Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Akıllı Park Sistemine İlişkin Bilinmesi Gerekenler

0

Otomobillerde bulunan akıllı park sistemine dair bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz. İşte konuya ilişkin ayrıntılar…

Park yardım sistemleri, otopark manevralarını otonom veya yarı otonom olarak gerçekleştirmeye imkan tanımaktadır. Parkla ilgili işleri kolaylaştırmakta olan pek çok teknoloji üretilmekte olup, böylece dar yerlere park etmek ve acemi sürücülerin park etmesi kolaylaşmaktadır. Akıllı park sistemlerine detaylarıyla değiniyoruz.

Park Sensörleri

Park sensörleri, uzunca bir süredir yaygın olarak kullanılmakta olan en yaygın park yardımı olarak öne çıkmaktadır. Tamponlara monte edilen sensörler ile arabanın uçlarından gelen engellerin mesafesi tespit edilmekte ve sürücü ses ile uyarılmaktadır. Bu sesler, engellere yaklaştıkça artar ve arttıkça daha sık bir hale gelmektedir. Park sensörleri, orijinal olarak bu özelliğin olmadığı bir arabaya da takılabilir. Sonradan eklenen en yaygın aparatlardan biridir.

Geri Görüş Kamerası

Günümüzde park sensörlerinden biraz daha ileride olan bu sistemde aracın arka tarafını gösteren kameralar yer almaktadır. Yüksekçe monte edilmiş ve hafifçe aşağıya bakan geri görüş kamerası sayesinde dikiz aynasından fark edemeyeceğiniz tüm engelleri görmeniz mümkün olur. Otomobilin arkasında geri görüş alanı sağlamak için geniş açılı mercek kullanılmakta olup, genellikle gösterge panosuna monte edilmiş bir ekranla sürücüye aktarılır ve çoğunlukla mevcut direksiyon açısına ve engellere olan yakınlığa dayanır. Geri görüş kamerasının dışında 360 derece kamera da kullanılabilmektedir ancak bu tarz 360 derece sistemler daha çok üst segmentte bulunan otomobillerde kullanılmaktadır. Bu sistemde aracın etrafında çok sayıda kamera bulunmaktadır ve hatta aracın kuş bakışı görüntüsü oluşturulabilmektedir.

Akıllı Park Sistemi

Kamera ve sensörleri bir araya getirip park alanının boyutunu algılamaya imkan tanımakta olan akıllı park sistemi, sensörlerini bir araya getirerek park alanının boyutunu algılayabilir ve uygun boyut olup olmadığını sürücüye bildirebilir. Akıllı sistemlerde, aracın durması ve hareket ettirilmesi için gaz-fren kullanımı genelde sürücüye bırakılmış durumdadır. Sistem, ekran veya sesli uyarılarla sürücüyü gaza basması veya fren yapması konusunda yönlendirmelerde bulunur. Aynı zamanda direksiyonu otomatik olarak kontrol etme yeteneğine de sahiptir. Direksiyon hareketine ek olarak, otonom park yardım sistemleri hız kontrolünü de üstlenebilmektedir. Özellikle gelişmiş sistemlerde sürücü park yapmadan önce araçtan çıkıp çıkmayacağına da karar verebilmektedir.

Kör Nokta Uyarı Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde kör nokta uyarı sistemine ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz: Günümüzde araçların dikiz ve yan aynalarını kullanarak arkanızdaki araçları tespit edebilirsiniz. Ancak aynalar aracın arka kısmındaki tüm araçları tüm olarak gösterememektedir. Özellikle kör nokta olarak isimlendirilen bölümde yer alan araçları farketmek için oldukça dikkatli olmak gerekir.

Aslına bakarsanız uyanık olan sürücüler kör nokta izleme sistemine genelde ihtiyaç duymaz çünkü şerit değiştirirken bakış açılarını değiştirerek bakarlar. Yine de kör nokta uyarı sistemi ekstra önlem almaya gerektirmeden kör noktaları tespit etmeye imkan tanımaktadır.

Kör nokta, otomotiv tasarımlarının en önemli kusurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Her yıl 1 milyon kadar trafik kazası kör nokta ile ilgili meydana gelmektedir ve bunların yüzlercesi ölümle sonuçlanmaktadır. Örneğin bir sollama yapacağınız zaman sol aynanızdan arkadan soldan gelen bir arama var mı diye kontrol edip hiçbir araç göremeyecek şeride çıktığınızda aslında arkanızda bir araç olduğunu ve size çarptığını görebilirsiniz. Kör nokta kazalarını önleyebilmek için kör nokta uyarı sisteminden yararlanılabilir.

Kör nokta sistemi genelde elektromanyetik dalgalar gönderen aracın kenarlarına dış dikiz aynalarının yakınında veya tamponların yakınında monte edilen elektronik algılama cihazlarından yararlanmaktadır. Radar dalga boylarını veya bilgisayarla işlenen görüntüleri dijital kamera ile alıp analiz etmektedir. Alıcılardan biri araç ile çok yakınlaşan başka bir aracı fark ettiği zaman genelde sürücünün çevresel vizyonunda ışık yanıp sönerek veya sesler çıkarak uyarmaktadır. En gelişmiş sistemler ise otomobilin kendisini bir önceki şeritteki güvenlik bölgesine geri döndürme hareketinde bulunacaktır. Kör nokta tespit sistemlerinin yaygınlaşması beklensede daha çok lüks araçlarda yer almaktadır.

Pasif kör nokta uyarı sistemleri

Pasif sistemlerde daha düşük teknolojili bir ayna kullanılır. Normal dikiz aynalarının yapamayacağı alanlara bakmayı sağlayan mevcut dış dikiz aynasının köşesine özel dışbükey ayna koymak için alternatifler sunulmaktadır. Bu yerel otomobil parçaları mağazalarından da kolayca elde edilebilir.

Kör nokta sistemlerine tamamen güvenmemek gerekir çünkü motosikletleri veya çok hızlı giden araçları tespit etmekte bazen zorlanabilen bir sistemdir. Bu konudaki başarı seviyesi sistemden sisteme değişkenlik de gösterebilir. Ancak sürücüye destek olma konusunda genel olarak büyük faydaları bulunmaktadır.

Kilometresi Yüksek Eski Araç Alınır Mı?

0

Son günlerde kilometresi yüksek olan eski otomobillere olan ilgi artmış durumda. Bunda elbette otomobil piyasasının büyük oranda zamlanmasının büyük etkisi bulunuyor.

Otomobil pazarı özellikle 2020 yılının Mart ayından sonra inanılmaz bir değişim yaşadı. Söz konusu tarih aynı zamanda Türkiye’de korona virüsü vakasının ilk kez görüldüğü tarihe denk geliyor. Yani korona virüsü, ülkemizde otomobil fiyatlarının inanılmaz artmasına sebebiyet vermiş durumda. Buna birde son zamanlarda yoğun olarak hissedilen ekonomik kriz eklenince araba sahibi olmanın artık çok daha zor bir hale geldiği su götürmez bir gerçek.

Son zamanlarda insanlar bayramın da yaklaşmasıyla beraber kilometresi yüksek olan eski otomobillere yönelmeye başladı. Bu durum ikinci el pazarının daha da hareketlenmesini sağladı. Bundan iki ay öncesine kadar araç satışları çok durgun bir şekilde devam etmekte iken günümüzde ise kilometresi yüksek eski araçlara olan ilginin artmasıyla galericilerin işlerinin açıldığını, araç sahiplerinin de daha kolay alıcı bulabildiğini söyleyebiliriz. Bu durum şu an pazarda fiyatların biraz daha artmasını da beraberinde getirmiş durumda.

Şu an piyasada 80.000 TL gibi rakamlara satılan araçlara yeni bir zam daha uygulanarak fiyatları yaklaşık 10.000 TL kadar daha yükseldi. Bu 100.000 TL’lik bir aracın 110.000 TL’nin üzerine çıktığı anlamına da geliyor. Pazarda özellikle son bir ayda Peugeot 206 2004 ve önceki modellerde, Fiat Albea 2006 ve daha eski sürümlerde, eski Tata araçlarında fiyat tarafında agresif bir artış var. Bu artış aynı zamanda Hyundai Accent’in 2006’nın öncesindeki modellere yansıdı. Genel olarak pazarda bayramın telaşıyla beraber 10.000 TL ve üzerinde fiyat artışları görüyoruz. Özellikle kilometresi yüksek olan eski araçların şu sıralar daha çok tercih ediliyor olması 100.000 TL’nin altına iyi bir araç bulmayı daha da zor bir hale getiriyor.

Kilometresi yüksek araç almak mantıklı mı?

Bakımları eksiksiz , zamanında yapılan otomobiller kolay kolay sorun çıkarmaz ancak hor kullanılmış ve bakımları ihmal edilmiş olan modeller sorun çıkaracaktır. Bu yüzden en önemli nokta aracın genel olarak dikkatli kullanılıp kullanılmadığı olup, bakımları eksiksiz yapılan yüksek kilometreli bir aracı almak sorun çıkarmayabilir. Uzun bir zaman diliminde genellikle şehirlerarası yollarda yapılmış kilometreler otomobili olumsuz anlamda etkilemez fakat kısa zaman diliminde özellikle trafiğin çok yoğun olduğu şehirlerde yapılan yüksek kilometreler aracın daha fazla yıpranmasına sebep olacaktır. Son zamanlarda kilometresi düşürülen pek çok otomobil olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Yani araç tercihi yaparken sadece kilometreye göre tercihte bulunmak büyük bir hata olacaktır. Genel olarak gereken bakım ve özen gösterilen otomobiller yüksek kilometreli olsa dahi satın alınabilir ancak hor kullanılan ve özellikle şehir içinde çok fazla trafikte kilometre yapmış olan araçlar biraz daha yıpranmış halde olacaktır.

Otomobillerde Yakıt Tasarrufu Yapmak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

0

Otomobillerinde yakıt tasarrufunda bulunarak cebinizi koruyabilirsiniz. Yeni yazımızda otomobillerde yakıt tasarrufu yapmak adına dikkat edilmesi gerekenlere değiniyoruz: Bilindiği gibi korona virüsü salgını dünya genelinde ekonomik buhrana yol açtı. Aynı zamanda son zamanlarda meydana gelen Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle de dünya genelinde akaryakıt fiyatlarında inanılmaz bir artış bulunuyor. Bu artışlar akaryakıt fiyatlarını adeta ikiye katlarken pek çok kişi otomobilini artık daha az kullanıyor.

Otomobillerin yakıtlarının çok pahalı olması nedeniyle insanlar yakıt tasarrufu yöntemlerini araştırmaya başladı. Kullanıcıların akaryakıt fiyatları sebebiyle araç kullanırken yakıttan tasarruf sağlayabilmek adına dikkat etmesi gereken bazı önemli püf noktalar bulunmaktadır. Bunlara sizler için maddeler halinde değineceğiz.

Gereksiz ağırlıktan kaçının

Otomobillerin içerisinde gereksiz yükleri taşımamak gerekiyor. Yüklerden kurtulmak aracın performansını artırmak için yapılıyor olsada fazla ağırlıkların atılması aracın yakıt tüketiminin azalmasını da sağlayacaktır. Yakıt tasarrufu yapmak adına aracınızın yükünü azaltıp daha az akaryakıt harcamasını sağlayabilirsiniz.

Klima kullanımını sınırlandırın

Sıcak havalarda klima otomobil sürücüleri ve yolcular için büyük bir kolaylık sağlıyor olsada klimayı fazla açmak klima kompresörünün motora ekstra bir yük oluşturmasına neden oluyor ve dolayısıyla motorun yakıt tüketimini artırıyor. Aracı gölgeye park etmek, güneşlik kullanmak gibi yöntemler ile klimayı daha az çalıştırmak adına etkide bulunabilirsiniz.

Gaz pedalı tasarrufu

Otomobilinizde yakıt tasarrufunda bulunabilmek için gaz pedalı yönünden tasarruf yapmanızı da öneriyoruz. Yakıt tüketimini azaltabilmek için gaz pedalını sert bir şekilde kullanmak yerine hafif bir şekilde dokunarak kullanmanız isabetli olacaktır.

Bakımları zamanında yaptırın

Otomobillerde yakıt tasarrufu yapabilmek için bakımların gerektiği şekilde eksiksiz ve düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Motor bölümünde çıkan ufak bir hata bile akaryakıt tüketimini artıracağından otomobilinizin bakımlarına dikkat etmenizde fayda var.

Nedir Bu DSG Şanzıman? Hakkında Bilgiler

0

DSG şanzıman’ın ne olduğu, tanımı ve diğer bilgilere yer verecek olursak; Temel olarak sürücülerin debriyaj pedalı kullanmadan yalnızca gaz ve fren ile arabalarını hareket ettirip durdurmalarına imkan tanıyan sistem olduğunu belirtebiliriz. DSG şanzıman olan araçlarda diğer geleneksel otomatik şanzımanlı arabalarda da olduğu gibi debriyaj pedalı bulunmamaktadır.

Park (P), Boşta (Neutral-N), Sürüş (Drive-D) adlı modlara sahip olan DSG şanzıman, çift kavramalı şanzıman olarak da bilinmektedir. Spor (S) modunu seçerek arabanızın aynı viteste daha üst devirlere kadar kalmasını da sağlayabilirsiniz. Manuel yani M modu vitesleri yine debriyaj kullanmadan vites kolu veya eğer aracınızda varsa direksiyon arkası kulakçıklarla sürücünün vites değiştirmesine imkan tanınır. Özellikle sunduğu konforlu sürüş tarzı ve hızlı vites geçişleri ile dikkat çekmekte olan bir şanzıman tipidir.

DSG şanzıman sisteminin orijinal ismi “Direct Shift Gearbox” olup, çift kavrama kullanmaktadır. Elektronik bir şekilde kontrolü sağlanan iki mil tarafından sürücünün bir sonraki vites beklentisine göre vites seçimleri uygulanmaktadır. Sürücü aracını çalıştırdığında ve Sürüş yani D moduna aldığında birinci mil birinci vitesi seçmektedir. İkinci mil ise ikinci viteste bekleme modunda kalmaktadır. İkinci vitese geçildiğinde ikinci mil aktif olmakta, üçüncü viteste ise bekleme moduna geçmektedir. İki mil için iki farklı kavrama yani iki farklı debriyaj bulunuyor. 7 ileri vitesli DSG şanzımanda birinci mil tek sayılı vitesleri (1, 3, 5, 7), ikinci mil ise çift sayılı vitesleri ve geri vitesi (2, 4, 6, R) kontrol eder.

DSG şanzıman otomatik kontrollü kullanılan iki debriyaj sayesinde güç aktarımını daha etkin yapar ve yüksek sayıda vites olması nedeni ile yakıt ekonomisine katkı sağlamaktadır. Yine bu sayede daha hızlı vites geçişleri ve daha konforlu bir sürüş sunulur. Bir milin sürekli bekleme modunda olmasından yani tam kavrama yapmadan beklemesinden dolayı uzun süreli kullanımlarda kavrama arızası olma potansiyeli belirir.

Peugeot Nerenin Markası ? Peugoet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Peugeot hem dünyada hem ülkemizde oldukça bilinen otomotiv üreticilerinden biridir. Peugeot, Fransa merkezli bir otomotiv şirketi olup, Fransa ülkesi Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden biridir ve Avrupa’nın güçlü ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Peugeot markası da Fransa’nın ekonomisinin yükselmesine önemli oranda katkı sağlamaktadır.

Günümüzde Amerika, Kanada gibi pazarlarda kendisine yer bulamamış olsada geri kalan pazarlarda genel olarak büyük bir Pazar payına sahip olduğu bilinmektedir . Ülkemizde de oldukça tutulan bir marka olan Peugeot, Türkiye’ye de araç ihraç etmekte ve yılda 2 milyondan fazla araç üretimi gerçekleştirmektedir.

Fransa’nın üç önemli değerinden biri

Avrupa’da en büyük otomobil üreticileri hususunda ilk üçte yer almakta olan Peugeot, aynı zamanda dünyanın en eski otomobil üreticilerinden biridir. Fransa’nın Renault ve Citroen ile dünya pazarına sunduğu en önemli değerlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Otomobil sektöründen önce diğer sektörlerde yer aldı

Peugeot ile ilgili, onu diğer pek çok otomotiv üreticisinden ayıran ilginç bir özellik bulunmaktadır: Peugeot bir şirket olarak ilk kurulduğunda aslında kahve sektöründe faaliyet gösteriyordu. 1810 yılında başlayan bu serüven 1830’lara kadar devam ettikten sonra Peugeot bisiklet sektörüne atıldı. Bir anda farklı bir kulvara giren Peugeot, 50 yıl boyunca bisiklet üretti ve sonrasında 1882 yılında resmen otomotiv sektörüne de adım attı.

Otomobil sektöründe oldukça başarılı olan Peugeot’un bunlara rağmen otomobil sektöründe kuruluşunun üzerinden 70 yıl sonra yer alabiliyor olması oldukça dikkat çekici bir unsurdur.

Merkezi Paris

Şirketin merkezi Fransa’nın başkenti Paris’tedir. Operasyon merkezi olarak ise bir diğer Fransız şehri olan Sochaux belirlenmiştir. 2000’li yıllarla beraber sadece binek otomobil üretmeyen Peugeot, yönünü lüks sınıfa da çevirerek dikkat çekmiştir. Günümüzde ise çok sayıda farklı segment aracıyla geniş bir pazara hitap etmektedir.

Motor Yağlama Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Motor yağlama sistemi , özellikle içten yanmalı çalışan motorlarda mühim bir sistemdir. Motor yağlama sistemi olmaması durumunda pistonlar silindir bloğuna yapışarak motorun işlemini gerçekleştirememesine neden olur. Bu nedenle yağlama sistemi olmadığı taktirde araç bir süre seyrettikten sonra hareket edemeyecek duruma gelir.

Aşınma durumu motor çalıştığı esnada bir miktar meydana gelmektedir ancak motor yağı sayesinde aşınma minimum seviyeye iner. Aşınma durumu her şeye rağmen uzun süre sonra kirlerin birikmesine neden olarak temizlenmesi ihtiyacını doğurur. Kirler temizlenmediği taktirde parçalar çizilebilir. Motor yağlama sistemi, motor içerisinde dönerek parçalarda kir birikmesini önlemenin yanı sıra kirlerin yağ karterinde toplanmasını sağlar. Motor yağının tavsiye edilen süreyi aşmayacak şekilde kullanılması ise bu noktada önem arz eder çünkü motor yağları çok uzun süre kullanıldığı zaman parçaları temizleme özelliğini de yitirmeye başlar.

Motor yağlama sistemi, motorun içerisinde yer alan parçaların birbirine sürtünmesini yok etme görevini edinmiştir. Motorun içerisinde bulunan parçaların her biri birbirine bağlı olarak çalıştığı için, yağlama durumu olmadığından birbirine sürtmeleri sorun teşkil eder.

Motor yağı hareketini nasıl gerçekleştirir?

Motorun içerisinde parçalar arasında boşluklar bulunması sebebiyle motor yağı hareket halinde araçların parçaları arasında adeta film tabakası görevi görerek sürtünmeyi en az seviyeye indirir. Bu sayede motordan çıkacak olan ses de önemli seviyede azalmış olacaktır. Motorun en alt bölümünde bulunan karterde biriken motor yağı, pompa yardımıyla yağlanması gereken kısımlara delikler ve kanallar aracılığıyla basınçlı olarak iletilmektedir. Yağ yağlama görevini bu şekilde tamamladığında yer çekiminin de yardımıyla geri dönüş hattı boyunca karter kısmına döner. Bu döngü motor çalıştığı sürece devam edecektir. Bu da tüm parçaların yağlanmasını sağlayacaktır. Otomobilin bir süre çalışmadan durması durumunda yağ motorun karter kısmında toplanacaktır.

İşlev görmesi biraz zaman alabilir

Sıcaklığı azalmış olan ve sıcaklığının azalması sonucunda akışkanlığı da azalmış olan motor yağının iyi bir şekilde çalışabilmesi için aracın çalıştırır çalıştırılmaz hemen yol alınmaması gerekmektedir. Çünkü motor yağının ideal özellikleri gösterebilmesi için aracın bir süre çalıştırılması ve o şekilde yola çıkılması önerilir.

Motor yağı, parçaların hareket ettikçe sürtünme nedeniyle ısılarının artması karşısında ısının tahliye edilmesini de sağlayarak o noktada da fayda sağlar. Çalışmakta olan otomobilde motor yağını kontrol etmek istediğiniz zaman yağın sıcak olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni araç motorunun çalışması sırasında üretmiş olduğu ısının yağa geçmesidir.

Jant Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde jant alırken hangi unsurlara dikkat edilmesi gerektiğine değiniyoruz. Araçla ilgili yanlış jant seçmek fren mesafesi, hız, rot ve balans ayarı, yakıt tüketimi gibi konularda olumsuz etkide bulunmaktadır. Bu nedenle jant seçimi son derece mühim olup, yeni bir jant almak istediğiniz zaman ilk olarak bir teknik servisten de bilgi talep etmenizi öneriyoruz.

Lastik ebadı seçerken jant aplikasyon tablosundan yardım alarak tabloya göre aracınıza uygun olan jantı tercih etmeniz uygulayacağınız en sağlıklı yöntem olup, bu seçimi yaparken aracın markasının üreticisinin önerdiği değerin de dışına çıkmamanız gerekiyor.

Kullanıcı jant seçimi yapacağı zaman beğendiği jant tasarımının aracıyla uyumlu olup olmadığını irdelemesi gerekmektedir. Bu bilgiyi jant servislerinde bulunan uygun araç jantları tablosunu inceleyerek edinebilirsiniz.

Jant üreten firmalar uygun yol koşullarında aks yüklerine uygun yol koşullarda testler uygulamakta olup, araca aşırı yük yüklendiği zaman jantlarda bir takım sorunlar oluşabilmektedir.

Hafif metal özellikli jantların otomobil hakimiyetine olan etkisi

Hafif metal özellikte olan jantlar tubeless lastikler ile uyumlu bir yapıya sahiptir. Böylece otomobilde direksiyon hakimiyeti ve denge konularına olumlu olarak etki eder. Bu jantlar alüminyum, titanyum gibi metallerden üretilmekte olup, bu tarz metallerden üretilmiş olan jantlar, saç malzemeden üretilmiş olan jantlara kıyasla daha hafiftir ve daha sağlam bir yapı sunmaktadır. Hafif metal jantlar, yapısal özellik olarak dış etkilerden kaynaklanan darbeleri daha kolay emebilir. Darbelerin absorbe edilmesi güvenlik seviyesine katkıda bulunur. Hafif metal jantlar fren sistemine olumlu yönde etkide bulunur ve ömrünü uzatır.

Jantların onarımı ve jant temizliği

Jantların onarımı konusunda Uluslar Arası Lastik ve Jant Teknik Kurumu’nun standartlarına göre; hasar görmüş olan jantların onarımının yapılamayacağını söyleyebiliriz. Böylece yenisinin alınması önerilmekte olup, jantların üzerinde göbek deliği büyültme, ekseni kaydırma., kaynak, boyama, bijon somumu gibi işlemlerin uygulanmasını önermiyoruz. Jantı orijinal hali ile kullanmanızı öneriyoruz.

Jant temizliği yaparken de normal deterjan kullanabilirsiniz. Deterjanın içerisinde kuvvetli olmayan kimyasal olmalıdır. Jantlarınızın üzerindeki inatçı kirler ve yağ kalıntıları; sert olmayan fırça ve sünger kullanılarak temizlenebilir.

Tork ile Beygir Gücü Arasındaki Farklar

0

Tork ve beygir gücü arasında bazı farklar bulunmaktadır. Tork ile beygir gücü arasındaki farklardan bahsetmeden önce ilk olarak tork ve beygir gücü terimlerinin ne anlama geldiğini irdelemek gerekmektedir. İki terim birbiriyle sıkça karıştırılmaktadır. Otomobil sahiplerinin ve otomobillerle ilgilenenlerin mutlaka öğrenmesi gereken terimler olup, beygir gücü bir otomobilin süratini anlatmak için kullanılan genel bir terim olarak öne çıkmaktadır. Bir otomobilin kaç beygir gücünde olduğunu bilebilmek için teknik özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Beygir gücü otomobilin sahip olduğu motor gücü anlamına gelmekte olup, bir motorun beygir gücü zaman içerisinde değişkenlik göstermez. Teknik alanda BG olarak yazılmakta olup, İngilizce karşılığı Horsepower ve kısaltması ile HP’dir. Beygir gücü, 75 Kilogram ağırlığı 1 saniye içerisinde 1 metre yüksekliğe çıkarabilecek güç miktarıdır. Bu güç tahmini olarak bir atın gücüne denk gelmektedir.

Beygir gücü her ne kadar değiştirilemesede tork yapısı itibariyle otomobillerin beygir güçleri farklı şekillerde de kullanılabilmektedir. Tork, bir otomobilin motorundan tekerleklerine kadar hareket edebilmesi amacıyla iletilen kuvvet olup, bu kuvvete itme kuvveti de denilmektedir. Bu kuvvet Wentnmetre yani kısa tabiri ile Nm birimiyle ifade edilmektedir. Bir otomobilin çekişinin yüksek olması, otomobilin tork kuvvetinin yüksek olduğunu gösterir. Otomobil yüksek ağırlıkta maddeleri çekebilir. Tork kuvveti yüksek olduğunda aracıntaşıyabileceği ağırlık miktarı artar. Kamyon, traktör, tır gibi büyük araçların tork kuvvetleri yüksektir. Böylece büyük yükler taşıyabilirler.

Normal otomobiller bir rampayı çıkarken vites düşürüp hız arttırmak zorunda kalırken torku yüksek seviyelerde olan araçlar rampaları daha fazla devir yapmadan hızını koruyarak rahatça çıkabilmektedir. Yüksek torklu motorun yanma odasında düşük torklu motorlara nazaran daha kuvvetli bir yanma derecesi gerçekleşmesi gerekir. Yanma odasındaki derece seviyelerine göre aynı beygir gücü dahi olsa iki araç arasında farklı seviyelerde torklar oluşabilmektedir. Kullanılan enerji kaynağı da torkun oluşmasında rol oynamakta olup, dizel motorlu araçlar benzinle çalışan araçlardan daha hızlı veya daha yüksek seviyelerde torka sahip olabilir. Bunun nedeni dizel ile çalışan motorlarda yanma odasında bir yüksek basınç sıkıştırması gerçekleşirken bu yanma odalarına aynı şekilde yüksek basınçlı enjektörler vasıtası ile yakıt püskürtülmesidir. Böylece yanma odasında çok yüksek derecelerin elde edilmesi mümkün olur.

Bir otomobilin daha yüksek tork seviyesine ulaşabilmesi vites kutusuyla sürücünün elinde olup, normal otomobillerde tork ve beygir gücü değerleri birbirine yakındır. Engebeli ve yokuş bölümlerde kullanılmak için üretilen araçlarda ise tork seviyesi güç seviyesinden daha yüksek olmaktadır. Tork seviyesinin belirlenmesinde ship olunan motorun etkisi bulunmakta olup, tekerleklerin çapı ne kadar büyürse aracın tork seviyesinin de aynı seviyede yüksek olması beklenmektedir.

Subap Yüzmesi Hakkında Bilgiler

0

Subap yüzmesi yani Valve Floating ile ilgili olarak bilinmesi gereken püf noktalar bulunmakta olup, yeni yazımızda bu hususta bilgiler veriyoruz.

Subap yüzmesi durumu içten yanmalı motorlarda yüksek devirlere ulaşıldığı zaman emme ve egzoz subaplarındaki yayların tam profil olarak açılamadan yeniden kapanması olayı olup, buna Yay Zıplaması ismi de verilmektedir.

Motorun performansının ve veriminin düşmesine, emisyon değerlerinin olumsuz olarak artmasına neden olur ve bu nedenle uzun vadede hasar meydana gelir. Üreticilerin AR-GE faaliyetlerini gerçekleştirmekte olan mühendisler, sorunu çözmek için yeni çözüm yöntemleri bulmaya çalışır.

Loblar subapların emme veya egzoz anlarında ne kadar süre açık / kapalı kalacağını tayin eden, yumurtaya benzeyen çıkıntılardır. Lobların profili aracın motorunun yapısı ve istenilen güç / devir oranına göre değişiklik arz eder.

Subap yayları motorun çalışması için gerekli olan devir aralıklarında görevini yerine getiremediğinde problem oluşmakta olup, yüksek devirlere çıkıldıkça yay açılıp kapanma görevini tam anlamına yerine getiremeyecektir.  Böylece subapların görevini yerine getirmesi düzgün bir şekilde olmayacak olup, subapların yuvasına oturarak kapanamamasına veya tam olarak açılmamasına neden olacaktır.

Otomobil üreticilerinin çoğu, yaşanan bu problemi yok edebilmek için araçtan her devirde azami tork ile güç elde edebilmek için bazı sistemler geliştirmiştir. Otomobil üreticilerince geliştirilen teknolojilerin ortak noktası, motor devrinin ne olursa olsun devir için en uygun egzantirik derecesi mekanik veya elektronik olarak ayarlanarak subapların zamanlamasının optimum seviyeye getirilmesidir.

Proton 415 Alınır Mı? Nasıldır? Hakkında Bilgiler

0

Proton Malezya merkezli bir otomobil üreticisidir. Malezya devleti 1962 yılında kendi otomobillerini üretebilmek için çalışmalar sarfetmiş, bu hususta dünya devlerinden transferler yapma yolunu seçmişlerdir. Bu kapsamda Honda, Citroen gibi ünlü markalardan teknoloji transferi yapan Malezya devletinin Proton araçlarından 415, ülkemizde 1998 ile 2000 yılları arasında satılmıştır. Model Mitsubishi Lancer baz alınarak tasarlanmıştır.

Proton 415 ülkemizde GLSi donanım paketiyle satılmış olup, aracın ABS, klima, dört cam otomatiği, hidrolik direksiyon, elektrikli aynalar gibi önemli özellikleri bulunmaktadır. 90 beygir ve 120 Nm tork güç üreten otomobil, LPG ile tam uyumlu bir motora sahiptir.

Proton 415 araçları sedan ve hatchback kasa tiplerinde satılmış olup, otomatik ve manuel vitesli şanzıman seçenekleriyle satılmışlardır. C segmentinden bir araç olup, arka diz mesafesi yeterli olan bir araçtır. Aracın torpido, kapı içleri, ön göğüslük bölümlerinde plastik malzeme kullanılmış olup, kullanıcı yorumları genel olarak bu aracın konforlu olduğu, manevra kabiliyeti hususunda ücretine göre başarılı olduğu yönünde. Yine de aracı özellikle köy yollarında kullanırken dikkat edilmesi gerekmekte çünkü aracın altı yere yakın ve altını kolay bir şekilde yere çarpabiliyor.

Yedek parça konusunda her ne kadar sıkıntılı bir araç olarak lanse edilsede mekanik aksam parçaları ve motor bakımından Mitsubishi olduğundan kolay bulunabiliyor. Piyasası pek çok popüler araca göre daha sakindir yani bu aracı çok hızlı satmak zor olacaktır ancak hızlı satma gibi bir zorunluluğunuz doğarsa piyasanın 2000 TL kadar altında fiyatlardan rahatlıkla satma imkanı bulunmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası (2022)

0

Ehliyetsiz araç kullanılması günümüzdeki önemli sorunlardan biri olup, büyük cezaları bulunuyor ve bu cezalar 2022 yılında artırıldı. Karayolları Trafik Kanunu gereğince bir kişinin araç kullanabilmek için sürücü belgesine sahip olması gerekmekte olup, araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce kullanılmasının tespit edilmesi halinde yüksek rakamlardan oluşan cezalar uygulanıyor.

Sürücü belgesine sahip olan kişilerce kullanılabilen araçlar, sürücü belgesi bulunmayan kişilerce kullanıldığı zaman kişi hem kendisini hem de çevresini riske atıyor. Sürücü belgesi bulunmadığında kişinin kullanmış olduğu araca bağlı olarak farklı miktarlarda cezalar uygulanabilir. Hem ehliyetsiz hem de alkollü bir şekilde araba kullanmanın cezası ise daha ağır olacaktır. Aynı zamanda kişinin araç kullanımı yaparken hız sınırını aşması, kırmızı ışık ihlaline karışması gibi durumlar da söz konusu olmakta ve bunlar da yine daha ağır yaptırımlar gerektirmektedir.

Bir kişinin kanunlara uygun olarak araç kullanabilmesi için 18 yaşını doldurması, sağlık açısından engel bir durumunun olmaması ve ehliyetlerde gerekli araç sınıfına göre ehliyet belgesinin olması gerekmektedir. Ehliyetsiz araç kullanırken yakalanan 18 yaş altındaki bireylerin aile fertlerine de idari para cezası uygulanmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2022 ne kadar?

2022 ehliyetsiz araç kullanma cezası 3.675 TL olup, bu rakam motosikletlerde de geçerlidir. Öte yandan ehliyetli olup yanında ehliyet bulundurmama 428 TL’dir. Ehliyetsiz bir şekilde araç kullanma cezası, kişiye kesildikten sonra ortalama 15 gün içerisinde mernis adresine tebliğ edilmektedir. Kişi haksız gördüğü cezaya Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yaparak itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi hazırlamak ve sonrası için kişinin bir avukattan destek alması avantajına olacaktır. Farklı konular ile de ceza uygulanması durumunda idare mahkemesine başvurulması da gerekmekte olup, bu hususta açılacak olan iptal davaları genelde kısa bir süre içerisinde karara bağlanmaktadır.

Kişi ehliyetsiz araç kullandığı sırada bir yaya çarpması halinde kazanın ölümlü sonuç doğurması kişinin hapis cezası almasına dahi neden olabilir.

Araç Motor Suyu Eksilmesinin Nedenleri

0

Otomobil motor suyunun eksilmesi normal bir durum olmayıp, motorun suyu eksilebilir şeklinde bir algı olmaması gerekiyor. Araç motor suyu eksilmesi meydana geliyorsa bir sızıntı mevcut demektir ve böyle bir su eksilmesi sorunu var ise radyatörde bir çatlak, delik veya aşınma söz konusu olabilir.

Motor suyu eksilmesinin nedenleri farklılıklar arz etmektedir. Motor suyunun eksilip eksilmediğini ve eksiliyorsa nereden eksildiğini tespit etmek için ilk olarak üst kapak contası kontrol edilmelidir çünkü kaçak nokta genellikle üst kapak contasındadır.

Sızdırmanın nedeni bazen radyatör de olabilir. Radyatörde olan sorunun çözümü için su kaçağı önleyicisi olarak satılmakta olan ürün takılarak çözüme gidilebilir. Radyatör su kaçağı önleyicisi parçalarını takmak ve bu çözümü uygulamak, genellikle motor su eksilme sorununun çözülmesini sağlar.

Bazen üst kapak contasının yanması, erimesi gibi durumlar meydana gelir ve bunlar daha ciddi problemlerdir. Yanmış üst kapak contasının servis müdahalesi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Üst kapak conta değişimi fiyatları radyatör su kapağı önleyicisi maliyetinden daha fazladır.

Motor su hortumunda meydana gelen çatlak, petekte meydana gelen çatlak da aracın su eksiltmesine neden olabilir. Aynı zamanda aracın su depolarında da çatlaklar olabilir. Bu genellikle su koyarken pek farkedilmez çünkü motor soğukken suya herhangi bir basınç uygulanmamaktadır.

Motorun suyu neden eksilir?

  • Su deposunda çatlak,
  • Motor su hortumunda delik,
  • Radyatör boru bağlantılarında gevşeme,
  • Radyatör su sızdırması,
  • Radyatör üst kapağı yanması,

Gibi temel nedenler gerçekleşmişse eksilir.

Bir otomobilde su eksiltme probleminin olup olmadığına dair kesin bir bilgiye ulaşabilmek için oto bakım servisi ziyaret edilmelidir. Ancak bu her zaman mümkün değilse kişi servise gitmeden de araçta su eksiltme olup olmadığını öğrenebilir. Bunun için aracı rölantide çalıştırıp ara ara gaz verin. Sonrasında su eksiltme mevcut ise eksilen su aracın içine veya dışına akacaktır.

Buraya dikkat !

Eğer eksilen su aracın içerisine doğru akmakta ise sorun daha çok peteklerle ilgilidir ancak araç dışına akıyor ise radyatörde sıkıntı olabilir. Su eksiltme tespit işlemi böylece kolay olsada müdahale genellikle profesyonel eylem gerektirir çünkü motora zarar verilebilir.

Su eksiltme sorunu önemli mi ?

Aracınızda su eksilmesi var ise mutlaka çözüm bulun. Sürekli olarak su ekleyerek sorunu sadece kısa süreliğine gidermiş gibi görünürsünüz ancak eksilen suyu tamamlamak yeterli bir çözüm değildir. Eksilen suyun neden eksildiğini tespit etmeniz gerekmektedir.

İkinci El Otomobil Fiyatları Düşecek Mi? Açıklamalar

0

İkinci el otomobil fiyatlarında büyük bir artış mevcut. Bu artış 2020 yılının Mart ayının ikinci yarısında, korona virüsü ülkemizde görüldükten ve küresel çapta çip krizi kendisini gösterdikten sonra meydana geldi. Ülkemizde 16 Mart 2020 tarihinde ilk korona vakası ortaya çıktıktan sonra ikinci el otomobil fiyatları hızla yükseldi. Son zamanlarda yaşanan Dolar krizi nedeniyle otomobil fiyatları daha da tırmanmıştı. Öte yandan 20 Aralık akşamı yapılan kur korumalı TL mevduatı sistemi  açıklaması doların hızla düşmesini sağladı ve şu an yazımızı yazdığımız an itibariyle 1 Dolar 10,99 TL’den işlem görüyor.

Dolar geçtiğimiz hafta 18 Liraya kadar yükselmişti. Bu kapsamda aniden büyük bir düşüş gösterdi ve pek çok kişi bu düşüşün sonuçlarını merak etmekte. İkinci el otomobil fiyatları doların ani yükselişi ile daha da artmıştı. Doların düşmesinden sonra sıfır araç fiyatlarında indirime gidilsede ikinci el araç piyasasında şu an kayda değer seviyede bir fiyat indirimi bulunmuyor. Peki bu böyle mi devam edecek? İkinci el otomobil fiyatlarının düşüp düşmeyeceğine yönelik olarak dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunuyor.

Döviz kurlarında yaşanan sert düşüşün ardından bazı otomobil markaları sıfır otomobil fiyatlarında yüzde 10-11 civarında indirim uyguladı. Bu durum gözlerin ikinci el araba piyasasına çevrilmesine neden oldu.  İkinci el otomobil piyasasındaki hareketlilik durma noktasına geldi. Yani yüksek fiyatlardan ilan koymaya devam eden otomobil sahipleri şu an eskisi kadar ilgi görmüyor. İlginin olmaması  ise araç fiyatlarında bir düşüşün olmasını sağlayabilir.  Şu an kimseye 2000 model araçlara 50.000 TL ödemek veya 2010 model araçlara servet ödemek mantıklı gelmiyor.

Şu an ikinci el otomobil alınır mı?

İkinci el otomobil pazarında durgunluk dönemi mevcut ve bu durgunluk sürecinin yaklaşık bir ay kadar sürmesi bekleniyor. Bunun ikinci el pazarında kademeli olarak bir indirim sağlayabileceği üzerinde durulurken, yaklaşık yüzde 20 kadar indirimin söz konusu olması bekleniyor. Özellikle 2022 model araçlar şubat-mart gibi piyasaya çıkacağı için kur eğer bu seviyelerde devam ederse fiyatlarda %30 oranında da düşüş görülebilir. Ancak ülkemizin her gün farklı bir heyecana gebe olduğunu, her an her şeyin olabildiğini unutmamak gerekiyor.  İkinci el otomobil alıp almamak konusunda acele edip etmemek kullanıcının o an ki ihtiyaç durumu ve elbette maddi durumu ile ilgili bir durum. Ancak şu an eğer mutlaka araç almanızı gerektiren bir durum yok ise beklemek daha mantıklı gözüküyor. Yine de az önce ifade ettiğimiz gibi ülkemizde dolar kuru bakımından her an her şey olabildiği için temkinli hareket etmekte yarar var.

60000 TL’ye İkinci El Araç Almak Artık Çok Daha Zor

0

İkincil araç piyasası, Türk Lirasının ani değer kaybından sonra daha da kötü bir hal aldı. Bu durum 50.000 TL – 60.000 TL gibi rakamlara dahi ikinci el araç almayı zorlaştırdı.

Korona virüsü pandemisinin başlamasıyla beraber hayatta genel olarak bir pahalılık söz konusu oldu ve özellikle araç fiyatları bundan çok etkilendi. Gerek dünya genelinde yaşanan çip sıkıntısı gerek ülkemizde cep yakan otomobil vergilendirmeleri insanları ikinci el pazarına yönlendirdi. İkinci el pazarında meydana gelen yoğun artış zaman içerisinde araçların fiyatlarında ani bir yükselmeye neden oldu. Örneğin 2020 yılının ilk aylarında 25.000 TL’den alınabilen 2004 model bir Xsara otomobil, 2021 yılının Eylül – Ekim aylarında 50.000 TL’den satılmakta iken Türk Lirasının Dolar karşısında ani değer kaybı yaşadığı şu günlerde ortalama olarak 75.000 TL seviyesine kadar yükseldi.

İkinci el araçlarda büyük fiyat artışı

İkinci el araç fiyatları son olarak ülkemizde TL’nin diğer para birimleri karşısında ani değer kaybı ile yoğun miktarda arttı. Aynı zamanda sıfır araçların yeterince gelmemesi ve gelen araçların fırsatçılar tarafından stokçuluk yapılarak tutuluyor olması ikinci el araç satın almak isteyenlerin işini zorlaştırıyor. Bundan iki ay öncesine kadar 60.000 TL bütçeyle satın alınabilecek olan araçlar şu an 80.000 – 90.000 gibi fiyatlardan satılıyor. Bu fiyat bandındaki en fazla fiyat artışı Seat, Volkswagen gibi markaların 2004 – 2005 model araçlarında meydana geldi. Şu an piyasada 2004 Model Fiat Palio gibi eskiden oldukça ucuz olan araçlar dahi 70.000 TL ve üzeri fiyatlardan alıcı bekliyor. Aynı zamanda eski model Fiat Albea, Renault Symbol gibi otomobiller de 80.000 – 90.000 fiyatlardan alıcı bekliyor. Bu araçlarda yaklaşık %80 oranında bir artış söz konusu ve şu an piyasalarda belirsizlik sürüyor.

Yarı Otomatik Vitesin Yararları ve Zararları

0

Yarı otomatik vites hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için yarı otomatik vitesin yararları ve zararlarına, yarı otomatik vitesin avantajları ile dezavantajlarına değinmek istedik: Yarı otomatik vitesin en önemli avantajı dilerseniz manuel olarak kullanma imkanınızın olmasıdır. Bu konuda kullanıcı kendi zevklerine göre insiyatif kullanabilir. Aynı zamanda düz vites ile aynı yapıya sahip olması sayesinde tam otomatik vitese göre daha az yakıt tüketecektir.

Yarı otomatik vitesin avantajları

Yarı otomatik vites, sürücüye seçim imkanı verdiği için günlük kullanımda gayet rahat olan bir araçtır. Aynı zamanda performans solarak da düz vitesli araçlara yaktın bir performans sergilemektedir ve otomatik vitese göre daha az yakıt tüketilmesini sağlayabilir. Çift kavramalı yarı otomatik viteslerde vites geçişleri adeta hissedilmemektedir. Bu da yine önemli avantajlardan biridir.

Yarı otomatik vitesin dezavantajları

Satış fiyatları düz vitesli araçlara göre gözle görülür seviyede daha pahalı olup, en öne çıkan farkı budur. Debriyaj sistemi de tek kavramalı yarı otomatik viteslere nazaran daha kolay aşınabilmektedir.

Yokuş kalkış desteği bulunmayan yarı otomatik vitesli araçlar yokuşta kaydırma yapmaktadır. Tek kavramalı yarı otomatik viteslerde de vites geçişleri çok daha fazla hissedilecektir.
Günümüzde çift kavramalı yarı otomatik şanzımanlarda vites geçişleri de fazla hissedilmediğinden dolayı bu şanzıman üreticilerce daha çok tercih edilmektedir. Ancak tam otomatikte bulunan , yarı otomatikte olmayan bir özellik yokuştaki varsayılan kaydırma engelleme özelliği olup, bu bağlamda yarı otomatik bir araç alınacaksa aracın kalkış desteği bulunup bulunmadığı , bulunuyorsa etkinliğinin ne ölçüde olduğu kontrol edilmelidir.

Bu yazımızda yarı otomatik vitesin başlıca avantajlarına ve dezavantajlarına, yararlarına ve zararlarına değinmeye çalıştık. Siz hangi şanzıman türünü tercih ediyorsanız onu aşağıdaki yorum kısmından bizlerle ve okurlarımızla paylaşabilirsiniz.

Yarı Otomatik Vitesin Otomatik Vitesten Farkları

0

Yarı otomatik vites ile tam otomatik vites arasında bazı farklar bulunmakta olup, otomatik vites dahilinde yarı ve tam olmak üzere iki farklı seçenek bulunmaktadır. Otomobil kullanıcıları tercihlerini tam otomatik veya yarı otomatik vitesten yana yapmakta olup, otomatik vitesli araçlar manuel vitesli araçlara nazaran daha fazla rahatlık sunmaktadır.

Vites, otomobil motoruna iletilen enerjinin aracın tekerlerine aktarılması için ne kadar güç verileceğini ayarlamakta olan bir mekanizme olup, vites değiştirildiğinde tekerleklere aktarılan güç de değişmektedir. Bu işlemi düz vitesli araçlarda sürücü gerçekleştirirken otomatik vitesli araçlarda otomatik mekanizmalar tarafından yapılmaktadır.

Yarı otomatik ile düz vitesin farkları

Yarı otomatik vitesli araçlar, düz vitesli araçlar ile aynı vites kutusunu kullanmakta olup, bu iki vitesin farkı ise yarı otomatik vitesli araçlarda debriyaj pedalının yer almıyor olmasıdır. Yarı otomatik vitesli araçlarda vites geçişlerini vites robotları sağlamakta olup, yakıt tüketimi ve performans bakımından düz vitesli araçlar ile neredeyse aynıdır.

Yarı otomatik vites ile tam otomatik vitesin farkları

Yarı otomatik viteste sürücü isterse vitesi kendi kontrol edebilir. Bunu düz vitesli araçlardaki düzenekle aynı olması sayesinde yapar. Bu araçlarda sadece debriyaj otomatik olarak çalışmaktadır. Sürücü , düz vites veya otomatik vites aracında seçim yapabilir. Böylece vitesi kendisi de kontrol edebilir. Yarı otomatik vitesli araçların yanında ve üzerinde park anlamına gelen P, boş anlamına gelen N , geri anlamına gelen R, sürüş anlamına gelen D ve manuel anlamına gelen M harfleri bulunur. Eğer araç D konumuna getirilirse vites geçişleri otomatik olarak gerçekleştirilmeye başlamakta olup M konumuna getirilirse de süreci vitesi kendi isteğine göre kontrol edebilir. Eğer sürücü araçta gereken durumlarda vites değişikliği yapmazsa araç duruma müdahale ederek otomatik olarak vites değiştirir.

Tek kavramalı otomatik şanzımanlarda dişli yapısı düz şanzımanlar ile ayın olup, vites geçişleri daha fazla hissedilmektedir. Çift kavramalı şanzımanların dişli yapısı düz şanzımanlarla aynıdır fakat vites değişimi farklı gerçekleşmektedir. Çift kavramalı şanzımanlarda çift baskı balata yer almakta olup, birincisi bir, iki, beş ve yedinci viteslere geçiş yapmakla görevli olup ikinci baskı balata ise iki, dört, altı ve sekizinci viteslere geçiş yapmakla mükelleftir. Bu nedenle çift kavramalı şanzımanlarda vites geçişleri daha az hissedilmektedir.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Hakkında Bilgiler

0

Araçlarda görülen P0127 arıza kodu aslında genel bir sorundur ancak marka ve modele göre çeşitli farklılıklar arz eder. Bu nedenle aracınız P0127 arıza kodunu veriyorsa o halde ilk iş aracınızın teknik servis kitabına göz atmaktır.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Neden Olur?

ECU ismi verilen bir bilgisayar sistemi kullanan otomobillerde bu sistem, otomobilin motorunda yer alan sensörleri izler ve motorun verimli olarak çalışıp çalışmadığını ölçer. Motorun doğru çalışması için veri aldığı değerlendiren birisi de emme havası sıcaklık sensörü yani kısaltma olarak IAT olup, motora çekilen hava sıcaklığını ölçüp, motor kontrol ünitesine devamlı olarak bllgi vermektedir. Hava soğukken 1 volt sıcakken ise 5 volt aralığında bir elektrik sinyali gönderir. Motorun çalışması için en yüksek değer 5 volt olup, 5 voltun üzerine çıkmaz. Ancak 5 voltun üzerine çıkarsa aracın motorunda normalin üzerinde bir sıcaklıkta hava söz konusu olur, bu da genelde başlıkta belirttiğimiz P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodunun alınmasına neden olur.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Belirtileri Nelerdir?

Arıza kodunun belirtilerinden en barizi araba hızlanırken motorun teklemesi, motor soğuk olduğunda motor performansının düşmesi ve rölantide dalgalanma meydana gelmesidir. Arıza koduna neden olan temel unsurlar ise arızalı IAT sensörü, arızalı MAF sensörü, tıkalı hava filtresi, IAT sensörü kablolarında sorun veya hava giriş hortumlarında sızıntı olabilir.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Nasıl Çözülür?

Aracı bilgisayara bağlamak ve P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu dışında farklı bir hata verip vermediğini kontrol etmek gerekmektedir. Eğer farklı bir kod hatası daha veriyorsa ilk olarak diğer kod hatalarını çözerek işe başlamak gerekir.

Yapılması gereken ikinci hamle ise IAT sensörü kablolarını ve konektörlerini görsel olarak inceleyerek hava giriş hortumlarının ve hava filtresinin sağlam olup olmadığını kontrol etmektir. Daha çok IAT sensörü arızasından kaynaklanan P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu hatası, sensör değiştirildiğinde genelde çözülür.

Otomobilinizi Uygun Fiyata Daha Donanımlı Hale Getirebileceğiniz Ürünler

0

Bu içeriğimizde otomobilinizi ekonomik bir bütçeyle daha donanımlı hale getirebilmenize imkan tanıyan ürünlere değiniyoruz. İşte konuya ilişkin detaylar…

Bir otomobil satın alırken donanım paketleri arasındaki farklar otomobil sürücüsünün kafasını karıştırıyor ve bir üst donanım paketine geçebilmek adına binlerce lira daha ödemek gerekebiliyor. Oysa bazı ürünleri daha sonradan alıp araca dahil etmek mümkün oluyor.

Tasarım odaklı pek çok ürün internet üzerinden alınabilmekte olup, aracın donanım paketlerinden memnun olmayanlar için güzel özellikler sunuyor. İşte uygun fiyattan satın alabileceğiniz, aracınızı daha donanımlı hale getirebilecek olan donanımlar…

ELM327 OBD Araç Arıza Tespit Aygıtı

Araçta bir arıza olduğu zaman direkt gösterge paneli üzerinden görebilmek mümkün olup, aracınızın derdini anlayabilmek için kullanılabilecek olan aygıtlardandır. Kendi aracınız için doğru OBD’yi bulmak ise zor olup, bunun için genelde iyi yorum almış olan ELM327 modelini önerebiliriz ancak yine de satın almadan önce aracınızla uyumlu olup olmadığına bakmalısınız.

Ugreen Bluetooth 4.2 Destekli Ses Adaptörü

USB aracılığıyla arabanıza entegre edebildiğiniz Ugreen Bluetooth 4.2 destekli ses adaptörü, bir yandan şarj olurken bir yandan da müzik deneyimi sunuyor. USB girişi yer alan fakat Bluetooth bağlantısı bulunmamakta olan tüm hoparlörde kullanabilme imkanınız bulunuyor.
Ugreen Bluetooth 4.2

Far Üstü Kayar LED

Göze oldukça hoş gelen far üstü kayar led grubu, Audi’nin Matrix Led grubundan tanınmakta olup, bu far grubundan edinebilmeniz için Audi almanıza gerek yok. Led şerit farlar satın alabileceğiniz internet üzerinden satış yapan platformlar bulunmakta olup, uygun fiyata far üstü kayar LED ürünlerine sahip olmak mümkün.
Far üstü kayar led modeli

Joyecar J5 5″ Full HD Dikiz Ayna

Son zamanlarda bir hayli popüler hale gelen elektronik dikiz aynalar, sürücüler için kolaylık sağlıyor. Her ne kadar otomobil markalarınca bu teknoloji kullanılmıyor olsada dışarıdan satın alıp kullanabilmektesiniz. Başlıkta belirttiğimiz Joyecar J5 5 Full HD dikiz aynası ise gerek dokunmatik olması gerek yanında 170 derece görüş açısına sahip kamera bulunması ile oldukça işe yarıyor. Sürücünün olası bir kazada darbenin nasıl alındığı, kazanın nasıl gerçekleştiğiyle ilgili olarak fikir sahibi olabilmesini ve elinde delil bulunabilmesini sağlıyor.

Dijital Park Sensörü

Her ne kadar yeni model arabalarda dijital park sensörü zaten bulunuyor olsada eski modellerde pek bulunmuyor. Ancak dijital park sensörünü kendiniz de uygun fiyata satın alabilirsiniz. Üstelik algılama mesafesini kendisine göre ayarlayabilirsiniz. Dijital park sensörü aracınızı geri vitese attığınız an devreye giriyor ve sürücüye büyük kolaylık sağlıyor.

Kış Lastiği Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Kış mevsimine giriyoruz ve yavaş yavaş arabamızı kışa hazırlamalıyız. Elbette bazı şehirlerimizde çetin kış şartları şimdiden kendisini gösterdi bile. Peki otomobilimize kış lastiği alırken dikkat edilmesi gerekenler neler? Sorusunun cevabı olarak öncelikle kış lastiğinin diş derinliğinin ne kadar olduğuna bakılmalıdır. 3mm altı diş derinliği bulunan lastik gerekli işlevi görmeyeceğinden işe yaramayacaktır. Bu yüzden, 3mm üzeri kış lastikleri satın alın. Kış lastikleri, düşük çekiş durumları için optimize edilmiş bir sırt deseni olacaktır. Ayrıca, slush veya kardan temizlemek için yeterli bir sırt derinliğine sahip olmalıdırlar.  Yaz ve tüm sezon lastikleri daha sert bir kauçuk bileşik ile yapılır. Bu, sıcak kaldırımda yuvarlanmadığında lastiğin şeklini korur. Kış lastikleri, hidrofilik kauçuk, kış havalarında daha yumuşak ve daha esnek kalır. Bu daha esnek kauçuk, kar ve buzda daha fazla çekiş elde etmenin bir nedenidir. Başka bir sebep de sırt tasarımdır. Kış lastikleri daha yüksek bir “void-pabucu” oranına sahiptir, yani sırt blokları arasında daha büyük oluklar vardır. Sırt blokları da düzensiz, keskin kenarlara sahiptir.

Kış Lastiği Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir diğer nokta, aracın tüm kış lastiklerinin tamamen aynı olmasından geçiyor. Yani, bir kış lastiğini farklı, diğerini farklı almanız, uzun yolda can güvenliğinizi tehlikeye atar. Sola ve sağa çekme sorunlarını da beraberinde getirir. Lastik seçerken, aynı zamanda her daim kalitesine bakılmalıdır. Bunun yanında, kış lastikleri türlerine göre kabin içi sesleri daha fazla çıkarabilir ve aynı zamanda yakıt tüketimlerini ekstra arttırabilir. Seçeceğiniz kar lastiğinin cinsi, yakıt tüketimini ve kabin içi sesi de etkileyeceğinden kış lastiği satın alırken kabin içi ses ve yakıt tüketimi hususunda da araştırma yapınız. Bazı sezondaki lastiklerin bir m + s değerine sahiptir. Bu çamur ve kar anlamına gelir. Bu lastikler, daha büyük sırt blokları ve aralarındaki daha geniş boşluklar kullanılarak çeşitli koşullarda daha iyi bir çekiş sunmak için daha agresif bir sırt tasarımına sahiptir. Bu lastiklerin amacı, çoğu hava koşulunda iyi performans ile birlikte optimum lastik ömrünü sağlamaktır.

Çivili Lastikler Hakkında

Çivili lastikler kışın bir seçenektir. Bunlar, sırt içine gömülü metal saplamalara sahip kış lastikleridir ve fiziksel olarak buza kazarlar ve her şeyden daha iyi bir çekiş sağlarlar. Sorun şu ki, bu saplamaların buza kazıldığı gibi, kaldırıma da kazılacaklar ve aslında yol yüzeylerine zarar verebilirler. Bu nedenle bazı devletler yalnızca yılın belirli aylarında ve diğerlerinin tamamen yasaklanmasına izin verir.