Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Peugeot 206 Alınır Mı? Peugeot 206 Nasıldır? Kullanıcı Yorumları

0

Fransa merkezli otomobil üreticilerinden Peugeot’un ülkemizde oldukça fazla satan 206 modelleri alınır mı? , nasıl arabalardır? Peugeot 206 kullanıcı yorumları ve dahasına sizler için bakacağız. 

Öncelikle 206 modelleri ilk olarak 1998 yılında piyasaya sürülmüştür. Tasarım olarak çok sevilen modeller olan 206 araçları o kadar fazla tutuldu ki tasarımında yapılan ufak değişiklikler dışında 2011 yılına kadar aynı kasa tasarımı ile satışta kalmayı başardı.

İlk piyasaya sürüldüğü yıllarda adeta gelecekten gelen tasarım yapısı ile kullanıcıların dikkatini çeken Peugeot 206, genel olarak hatchback üretilmiştir ancak stationwagon ile sedan olan modelleri de bulunmaktadır. 206’nin sedan kasalı modelleri İran’da üretildiği için hatchbacklere nazaran daha kötü bir malzeme kalitesi ve işçiliğinin olduğu bilinmektedir. Yani Peugeot 206 satın alacak kullanıcılara sedan modellerden satın almamalarını tavsiye etmekteyiz.

206 araçlarının içerisinde yer alan donanımlar araçların sahip olduğu model yılına göre değişkenlik gösterir. Örneğin bazı modellerinde elektrikli ayna, dört cam otomatiği, klima, abs, yol bilgisayarı gibi ekstralar bulunmaktadır.

206’nin iki farklı şanzımanlı vites seçeneği bulunmakta olup, 4 ileri otomatik ve 5 ileri manuel seçenekleri vardır. 206 motor türleri bakımından kendi içinde üç farklı çeşide ayrılmaktadır.

Peugeot 206 motor seçenekleri : 1.4 motor alınır mı?

1.4 Benzinli motor seçeneği: 75 beygir ve 111 Nm tork güç üretir. 206’nın en çok ilgi gören motor seçeneği de budur. Aynı zamanda LPG ile tam uyumluluk göstermesi de dikkat çeker.

1.4 HDI dizel : 68 beygir 150 nm tork güç üretmekte olan otomobil, güçlü bir dizel motora sahiptir. Motor sağlamlığı bakımından en çok tutulan modeldir.

1.6 benzinli : Bu model kendi içerisinde 88 beygir ve 109 beygir güç olarak iki farklı türe sahiptir.  LPG ile tam uyumluluk gösterir.

Peugeot 206 nasıldır, 206 alınır mı?

Öncelikle bir aracı satın alacağınız zaman içinize sinmesi oldukça önemlidir. 206, araç tipi olarak B sınıfında yer alır ve hatchback sürümü göz önüne alındığında ufak bir iç yapıya sahiptir. Ancak buna rağmen arka diz mesafesi bakımından rakiplerine göre fena değildir. Aracın kapı kolları, ön göğüslük gibi bölümlerinde genel olarak plastik malzeme tercih edilmiştir. Konforlu bir araçtır ve motoru sessiz çalınır. Ancak frenleri çok başarılı değildir. ıslak yollarda, yağmurlu bölümlerde ABS devreye girmektedir. Yan rüzgarlardan etkilenen bir araçtır. Ülkemizde uygun fiyatlı 206 araçları bulabilmek mümkündür. Özellikle şahin gibi araçlara nazaran biraz daha fazla para verip daha konforlu ve tasarım olarak daha hoş bir araba almak isteyenler tercih edebilir ancak Peugeot araçlarının genelde elektrik sorunlarının çok yaşandığı otomobiller ürettiğini, yine de temiz kullanılmış, yedek parçaları ucuz bir 206’nın kullanıcıları pişman etmeyeceğini söyleyebiliriz.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Alınır Mı?

0
Araç kilometre sorgulama

Bir alıcının veya satıcının kilometresi düşürülmüş araçlar ile ilgili olarak bilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bir aracın kilometresiyle oynanması kanunlarımıza göre satan kişiyi sorumlu hale getirmektedir. Ancak bunun bazı ince ayrıntıları da bulunmaktadır.

Kilometresi düşürülmüş araç alınır mı ? Kilometresi düşürülen araçlar satış fiyatı olarak orijinal kilometreli araçlara nazaran daha cazip fiyatlarda olabiliyor ve bu durum alacak olan kişinin kafasını karıştırabiliyor. Kilometresi düşürülmüş bir araç piyasanın daha altında rakamlarda ise almak mantıklı olabilir ancak onu satarken piyasanın biraz daha altından vermeniz gerekebileceğini de belirtmek gerekir. Çünkü sonuçta kilometresi düşürülen bir araba kilometresi orijinal olan arabalara nazaran biraz daha geri planda olacaktır.

Bir alıcının alacağı arabanın kilometresiyle oynanmış olduğunu bilmesi bazı tedirginlikler yaşamasına da neden olabilir. Örneğin daha önce o araca sahip olan kilometresiyle oynamış olan kişinin başka dolandırıcılıklar için arabayı alet edip etmediğini, farklı zararların oluşup oluşmadığını merak edebilirler. Bunun yanında aracın kilometresinin tam olarak ne kadar düşürüldüğünü saptamak da çok güç olacaktır.

Kilometresi düşürüldüğünü bilmeden araç satmak : Türk Borçlar Kanunu 219 hükmünde açık bir şekilde satıcının ayıp hakkında bilgisinin olması gerekmediği ifade edilir. Siz elinizde kilometresi düşürülmüş bir araç olduğu zaman eğer bunu biliyorsanız gerekli bilgilendirmeyi yapmadan doğrudan bir başkasına satamazsınız. Satacağınız kişiye kilometresinin düşürüldüğünü bildirmezseniz suç işlemiş olursunuz ve hatta aracın kilometresinin düşürülmüş olduğuna dair alıcıdan tükenmez kalem ile yazı ve imza almanız gerekmektedir. Yani alıcının sattığınız aracın kilometresinin düşürülmüş olduğunu bildiğini ve bunu kabul ederek aracı satın aldığını beyan etmesi gerekir.

Aracın Zaten Düşük Fiyata Alınması km düşürme olayını bertaraf etmeye yaramaz. Aracın düşük fiyattan alınmış olması , kilometresinin düşürülmüş olmasıyla ilgili bir bahane olamaz. Dolayısıyla bu tarz durumlarda eğer satıcı alıcıya haber vermeden kilometresi düşürülmüş araç satmış ise her halükarda aracın ayıbının tazminini sağlaması gerekecektir.

Kilometreyi Kimin Düşürdüğü Önemli Midir?: Satıcıya yöneltilecek haklar bakımından 2 ve 10 yıllık süreler bulunmaktadır. Bu süreler zarfında dava açılabilir. Dava sürerken aracın kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Aracın kilometresinin kullandığınız süre zarfında yükselmeye devam etmesi , davanın neticesinde olumlu veya olumsuz bir tesire neden olmayacaktır.

Araç km düşürme tespit işlemlerinde bilirkişiler tarafından bazı tespitler yapılır: Bilirkişi aracın satış tarihinde yaklaşık kaç kilometrede olduğunu, satış tarihinde kilometresinin düşürülmüş hali ile satılabilir olabileceği miktarı tespit eder ve yaptığı hesaplamaların nihayetinde aradaki farkın ne kadar olduğu yönünde kanaatini oluşturur.

Kilometresi düşürülen aracın galeriden alınması : Araç satışında kilometresi düşürülmüş olan araç galeriden alınmış ise Galerilerin ve ekspertizlerin sorumluluğu TBK ve TKHK düzenlemelerine ek olarak ‘İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Kanun’ düzenlemesi devreye girer. Benzer şekilde de ekspertizler sundukları hizmetin ayıplı olması dolayısıyla sorumlu hale gelirler. Oto ekspertizlerinin hukuki bazı sorumlulukları bulunmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre galericiler ve ekspertizler tek sorumlu veya aracın asıl sahibi ile birlikte müteselsil sorumlu olabilirler.

Kilometre düşürmek bir dolandırıcılıktır : Araç kilometre düşürme olayının Türk Ceza Kanunundaki karşılığı ‘dolandırıcılık suçu’dur. TCK madde 157 hükmü uyarınca bir yıl ile beş yıl arasında hapis ve buna ek olarak beş bin güne kadar adlî para cezası gibi ciddi bir cezası bulunmaktadır. Eğer kişi tacir, şirket yöneticisi v.b. kişi ise nitelikli dolandırıcılık söz konusu olmaktadır ve ceza 3 yıl ile 10 yıl arasında beş bin güne kadar olan adli para cezasıdır.

AB Lastik Etiketi Ne Demek? Hakkında Bilgiler

0

Lastik alma hususunda en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan birisi AB lastik etiketi olup, AB lastik etiketi, lastik satın almadan önce lastikle ilgili size fikir vermek, lastik seçimi yapabilmeniz için yardımcı olmak için tasarlanan, karmaşık olmayan bilgilerin özetidir. Tıpkı beyaz eşyaların üzerindeki veya gıda paketlerinin üzerindeki etiketler gibi düşünebileceğiniz AB lastik etiketi, bilinçli bir seçim yapma noktasında faydalı olacaktır.

AB lastik etiketi teriminin açılımı Avrupa Birliği Lastik Etiketi olup, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Araç için lastik alacağınız zaman muhakkak kullanıcı yorumlarını ve lastik testlerini göz önüne almanızın gerektiği aşikardır ancak AB lastik etiketi de çok önemli bir unsurdur.  Lastik satın alımı söz konusu olduğunda, fiyatları karşılaştırabileceğiniz web siteleri kadar, lastiklerin testlerini içeren web siteleri dikkat çekmekte olup, çeşitli bağımsız test kuruluşları tarafında lastiklere verilen etiketler de seçim tavsiyesi niteliğindedir. Avrupa Birliği lastik etiketi, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.

AB Lastik Etiketi Üç Faktörü Kapsar :

Islak Zemin Yol Tutuş Kabiliyeti

Islak zeminde , yağmur yağarken virajlarda kayma olmaması için lastiklerin ıslak zemin performansının iyi olması gerekmekte olup, ıslak zeminde aracın istenen seviyede durabilmesi güvenlik açısından önem arz eder. Lastiklerdeki desenler, yol yüzeyinden su çekmek için kullanılmakta olup bu sayede lastiğin yol yüzeyini daha iyi kavraması sağlanır. Örneğin ıslak zeminde fren yaparken lastiğin ne kadar iyi performans gösterdiğine dikkat edilmesi gerekir.

Gürültü

Lastiklerin yol yüzeyinde dönmesi sonucu bir gürültü oluşur. Bu gürültü desibel cinsinden ölçülen bir değer olarak etikette yer alır. Etikette daha siyah dalgalar lastiğin daha gürültülü olduğunu gösterir. (Aşağıdaki görselde de görebilirsiniz) Ancak çok sessiz olan bir lastiğin fren performansının kötü olabileceği de göz önüne alınmalıdır.

Yakıt Verimliliği

Lastiğin üretildiği madde ve desen biçimi yakıt verimliliği üzerinde etkilidir. Yuvarlanma direnci ne kadar düşük olursa yakıt ekonomisi o kadar iyi olacaktır. Etikette yakıt verimliliği hususu A harfinden başlayıp G harfine kadar derecelendirme yapılmıştır. (Yukarıdaki görselde B harfi bulunuyor) A harfi en iyi yakıt verimliliğine sahip lastiği ifade etmek için kullanılır. G harfi ise yakıt verimliliği konusunda kötü lastikleri ifade eder. Düşük yuvarlanma direncine sahip lastiğin ıslak frenleme skorunun düşük olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

AB Lastik etiketi, lastik seçimi konusunda yardımcı olsada tam anlamıyla bir rehber olarak kabul edilmemelidir. Bu etiket değerleri dikkate alınmalı ancak bağımsız lastik testi yapan firmaların incelemeleri de göz önüne alınmalıdır.

Fiat Uno Hala Alınır Mı? Fiat Uno Hakkında Bilgiler

0

Fiat Uno otomobillerinin hala alınıp alınmayacağı merak edilmekte olup, kullanıcılar “Fiat Uno hala alınır mı?” şeklinde sorular sorabiliyor ve Fiat Uno hakkında bilgiler talep edebiliyorlar. Fiyat Uno araçları günümüzde artık eskiyen otomobiller ve bu bilinen bir gerçek. B segmenti bir otomobil olan Uno, Fiat’in özellikle bir dönem ülkemizde tutulan araçlarından biri durumunda idi.

Türkiye’de otomobilleri en fazla satılan üreticilerden biri  olan Fiat, 90’lı yıllarda B segmente için hatchback sınıfına Uno araçlarını sunmaya başlamıştı. Uno araçları ülkemize her ne kadar 1992 yılında ulaşmış olsada aslında 1980’li yıllardan itibaren üretilmekte idi. 1993 yılından itibaren de ülkemizde Tofaş – Fiat fabrikalarında üretilmiştir. Ancak 2001 yılında üretimden kaldırılan Uno’nun yerini zaman içerisinde Fiat Palio almış, 2001’den sonra Fiat Palio otomobilini görmeye başlamışızdır.

Fiat Uno alınır mı? Hala alınabilecek bir araba mı?

Fiat Uno her ne kadar ülkemizde 1992 ile 2001 arasında 9 yılın söz konusu olduğu farklı modellere sahip olsada 1992 ile 2001 modeli arasında tasarım olarak öne çıkan bir farklılık bulunmamaktadır. İlk gelen Unolar 60S olarak geçmekte olup, 1993 yılından itibaren 70 serisi araçların satışına geçilmiştir. Uno’nun bazı modellerinde hidrolik direksiyon, ön cam otomatiği ve klima yer almakta iken, bazı modellerinde bu özellikler yer almamaktadır. 1994 yılından itibaren ise tek nokta enjeksiyonlu motorlarla satılmaya başlanan Uno’nun 60S ile 70 arasındaki farkları ise barizdir. Şanzımandan motoruna kadar pek çok  mekaniği ayrı olan iki arabadır ve aynı zamanda 60S’in yedek parçaları biraz daha pahalıdır.  Fiat Uno’nun alınıp alınmayacağıyla ilgili olarak bazı kullanıcı yorumları bulunmakta olup, kullanıcı yorumları genel itibariyle aracın ön göğüs ve kapı kollarının sert plastik ile yapıldığını, kaliteli plastik malzemeye sahip olduğundan solma ve çatlamanın çok zor olduğunu, kaporta sacı olarak zayıf bir otomobil olduğunu, bunun kapıları örterken bile anlaşılabileceğini ifade etmektedirler. Aynı zamanda tam bir şehir içi otomobili olarak nitelendirilen Uno, ara hızlanması ve motor performansının iyi olmasıyla bilinmektedir  fakat araçta 4 ve üzerinde kişi var ise özellikle yokuşlarda çekmekte zorlanmaktadır.

Uno araçları küçük boyutlu otomobiller olduğundan park etmekte sorun yaşanılmamaktadır. Yol tutuşu olarak zayıf bir araçtır ve bu yüzden uzun yolda  önerilmemektedir. Aynı zamanda yan rüzgarlardan çok etkilenmektedir ve altı yere yakın bir araç olduğu için engebeli yollarda kullanırken ayrıca dikkatli olmanız gerekmektedir. Fiat Uno araçlarının ikinci el piyasası güçlüdür  fakat 60s olan modellerinin ikinci el piyasası daha yavaş ve yedek parçaları daha pahalıdır. Bu yüzden Fiat Uno satın alacakların 60s modelinden yana değil de 70 serisinden yana tercihte bulunmalarını öneriyoruz.

Fiat Uno motor seçenekleri :

1.1 Benzinli  ve 1.4 Benzinli olarak temelde iki farklı motor seçeneği bulunur. 1.1 benzinli Uno 60’s lerle birlikte gelmiştir. 57 beygir ve 87 Nm tork güç üretmektedir. Performans olarak kendisinden beklenmeyecek kadar atak bir motoru olup LPG ile de tam uyumludur. 1.4 benzinli motor ise en çok tutulan seçenektir. 71 beygir ve 108 Nm tork güç üretir. Şehir içinde 9.5, şehir dışında 5.6 litre yakıt tüketir ve LPG ile uyumluluk göstermektedir.

Uno’nun otomatik vitesi var mı?

Fiat Uno’nun her ne kadar İtalya’daki versiyonunda otomatik vites olsada ülkemizde otomatik şanzımanı bulunan Uno satışı yapılmamıştır. Tüm Uno araçları 5 ile manuel vitestir.

Akıllı Park Sistemine İlişkin Bilinmesi Gerekenler

0

Otomobillerde bulunan akıllı park sistemine dair bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz. İşte konuya ilişkin ayrıntılar…

Park yardım sistemleri, otopark manevralarını otonom veya yarı otonom olarak gerçekleştirmeye imkan tanımaktadır. Parkla ilgili işleri kolaylaştırmakta olan pek çok teknoloji üretilmekte olup, böylece dar yerlere park etmek ve acemi sürücülerin park etmesi kolaylaşmaktadır. Akıllı park sistemlerine detaylarıyla değiniyoruz.

Park Sensörleri

Park sensörleri, uzunca bir süredir yaygın olarak kullanılmakta olan en yaygın park yardımı olarak öne çıkmaktadır. Tamponlara monte edilen sensörler ile arabanın uçlarından gelen engellerin mesafesi tespit edilmekte ve sürücü ses ile uyarılmaktadır. Bu sesler, engellere yaklaştıkça artar ve arttıkça daha sık bir hale gelmektedir. Park sensörleri, orijinal olarak bu özelliğin olmadığı bir arabaya da takılabilir. Sonradan eklenen en yaygın aparatlardan biridir.

Geri Görüş Kamerası

Günümüzde park sensörlerinden biraz daha ileride olan bu sistemde aracın arka tarafını gösteren kameralar yer almaktadır. Yüksekçe monte edilmiş ve hafifçe aşağıya bakan geri görüş kamerası sayesinde dikiz aynasından fark edemeyeceğiniz tüm engelleri görmeniz mümkün olur. Otomobilin arkasında geri görüş alanı sağlamak için geniş açılı mercek kullanılmakta olup, genellikle gösterge panosuna monte edilmiş bir ekranla sürücüye aktarılır ve çoğunlukla mevcut direksiyon açısına ve engellere olan yakınlığa dayanır. Geri görüş kamerasının dışında 360 derece kamera da kullanılabilmektedir ancak bu tarz 360 derece sistemler daha çok üst segmentte bulunan otomobillerde kullanılmaktadır. Bu sistemde aracın etrafında çok sayıda kamera bulunmaktadır ve hatta aracın kuş bakışı görüntüsü oluşturulabilmektedir.

Akıllı Park Sistemi

Kamera ve sensörleri bir araya getirip park alanının boyutunu algılamaya imkan tanımakta olan akıllı park sistemi, sensörlerini bir araya getirerek park alanının boyutunu algılayabilir ve uygun boyut olup olmadığını sürücüye bildirebilir. Akıllı sistemlerde, aracın durması ve hareket ettirilmesi için gaz-fren kullanımı genelde sürücüye bırakılmış durumdadır. Sistem, ekran veya sesli uyarılarla sürücüyü gaza basması veya fren yapması konusunda yönlendirmelerde bulunur. Aynı zamanda direksiyonu otomatik olarak kontrol etme yeteneğine de sahiptir. Direksiyon hareketine ek olarak, otonom park yardım sistemleri hız kontrolünü de üstlenebilmektedir. Özellikle gelişmiş sistemlerde sürücü park yapmadan önce araçtan çıkıp çıkmayacağına da karar verebilmektedir.

Kör Nokta Uyarı Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde kör nokta uyarı sistemine ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz: Günümüzde araçların dikiz ve yan aynalarını kullanarak arkanızdaki araçları tespit edebilirsiniz. Ancak aynalar aracın arka kısmındaki tüm araçları tüm olarak gösterememektedir. Özellikle kör nokta olarak isimlendirilen bölümde yer alan araçları farketmek için oldukça dikkatli olmak gerekir.

Aslına bakarsanız uyanık olan sürücüler kör nokta izleme sistemine genelde ihtiyaç duymaz çünkü şerit değiştirirken bakış açılarını değiştirerek bakarlar. Yine de kör nokta uyarı sistemi ekstra önlem almaya gerektirmeden kör noktaları tespit etmeye imkan tanımaktadır.

Kör nokta, otomotiv tasarımlarının en önemli kusurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Her yıl 1 milyon kadar trafik kazası kör nokta ile ilgili meydana gelmektedir ve bunların yüzlercesi ölümle sonuçlanmaktadır. Örneğin bir sollama yapacağınız zaman sol aynanızdan arkadan soldan gelen bir arama var mı diye kontrol edip hiçbir araç göremeyecek şeride çıktığınızda aslında arkanızda bir araç olduğunu ve size çarptığını görebilirsiniz. Kör nokta kazalarını önleyebilmek için kör nokta uyarı sisteminden yararlanılabilir.

Kör nokta sistemi genelde elektromanyetik dalgalar gönderen aracın kenarlarına dış dikiz aynalarının yakınında veya tamponların yakınında monte edilen elektronik algılama cihazlarından yararlanmaktadır. Radar dalga boylarını veya bilgisayarla işlenen görüntüleri dijital kamera ile alıp analiz etmektedir. Alıcılardan biri araç ile çok yakınlaşan başka bir aracı fark ettiği zaman genelde sürücünün çevresel vizyonunda ışık yanıp sönerek veya sesler çıkarak uyarmaktadır. En gelişmiş sistemler ise otomobilin kendisini bir önceki şeritteki güvenlik bölgesine geri döndürme hareketinde bulunacaktır. Kör nokta tespit sistemlerinin yaygınlaşması beklensede daha çok lüks araçlarda yer almaktadır.

Pasif kör nokta uyarı sistemleri

Pasif sistemlerde daha düşük teknolojili bir ayna kullanılır. Normal dikiz aynalarının yapamayacağı alanlara bakmayı sağlayan mevcut dış dikiz aynasının köşesine özel dışbükey ayna koymak için alternatifler sunulmaktadır. Bu yerel otomobil parçaları mağazalarından da kolayca elde edilebilir.

Kör nokta sistemlerine tamamen güvenmemek gerekir çünkü motosikletleri veya çok hızlı giden araçları tespit etmekte bazen zorlanabilen bir sistemdir. Bu konudaki başarı seviyesi sistemden sisteme değişkenlik de gösterebilir. Ancak sürücüye destek olma konusunda genel olarak büyük faydaları bulunmaktadır.

Kilometresi Yüksek Eski Araç Alınır Mı?

0

Son günlerde kilometresi yüksek olan eski otomobillere olan ilgi artmış durumda. Bunda elbette otomobil piyasasının büyük oranda zamlanmasının büyük etkisi bulunuyor.

Otomobil pazarı özellikle 2020 yılının Mart ayından sonra inanılmaz bir değişim yaşadı. Söz konusu tarih aynı zamanda Türkiye’de korona virüsü vakasının ilk kez görüldüğü tarihe denk geliyor. Yani korona virüsü, ülkemizde otomobil fiyatlarının inanılmaz artmasına sebebiyet vermiş durumda. Buna birde son zamanlarda yoğun olarak hissedilen ekonomik kriz eklenince araba sahibi olmanın artık çok daha zor bir hale geldiği su götürmez bir gerçek.

Son zamanlarda insanlar bayramın da yaklaşmasıyla beraber kilometresi yüksek olan eski otomobillere yönelmeye başladı. Bu durum ikinci el pazarının daha da hareketlenmesini sağladı. Bundan iki ay öncesine kadar araç satışları çok durgun bir şekilde devam etmekte iken günümüzde ise kilometresi yüksek eski araçlara olan ilginin artmasıyla galericilerin işlerinin açıldığını, araç sahiplerinin de daha kolay alıcı bulabildiğini söyleyebiliriz. Bu durum şu an pazarda fiyatların biraz daha artmasını da beraberinde getirmiş durumda.

Şu an piyasada 80.000 TL gibi rakamlara satılan araçlara yeni bir zam daha uygulanarak fiyatları yaklaşık 10.000 TL kadar daha yükseldi. Bu 100.000 TL’lik bir aracın 110.000 TL’nin üzerine çıktığı anlamına da geliyor. Pazarda özellikle son bir ayda Peugeot 206 2004 ve önceki modellerde, Fiat Albea 2006 ve daha eski sürümlerde, eski Tata araçlarında fiyat tarafında agresif bir artış var. Bu artış aynı zamanda Hyundai Accent’in 2006’nın öncesindeki modellere yansıdı. Genel olarak pazarda bayramın telaşıyla beraber 10.000 TL ve üzerinde fiyat artışları görüyoruz. Özellikle kilometresi yüksek olan eski araçların şu sıralar daha çok tercih ediliyor olması 100.000 TL’nin altına iyi bir araç bulmayı daha da zor bir hale getiriyor.

Kilometresi yüksek araç almak mantıklı mı?

Bakımları eksiksiz , zamanında yapılan otomobiller kolay kolay sorun çıkarmaz ancak hor kullanılmış ve bakımları ihmal edilmiş olan modeller sorun çıkaracaktır. Bu yüzden en önemli nokta aracın genel olarak dikkatli kullanılıp kullanılmadığı olup, bakımları eksiksiz yapılan yüksek kilometreli bir aracı almak sorun çıkarmayabilir. Uzun bir zaman diliminde genellikle şehirlerarası yollarda yapılmış kilometreler otomobili olumsuz anlamda etkilemez fakat kısa zaman diliminde özellikle trafiğin çok yoğun olduğu şehirlerde yapılan yüksek kilometreler aracın daha fazla yıpranmasına sebep olacaktır. Son zamanlarda kilometresi düşürülen pek çok otomobil olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Yani araç tercihi yaparken sadece kilometreye göre tercihte bulunmak büyük bir hata olacaktır. Genel olarak gereken bakım ve özen gösterilen otomobiller yüksek kilometreli olsa dahi satın alınabilir ancak hor kullanılan ve özellikle şehir içinde çok fazla trafikte kilometre yapmış olan araçlar biraz daha yıpranmış halde olacaktır.

Otomobillerde Yakıt Tasarrufu Yapmak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

0

Otomobillerinde yakıt tasarrufunda bulunarak cebinizi koruyabilirsiniz. Yeni yazımızda otomobillerde yakıt tasarrufu yapmak adına dikkat edilmesi gerekenlere değiniyoruz: Bilindiği gibi korona virüsü salgını dünya genelinde ekonomik buhrana yol açtı. Aynı zamanda son zamanlarda meydana gelen Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle de dünya genelinde akaryakıt fiyatlarında inanılmaz bir artış bulunuyor. Bu artışlar akaryakıt fiyatlarını adeta ikiye katlarken pek çok kişi otomobilini artık daha az kullanıyor.

Otomobillerin yakıtlarının çok pahalı olması nedeniyle insanlar yakıt tasarrufu yöntemlerini araştırmaya başladı. Kullanıcıların akaryakıt fiyatları sebebiyle araç kullanırken yakıttan tasarruf sağlayabilmek adına dikkat etmesi gereken bazı önemli püf noktalar bulunmaktadır. Bunlara sizler için maddeler halinde değineceğiz.

Gereksiz ağırlıktan kaçının

Otomobillerin içerisinde gereksiz yükleri taşımamak gerekiyor. Yüklerden kurtulmak aracın performansını artırmak için yapılıyor olsada fazla ağırlıkların atılması aracın yakıt tüketiminin azalmasını da sağlayacaktır. Yakıt tasarrufu yapmak adına aracınızın yükünü azaltıp daha az akaryakıt harcamasını sağlayabilirsiniz.

Klima kullanımını sınırlandırın

Sıcak havalarda klima otomobil sürücüleri ve yolcular için büyük bir kolaylık sağlıyor olsada klimayı fazla açmak klima kompresörünün motora ekstra bir yük oluşturmasına neden oluyor ve dolayısıyla motorun yakıt tüketimini artırıyor. Aracı gölgeye park etmek, güneşlik kullanmak gibi yöntemler ile klimayı daha az çalıştırmak adına etkide bulunabilirsiniz.

Gaz pedalı tasarrufu

Otomobilinizde yakıt tasarrufunda bulunabilmek için gaz pedalı yönünden tasarruf yapmanızı da öneriyoruz. Yakıt tüketimini azaltabilmek için gaz pedalını sert bir şekilde kullanmak yerine hafif bir şekilde dokunarak kullanmanız isabetli olacaktır.

Bakımları zamanında yaptırın

Otomobillerde yakıt tasarrufu yapabilmek için bakımların gerektiği şekilde eksiksiz ve düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Motor bölümünde çıkan ufak bir hata bile akaryakıt tüketimini artıracağından otomobilinizin bakımlarına dikkat etmenizde fayda var.

Nedir Bu DSG Şanzıman? Hakkında Bilgiler

0

DSG şanzıman’ın ne olduğu, tanımı ve diğer bilgilere yer verecek olursak; Temel olarak sürücülerin debriyaj pedalı kullanmadan yalnızca gaz ve fren ile arabalarını hareket ettirip durdurmalarına imkan tanıyan sistem olduğunu belirtebiliriz. DSG şanzıman olan araçlarda diğer geleneksel otomatik şanzımanlı arabalarda da olduğu gibi debriyaj pedalı bulunmamaktadır.

Park (P), Boşta (Neutral-N), Sürüş (Drive-D) adlı modlara sahip olan DSG şanzıman, çift kavramalı şanzıman olarak da bilinmektedir. Spor (S) modunu seçerek arabanızın aynı viteste daha üst devirlere kadar kalmasını da sağlayabilirsiniz. Manuel yani M modu vitesleri yine debriyaj kullanmadan vites kolu veya eğer aracınızda varsa direksiyon arkası kulakçıklarla sürücünün vites değiştirmesine imkan tanınır. Özellikle sunduğu konforlu sürüş tarzı ve hızlı vites geçişleri ile dikkat çekmekte olan bir şanzıman tipidir.

DSG şanzıman sisteminin orijinal ismi “Direct Shift Gearbox” olup, çift kavrama kullanmaktadır. Elektronik bir şekilde kontrolü sağlanan iki mil tarafından sürücünün bir sonraki vites beklentisine göre vites seçimleri uygulanmaktadır. Sürücü aracını çalıştırdığında ve Sürüş yani D moduna aldığında birinci mil birinci vitesi seçmektedir. İkinci mil ise ikinci viteste bekleme modunda kalmaktadır. İkinci vitese geçildiğinde ikinci mil aktif olmakta, üçüncü viteste ise bekleme moduna geçmektedir. İki mil için iki farklı kavrama yani iki farklı debriyaj bulunuyor. 7 ileri vitesli DSG şanzımanda birinci mil tek sayılı vitesleri (1, 3, 5, 7), ikinci mil ise çift sayılı vitesleri ve geri vitesi (2, 4, 6, R) kontrol eder.

DSG şanzıman otomatik kontrollü kullanılan iki debriyaj sayesinde güç aktarımını daha etkin yapar ve yüksek sayıda vites olması nedeni ile yakıt ekonomisine katkı sağlamaktadır. Yine bu sayede daha hızlı vites geçişleri ve daha konforlu bir sürüş sunulur. Bir milin sürekli bekleme modunda olmasından yani tam kavrama yapmadan beklemesinden dolayı uzun süreli kullanımlarda kavrama arızası olma potansiyeli belirir.

Peugeot Nerenin Markası ? Peugoet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Peugeot hem dünyada hem ülkemizde oldukça bilinen otomotiv üreticilerinden biridir. Peugeot, Fransa merkezli bir otomotiv şirketi olup, Fransa ülkesi Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden biridir ve Avrupa’nın güçlü ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Peugeot markası da Fransa’nın ekonomisinin yükselmesine önemli oranda katkı sağlamaktadır.

Günümüzde Amerika, Kanada gibi pazarlarda kendisine yer bulamamış olsada geri kalan pazarlarda genel olarak büyük bir Pazar payına sahip olduğu bilinmektedir . Ülkemizde de oldukça tutulan bir marka olan Peugeot, Türkiye’ye de araç ihraç etmekte ve yılda 2 milyondan fazla araç üretimi gerçekleştirmektedir.

Fransa’nın üç önemli değerinden biri

Avrupa’da en büyük otomobil üreticileri hususunda ilk üçte yer almakta olan Peugeot, aynı zamanda dünyanın en eski otomobil üreticilerinden biridir. Fransa’nın Renault ve Citroen ile dünya pazarına sunduğu en önemli değerlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Otomobil sektöründen önce diğer sektörlerde yer aldı

Peugeot ile ilgili, onu diğer pek çok otomotiv üreticisinden ayıran ilginç bir özellik bulunmaktadır: Peugeot bir şirket olarak ilk kurulduğunda aslında kahve sektöründe faaliyet gösteriyordu. 1810 yılında başlayan bu serüven 1830’lara kadar devam ettikten sonra Peugeot bisiklet sektörüne atıldı. Bir anda farklı bir kulvara giren Peugeot, 50 yıl boyunca bisiklet üretti ve sonrasında 1882 yılında resmen otomotiv sektörüne de adım attı.

Otomobil sektöründe oldukça başarılı olan Peugeot’un bunlara rağmen otomobil sektöründe kuruluşunun üzerinden 70 yıl sonra yer alabiliyor olması oldukça dikkat çekici bir unsurdur.

Merkezi Paris

Şirketin merkezi Fransa’nın başkenti Paris’tedir. Operasyon merkezi olarak ise bir diğer Fransız şehri olan Sochaux belirlenmiştir. 2000’li yıllarla beraber sadece binek otomobil üretmeyen Peugeot, yönünü lüks sınıfa da çevirerek dikkat çekmiştir. Günümüzde ise çok sayıda farklı segment aracıyla geniş bir pazara hitap etmektedir.

Motor Yağlama Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Motor yağlama sistemi , özellikle içten yanmalı çalışan motorlarda mühim bir sistemdir. Motor yağlama sistemi olmaması durumunda pistonlar silindir bloğuna yapışarak motorun işlemini gerçekleştirememesine neden olur. Bu nedenle yağlama sistemi olmadığı taktirde araç bir süre seyrettikten sonra hareket edemeyecek duruma gelir.

Aşınma durumu motor çalıştığı esnada bir miktar meydana gelmektedir ancak motor yağı sayesinde aşınma minimum seviyeye iner. Aşınma durumu her şeye rağmen uzun süre sonra kirlerin birikmesine neden olarak temizlenmesi ihtiyacını doğurur. Kirler temizlenmediği taktirde parçalar çizilebilir. Motor yağlama sistemi, motor içerisinde dönerek parçalarda kir birikmesini önlemenin yanı sıra kirlerin yağ karterinde toplanmasını sağlar. Motor yağının tavsiye edilen süreyi aşmayacak şekilde kullanılması ise bu noktada önem arz eder çünkü motor yağları çok uzun süre kullanıldığı zaman parçaları temizleme özelliğini de yitirmeye başlar.

Motor yağlama sistemi, motorun içerisinde yer alan parçaların birbirine sürtünmesini yok etme görevini edinmiştir. Motorun içerisinde bulunan parçaların her biri birbirine bağlı olarak çalıştığı için, yağlama durumu olmadığından birbirine sürtmeleri sorun teşkil eder.

Motor yağı hareketini nasıl gerçekleştirir?

Motorun içerisinde parçalar arasında boşluklar bulunması sebebiyle motor yağı hareket halinde araçların parçaları arasında adeta film tabakası görevi görerek sürtünmeyi en az seviyeye indirir. Bu sayede motordan çıkacak olan ses de önemli seviyede azalmış olacaktır. Motorun en alt bölümünde bulunan karterde biriken motor yağı, pompa yardımıyla yağlanması gereken kısımlara delikler ve kanallar aracılığıyla basınçlı olarak iletilmektedir. Yağ yağlama görevini bu şekilde tamamladığında yer çekiminin de yardımıyla geri dönüş hattı boyunca karter kısmına döner. Bu döngü motor çalıştığı sürece devam edecektir. Bu da tüm parçaların yağlanmasını sağlayacaktır. Otomobilin bir süre çalışmadan durması durumunda yağ motorun karter kısmında toplanacaktır.

İşlev görmesi biraz zaman alabilir

Sıcaklığı azalmış olan ve sıcaklığının azalması sonucunda akışkanlığı da azalmış olan motor yağının iyi bir şekilde çalışabilmesi için aracın çalıştırır çalıştırılmaz hemen yol alınmaması gerekmektedir. Çünkü motor yağının ideal özellikleri gösterebilmesi için aracın bir süre çalıştırılması ve o şekilde yola çıkılması önerilir.

Motor yağı, parçaların hareket ettikçe sürtünme nedeniyle ısılarının artması karşısında ısının tahliye edilmesini de sağlayarak o noktada da fayda sağlar. Çalışmakta olan otomobilde motor yağını kontrol etmek istediğiniz zaman yağın sıcak olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni araç motorunun çalışması sırasında üretmiş olduğu ısının yağa geçmesidir.

Jant Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde jant alırken hangi unsurlara dikkat edilmesi gerektiğine değiniyoruz. Araçla ilgili yanlış jant seçmek fren mesafesi, hız, rot ve balans ayarı, yakıt tüketimi gibi konularda olumsuz etkide bulunmaktadır. Bu nedenle jant seçimi son derece mühim olup, yeni bir jant almak istediğiniz zaman ilk olarak bir teknik servisten de bilgi talep etmenizi öneriyoruz.

Lastik ebadı seçerken jant aplikasyon tablosundan yardım alarak tabloya göre aracınıza uygun olan jantı tercih etmeniz uygulayacağınız en sağlıklı yöntem olup, bu seçimi yaparken aracın markasının üreticisinin önerdiği değerin de dışına çıkmamanız gerekiyor.

Kullanıcı jant seçimi yapacağı zaman beğendiği jant tasarımının aracıyla uyumlu olup olmadığını irdelemesi gerekmektedir. Bu bilgiyi jant servislerinde bulunan uygun araç jantları tablosunu inceleyerek edinebilirsiniz.

Jant üreten firmalar uygun yol koşullarında aks yüklerine uygun yol koşullarda testler uygulamakta olup, araca aşırı yük yüklendiği zaman jantlarda bir takım sorunlar oluşabilmektedir.

Hafif metal özellikli jantların otomobil hakimiyetine olan etkisi

Hafif metal özellikte olan jantlar tubeless lastikler ile uyumlu bir yapıya sahiptir. Böylece otomobilde direksiyon hakimiyeti ve denge konularına olumlu olarak etki eder. Bu jantlar alüminyum, titanyum gibi metallerden üretilmekte olup, bu tarz metallerden üretilmiş olan jantlar, saç malzemeden üretilmiş olan jantlara kıyasla daha hafiftir ve daha sağlam bir yapı sunmaktadır. Hafif metal jantlar, yapısal özellik olarak dış etkilerden kaynaklanan darbeleri daha kolay emebilir. Darbelerin absorbe edilmesi güvenlik seviyesine katkıda bulunur. Hafif metal jantlar fren sistemine olumlu yönde etkide bulunur ve ömrünü uzatır.

Jantların onarımı ve jant temizliği

Jantların onarımı konusunda Uluslar Arası Lastik ve Jant Teknik Kurumu’nun standartlarına göre; hasar görmüş olan jantların onarımının yapılamayacağını söyleyebiliriz. Böylece yenisinin alınması önerilmekte olup, jantların üzerinde göbek deliği büyültme, ekseni kaydırma., kaynak, boyama, bijon somumu gibi işlemlerin uygulanmasını önermiyoruz. Jantı orijinal hali ile kullanmanızı öneriyoruz.

Jant temizliği yaparken de normal deterjan kullanabilirsiniz. Deterjanın içerisinde kuvvetli olmayan kimyasal olmalıdır. Jantlarınızın üzerindeki inatçı kirler ve yağ kalıntıları; sert olmayan fırça ve sünger kullanılarak temizlenebilir.

Tork ile Beygir Gücü Arasındaki Farklar

0

Tork ve beygir gücü arasında bazı farklar bulunmaktadır. Tork ile beygir gücü arasındaki farklardan bahsetmeden önce ilk olarak tork ve beygir gücü terimlerinin ne anlama geldiğini irdelemek gerekmektedir. İki terim birbiriyle sıkça karıştırılmaktadır. Otomobil sahiplerinin ve otomobillerle ilgilenenlerin mutlaka öğrenmesi gereken terimler olup, beygir gücü bir otomobilin süratini anlatmak için kullanılan genel bir terim olarak öne çıkmaktadır. Bir otomobilin kaç beygir gücünde olduğunu bilebilmek için teknik özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Beygir gücü otomobilin sahip olduğu motor gücü anlamına gelmekte olup, bir motorun beygir gücü zaman içerisinde değişkenlik göstermez. Teknik alanda BG olarak yazılmakta olup, İngilizce karşılığı Horsepower ve kısaltması ile HP’dir. Beygir gücü, 75 Kilogram ağırlığı 1 saniye içerisinde 1 metre yüksekliğe çıkarabilecek güç miktarıdır. Bu güç tahmini olarak bir atın gücüne denk gelmektedir.

Beygir gücü her ne kadar değiştirilemesede tork yapısı itibariyle otomobillerin beygir güçleri farklı şekillerde de kullanılabilmektedir. Tork, bir otomobilin motorundan tekerleklerine kadar hareket edebilmesi amacıyla iletilen kuvvet olup, bu kuvvete itme kuvveti de denilmektedir. Bu kuvvet Wentnmetre yani kısa tabiri ile Nm birimiyle ifade edilmektedir. Bir otomobilin çekişinin yüksek olması, otomobilin tork kuvvetinin yüksek olduğunu gösterir. Otomobil yüksek ağırlıkta maddeleri çekebilir. Tork kuvveti yüksek olduğunda aracıntaşıyabileceği ağırlık miktarı artar. Kamyon, traktör, tır gibi büyük araçların tork kuvvetleri yüksektir. Böylece büyük yükler taşıyabilirler.

Normal otomobiller bir rampayı çıkarken vites düşürüp hız arttırmak zorunda kalırken torku yüksek seviyelerde olan araçlar rampaları daha fazla devir yapmadan hızını koruyarak rahatça çıkabilmektedir. Yüksek torklu motorun yanma odasında düşük torklu motorlara nazaran daha kuvvetli bir yanma derecesi gerçekleşmesi gerekir. Yanma odasındaki derece seviyelerine göre aynı beygir gücü dahi olsa iki araç arasında farklı seviyelerde torklar oluşabilmektedir. Kullanılan enerji kaynağı da torkun oluşmasında rol oynamakta olup, dizel motorlu araçlar benzinle çalışan araçlardan daha hızlı veya daha yüksek seviyelerde torka sahip olabilir. Bunun nedeni dizel ile çalışan motorlarda yanma odasında bir yüksek basınç sıkıştırması gerçekleşirken bu yanma odalarına aynı şekilde yüksek basınçlı enjektörler vasıtası ile yakıt püskürtülmesidir. Böylece yanma odasında çok yüksek derecelerin elde edilmesi mümkün olur.

Bir otomobilin daha yüksek tork seviyesine ulaşabilmesi vites kutusuyla sürücünün elinde olup, normal otomobillerde tork ve beygir gücü değerleri birbirine yakındır. Engebeli ve yokuş bölümlerde kullanılmak için üretilen araçlarda ise tork seviyesi güç seviyesinden daha yüksek olmaktadır. Tork seviyesinin belirlenmesinde ship olunan motorun etkisi bulunmakta olup, tekerleklerin çapı ne kadar büyürse aracın tork seviyesinin de aynı seviyede yüksek olması beklenmektedir.

Subap Yüzmesi Hakkında Bilgiler

0

Subap yüzmesi yani Valve Floating ile ilgili olarak bilinmesi gereken püf noktalar bulunmakta olup, yeni yazımızda bu hususta bilgiler veriyoruz.

Subap yüzmesi durumu içten yanmalı motorlarda yüksek devirlere ulaşıldığı zaman emme ve egzoz subaplarındaki yayların tam profil olarak açılamadan yeniden kapanması olayı olup, buna Yay Zıplaması ismi de verilmektedir.

Motorun performansının ve veriminin düşmesine, emisyon değerlerinin olumsuz olarak artmasına neden olur ve bu nedenle uzun vadede hasar meydana gelir. Üreticilerin AR-GE faaliyetlerini gerçekleştirmekte olan mühendisler, sorunu çözmek için yeni çözüm yöntemleri bulmaya çalışır.

Loblar subapların emme veya egzoz anlarında ne kadar süre açık / kapalı kalacağını tayin eden, yumurtaya benzeyen çıkıntılardır. Lobların profili aracın motorunun yapısı ve istenilen güç / devir oranına göre değişiklik arz eder.

Subap yayları motorun çalışması için gerekli olan devir aralıklarında görevini yerine getiremediğinde problem oluşmakta olup, yüksek devirlere çıkıldıkça yay açılıp kapanma görevini tam anlamına yerine getiremeyecektir.  Böylece subapların görevini yerine getirmesi düzgün bir şekilde olmayacak olup, subapların yuvasına oturarak kapanamamasına veya tam olarak açılmamasına neden olacaktır.

Otomobil üreticilerinin çoğu, yaşanan bu problemi yok edebilmek için araçtan her devirde azami tork ile güç elde edebilmek için bazı sistemler geliştirmiştir. Otomobil üreticilerince geliştirilen teknolojilerin ortak noktası, motor devrinin ne olursa olsun devir için en uygun egzantirik derecesi mekanik veya elektronik olarak ayarlanarak subapların zamanlamasının optimum seviyeye getirilmesidir.

Proton 415 Alınır Mı? Nasıldır? Hakkında Bilgiler

0

Proton Malezya merkezli bir otomobil üreticisidir. Malezya devleti 1962 yılında kendi otomobillerini üretebilmek için çalışmalar sarfetmiş, bu hususta dünya devlerinden transferler yapma yolunu seçmişlerdir. Bu kapsamda Honda, Citroen gibi ünlü markalardan teknoloji transferi yapan Malezya devletinin Proton araçlarından 415, ülkemizde 1998 ile 2000 yılları arasında satılmıştır. Model Mitsubishi Lancer baz alınarak tasarlanmıştır.

Proton 415 ülkemizde GLSi donanım paketiyle satılmış olup, aracın ABS, klima, dört cam otomatiği, hidrolik direksiyon, elektrikli aynalar gibi önemli özellikleri bulunmaktadır. 90 beygir ve 120 Nm tork güç üreten otomobil, LPG ile tam uyumlu bir motora sahiptir.

Proton 415 araçları sedan ve hatchback kasa tiplerinde satılmış olup, otomatik ve manuel vitesli şanzıman seçenekleriyle satılmışlardır. C segmentinden bir araç olup, arka diz mesafesi yeterli olan bir araçtır. Aracın torpido, kapı içleri, ön göğüslük bölümlerinde plastik malzeme kullanılmış olup, kullanıcı yorumları genel olarak bu aracın konforlu olduğu, manevra kabiliyeti hususunda ücretine göre başarılı olduğu yönünde. Yine de aracı özellikle köy yollarında kullanırken dikkat edilmesi gerekmekte çünkü aracın altı yere yakın ve altını kolay bir şekilde yere çarpabiliyor.

Yedek parça konusunda her ne kadar sıkıntılı bir araç olarak lanse edilsede mekanik aksam parçaları ve motor bakımından Mitsubishi olduğundan kolay bulunabiliyor. Piyasası pek çok popüler araca göre daha sakindir yani bu aracı çok hızlı satmak zor olacaktır ancak hızlı satma gibi bir zorunluluğunuz doğarsa piyasanın 2000 TL kadar altında fiyatlardan rahatlıkla satma imkanı bulunmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası (2022)

0

Ehliyetsiz araç kullanılması günümüzdeki önemli sorunlardan biri olup, büyük cezaları bulunuyor ve bu cezalar 2022 yılında artırıldı. Karayolları Trafik Kanunu gereğince bir kişinin araç kullanabilmek için sürücü belgesine sahip olması gerekmekte olup, araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce kullanılmasının tespit edilmesi halinde yüksek rakamlardan oluşan cezalar uygulanıyor.

Sürücü belgesine sahip olan kişilerce kullanılabilen araçlar, sürücü belgesi bulunmayan kişilerce kullanıldığı zaman kişi hem kendisini hem de çevresini riske atıyor. Sürücü belgesi bulunmadığında kişinin kullanmış olduğu araca bağlı olarak farklı miktarlarda cezalar uygulanabilir. Hem ehliyetsiz hem de alkollü bir şekilde araba kullanmanın cezası ise daha ağır olacaktır. Aynı zamanda kişinin araç kullanımı yaparken hız sınırını aşması, kırmızı ışık ihlaline karışması gibi durumlar da söz konusu olmakta ve bunlar da yine daha ağır yaptırımlar gerektirmektedir.

Bir kişinin kanunlara uygun olarak araç kullanabilmesi için 18 yaşını doldurması, sağlık açısından engel bir durumunun olmaması ve ehliyetlerde gerekli araç sınıfına göre ehliyet belgesinin olması gerekmektedir. Ehliyetsiz araç kullanırken yakalanan 18 yaş altındaki bireylerin aile fertlerine de idari para cezası uygulanmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2022 ne kadar?

2022 ehliyetsiz araç kullanma cezası 3.675 TL olup, bu rakam motosikletlerde de geçerlidir. Öte yandan ehliyetli olup yanında ehliyet bulundurmama 428 TL’dir. Ehliyetsiz bir şekilde araç kullanma cezası, kişiye kesildikten sonra ortalama 15 gün içerisinde mernis adresine tebliğ edilmektedir. Kişi haksız gördüğü cezaya Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yaparak itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi hazırlamak ve sonrası için kişinin bir avukattan destek alması avantajına olacaktır. Farklı konular ile de ceza uygulanması durumunda idare mahkemesine başvurulması da gerekmekte olup, bu hususta açılacak olan iptal davaları genelde kısa bir süre içerisinde karara bağlanmaktadır.

Kişi ehliyetsiz araç kullandığı sırada bir yaya çarpması halinde kazanın ölümlü sonuç doğurması kişinin hapis cezası almasına dahi neden olabilir.

Araç Motor Suyu Eksilmesinin Nedenleri

0

Otomobil motor suyunun eksilmesi normal bir durum olmayıp, motorun suyu eksilebilir şeklinde bir algı olmaması gerekiyor. Araç motor suyu eksilmesi meydana geliyorsa bir sızıntı mevcut demektir ve böyle bir su eksilmesi sorunu var ise radyatörde bir çatlak, delik veya aşınma söz konusu olabilir.

Motor suyu eksilmesinin nedenleri farklılıklar arz etmektedir. Motor suyunun eksilip eksilmediğini ve eksiliyorsa nereden eksildiğini tespit etmek için ilk olarak üst kapak contası kontrol edilmelidir çünkü kaçak nokta genellikle üst kapak contasındadır.

Sızdırmanın nedeni bazen radyatör de olabilir. Radyatörde olan sorunun çözümü için su kaçağı önleyicisi olarak satılmakta olan ürün takılarak çözüme gidilebilir. Radyatör su kaçağı önleyicisi parçalarını takmak ve bu çözümü uygulamak, genellikle motor su eksilme sorununun çözülmesini sağlar.

Bazen üst kapak contasının yanması, erimesi gibi durumlar meydana gelir ve bunlar daha ciddi problemlerdir. Yanmış üst kapak contasının servis müdahalesi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Üst kapak conta değişimi fiyatları radyatör su kapağı önleyicisi maliyetinden daha fazladır.

Motor su hortumunda meydana gelen çatlak, petekte meydana gelen çatlak da aracın su eksiltmesine neden olabilir. Aynı zamanda aracın su depolarında da çatlaklar olabilir. Bu genellikle su koyarken pek farkedilmez çünkü motor soğukken suya herhangi bir basınç uygulanmamaktadır.

Motorun suyu neden eksilir?

  • Su deposunda çatlak,
  • Motor su hortumunda delik,
  • Radyatör boru bağlantılarında gevşeme,
  • Radyatör su sızdırması,
  • Radyatör üst kapağı yanması,

Gibi temel nedenler gerçekleşmişse eksilir.

Bir otomobilde su eksiltme probleminin olup olmadığına dair kesin bir bilgiye ulaşabilmek için oto bakım servisi ziyaret edilmelidir. Ancak bu her zaman mümkün değilse kişi servise gitmeden de araçta su eksiltme olup olmadığını öğrenebilir. Bunun için aracı rölantide çalıştırıp ara ara gaz verin. Sonrasında su eksiltme mevcut ise eksilen su aracın içine veya dışına akacaktır.

Buraya dikkat !

Eğer eksilen su aracın içerisine doğru akmakta ise sorun daha çok peteklerle ilgilidir ancak araç dışına akıyor ise radyatörde sıkıntı olabilir. Su eksiltme tespit işlemi böylece kolay olsada müdahale genellikle profesyonel eylem gerektirir çünkü motora zarar verilebilir.

Su eksiltme sorunu önemli mi ?

Aracınızda su eksilmesi var ise mutlaka çözüm bulun. Sürekli olarak su ekleyerek sorunu sadece kısa süreliğine gidermiş gibi görünürsünüz ancak eksilen suyu tamamlamak yeterli bir çözüm değildir. Eksilen suyun neden eksildiğini tespit etmeniz gerekmektedir.

İkinci El Otomobil Fiyatları Düşecek Mi? Açıklamalar

0

İkinci el otomobil fiyatlarında büyük bir artış mevcut. Bu artış 2020 yılının Mart ayının ikinci yarısında, korona virüsü ülkemizde görüldükten ve küresel çapta çip krizi kendisini gösterdikten sonra meydana geldi. Ülkemizde 16 Mart 2020 tarihinde ilk korona vakası ortaya çıktıktan sonra ikinci el otomobil fiyatları hızla yükseldi. Son zamanlarda yaşanan Dolar krizi nedeniyle otomobil fiyatları daha da tırmanmıştı. Öte yandan 20 Aralık akşamı yapılan kur korumalı TL mevduatı sistemi  açıklaması doların hızla düşmesini sağladı ve şu an yazımızı yazdığımız an itibariyle 1 Dolar 10,99 TL’den işlem görüyor.

Dolar geçtiğimiz hafta 18 Liraya kadar yükselmişti. Bu kapsamda aniden büyük bir düşüş gösterdi ve pek çok kişi bu düşüşün sonuçlarını merak etmekte. İkinci el otomobil fiyatları doların ani yükselişi ile daha da artmıştı. Doların düşmesinden sonra sıfır araç fiyatlarında indirime gidilsede ikinci el araç piyasasında şu an kayda değer seviyede bir fiyat indirimi bulunmuyor. Peki bu böyle mi devam edecek? İkinci el otomobil fiyatlarının düşüp düşmeyeceğine yönelik olarak dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunuyor.

Döviz kurlarında yaşanan sert düşüşün ardından bazı otomobil markaları sıfır otomobil fiyatlarında yüzde 10-11 civarında indirim uyguladı. Bu durum gözlerin ikinci el araba piyasasına çevrilmesine neden oldu.  İkinci el otomobil piyasasındaki hareketlilik durma noktasına geldi. Yani yüksek fiyatlardan ilan koymaya devam eden otomobil sahipleri şu an eskisi kadar ilgi görmüyor. İlginin olmaması  ise araç fiyatlarında bir düşüşün olmasını sağlayabilir.  Şu an kimseye 2000 model araçlara 50.000 TL ödemek veya 2010 model araçlara servet ödemek mantıklı gelmiyor.

Şu an ikinci el otomobil alınır mı?

İkinci el otomobil pazarında durgunluk dönemi mevcut ve bu durgunluk sürecinin yaklaşık bir ay kadar sürmesi bekleniyor. Bunun ikinci el pazarında kademeli olarak bir indirim sağlayabileceği üzerinde durulurken, yaklaşık yüzde 20 kadar indirimin söz konusu olması bekleniyor. Özellikle 2022 model araçlar şubat-mart gibi piyasaya çıkacağı için kur eğer bu seviyelerde devam ederse fiyatlarda %30 oranında da düşüş görülebilir. Ancak ülkemizin her gün farklı bir heyecana gebe olduğunu, her an her şeyin olabildiğini unutmamak gerekiyor.  İkinci el otomobil alıp almamak konusunda acele edip etmemek kullanıcının o an ki ihtiyaç durumu ve elbette maddi durumu ile ilgili bir durum. Ancak şu an eğer mutlaka araç almanızı gerektiren bir durum yok ise beklemek daha mantıklı gözüküyor. Yine de az önce ifade ettiğimiz gibi ülkemizde dolar kuru bakımından her an her şey olabildiği için temkinli hareket etmekte yarar var.

60000 TL’ye İkinci El Araç Almak Artık Çok Daha Zor

0

İkincil araç piyasası, Türk Lirasının ani değer kaybından sonra daha da kötü bir hal aldı. Bu durum 50.000 TL – 60.000 TL gibi rakamlara dahi ikinci el araç almayı zorlaştırdı.

Korona virüsü pandemisinin başlamasıyla beraber hayatta genel olarak bir pahalılık söz konusu oldu ve özellikle araç fiyatları bundan çok etkilendi. Gerek dünya genelinde yaşanan çip sıkıntısı gerek ülkemizde cep yakan otomobil vergilendirmeleri insanları ikinci el pazarına yönlendirdi. İkinci el pazarında meydana gelen yoğun artış zaman içerisinde araçların fiyatlarında ani bir yükselmeye neden oldu. Örneğin 2020 yılının ilk aylarında 25.000 TL’den alınabilen 2004 model bir Xsara otomobil, 2021 yılının Eylül – Ekim aylarında 50.000 TL’den satılmakta iken Türk Lirasının Dolar karşısında ani değer kaybı yaşadığı şu günlerde ortalama olarak 75.000 TL seviyesine kadar yükseldi.

İkinci el araçlarda büyük fiyat artışı

İkinci el araç fiyatları son olarak ülkemizde TL’nin diğer para birimleri karşısında ani değer kaybı ile yoğun miktarda arttı. Aynı zamanda sıfır araçların yeterince gelmemesi ve gelen araçların fırsatçılar tarafından stokçuluk yapılarak tutuluyor olması ikinci el araç satın almak isteyenlerin işini zorlaştırıyor. Bundan iki ay öncesine kadar 60.000 TL bütçeyle satın alınabilecek olan araçlar şu an 80.000 – 90.000 gibi fiyatlardan satılıyor. Bu fiyat bandındaki en fazla fiyat artışı Seat, Volkswagen gibi markaların 2004 – 2005 model araçlarında meydana geldi. Şu an piyasada 2004 Model Fiat Palio gibi eskiden oldukça ucuz olan araçlar dahi 70.000 TL ve üzeri fiyatlardan alıcı bekliyor. Aynı zamanda eski model Fiat Albea, Renault Symbol gibi otomobiller de 80.000 – 90.000 fiyatlardan alıcı bekliyor. Bu araçlarda yaklaşık %80 oranında bir artış söz konusu ve şu an piyasalarda belirsizlik sürüyor.

Yarı Otomatik Vitesin Yararları ve Zararları

0

Yarı otomatik vites hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için yarı otomatik vitesin yararları ve zararlarına, yarı otomatik vitesin avantajları ile dezavantajlarına değinmek istedik: Yarı otomatik vitesin en önemli avantajı dilerseniz manuel olarak kullanma imkanınızın olmasıdır. Bu konuda kullanıcı kendi zevklerine göre insiyatif kullanabilir. Aynı zamanda düz vites ile aynı yapıya sahip olması sayesinde tam otomatik vitese göre daha az yakıt tüketecektir.

Yarı otomatik vitesin avantajları

Yarı otomatik vites, sürücüye seçim imkanı verdiği için günlük kullanımda gayet rahat olan bir araçtır. Aynı zamanda performans solarak da düz vitesli araçlara yaktın bir performans sergilemektedir ve otomatik vitese göre daha az yakıt tüketilmesini sağlayabilir. Çift kavramalı yarı otomatik viteslerde vites geçişleri adeta hissedilmemektedir. Bu da yine önemli avantajlardan biridir.

Yarı otomatik vitesin dezavantajları

Satış fiyatları düz vitesli araçlara göre gözle görülür seviyede daha pahalı olup, en öne çıkan farkı budur. Debriyaj sistemi de tek kavramalı yarı otomatik viteslere nazaran daha kolay aşınabilmektedir.

Yokuş kalkış desteği bulunmayan yarı otomatik vitesli araçlar yokuşta kaydırma yapmaktadır. Tek kavramalı yarı otomatik viteslerde de vites geçişleri çok daha fazla hissedilecektir.
Günümüzde çift kavramalı yarı otomatik şanzımanlarda vites geçişleri de fazla hissedilmediğinden dolayı bu şanzıman üreticilerce daha çok tercih edilmektedir. Ancak tam otomatikte bulunan , yarı otomatikte olmayan bir özellik yokuştaki varsayılan kaydırma engelleme özelliği olup, bu bağlamda yarı otomatik bir araç alınacaksa aracın kalkış desteği bulunup bulunmadığı , bulunuyorsa etkinliğinin ne ölçüde olduğu kontrol edilmelidir.

Bu yazımızda yarı otomatik vitesin başlıca avantajlarına ve dezavantajlarına, yararlarına ve zararlarına değinmeye çalıştık. Siz hangi şanzıman türünü tercih ediyorsanız onu aşağıdaki yorum kısmından bizlerle ve okurlarımızla paylaşabilirsiniz.