobil yüksek ağırlıkta maddeleri çekebilir. Tork kuvveti yüksek olduğunda aracıntaşıyabileceği ağırlık miktarı artar. Kamyon, traktör, tır gibi büyük araçların tork kuvvetleri yüksektir. Böylece büyük yükler taşıyabilirler.

Normal otomobiller bir rampayı çıkarken vites düşürüp hız arttırmak zorunda kalırken torku yüksek seviyelerde olan araçlar rampaları daha fazla devir yapmadan hızını koruyarak rahatça çıkabilmektedir. Yüksek torklu motorun yanma odasında düşük torklu motorlara nazaran daha kuvvetli bir yanma derecesi gerçekleşmesi gerekir. Yanma odasındaki derece seviyelerine göre aynı beygir gücü dahi olsa iki araç arasında farklı seviyelerde torklar oluşabilmektedir. Kullanılan enerji kaynağı da torkun oluşmasında rol oynamakta olup, dizel motorlu araçlar benzinle çalışan araçlardan daha hızlı veya daha yüksek seviyelerde torka sahip olabilir. Bunun nedeni dizel ile çalışan motorlarda yanma odasında bir yüksek basınç sıkıştırması gerçekleşirken bu yanma odalarına aynı şekilde yüksek basınçlı enjektörler vasıtası ile yakıt püskürtülmesidir. Böylece yanma odasında çok yüksek derecelerin elde edilmesi mümkün olur.

Bir otomobilin daha yüksek tork seviyesine ulaşabilmesi vites kutusuyla sürücünün elinde olup, normal otomobillerde tork ve beygir gücü değerleri birbirine yakındır. Engebeli ve yokuş bölümlerde kullanılmak için üretilen araçlarda ise tork seviyesi güç seviyesinden daha yüksek olmaktadır. Tork seviyesinin belirlenmesinde ship olunan motorun etkisi bulunmakta olup, tekerleklerin çapı ne kadar büyürse aracın tork seviyesinin de aynı seviyede yüksek olması beklenmektedir.

Subap Yüzmesi Hakkında Bilgiler

0

Subap yüzmesi yani Valve Floating ile ilgili olarak bilinmesi gereken püf noktalar bulunmakta olup, yeni yazımızda bu hususta bilgiler veriyoruz.

Subap yüzmesi durumu içten yanmalı motorlarda yüksek devirlere ulaşıldığı zaman emme ve egzoz subaplarındaki yayların tam profil olarak açılamadan yeniden kapanması olayı olup, buna Yay Zıplaması ismi de verilmektedir.

Motorun performansının ve veriminin düşmesine, emisyon değerlerinin olumsuz olarak artmasına neden olur ve bu nedenle uzun vadede hasar meydana gelir. Üreticilerin AR-GE faaliyetlerini gerçekleştirmekte olan mühendisler, sorunu çözmek için yeni çözüm yöntemleri bulmaya çalışır.

Loblar subapların emme veya egzoz anlarında ne kadar süre açık / kapalı kalacağını tayin eden, yumurtaya benzeyen çıkıntılardır. Lobların profili aracın motorunun yapısı ve istenilen güç / devir oranına göre değişiklik arz eder.

Subap yayları motorun çalışması için gerekli olan devir aralıklarında görevini yerine getiremediğinde problem oluşmakta olup, yüksek devirlere çıkıldıkça yay açılıp kapanma görevini tam anlamına yerine getiremeyecektir.  Böylece subapların görevini yerine getirmesi düzgün bir şekilde olmayacak olup, subapların yuvasına oturarak kapanamamasına veya tam olarak açılmamasına neden olacaktır.

Otomobil üreticilerinin çoğu, yaşanan bu problemi yok edebilmek için araçtan her devirde azami tork ile güç elde edebilmek için bazı sistemler geliştirmiştir. Otomobil üreticilerince geliştirilen teknolojilerin ortak noktası, motor devrinin ne olursa olsun devir için en uygun egzantirik derecesi mekanik veya elektronik olarak ayarlanarak subapların zamanlamasının optimum seviyeye getirilmesidir.

Proton 415 Alınır Mı? Nasıldır? Hakkında Bilgiler

0

Proton Malezya merkezli bir otomobil üreticisidir. Malezya devleti 1962 yılında kendi otomobillerini üretebilmek için çalışmalar sarfetmiş, bu hususta dünya devlerinden transferler yapma yolunu seçmişlerdir. Bu kapsamda Honda, Citroen gibi ünlü markalardan teknoloji transferi yapan Malezya devletinin Proton araçlarından 415, ülkemizde 1998 ile 2000 yılları arasında satılmıştır. Model Mitsubishi Lancer baz alınarak tasarlanmıştır.

Proton 415 ülkemizde GLSi donanım paketiyle satılmış olup, aracın ABS, klima, dört cam otomatiği, hidrolik direksiyon, elektrikli aynalar gibi önemli özellikleri bulunmaktadır. 90 beygir ve 120 Nm tork güç üreten otomobil, LPG ile tam uyumlu bir motora sahiptir.

Proton 415 araçları sedan ve hatchback kasa tiplerinde satılmış olup, otomatik ve manuel vitesli şanzıman seçenekleriyle satılmışlardır. C segmentinden bir araç olup, arka diz mesafesi yeterli olan bir araçtır. Aracın torpido, kapı içleri, ön göğüslük bölümlerinde plastik malzeme kullanılmış olup, kullanıcı yorumları genel olarak bu aracın konforlu olduğu, manevra kabiliyeti hususunda ücretine göre başarılı olduğu yönünde. Yine de aracı özellikle köy yollarında kullanırken dikkat edilmesi gerekmekte çünkü aracın altı yere yakın ve altını kolay bir şekilde yere çarpabiliyor.

Yedek parça konusunda her ne kadar sıkıntılı bir araç olarak lanse edilsede mekanik aksam parçaları ve motor bakımından Mitsubishi olduğundan kolay bulunabiliyor. Piyasası pek çok popüler araca göre daha sakindir yani bu aracı çok hızlı satmak zor olacaktır ancak hızlı satma gibi bir zorunluluğunuz doğarsa piyasanın 2000 TL kadar altında fiyatlardan rahatlıkla satma imkanı bulunmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası (2022)

0

Ehliyetsiz araç kullanılması günümüzdeki önemli sorunlardan biri olup, büyük cezaları bulunuyor ve bu cezalar 2022 yılında artırıldı. Karayolları Trafik Kanunu gereğince bir kişinin araç kullanabilmek için sürücü belgesine sahip olması gerekmekte olup, araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce kullanılmasının tespit edilmesi halinde yüksek rakamlardan oluşan cezalar uygulanıyor.

Sürücü belgesine sahip olan kişilerce kullanılabilen araçlar, sürücü belgesi bulunmayan kişilerce kullanıldığı zaman kişi hem kendisini hem de çevresini riske atıyor. Sürücü belgesi bulunmadığında kişinin kullanmış olduğu araca bağlı olarak farklı miktarlarda cezalar uygulanabilir. Hem ehliyetsiz hem de alkollü bir şekilde araba kullanmanın cezası ise daha ağır olacaktır. Aynı zamanda kişinin araç kullanımı yaparken hız sınırını aşması, kırmızı ışık ihlaline karışması gibi durumlar da söz konusu olmakta ve bunlar da yine daha ağır yaptırımlar gerektirmektedir.

Bir kişinin kanunlara uygun olarak araç kullanabilmesi için 18 yaşını doldurması, sağlık açısından engel bir durumunun olmaması ve ehliyetlerde gerekli araç sınıfına göre ehliyet belgesinin olması gerekmektedir. Ehliyetsiz araç kullanırken yakalanan 18 yaş altındaki bireylerin aile fertlerine de idari para cezası uygulanmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2022 ne kadar?

2022 ehliyetsiz araç kullanma cezası 3.675 TL olup, bu rakam motosikletlerde de geçerlidir. Öte yandan ehliyetli olup yanında ehliyet bulundurmama 428 TL’dir. Ehliyetsiz bir şekilde araç kullanma cezası, kişiye kesildikten sonra ortalama 15 gün içerisinde mernis adresine tebliğ edilmektedir. Kişi haksız gördüğü cezaya Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yaparak itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi hazırlamak ve sonrası için kişinin bir avukattan destek alması avantajına olacaktır. Farklı konular ile de ceza uygulanması durumunda idare mahkemesine başvurulması da gerekmekte olup, bu hususta açılacak olan iptal davaları genelde kısa bir süre içerisinde karara bağlanmaktadır.

Kişi ehliyetsiz araç kullandığı sırada bir yaya çarpması halinde kazanın ölümlü sonuç doğurması kişinin hapis cezası almasına dahi neden olabilir.