Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Motor Yağlama Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Motor yağlama sistemi , özellikle içten yanmalı çalışan motorlarda mühim bir sistemdir. Motor yağlama sistemi olmaması durumunda pistonlar silindir bloğuna yapışarak motorun işlemini gerçekleştirememesine neden olur. Bu nedenle yağlama sistemi olmadığı taktirde araç bir süre seyrettikten sonra hareket edemeyecek duruma gelir.

Aşınma durumu motor çalıştığı esnada bir miktar meydana gelmektedir ancak motor yağı sayesinde aşınma minimum seviyeye iner. Aşınma durumu her şeye rağmen uzun süre sonra kirlerin birikmesine neden olarak temizlenmesi ihtiyacını doğurur. Kirler temizlenmediği taktirde parçalar çizilebilir. Motor yağlama sistemi, motor içerisinde dönerek parçalarda kir birikmesini önlemenin yanı sıra kirlerin yağ karterinde toplanmasını sağlar. Motor yağının tavsiye edilen süreyi aşmayacak şekilde kullanılması ise bu noktada önem arz eder çünkü motor yağları çok uzun süre kullanıldığı zaman parçaları temizleme özelliğini de yitirmeye başlar.

Motor yağlama sistemi, motorun içerisinde yer alan parçaların birbirine sürtünmesini yok etme görevini edinmiştir. Motorun içerisinde bulunan parçaların her biri birbirine bağlı olarak çalıştığı için, yağlama durumu olmadığından birbirine sürtmeleri sorun teşkil eder.

Motor yağı hareketini nasıl gerçekleştirir?

Motorun içerisinde parçalar arasında boşluklar bulunması sebebiyle motor yağı hareket halinde araçların parçaları arasında adeta film tabakası görevi görerek sürtünmeyi en az seviyeye indirir. Bu sayede motordan çıkacak olan ses de önemli seviyede azalmış olacaktır. Motorun en alt bölümünde bulunan karterde biriken motor yağı, pompa yardımıyla yağlanması gereken kısımlara delikler ve kanallar aracılığıyla basınçlı olarak iletilmektedir. Yağ yağlama görevini bu şekilde tamamladığında yer çekiminin de yardımıyla geri dönüş hattı boyunca karter kısmına döner. Bu döngü motor çalıştığı sürece devam edecektir. Bu da tüm parçaların yağlanmasını sağlayacaktır. Otomobilin bir süre çalışmadan durması durumunda yağ motorun karter kısmında toplanacaktır.

İşlev görmesi biraz zaman alabilir

Sıcaklığı azalmış olan ve sıcaklığının azalması sonucunda akışkanlığı da azalmış olan motor yağının iyi bir şekilde çalışabilmesi için aracın çalıştırır çalıştırılmaz hemen yol alınmaması gerekmektedir. Çünkü motor yağının ideal özellikleri gösterebilmesi için aracın bir süre çalıştırılması ve o şekilde yola çıkılması önerilir.

Motor yağı, parçaların hareket ettikçe sürtünme nedeniyle ısılarının artması karşısında ısının tahliye edilmesini de sağlayarak o noktada da fayda sağlar. Çalışmakta olan otomobilde motor yağını kontrol etmek istediğiniz zaman yağın sıcak olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni araç motorunun çalışması sırasında üretmiş olduğu ısının yağa geçmesidir.

Jant Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde jant alırken hangi unsurlara dikkat edilmesi gerektiğine değiniyoruz. Araçla ilgili yanlış jant seçmek fren mesafesi, hız, rot ve balans ayarı, yakıt tüketimi gibi konularda olumsuz etkide bulunmaktadır. Bu nedenle jant seçimi son derece mühim olup, yeni bir jant almak istediğiniz zaman ilk olarak bir teknik servisten de bilgi talep etmenizi öneriyoruz.

Lastik ebadı seçerken jant aplikasyon tablosundan yardım alarak tabloya göre aracınıza uygun olan jantı tercih etmeniz uygulayacağınız en sağlıklı yöntem olup, bu seçimi yaparken aracın markasının üreticisinin önerdiği değerin de dışına çıkmamanız gerekiyor.

Kullanıcı jant seçimi yapacağı zaman beğendiği jant tasarımının aracıyla uyumlu olup olmadığını irdelemesi gerekmektedir. Bu bilgiyi jant servislerinde bulunan uygun araç jantları tablosunu inceleyerek edinebilirsiniz.

Jant üreten firmalar uygun yol koşullarında aks yüklerine uygun yol koşullarda testler uygulamakta olup, araca aşırı yük yüklendiği zaman jantlarda bir takım sorunlar oluşabilmektedir.

Hafif metal özellikli jantların otomobil hakimiyetine olan etkisi

Hafif metal özellikte olan jantlar tubeless lastikler ile uyumlu bir yapıya sahiptir. Böylece otomobilde direksiyon hakimiyeti ve denge konularına olumlu olarak etki eder. Bu jantlar alüminyum, titanyum gibi metallerden üretilmekte olup, bu tarz metallerden üretilmiş olan jantlar, saç malzemeden üretilmiş olan jantlara kıyasla daha hafiftir ve daha sağlam bir yapı sunmaktadır. Hafif metal jantlar, yapısal özellik olarak dış etkilerden kaynaklanan darbeleri daha kolay emebilir. Darbelerin absorbe edilmesi güvenlik seviyesine katkıda bulunur. Hafif metal jantlar fren sistemine olumlu yönde etkide bulunur ve ömrünü uzatır.

Jantların onarımı ve jant temizliği

Jantların onarımı konusunda Uluslar Arası Lastik ve Jant Teknik Kurumu’nun standartlarına göre; hasar görmüş olan jantların onarımının yapılamayacağını söyleyebiliriz. Böylece yenisinin alınması önerilmekte olup, jantların üzerinde göbek deliği büyültme, ekseni kaydırma., kaynak, boyama, bijon somumu gibi işlemlerin uygulanmasını önermiyoruz. Jantı orijinal hali ile kullanmanızı öneriyoruz.

Jant temizliği yaparken de normal deterjan kullanabilirsiniz. Deterjanın içerisinde kuvvetli olmayan kimyasal olmalıdır. Jantlarınızın üzerindeki inatçı kirler ve yağ kalıntıları; sert olmayan fırça ve sünger kullanılarak temizlenebilir.

Tork ile Beygir Gücü Arasındaki Farklar

0

Tork ve beygir gücü arasında bazı farklar bulunmaktadır. Tork ile beygir gücü arasındaki farklardan bahsetmeden önce ilk olarak tork ve beygir gücü terimlerinin ne anlama geldiğini irdelemek gerekmektedir. İki terim birbiriyle sıkça karıştırılmaktadır. Otomobil sahiplerinin ve otomobillerle ilgilenenlerin mutlaka öğrenmesi gereken terimler olup, beygir gücü bir otomobilin süratini anlatmak için kullanılan genel bir terim olarak öne çıkmaktadır. Bir otomobilin kaç beygir gücünde olduğunu bilebilmek için teknik özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Beygir gücü otomobilin sahip olduğu motor gücü anlamına gelmekte olup, bir motorun beygir gücü zaman içerisinde değişkenlik göstermez. Teknik alanda BG olarak yazılmakta olup, İngilizce karşılığı Horsepower ve kısaltması ile HP’dir. Beygir gücü, 75 Kilogram ağırlığı 1 saniye içerisinde 1 metre yüksekliğe çıkarabilecek güç miktarıdır. Bu güç tahmini olarak bir atın gücüne denk gelmektedir.

Beygir gücü her ne kadar değiştirilemesede tork yapısı itibariyle otomobillerin beygir güçleri farklı şekillerde de kullanılabilmektedir. Tork, bir otomobilin motorundan tekerleklerine kadar hareket edebilmesi amacıyla iletilen kuvvet olup, bu kuvvete itme kuvveti de denilmektedir. Bu kuvvet Wentnmetre yani kısa tabiri ile Nm birimiyle ifade edilmektedir. Bir otomobilin çekişinin yüksek olması, otomobilin tork kuvvetinin yüksek olduğunu gösterir. Otomobil yüksek ağırlıkta maddeleri çekebilir. Tork kuvveti yüksek olduğunda aracıntaşıyabileceği ağırlık miktarı artar. Kamyon, traktör, tır gibi büyük araçların tork kuvvetleri yüksektir. Böylece büyük yükler taşıyabilirler.

Normal otomobiller bir rampayı çıkarken vites düşürüp hız arttırmak zorunda kalırken torku yüksek seviyelerde olan araçlar rampaları daha fazla devir yapmadan hızını koruyarak rahatça çıkabilmektedir. Yüksek torklu motorun yanma odasında düşük torklu motorlara nazaran daha kuvvetli bir yanma derecesi gerçekleşmesi gerekir. Yanma odasındaki derece seviyelerine göre aynı beygir gücü dahi olsa iki araç arasında farklı seviyelerde torklar oluşabilmektedir. Kullanılan enerji kaynağı da torkun oluşmasında rol oynamakta olup, dizel motorlu araçlar benzinle çalışan araçlardan daha hızlı veya daha yüksek seviyelerde torka sahip olabilir. Bunun nedeni dizel ile çalışan motorlarda yanma odasında bir yüksek basınç sıkıştırması gerçekleşirken bu yanma odalarına aynı şekilde yüksek basınçlı enjektörler vasıtası ile yakıt püskürtülmesidir. Böylece yanma odasında çok yüksek derecelerin elde edilmesi mümkün olur.

Bir otomobilin daha yüksek tork seviyesine ulaşabilmesi vites kutusuyla sürücünün elinde olup, normal otomobillerde tork ve beygir gücü değerleri birbirine yakındır. Engebeli ve yokuş bölümlerde kullanılmak için üretilen araçlarda ise tork seviyesi güç seviyesinden daha yüksek olmaktadır. Tork seviyesinin belirlenmesinde ship olunan motorun etkisi bulunmakta olup, tekerleklerin çapı ne kadar büyürse aracın tork seviyesinin de aynı seviyede yüksek olması beklenmektedir.

Subap Yüzmesi Hakkında Bilgiler

0

Subap yüzmesi yani Valve Floating ile ilgili olarak bilinmesi gereken püf noktalar bulunmakta olup, yeni yazımızda bu hususta bilgiler veriyoruz.

Subap yüzmesi durumu içten yanmalı motorlarda yüksek devirlere ulaşıldığı zaman emme ve egzoz subaplarındaki yayların tam profil olarak açılamadan yeniden kapanması olayı olup, buna Yay Zıplaması ismi de verilmektedir.

Motorun performansının ve veriminin düşmesine, emisyon değerlerinin olumsuz olarak artmasına neden olur ve bu nedenle uzun vadede hasar meydana gelir. Üreticilerin AR-GE faaliyetlerini gerçekleştirmekte olan mühendisler, sorunu çözmek için yeni çözüm yöntemleri bulmaya çalışır.

Loblar subapların emme veya egzoz anlarında ne kadar süre açık / kapalı kalacağını tayin eden, yumurtaya benzeyen çıkıntılardır. Lobların profili aracın motorunun yapısı ve istenilen güç / devir oranına göre değişiklik arz eder.

Subap yayları motorun çalışması için gerekli olan devir aralıklarında görevini yerine getiremediğinde problem oluşmakta olup, yüksek devirlere çıkıldıkça yay açılıp kapanma görevini tam anlamına yerine getiremeyecektir.  Böylece subapların görevini yerine getirmesi düzgün bir şekilde olmayacak olup, subapların yuvasına oturarak kapanamamasına veya tam olarak açılmamasına neden olacaktır.

Otomobil üreticilerinin çoğu, yaşanan bu problemi yok edebilmek için araçtan her devirde azami tork ile güç elde edebilmek için bazı sistemler geliştirmiştir. Otomobil üreticilerince geliştirilen teknolojilerin ortak noktası, motor devrinin ne olursa olsun devir için en uygun egzantirik derecesi mekanik veya elektronik olarak ayarlanarak subapların zamanlamasının optimum seviyeye getirilmesidir.

Proton 415 Alınır Mı? Nasıldır? Hakkında Bilgiler

0

Proton Malezya merkezli bir otomobil üreticisidir. Malezya devleti 1962 yılında kendi otomobillerini üretebilmek için çalışmalar sarfetmiş, bu hususta dünya devlerinden transferler yapma yolunu seçmişlerdir. Bu kapsamda Honda, Citroen gibi ünlü markalardan teknoloji transferi yapan Malezya devletinin Proton araçlarından 415, ülkemizde 1998 ile 2000 yılları arasında satılmıştır. Model Mitsubishi Lancer baz alınarak tasarlanmıştır.

Proton 415 ülkemizde GLSi donanım paketiyle satılmış olup, aracın ABS, klima, dört cam otomatiği, hidrolik direksiyon, elektrikli aynalar gibi önemli özellikleri bulunmaktadır. 90 beygir ve 120 Nm tork güç üreten otomobil, LPG ile tam uyumlu bir motora sahiptir.

Proton 415 araçları sedan ve hatchback kasa tiplerinde satılmış olup, otomatik ve manuel vitesli şanzıman seçenekleriyle satılmışlardır. C segmentinden bir araç olup, arka diz mesafesi yeterli olan bir araçtır. Aracın torpido, kapı içleri, ön göğüslük bölümlerinde plastik malzeme kullanılmış olup, kullanıcı yorumları genel olarak bu aracın konforlu olduğu, manevra kabiliyeti hususunda ücretine göre başarılı olduğu yönünde. Yine de aracı özellikle köy yollarında kullanırken dikkat edilmesi gerekmekte çünkü aracın altı yere yakın ve altını kolay bir şekilde yere çarpabiliyor.

Yedek parça konusunda her ne kadar sıkıntılı bir araç olarak lanse edilsede mekanik aksam parçaları ve motor bakımından Mitsubishi olduğundan kolay bulunabiliyor. Piyasası pek çok popüler araca göre daha sakindir yani bu aracı çok hızlı satmak zor olacaktır ancak hızlı satma gibi bir zorunluluğunuz doğarsa piyasanın 2000 TL kadar altında fiyatlardan rahatlıkla satma imkanı bulunmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası (2022)

0

Ehliyetsiz araç kullanılması günümüzdeki önemli sorunlardan biri olup, büyük cezaları bulunuyor ve bu cezalar 2022 yılında artırıldı. Karayolları Trafik Kanunu gereğince bir kişinin araç kullanabilmek için sürücü belgesine sahip olması gerekmekte olup, araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce kullanılmasının tespit edilmesi halinde yüksek rakamlardan oluşan cezalar uygulanıyor.

Sürücü belgesine sahip olan kişilerce kullanılabilen araçlar, sürücü belgesi bulunmayan kişilerce kullanıldığı zaman kişi hem kendisini hem de çevresini riske atıyor. Sürücü belgesi bulunmadığında kişinin kullanmış olduğu araca bağlı olarak farklı miktarlarda cezalar uygulanabilir. Hem ehliyetsiz hem de alkollü bir şekilde araba kullanmanın cezası ise daha ağır olacaktır. Aynı zamanda kişinin araç kullanımı yaparken hız sınırını aşması, kırmızı ışık ihlaline karışması gibi durumlar da söz konusu olmakta ve bunlar da yine daha ağır yaptırımlar gerektirmektedir.

Bir kişinin kanunlara uygun olarak araç kullanabilmesi için 18 yaşını doldurması, sağlık açısından engel bir durumunun olmaması ve ehliyetlerde gerekli araç sınıfına göre ehliyet belgesinin olması gerekmektedir. Ehliyetsiz araç kullanırken yakalanan 18 yaş altındaki bireylerin aile fertlerine de idari para cezası uygulanmaktadır.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası 2022 ne kadar?

2022 ehliyetsiz araç kullanma cezası 3.675 TL olup, bu rakam motosikletlerde de geçerlidir. Öte yandan ehliyetli olup yanında ehliyet bulundurmama 428 TL’dir. Ehliyetsiz bir şekilde araç kullanma cezası, kişiye kesildikten sonra ortalama 15 gün içerisinde mernis adresine tebliğ edilmektedir. Kişi haksız gördüğü cezaya Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yaparak itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi hazırlamak ve sonrası için kişinin bir avukattan destek alması avantajına olacaktır. Farklı konular ile de ceza uygulanması durumunda idare mahkemesine başvurulması da gerekmekte olup, bu hususta açılacak olan iptal davaları genelde kısa bir süre içerisinde karara bağlanmaktadır.

Kişi ehliyetsiz araç kullandığı sırada bir yaya çarpması halinde kazanın ölümlü sonuç doğurması kişinin hapis cezası almasına dahi neden olabilir.

Araç Motor Suyu Eksilmesinin Nedenleri

0

Otomobil motor suyunun eksilmesi normal bir durum olmayıp, motorun suyu eksilebilir şeklinde bir algı olmaması gerekiyor. Araç motor suyu eksilmesi meydana geliyorsa bir sızıntı mevcut demektir ve böyle bir su eksilmesi sorunu var ise radyatörde bir çatlak, delik veya aşınma söz konusu olabilir.

Motor suyu eksilmesinin nedenleri farklılıklar arz etmektedir. Motor suyunun eksilip eksilmediğini ve eksiliyorsa nereden eksildiğini tespit etmek için ilk olarak üst kapak contası kontrol edilmelidir çünkü kaçak nokta genellikle üst kapak contasındadır.

Sızdırmanın nedeni bazen radyatör de olabilir. Radyatörde olan sorunun çözümü için su kaçağı önleyicisi olarak satılmakta olan ürün takılarak çözüme gidilebilir. Radyatör su kaçağı önleyicisi parçalarını takmak ve bu çözümü uygulamak, genellikle motor su eksilme sorununun çözülmesini sağlar.

Bazen üst kapak contasının yanması, erimesi gibi durumlar meydana gelir ve bunlar daha ciddi problemlerdir. Yanmış üst kapak contasının servis müdahalesi ile değiştirilmesi gerekmektedir. Üst kapak conta değişimi fiyatları radyatör su kapağı önleyicisi maliyetinden daha fazladır.

Motor su hortumunda meydana gelen çatlak, petekte meydana gelen çatlak da aracın su eksiltmesine neden olabilir. Aynı zamanda aracın su depolarında da çatlaklar olabilir. Bu genellikle su koyarken pek farkedilmez çünkü motor soğukken suya herhangi bir basınç uygulanmamaktadır.

Motorun suyu neden eksilir?

  • Su deposunda çatlak,
  • Motor su hortumunda delik,
  • Radyatör boru bağlantılarında gevşeme,
  • Radyatör su sızdırması,
  • Radyatör üst kapağı yanması,

Gibi temel nedenler gerçekleşmişse eksilir.

Bir otomobilde su eksiltme probleminin olup olmadığına dair kesin bir bilgiye ulaşabilmek için oto bakım servisi ziyaret edilmelidir. Ancak bu her zaman mümkün değilse kişi servise gitmeden de araçta su eksiltme olup olmadığını öğrenebilir. Bunun için aracı rölantide çalıştırıp ara ara gaz verin. Sonrasında su eksiltme mevcut ise eksilen su aracın içine veya dışına akacaktır.

Buraya dikkat !

Eğer eksilen su aracın içerisine doğru akmakta ise sorun daha çok peteklerle ilgilidir ancak araç dışına akıyor ise radyatörde sıkıntı olabilir. Su eksiltme tespit işlemi böylece kolay olsada müdahale genellikle profesyonel eylem gerektirir çünkü motora zarar verilebilir.

Su eksiltme sorunu önemli mi ?

Aracınızda su eksilmesi var ise mutlaka çözüm bulun. Sürekli olarak su ekleyerek sorunu sadece kısa süreliğine gidermiş gibi görünürsünüz ancak eksilen suyu tamamlamak yeterli bir çözüm değildir. Eksilen suyun neden eksildiğini tespit etmeniz gerekmektedir.

İkinci El Otomobil Fiyatları Düşecek Mi? Açıklamalar

0

İkinci el otomobil fiyatlarında büyük bir artış mevcut. Bu artış 2020 yılının Mart ayının ikinci yarısında, korona virüsü ülkemizde görüldükten ve küresel çapta çip krizi kendisini gösterdikten sonra meydana geldi. Ülkemizde 16 Mart 2020 tarihinde ilk korona vakası ortaya çıktıktan sonra ikinci el otomobil fiyatları hızla yükseldi. Son zamanlarda yaşanan Dolar krizi nedeniyle otomobil fiyatları daha da tırmanmıştı. Öte yandan 20 Aralık akşamı yapılan kur korumalı TL mevduatı sistemi  açıklaması doların hızla düşmesini sağladı ve şu an yazımızı yazdığımız an itibariyle 1 Dolar 10,99 TL’den işlem görüyor.

Dolar geçtiğimiz hafta 18 Liraya kadar yükselmişti. Bu kapsamda aniden büyük bir düşüş gösterdi ve pek çok kişi bu düşüşün sonuçlarını merak etmekte. İkinci el otomobil fiyatları doların ani yükselişi ile daha da artmıştı. Doların düşmesinden sonra sıfır araç fiyatlarında indirime gidilsede ikinci el araç piyasasında şu an kayda değer seviyede bir fiyat indirimi bulunmuyor. Peki bu böyle mi devam edecek? İkinci el otomobil fiyatlarının düşüp düşmeyeceğine yönelik olarak dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunuyor.

Döviz kurlarında yaşanan sert düşüşün ardından bazı otomobil markaları sıfır otomobil fiyatlarında yüzde 10-11 civarında indirim uyguladı. Bu durum gözlerin ikinci el araba piyasasına çevrilmesine neden oldu.  İkinci el otomobil piyasasındaki hareketlilik durma noktasına geldi. Yani yüksek fiyatlardan ilan koymaya devam eden otomobil sahipleri şu an eskisi kadar ilgi görmüyor. İlginin olmaması  ise araç fiyatlarında bir düşüşün olmasını sağlayabilir.  Şu an kimseye 2000 model araçlara 50.000 TL ödemek veya 2010 model araçlara servet ödemek mantıklı gelmiyor.

Şu an ikinci el otomobil alınır mı?

İkinci el otomobil pazarında durgunluk dönemi mevcut ve bu durgunluk sürecinin yaklaşık bir ay kadar sürmesi bekleniyor. Bunun ikinci el pazarında kademeli olarak bir indirim sağlayabileceği üzerinde durulurken, yaklaşık yüzde 20 kadar indirimin söz konusu olması bekleniyor. Özellikle 2022 model araçlar şubat-mart gibi piyasaya çıkacağı için kur eğer bu seviyelerde devam ederse fiyatlarda %30 oranında da düşüş görülebilir. Ancak ülkemizin her gün farklı bir heyecana gebe olduğunu, her an her şeyin olabildiğini unutmamak gerekiyor.  İkinci el otomobil alıp almamak konusunda acele edip etmemek kullanıcının o an ki ihtiyaç durumu ve elbette maddi durumu ile ilgili bir durum. Ancak şu an eğer mutlaka araç almanızı gerektiren bir durum yok ise beklemek daha mantıklı gözüküyor. Yine de az önce ifade ettiğimiz gibi ülkemizde dolar kuru bakımından her an her şey olabildiği için temkinli hareket etmekte yarar var.

60000 TL’ye İkinci El Araç Almak Artık Çok Daha Zor

0

İkincil araç piyasası, Türk Lirasının ani değer kaybından sonra daha da kötü bir hal aldı. Bu durum 50.000 TL – 60.000 TL gibi rakamlara dahi ikinci el araç almayı zorlaştırdı.

Korona virüsü pandemisinin başlamasıyla beraber hayatta genel olarak bir pahalılık söz konusu oldu ve özellikle araç fiyatları bundan çok etkilendi. Gerek dünya genelinde yaşanan çip sıkıntısı gerek ülkemizde cep yakan otomobil vergilendirmeleri insanları ikinci el pazarına yönlendirdi. İkinci el pazarında meydana gelen yoğun artış zaman içerisinde araçların fiyatlarında ani bir yükselmeye neden oldu. Örneğin 2020 yılının ilk aylarında 25.000 TL’den alınabilen 2004 model bir Xsara otomobil, 2021 yılının Eylül – Ekim aylarında 50.000 TL’den satılmakta iken Türk Lirasının Dolar karşısında ani değer kaybı yaşadığı şu günlerde ortalama olarak 75.000 TL seviyesine kadar yükseldi.

İkinci el araçlarda büyük fiyat artışı

İkinci el araç fiyatları son olarak ülkemizde TL’nin diğer para birimleri karşısında ani değer kaybı ile yoğun miktarda arttı. Aynı zamanda sıfır araçların yeterince gelmemesi ve gelen araçların fırsatçılar tarafından stokçuluk yapılarak tutuluyor olması ikinci el araç satın almak isteyenlerin işini zorlaştırıyor. Bundan iki ay öncesine kadar 60.000 TL bütçeyle satın alınabilecek olan araçlar şu an 80.000 – 90.000 gibi fiyatlardan satılıyor. Bu fiyat bandındaki en fazla fiyat artışı Seat, Volkswagen gibi markaların 2004 – 2005 model araçlarında meydana geldi. Şu an piyasada 2004 Model Fiat Palio gibi eskiden oldukça ucuz olan araçlar dahi 70.000 TL ve üzeri fiyatlardan alıcı bekliyor. Aynı zamanda eski model Fiat Albea, Renault Symbol gibi otomobiller de 80.000 – 90.000 fiyatlardan alıcı bekliyor. Bu araçlarda yaklaşık %80 oranında bir artış söz konusu ve şu an piyasalarda belirsizlik sürüyor.

Yarı Otomatik Vitesin Yararları ve Zararları

0

Yarı otomatik vites hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için yarı otomatik vitesin yararları ve zararlarına, yarı otomatik vitesin avantajları ile dezavantajlarına değinmek istedik: Yarı otomatik vitesin en önemli avantajı dilerseniz manuel olarak kullanma imkanınızın olmasıdır. Bu konuda kullanıcı kendi zevklerine göre insiyatif kullanabilir. Aynı zamanda düz vites ile aynı yapıya sahip olması sayesinde tam otomatik vitese göre daha az yakıt tüketecektir.

Yarı otomatik vitesin avantajları

Yarı otomatik vites, sürücüye seçim imkanı verdiği için günlük kullanımda gayet rahat olan bir araçtır. Aynı zamanda performans solarak da düz vitesli araçlara yaktın bir performans sergilemektedir ve otomatik vitese göre daha az yakıt tüketilmesini sağlayabilir. Çift kavramalı yarı otomatik viteslerde vites geçişleri adeta hissedilmemektedir. Bu da yine önemli avantajlardan biridir.

Yarı otomatik vitesin dezavantajları

Satış fiyatları düz vitesli araçlara göre gözle görülür seviyede daha pahalı olup, en öne çıkan farkı budur. Debriyaj sistemi de tek kavramalı yarı otomatik viteslere nazaran daha kolay aşınabilmektedir.

Yokuş kalkış desteği bulunmayan yarı otomatik vitesli araçlar yokuşta kaydırma yapmaktadır. Tek kavramalı yarı otomatik viteslerde de vites geçişleri çok daha fazla hissedilecektir.
Günümüzde çift kavramalı yarı otomatik şanzımanlarda vites geçişleri de fazla hissedilmediğinden dolayı bu şanzıman üreticilerce daha çok tercih edilmektedir. Ancak tam otomatikte bulunan , yarı otomatikte olmayan bir özellik yokuştaki varsayılan kaydırma engelleme özelliği olup, bu bağlamda yarı otomatik bir araç alınacaksa aracın kalkış desteği bulunup bulunmadığı , bulunuyorsa etkinliğinin ne ölçüde olduğu kontrol edilmelidir.

Bu yazımızda yarı otomatik vitesin başlıca avantajlarına ve dezavantajlarına, yararlarına ve zararlarına değinmeye çalıştık. Siz hangi şanzıman türünü tercih ediyorsanız onu aşağıdaki yorum kısmından bizlerle ve okurlarımızla paylaşabilirsiniz.

Yarı Otomatik Vitesin Otomatik Vitesten Farkları

0

Yarı otomatik vites ile tam otomatik vites arasında bazı farklar bulunmakta olup, otomatik vites dahilinde yarı ve tam olmak üzere iki farklı seçenek bulunmaktadır. Otomobil kullanıcıları tercihlerini tam otomatik veya yarı otomatik vitesten yana yapmakta olup, otomatik vitesli araçlar manuel vitesli araçlara nazaran daha fazla rahatlık sunmaktadır.

Vites, otomobil motoruna iletilen enerjinin aracın tekerlerine aktarılması için ne kadar güç verileceğini ayarlamakta olan bir mekanizme olup, vites değiştirildiğinde tekerleklere aktarılan güç de değişmektedir. Bu işlemi düz vitesli araçlarda sürücü gerçekleştirirken otomatik vitesli araçlarda otomatik mekanizmalar tarafından yapılmaktadır.

Yarı otomatik ile düz vitesin farkları

Yarı otomatik vitesli araçlar, düz vitesli araçlar ile aynı vites kutusunu kullanmakta olup, bu iki vitesin farkı ise yarı otomatik vitesli araçlarda debriyaj pedalının yer almıyor olmasıdır. Yarı otomatik vitesli araçlarda vites geçişlerini vites robotları sağlamakta olup, yakıt tüketimi ve performans bakımından düz vitesli araçlar ile neredeyse aynıdır.

Yarı otomatik vites ile tam otomatik vitesin farkları

Yarı otomatik viteste sürücü isterse vitesi kendi kontrol edebilir. Bunu düz vitesli araçlardaki düzenekle aynı olması sayesinde yapar. Bu araçlarda sadece debriyaj otomatik olarak çalışmaktadır. Sürücü , düz vites veya otomatik vites aracında seçim yapabilir. Böylece vitesi kendisi de kontrol edebilir. Yarı otomatik vitesli araçların yanında ve üzerinde park anlamına gelen P, boş anlamına gelen N , geri anlamına gelen R, sürüş anlamına gelen D ve manuel anlamına gelen M harfleri bulunur. Eğer araç D konumuna getirilirse vites geçişleri otomatik olarak gerçekleştirilmeye başlamakta olup M konumuna getirilirse de süreci vitesi kendi isteğine göre kontrol edebilir. Eğer sürücü araçta gereken durumlarda vites değişikliği yapmazsa araç duruma müdahale ederek otomatik olarak vites değiştirir.

Tek kavramalı otomatik şanzımanlarda dişli yapısı düz şanzımanlar ile ayın olup, vites geçişleri daha fazla hissedilmektedir. Çift kavramalı şanzımanların dişli yapısı düz şanzımanlarla aynıdır fakat vites değişimi farklı gerçekleşmektedir. Çift kavramalı şanzımanlarda çift baskı balata yer almakta olup, birincisi bir, iki, beş ve yedinci viteslere geçiş yapmakla görevli olup ikinci baskı balata ise iki, dört, altı ve sekizinci viteslere geçiş yapmakla mükelleftir. Bu nedenle çift kavramalı şanzımanlarda vites geçişleri daha az hissedilmektedir.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Hakkında Bilgiler

0

Araçlarda görülen P0127 arıza kodu aslında genel bir sorundur ancak marka ve modele göre çeşitli farklılıklar arz eder. Bu nedenle aracınız P0127 arıza kodunu veriyorsa o halde ilk iş aracınızın teknik servis kitabına göz atmaktır.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Neden Olur?

ECU ismi verilen bir bilgisayar sistemi kullanan otomobillerde bu sistem, otomobilin motorunda yer alan sensörleri izler ve motorun verimli olarak çalışıp çalışmadığını ölçer. Motorun doğru çalışması için veri aldığı değerlendiren birisi de emme havası sıcaklık sensörü yani kısaltma olarak IAT olup, motora çekilen hava sıcaklığını ölçüp, motor kontrol ünitesine devamlı olarak bllgi vermektedir. Hava soğukken 1 volt sıcakken ise 5 volt aralığında bir elektrik sinyali gönderir. Motorun çalışması için en yüksek değer 5 volt olup, 5 voltun üzerine çıkmaz. Ancak 5 voltun üzerine çıkarsa aracın motorunda normalin üzerinde bir sıcaklıkta hava söz konusu olur, bu da genelde başlıkta belirttiğimiz P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodunun alınmasına neden olur.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Belirtileri Nelerdir?

Arıza kodunun belirtilerinden en barizi araba hızlanırken motorun teklemesi, motor soğuk olduğunda motor performansının düşmesi ve rölantide dalgalanma meydana gelmesidir. Arıza koduna neden olan temel unsurlar ise arızalı IAT sensörü, arızalı MAF sensörü, tıkalı hava filtresi, IAT sensörü kablolarında sorun veya hava giriş hortumlarında sızıntı olabilir.

P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu Nasıl Çözülür?

Aracı bilgisayara bağlamak ve P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu dışında farklı bir hata verip vermediğini kontrol etmek gerekmektedir. Eğer farklı bir kod hatası daha veriyorsa ilk olarak diğer kod hatalarını çözerek işe başlamak gerekir.

Yapılması gereken ikinci hamle ise IAT sensörü kablolarını ve konektörlerini görsel olarak inceleyerek hava giriş hortumlarının ve hava filtresinin sağlam olup olmadığını kontrol etmektir. Daha çok IAT sensörü arızasından kaynaklanan P0127 Emme Havası Sıcaklığı Arıza Kodu hatası, sensör değiştirildiğinde genelde çözülür.

Otomobilinizi Uygun Fiyata Daha Donanımlı Hale Getirebileceğiniz Ürünler

0

Bu içeriğimizde otomobilinizi ekonomik bir bütçeyle daha donanımlı hale getirebilmenize imkan tanıyan ürünlere değiniyoruz. İşte konuya ilişkin detaylar…

Bir otomobil satın alırken donanım paketleri arasındaki farklar otomobil sürücüsünün kafasını karıştırıyor ve bir üst donanım paketine geçebilmek adına binlerce lira daha ödemek gerekebiliyor. Oysa bazı ürünleri daha sonradan alıp araca dahil etmek mümkün oluyor.

Tasarım odaklı pek çok ürün internet üzerinden alınabilmekte olup, aracın donanım paketlerinden memnun olmayanlar için güzel özellikler sunuyor. İşte uygun fiyattan satın alabileceğiniz, aracınızı daha donanımlı hale getirebilecek olan donanımlar…

ELM327 OBD Araç Arıza Tespit Aygıtı

Araçta bir arıza olduğu zaman direkt gösterge paneli üzerinden görebilmek mümkün olup, aracınızın derdini anlayabilmek için kullanılabilecek olan aygıtlardandır. Kendi aracınız için doğru OBD’yi bulmak ise zor olup, bunun için genelde iyi yorum almış olan ELM327 modelini önerebiliriz ancak yine de satın almadan önce aracınızla uyumlu olup olmadığına bakmalısınız.

Ugreen Bluetooth 4.2 Destekli Ses Adaptörü

USB aracılığıyla arabanıza entegre edebildiğiniz Ugreen Bluetooth 4.2 destekli ses adaptörü, bir yandan şarj olurken bir yandan da müzik deneyimi sunuyor. USB girişi yer alan fakat Bluetooth bağlantısı bulunmamakta olan tüm hoparlörde kullanabilme imkanınız bulunuyor.
Ugreen Bluetooth 4.2

Far Üstü Kayar LED

Göze oldukça hoş gelen far üstü kayar led grubu, Audi’nin Matrix Led grubundan tanınmakta olup, bu far grubundan edinebilmeniz için Audi almanıza gerek yok. Led şerit farlar satın alabileceğiniz internet üzerinden satış yapan platformlar bulunmakta olup, uygun fiyata far üstü kayar LED ürünlerine sahip olmak mümkün.
Far üstü kayar led modeli

Joyecar J5 5″ Full HD Dikiz Ayna

Son zamanlarda bir hayli popüler hale gelen elektronik dikiz aynalar, sürücüler için kolaylık sağlıyor. Her ne kadar otomobil markalarınca bu teknoloji kullanılmıyor olsada dışarıdan satın alıp kullanabilmektesiniz. Başlıkta belirttiğimiz Joyecar J5 5 Full HD dikiz aynası ise gerek dokunmatik olması gerek yanında 170 derece görüş açısına sahip kamera bulunması ile oldukça işe yarıyor. Sürücünün olası bir kazada darbenin nasıl alındığı, kazanın nasıl gerçekleştiğiyle ilgili olarak fikir sahibi olabilmesini ve elinde delil bulunabilmesini sağlıyor.

Dijital Park Sensörü

Her ne kadar yeni model arabalarda dijital park sensörü zaten bulunuyor olsada eski modellerde pek bulunmuyor. Ancak dijital park sensörünü kendiniz de uygun fiyata satın alabilirsiniz. Üstelik algılama mesafesini kendisine göre ayarlayabilirsiniz. Dijital park sensörü aracınızı geri vitese attığınız an devreye giriyor ve sürücüye büyük kolaylık sağlıyor.

Kış Lastiği Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Kış mevsimine giriyoruz ve yavaş yavaş arabamızı kışa hazırlamalıyız. Elbette bazı şehirlerimizde çetin kış şartları şimdiden kendisini gösterdi bile. Peki otomobilimize kış lastiği alırken dikkat edilmesi gerekenler neler? Sorusunun cevabı olarak öncelikle kış lastiğinin diş derinliğinin ne kadar olduğuna bakılmalıdır. 3mm altı diş derinliği bulunan lastik gerekli işlevi görmeyeceğinden işe yaramayacaktır. Bu yüzden, 3mm üzeri kış lastikleri satın alın. Kış lastikleri, düşük çekiş durumları için optimize edilmiş bir sırt deseni olacaktır. Ayrıca, slush veya kardan temizlemek için yeterli bir sırt derinliğine sahip olmalıdırlar.  Yaz ve tüm sezon lastikleri daha sert bir kauçuk bileşik ile yapılır. Bu, sıcak kaldırımda yuvarlanmadığında lastiğin şeklini korur. Kış lastikleri, hidrofilik kauçuk, kış havalarında daha yumuşak ve daha esnek kalır. Bu daha esnek kauçuk, kar ve buzda daha fazla çekiş elde etmenin bir nedenidir. Başka bir sebep de sırt tasarımdır. Kış lastikleri daha yüksek bir “void-pabucu” oranına sahiptir, yani sırt blokları arasında daha büyük oluklar vardır. Sırt blokları da düzensiz, keskin kenarlara sahiptir.

Kış Lastiği Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir diğer nokta, aracın tüm kış lastiklerinin tamamen aynı olmasından geçiyor. Yani, bir kış lastiğini farklı, diğerini farklı almanız, uzun yolda can güvenliğinizi tehlikeye atar. Sola ve sağa çekme sorunlarını da beraberinde getirir. Lastik seçerken, aynı zamanda her daim kalitesine bakılmalıdır. Bunun yanında, kış lastikleri türlerine göre kabin içi sesleri daha fazla çıkarabilir ve aynı zamanda yakıt tüketimlerini ekstra arttırabilir. Seçeceğiniz kar lastiğinin cinsi, yakıt tüketimini ve kabin içi sesi de etkileyeceğinden kış lastiği satın alırken kabin içi ses ve yakıt tüketimi hususunda da araştırma yapınız. Bazı sezondaki lastiklerin bir m + s değerine sahiptir. Bu çamur ve kar anlamına gelir. Bu lastikler, daha büyük sırt blokları ve aralarındaki daha geniş boşluklar kullanılarak çeşitli koşullarda daha iyi bir çekiş sunmak için daha agresif bir sırt tasarımına sahiptir. Bu lastiklerin amacı, çoğu hava koşulunda iyi performans ile birlikte optimum lastik ömrünü sağlamaktır.

Çivili Lastikler Hakkında

Çivili lastikler kışın bir seçenektir. Bunlar, sırt içine gömülü metal saplamalara sahip kış lastikleridir ve fiziksel olarak buza kazarlar ve her şeyden daha iyi bir çekiş sağlarlar. Sorun şu ki, bu saplamaların buza kazıldığı gibi, kaldırıma da kazılacaklar ve aslında yol yüzeylerine zarar verebilirler. Bu nedenle bazı devletler yalnızca yılın belirli aylarında ve diğerlerinin tamamen yasaklanmasına izin verir.

P0350 Ateşleme Bobini Arızası Kodu Hakkında Bilgiler

0

Meydana gelen P0350 arıza kodu neredeyse tüm araçlarda aynı hatayı gösterir. Yine de bazı modellerde nadiren de olsa farklı sorunlara işaret edebilir. Bu nedenlerle aracınız P0350 arıza kodu vermekte ise ilk olarak servis el kitabına göz gezdirmenizi öneriyoruz.

P0350 ateşleme bobini arızası ne anlama gelir?

OBD-2 donanımı buyunan araçların büyük bir bölümü distribütörsüz ateşleme sistemi kullanmakta olup, aküden gelen voltaj, endüksiyon bobinine uygulanmakta olan ECU topraklaması ile her silindir için bujiyi ateşleyebilmek için gereken binlerce voltluk kıvılcım oluşturur. Eğer ECU, toprak darbesi uygulandığı esnada ateşleme bobihi devrelerinden herhangi birini tamamlamadığını tespit ederse bu durumda P0350 ateşleme bobini birincil – ikincil devre arızası hata kodunu verecektir. Bu hata kodunun İngilizce’deki karşılığı (Ignition Coil Primary/Secondary Circuit Malfunction) şeklindedir.

Sıralı bobin yer alan sistemlerde kıvılcım zamanlaması ve işlevi ECU tarafından kontrol edilmekte olup, ateşleme PCM’den topraklama darbesi aldığı zaman yüksek yoğunluklu kıvılcım çıkarmaktadır.

P0350 Arıza Kodu Neden Olur?

Arızalı ateşleme sistemi rölesi, artmış sigortalar ve erişi bobin kabloları , bobin devresinde meydana gelen açıklık veya kısa devre gibi sebepler P0350 arıza kodunun oluşmasına neden olmaktadır.

P0350 Arıza kodu belirtileri nelerdir?

Meydana gelen P0350 arıza kodu belirtileri arasında yakıt tüketiminin artması, motor performansında düşme, ateşleme sistemi arızasına dayalı motorda tekleme, silindir tekleme arıza kodlarının oluşması gibi belirtiler yer almakta olup, bunlar en yaygın belirtilerdir. Bunların çoğu veya tamamı bulunuyorsa harekete geçmenin çoktan vakti gelmiş demektir.

P0350 Arıza kodu nasıl çözülür?

Bu arıza kodunu çözebilmek için aracınızı bilgisayara bağlayıp farklı hata kodlarının olup olmadığına bakmak gerekiyor. Daha sonra ilgili ateşleme bobininin değiştirilmesi, söz konusu arıza kodunun giderilmesini sağlayacaktır.

Bu yazımızda P0350 arıza kodunun ne olduğuna, belirtilerinin neler olduğuna, P0350 arıza kodunun neden oluştuğuna ve nasıl çözülebileceğine değinmeye çalıştık. Diğer otomobil makaleleri için internet sitemizde gezintiye çıkmaya ne dersiniz?

Sürücüsüne Özel Hissettiren Otomobiller

0

Sürücüsüne özel hissettirmek için tasarlanan otomobiller bulunmakta olup, otomobil satın alırken dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri konfordur. Özellikle bazı otomobiller üretim aşamasında sürücüsüne özel hissettirebilmek için özel olarak tasarlanmaktadır.

Özel olarak yapılan otomobiller gerek üretim gerek işletme masraflarının normal bir otomobile göre çok daha pahalı olduğu bilinmekte olup, seçerken önemli unsurlara dikkat etmek gerekiyor.

Sürücüsüne Özel Hissettiren Otomobiller :

Ford Focus RS Mk3

Pratik bir kullanımı bulunan Ford Focus RS Mk3 aracı, sürüş dinamikleri açısından çok fonksiyonel olup, viraj alırken yol tutuşu destekleyen AWD ve hatta drift moduna dahi sahiptir. Rakiplerine nazaran da daha uygun fiyatlardan alınabilen otomobil, tercih edilebilecek , sürücüsüne kendisini özel hissettiren bir araçtır.

Dodge Viper GTS

Viper serisinin ilk modelinde Lamborghini’nin 8.0 litrelik motorundan yola çıkılarak yapılan harika bir motor ve aynı zamanda tasarım yapısı kullanılmış. Tasarım olarak son derece iddialı olan otomobil, sahip olduğu motoru ve tasarımıyla sürücüsünün kendisini son derece özel hissetmesini sağlıyor.

Porsche 911 GT3


Porsche markasının 911 serisi, sürat, lüks ve dinamik sürüş mekaniklerine sahip olup, gerek tasarımı gerek teknik özellikleri bakımından oldukça tutulan araçlar oldu. Kendisini özel hissetmek isteyen sürücüler tarafından tercih edilen araçlar arasında yer alıyor.

BMW E46 M3


Her ne kadar dışarıdan bakıldığında rakipleri gibi yarışa hazır gözükmesede piste çıktığı zaman ne kadar iyi olduğunu görebilirsiniz. Aynı zamanda lüks ve zerafeti yansıtan bir otomobil olup, Alman mühendisliğinin güçlü yanlarını gözler önüne seriyor.

Nissan Skyline GT-R R34


GT-R ailesi için oldukça değerli bir otomobil olup, Japon mühendisleri tarafından özenle tasarlanan bir araçtır. Nissan bünyesine dahil Nismo şirketinin de bu otomobille beraber var oluğunu söylemek yanlış olmaz. Gerek mekanik aksam gerek motoru geliştirilmeye açık bir araç olup, pek çok filmde de görülen güçlü araçlardan biridir.

Mazda RX-7


Özellikle pist yarışlarındaki yeteneği ile bilinen 200 beygirlik Mazda RX-7 , Mazda tarafından 1978 yılında piyasaya sürülen bir otomobildir ve o zamanın gençlerinin adeta hayallerini süslemiştir. Şimdi de nostaljik araçlara ilgisi olan pek çok kişinin yöneldiği bir otomobildir.

Seat İbiza 2006 Model 1.2 Hava Yastığı Kaç Tane ? Yolcu Hava Yastığı Var Mı?

1

Seat İbiza otomobillerinin 2004 – 2006 arası modellerinde sadece sürücü hava yastığı olduğu yönünde bazı bilgiler paylaşılmakta olup, bunların doğru olup olmadığına değinecek, Seat İbiza 2006 1.2 ile ilgili olarak bilgiler vereceğiz.

Pek çok sitede yanlış teknik özellik gösterilmektedir. 2006 model Seat İbiza 1.2 ‘de yolcu hava yastığı da bulunmaktadır. Sürücü için direksiyon içerisine yerleştirilmiş airbag bulunmasının yanı sıra, torpido gözünün yukarısında da airbag bölümü bulunmaktadır ve bu ön koltukta oturan yolcu içindir. Ancak aracın sağ ve sol bölümlerinde Perde olarak tabir edilen airbagler bulunmamaktadır.

Hatchback 5 kapı 1.2 motor Seat İbiza 2006 , şu an ülkemizde ikinci el pazarında, yazının yayım tarihi itibariyle 70.000 TL ve civarında fiyatlardan satılmakta olup, aracın valf sayısı 12 , silindir sayısı 3’tür. B segmentinde yer alan bir aramadır. Ağırlığı 1057 Kilogram olup, yük kapasitesi 1552 Kilogramdır. Önerilen azami hız 165 Km/s’dir.

Seat İbiza 2006 model 1.2 aracının uzunluğu 3953 cm, genişliği 1698 cm ve yüksekliği 1441 cm’dir. Otomobilin başlıca özellikleri arasında elektrik takviyeli ve hıza duyarlı hidrolik direksiyon, Isofix bulunmaktadır. Donanımsal olarak çok dolu bir araba değildir.

Seat İbiza 2006 Model 1.2 Alınır Mı?

Aracın direksiyonu ve pedal seti oldukça hassas. Rahat bir kullanımı var ama görüş açısı iyi değil yani içerisinde çevreye pek çok araçtan daha az vakıf oluyorsunuz. Yapısı itibariyle zaman içerisinde alt takım sorunları, motorda sorunlar daha kolay gözlemlenebilir. Üç silindirli 12 valf 1.2 motoru bulunan bu araç, 4-5 kişi binilerek kullanıldığında motor zorlanması yaşayabilir. Gene de bunu çoğu zaman sürücü dışındakiler hissetmez. Ancak 1.2 motora bir süre sonra sıfır motor yapılması gerekebilir. Otomobil genişlik olarak standart B segmenti aracıdır. Ne geniş ne de dair bir iç yapısı bulunmaktadır. Belki arkada oturan yolcular biraz rahatsız olabilir. Arkada üç kişi oturmak için uygun değildir. Araca maksimum dört kişi ile binilmesi tavsiye edilir. Gerek motor gerek arkada oturan insanların çok sıkışmaması için bu hususa dikkat edilmesi önerilir. Araç özellik olarak çok dolu değildir yani sahip olduğu özellik sayısı bakımından kendisiyle hemen hemen aynı seviyede olan araçların biraz gerisinde kalıyor.

Ford Mondeo 1997 – 2000 Nasıldır, Alınır Mı? Kullanıcı Yorumları

3

Otomobil üreticilerinden Ford’un D segmentinde bulunmakta olan Mondeo 2’nin nasıl bir otomobil olduğuna, alınıp alınmayacağına, Mondeo 2 ile ilgili kullanıcı yorumlarına değiniyoruz.
Ford markasının D segmentinde yer almakta olan Mondeo 2 otomobilinin nasıl bir araç olduğuna, alınıp alınmayacağına dair sorulara yanıt aramaktayız. 1996 yılından itibaren yeni modelinin tanıtımını yapan Ford Mondeo’nun 200 yılına kadar satılan Mondeo MK2 otomobilleri, 2001 yılında yerini üçüncü nesle bırakmıştı. İlk çıktığı dönemde oturaklı ve iddialı modellerden biri olarak kendisini gösteren Mondeo MK2 aracı, “Ghia ve GLX” donanım paketleriyle satışa çıkarılmıştı. Ghia aralarındaki en full paketti. Dört cam otomatiği, araç kontrol sistemi, elektrikli aynalar, ABS, dijital klima, çift hava yastığı, tTCS gibi fonksiyonları bulunmakta idi ve bunlar üretildiği yıllarda oldukça lüks sayılabilecek donanımlar olarak kendisini gösteriyordu.

Kendi içerisinde farklı motor seçeneklerine ayrılan Mondeo araçlarının 1.6 benzinli, 1.8 benzinli, 1.8 TDCi Dizel, 2.0 Benzinli, 2.5 V6 Benzinli gibi seçenekleri bulunmaktadır. Aynı zamanda hatchback, stationwagon, sedan gibi kasa tipleri bulunmaktadır. Kendi içerisinde 5 ileri manuel ve 4 ileri otomatik şanzımanlı vites seçenekleri bulunmakta.

1.6 Benzinli

Bu modelde 4 silindirli 16 valf olan motor yer almakta olup 95 beygir ve 142 Nm tork güç üretiyor. LPG ile tam uyumlu bir motor fakat LPG tavsiye edilmiyor çünkü mondeo kasasına nazaran güçsüz kalıyor.

1.8 Benzinli

Bu motor . 115 beygir ve 160 Nm tork güç üretmektedir. 1.8 motora sahip olan Mondeo aracının sayısı son derece azdır. Aynı zamanda 1.8 TDCi Dizel bulunmakta olup 1.8 TDCi dizel teknolojisinin ilk versiyonlarından biri olan motor kullanmakta ve yüksek hacimli olmasına rağmen az güç tüketmektedir. Çok sesli çalışan bir motor olmasıyla bilinmekte olup, 90 beygir ve 180 Nm tork güç üretiyor.

2.0 Benzinli

Ülkemizde en fazla tutulan Mondeo motoru 2.0 benzinli olup, 16valof olan motor 130 beygir ve 178 Nm tork güç üretiyor. LPG ile uyumlu bir motor olup, Zetec-e motor olarak biliniyor.

2.5 V6 Benzinli

Şehir içerisinde 15 litre yakan bu motor 170 beygir ve 220 Nm tork güç üretiyor. Az sayıda satılan bir modeldir.

Ford Mondeo Kullanıcı Yorumlarından Bazıları:

“İyiki almışım yok böle bir araba.şahin doğan fiyatına klimalı abs li ve çift hava yastıklı. Daha ne olsun ki”
Kaynak : DH Forum Gkhnbrcn

 

Bende 2000 model mondeo ghia 2.0 oto, Lpg’li araç var. Donanım durumu fena değil,16 yaşındaki bir araca göre çok iyi;
Kısaca;ABS, Anti patinaj,, Yarı otomatik klima, 4 Hava Yastığı, 4 cam otomatiği, Uzaktan kumandalı bağaj açma, sunroof, vb özellikleri var.2.0 motor LPG’de olunca tabiki ekonomik oluyor. Motor; Zetec motor, bu kasaya biraz (otomatik olduğundan da) ağır geliyor, yani hemen hızlanmıyor, fakat hızını alınca da fena değil,Zaten kasa D, sınıfında bir kasa.Konfor gayet iyi, Sürüşü zevkli uzun yolda, Şehir içinde, direksiyon her ne kadar hidrolik de olsa, günümüz otomobilleri gibi elektrikli hidrolik olmadığından biraz ağır kalıyor. fakat ben bu duruma alıştım. Yol tutuşu gayet iyi, virajları savrulmadan alabiliyor araç. Arka diz mesafesi de gayet iyi. Bu yaşta konforlu bir araç, orası kesin. Zamanın makam araçlarından.
Kaynak : DH Forum – mtanhu

 

En dolusu 99’dur. Mondeo mk2 97-2001 ilk yarısında üretildi. Pek çok değişiklik oldu ama en temel değişiklikler 99 ve 2000 yıllarında yapıldı. 99’da yeni motor (zetec-e veya zetec-se ama tam emin değilim) kullanılmaya başlandı. Bu motor bir önceki motorun sıkıntılarının olmadığı motordur.  İç döşemesi değişti ve önceki maviye çalan bir tonda kadife iken bunda kahverengi-gri gibi bir renk oldu.
2000 yılında ise ghia’dan bazı özellikler çıkartıldı. digital klima ve cc (hız sabitleyici) ile birlikte yine emin olmamakla birlikte yol bilgisayarı ve araç bilgi ekranı çıkarıldı. (std donanımdan opsiyona geçti).
Kaynak: DH Forum – idemo

Günümüzde artık bu araçların bir hayli eskidiği aşikar. Ancak elbette bu bütçe ve kişisel zevklerle de alakalı bir durum. Yalnızca D segmentinden bir araç seçecekler için bu araçların parçalarının pahalı olabileceğini ve Mondeo modellerinin satışlarının günümüzde biraz zorlaştığını belirtelim. Araca ilişkin görüşlerinizi aşağıdaki yorum bölümünden siz de paylaşabilirsiniz. Onaylanan yorumlara yazı içeriğimizde “Kullanıcı Yorumları” alanında yer verebiliriz.

Kış Lastiği Arabaya Zarar Verir Mi?

0

Kış Lastiği Arabaya Zarar Verir Mi? Kış lastiği yazın kullanılırsa arabaya zarar verir. Ne yazık ki, kar lastiklerinin yıl boyunca kullanılması tavsiye edilmez. Uzun vadede, onları değiştirmekten daha fazla paraya mal olacak ve aracınızın yoldaki performansını tehlikeye atacaktır. Bu yüzden lastik yapımcıları farklı mevsimler için farklı lastikler sunar. Bu noktada sizin için en iyi seçenek; İklim, sürüş tarzı ve performans ihtiyaçları gibi birçok faktöre göre karar vermektir. Sıcak havalarda bir kış lastiğinden net cevap alamazsınız. Kış lastikleri, buz ve karla başa çıkma esnekliğine ihtiyaç duyar, ancak ılık havalarda faydalı değildir. Zaten kış geçtikten sonra aracınızdaki kış lastiğini kullanmaya devam ederseniz, onları ilkbahar için çıkardığınızdan daha kısa bir süre sonra değiştirmeniz gerekecektir.

Kuru zeminde kış lastiği kullanmak hem lastiğin ömrünü kısaltacak, hem de sürüş hususunda gerekli güvenliği bulundurmanızı engelleyecektir. Özellikle virajlar bu konuda tehlike saçar. Kış lastiği, yalnızca kış aylarında güçlü hava koşullarında kullanılmalıdır. Kar lastiğinizi kuru zeminde kullanırsanız arabanıza zarar verir. Öte yandan kar lastikleri normal lastiklere göre daha fazla yakıt tüketirler. Bunun sebebi ise lastiğin yapısı nedeniyle akslerin lastikleri daha zor döndürmesidir. Normal lastik, kış lastiğine göre daha az efor harcanarak döndürülebildiğinden kar lastikleri daha fazla güç isterler. Bu durum da yakıt tüketimiyle doğrudan ilişkilidir.  Aynı zamanda kar lastikleri daha fazla gürültü çıkarırlar bu da yine yapılarından kaynaklanmaktadır. Öte yandan kar lastikleri güvenlik açısından virajlar harici bir tehlike daha saçar; O tehlike fren mesafesidir. Kar lastikleri bulunan bir araç, kuru zeminde fren yaptığında normal lastiklere sahip haline göre çok daha zor durur. Normalde 1 metrede duruyorsa bu defa aynı mesafede duramayacaktır. Otomobil kullanıcıları yalnızca zorlu hava şartlarında kar lastiği kullanmalıdır. Kış lastiği yaz aylarında kullanılmamalıdır.

 

Otomobil Cam Filmi Nasıl Sökülür? Oto Cam Filmi Sökme

0

Otomobil cam filmi sökme, otomobil cam filminin nasıl söküldüğü ile ilgili olarak kullanıcılar tarafından sorgular yapılmakta olup, araca zarar vermeden cam filmi sökmek bir hayli önemlidir. Oto cam filmini sökerken uzmanından yardım almak isteyebilirsiniz veya el beceriniz bulunuyor ise kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak kendiniz cam filmi sökecekseniz dikkat etmeniz gereken bazı püf noktalar bulunuyor.

Araç sahiplerinin araçlarının ön camlarına cam filmi taktırmaları yasak olup, önceden cam filmi taktıran araç sahipleri oto cam filmlerini söktürmedikleri zaman para cezası ile karşılaşıyor. Bu ceza ortalama 200 ile 500 TL arasında değişkenlik göstermekte olup, cezayla karşılaşmamak için oto cam filmlerini söktürmek gerekiyor. Araca zarar vermekten çekiniyorsanız bir oto tamircisine gitmenizde yarar bulunmakta olup, eğer kendiniz yapabileceğinize inanıyorsanız o halde bahsedeceğimiz yöntemleri uygulayın:

Ufak bir falçata cam filmlerini kaldırmak için çoğu zaman yeterlidir. Cam filmi fazla yapışmış değil ise kenarlardan başlayacak falçata ile fazla bastırmadan oto cam filmlerini kaldırabilirsiniz. Orta ya doğru geldiğiniz zaman kenarlar zaten sökülmüş olduğu için el yardımıyla kolayca kendinize doğru çekip oto cam filmlerini sökebilirsiniz. Eğer cam filmi fazla yapışmış durumda ise falçata tek başına yeterli gelmez. Bu durumda cam filmlerini bir ısıtıcı yardımı ile ısıtmanız gerekiyor. Isıtma işlemi cam filmini yumuşatır ve yapışkanlığının biraz kaybolmasını sağlar. Isıtma işlemini uygulamak için kullanabileceğiniz aletler buhar makinesi veya saç kurutma makinesi olabilir. Ateş kullanmayın.

Cam filmini önce ısıttıktan sonra ısı ile beraber yumuşayan cam filmlerini el yardımı ile veya falçata kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz. Sökme işlemine cam filminin kenarlarından başlamalısınız. Orta kısma geldiğinizde de yavaşça kendinize doğru çekiniz.

Arka cam filmlerini sökmek daha zordur !

Cam filmi sökeceklerin dikkat etmesi gereken noktalardan birisi arka cam filmlerinin daha zor sökülmesidir. Bu yüzden dikkatli olarak işlem yapılması gerekir. Arka bölümde yer alan cam filmlerini iyice temizleyerek işe başlayın. Camı kaplayacak şekilde siyah çöp poşeti ayarların ve araç camlarına bir amonyaklı su yardımı ile siyah çöp poşetlerini yapıştırın. Güneşin altında aracı üç saat bekletin. Ardından amonyaklı su ve güneşin sıcaklığı ile oto cam filmleri yumuşayacak olup, böylece tıpkı yukarıda anlattığımız yöntemdeki gibi oto cam filmini temizleyip sökebilirsiniz.