Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Ağır Hasar Kaydı Nedir? Tramer Kaydı Hakkında Bilgiler

0

Ağır Hasar Kaydı Nedir? Tanımı ve Diğer Bilgiler

Ağır Hasar Kaydı Nedir? ve Ağır Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı? Soruları çokça merak edilmekte olup, araç satın almak isteyenlerin en çok dikkat ettiği unsurlardan birisi araçta ağır hasar kaydı olup olmadığıdır. Ağır hasar kayıtlı bir araç genelde satılması daha zor olan bir araç oluyor. Satıcılar alıcı bulabilmek adına ciddi fiyat indirimleri yapabiliyorlar.

Bir araç kaza yaşadıktan sonra hasar tamir edilmiş ve aracın görünümü eski haline kavuşturulmuş olsa bile artık o araç hasarlı araç olarak kabul edilir. Küçük bir kaza olsa bile yapılan onarım kaydı düşüldü ise aracın hasar kaydı oluşacaktır.

Tramer nedir?

Trafik Sigortalar Bilgi Merkezi kurumunun kısaltması olarak kabul edilen tramer , sigorta bilgilerinin toplandığı veri deposu olup, tramer sorgulaması yaparak bir araca dair kaza ve hasar kayıtlarını kontrol edip kaza bilgilerine erişim sağlamanız mümkündür.

Hasar kaydının yüksek olması – Ağır Hasar Kaydı Nedir?

Araçta oluşan hasar kaydının fazla olması durumunda ağır hasar kaydı söz konusudur. Ağır hasar kaydı, sigortalı aracın %70(inin veya daha fazlasının hasara uğraması veya onarım masraflarının sigorta değerine çok yakın olması anlamına gelmektedir. Ağır hasar kayıtlı aracın trafikte kullanılması herhangi bir tehlike arz etmez çünkü pert kaydından farklıdır. Yine de günümüzde trafikte kullanılması sağlıklı olmayacağı düşünülen, diğer sürücüleri tehlikeye atabilecek bazı ağır hasar kayıtıl araçlar trafikten men edilir. Trafikten men edilen araçlar pert mayıtı olarak tanımlanır.

Ağır Hasar Kaydı Nedir? – Araçtaki hasar kaydının belirlenmesi

Bir araçta oluşan hasarın seviyesinin anlaşılabilmesi maksadıyla 5 iş günü içerisinde sürücü sigorta şirketine gereken evrakları (Ruhsat fotokopisi, alkol raporu, kasko poliçesi, trafik kaza raporu, ehliyet fotokopisi, aracın hasarlı fotoğrafları) iletmektedir. Belgeler iletildikten sonra eksper araçta hasar incelemesi yapar. Bunun sonucunda aracın ağır hasarlı olup olmayacağı sürücüllere belirtilmekte olup, tespit edilen hasarın değeri kaza tarihindeki piyasa değerine denk geliyor ise araç ağır hasar kayıtlı olarak belirlenir.

Ağır Hasar Kaydı Nedir?

Eksper incelemesinden sonra sigorta şirketiyle iletişime geçilerek aracın hasar durumu sigorta şirketine iletilir. Eğer inceleme sonucu perte çıkması durumu olursa kaza tarihindeki piyasa değeri kadar ücret araç sahibine ödenmektedir.

Aracın ağır hasar kaydı silinir mi?

Araçta ağır hasar kaydının silinmesi kolay bir durum değildir çünkü geçerli bir açıklama olması gerekir. Olmayan bir hasarın işlenmesi veya işlenen hasarın bariz seviyede yanlış işlenmesi gerekir. Eğer bu tarz bir durum var ise müracaat edilmesi gereken yer Sigorta Bilgi Merkezi olup, sildirme aşamasında aracın plaka, şasi numarasının bildirilmesi, hasarın tarihinin bildirilmesi gerekir. Sonra da sigorta şirketi ile görüşülerek araştırmalar yapılmaya başlanır. Eğer onaylanır ise araçtaki ağır hasar kaydı silinecektir.

Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı?

İkinci el otomobil satın alırken hasar kayıtlı araçların daha ucuz olduğu gözünüze çarpar. Genelde piyasa değerinin daha altında ücretlerden satılan bu araçları satın almayı düşünüyor iseniz aracın hasar durumunu göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Örneğin tek parçanın değişmesi durumları yerine şiddetli çarpışma sonucu çok fazla parçanın değiştiği hasar kayıtları bulunmaktadır. Bazen birkaç parça değişikliğinde şişirme sonucunda ağır hasar kaydı işlenmekte olduğu da bilinmektedir. Bu hususta dediğimiz gibi araç durumu ile ilgili detaylı araştırma yapılması gerekiyor.

Bu arada ağır hasar kaydı olan araçlarda yapılan işlemlerin de büyük çaplı olması durumu göz önüne alınırsa aracın eskisi kadar güvenli olmadığı anlamına gelebilir. Aynı zamanda sigorta primleri de daha yüksek çıkacaktır. Bunun yanında aracın geçmiş kazasından dolayı aracı kullandıkça ortaya çıkacağını farkedeceğiniz yeni masraflar da olabilir. Dolayısıyla ağır hasar kayıtlı araç alacağınız zaman mutlaka tam bir eksper raporu almalısınız.

Tamamına Krediyle Araba Almak

0
MTV Nedir

Tamamına kredili bir şekilde araba satın almakla ilgili detaylar merak edilmekte olup, ikinci el tamamına kredili araç alabilmek adına dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar bulunuyor.
Araç satın almanın günümüzde oldukça zorlaştığı bilinen bir husus ve araç almak isteyen insanlar genelde krediye başvuruyor ve krediyle araç almak eskisine göre çok daha revaçta çünkü ülkede bir enflasyon durumu olduğu biliniyor ve bugün çekilen bir kredi bundan bir iki yıl sonra avantajlı hale dönüşebiliyor.

Tamamına krediyle araç satın almak konusunda ikinci ve sıfır araçlar için çeşitli imkanlar sunuyor. Eğer tamamına kredili bir şekilde araba satın almak istenmekteyse detaylı bir araştırma yapmak gerekiyor. Hangi araçların tamamına kredi çıkacağını irdelemek gerekmekte olup, araç bedelleri ile kasko değerlerinin eşit çıkması halinde araçların tamamına kredi çıkabilmesi mümkün oluyor. 120.000 TL’nin üzerindeki kasko değerlerinde araçlarda kredi hesaplanırken eğer araç 140.000 olur ise 120.000 TL’nin %70’i oranında kredi verilir , kalan 20.000 TL için de yarısı kadar kredi veriliyor.

Peşinatsız araç kredisi almak hakkında bilmeniz gerekenler

Taşıt kredisi vadeleri, ihtiyaç kredilerine göre daha uzun belirlenmekte ve faiz oranları daha düşük seviyede tutulmaktadır. Bankalar kaskoyu da kendilerinden yaptırmak kaydıyla faiz puanlarında indirime de gitmektedirler. Sıfır km. araçlar için, kredi faiz oranlarının seyrine ve satın alınma dönemine göre değişiklik gösterse de, yüzde 70 – 90 aralığında kredi kullanılması mümkün olmaktadır. İkinci el otomobiller için kasko bedeli üzerinden farklı miktar ve oranlar uygulanır.

İkinci el araç almayı düşünen kişiler için peşinatsız krediler bulunmuyor. BDDK olarak bilinen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, taşıt kredileri kapsamında peşinatsız araç kredisi alımlarına sınırlama getirmeyi seçmek için kerdi oranlarında değişiklikler yapmayı sürdürüyor. Tamamına kredili araba almak konusunda en uygun olan araçları bulmak gerekiyor. Alınacak olan araçların kasko değerleri eğer örneğin 100 bin TL civarında olursa banka bu araçların ortalama olarak %70 kadarlık kısmını karşılar ve kullanıcılara 70 bin TL kredi verir.

Kredi kullanmak için şartlar

Otomobil kredisi çekebilmek için ilk kural 18 yaşın üzerinde olmaktır. İstihbarat ve risk sorgulamasından da geçilmesi gerekir. Sürücü belgesi, nüfus cüzdanı ile fatura veya noter satış sözleşmesi gerekli olan belgeler olup, eğer ticari araç için başvuruda bulunuluyorsa son 3 yıla ait bilanço ve gelir tablosu, vergi levhası, şirketler için Ticaret Sicil Gazetesi, imza sirküleri, ortakların ve gereği halinde kefillerin nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi gibi bilgilere gereksinim duyulmaktadır.

Özel zamanlarda sıfır otomobillere %100 oranında kredi kullanımı gibi fırsatlar sunulabilmektedir. Özellikle yıl sonu hedeflerini tutturmaya çalışan, yeni araçlarının satışını artırmak isteyen bayiler özel anlaşmalar yaparak araç bedelinin tamamına kredi verilmesine imkan tanır.

Taşıt kredisinde kullanılan araçlar bankaca rehinlidir

Tamamına kredi ile araç satın alacakların bilmesi gereken temel kıstas rehin işlemlerinin olmasıdır. Kredi kullanılarak alınan taşıtlar bankaca rehin alınmaktadır ve rehin işlemlerinde bazı masraflar söz konusu olmaktadır. Taşıt kredisi dosya masrafı da ortalama olarak kredi tutarının binde beşi kadardır. Bu yüzden ekstra ödeyeceğiniz tutarları da hesaplamanız, sonradan sürpriz yaşamamanız için uygun olacaktır. Aynı zamanda sigorta ve kasko giderleri gibi ek giderleri de yine hesaplamak, yani tüm ekstra giderleri önceden hesabını yaparak ona göre davranmak gerekir.

Yazın Kış Lastiği Kullanmanın Zararları

0

Yaz aylarında kış lastiği kullanmanın belli başlı bazı zararları bulunmaktadır. Bunlardan özellikle bazıları, yazın kış lastiği kullanmayı bir daha düşünmenize neden olacaktır. Yazın kış lastiği kullanmanın önemli zararları olduğundan önerilmez.

Otomobil lastikleri mevsimden mevsime farklı türlere sahip olmaktadır. Bir mevsim lastiğini, uygun olmayan bir mevsimde kullanmak önerilmeyen hususlardan biridir. Kış lastiklerinin yazın kullanılması da zararlı bulunan eylemlerdendir. Kış lastikleri, adı üzerinde kış aylarında kullanılır ve aşırı soğuk havalarda, karlı, sulu, buzlu yollarda daha iyi yol tutuşu sağlayacak şekilde tasarlanırlar. Kauçuk veya yumuşak kalma özelliğine sahiptirler. Bu da onları daha esnek yapar ve aşırı soğuk havalarda yollarda daha iyi uyum sağlanmasına imkan tanır.

Yazın kış lastiği kullanmanın başlıca zararları şunlardır :

Erken aşınma

Kış lastikleri 7 derecenin altındaki sıcaklıklar için tasarlanmıştır. 7 derecenin altında optimum performans gösterebilmek için özel olarak üretilmişlerdir. Yaz mevsiminde kullanıldıklarında bu özelliğini yitirmeye başlarlar. Sıcak havalarda çok aşınırlar ve bu durum performans kaybına neden olur. Aracın lastiklerini beklenenden daha erken değiştirmek zorunda kalınılır.

Sürüş güvenliği azalır

Araçların yolla tek teması lastiklerdir. Dolayısıyla lastikler araç güvenliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Kış lastiği yaz aylarında kullanıldığı zaman aracın yol tutuşu azalmaktadır ve fren mesafesi artmaktadır. Bu da kazalara davetiye çıkarılmasına neden olur.

Yakıt tüketimi artar

Kış lastiklerinin yazın kullanılmasının başlıca zararlarından birisi yakıt tüketiminin artmasıdır. Kış lastikleri yuvarlanma direncini artıracağı için çevreye salınan zararlı gaz miktarı da artar. Yani yakıt tüketiminin artmasının yanında çevresel açıdan daha fazla zarar verir.

Kış lastiklerini yıl boyunca kullanmak tavsiye edilmez çünkü uzun vadede lastikleri değiştirmekten daha fazla maliyet ortaya çıkarır ve yoldaki performansı olumsuz olarak etkiler.

P0460 Yakıt Seviye Sensörü Arıza Kodu Nedir Nasıl Çözülür?

0

P0460 arıza kodu meydana gelen araçlar genelde aynı sorunu işaret eder ancak sorun bazı marka ve modellerde değişiklik gösterebilir. Bu nedenle eğer aracınızda P0460 hata kodu bulunuyor ise aracınızın servis kitabına bakma imkanınız varsa mutlaka bakın. Yakıt seviye sensörü (FLS) genellikle yakıt deposunun içinde yakıt pompası modülünün üst kısmına monte edilmiş haldedir. Deponun tam dolu olduğu durumda 5, en boşken ise 1.5 volt aralığında olup, motor kontrol ünitesi elektrik sinyalin voltaj değerini yakıt seviyesini hesaplamak maksadıyla kullanmaktadır. ECU, yakıt seviye sensöründen gelen verileri 1.5 ve 5 volt aralığında okumaktadır. Yakıt seviye sensöründen gelen elektrik sinyali bu değerin üzerine çıkar veya altına iner ise FLS devresinde bir arıza olduğu düşünülür. Bu gibi durumlarda da araçta P0460 yakıt seviye sensörü devre arızası (Fuel Level Sensor Circuit Malfunction) hata kodu kendisini gösterir.

P0460 arıza kodunun nedenleri şunalardır:

  • FLS senösrü arızası
  • FLS sensörüne giden sinyal devresinde kısa devre olmuş olabilir
  • FLS sensörüne giden kablolardan biri kopmuş olabilir
    ECU programlama hatası meydana gelebilir
  • Yakıt şamandırasında arıza meydana gelmiş olabilir

P0460 arıza kodu belirtileri şunlardır :

  • Yakıt tüketiminde bir artış meydana gelir
  • Motor arıza lambası yanar
  • Yakıt alındığında ibre yükselmez
  • Yol yapılmasına rağmen yakıt ibresi sabit kalır
  • Gösterge panelinde yakıt seviyesi yanlış gösterilir

 

P0460 Arıza Kodu Nasıl Giderilir?

Aracınızın motoru çalışır vaziyetteyken yakıt almamaya çalışın. Son zamanlarda motor çalışır durumda iken yakıt almış iseniz ve bu arıza kodu olmuş ise OBD-2 arıza kodları bulunan bir bilgisayara bağlanarak P0460 arıza kodunu sildiriniz. Ardından aracın yakıt seviyesi sensörünü bulunuz ve sensöre gelen kabloları inceleyip çıplak teller, yanık izleri ve erimiş  plastik olup olmadığını gözlemleyiniz.

Citroen Xsara Nasıldır Alınır Mı?

0

Türkiye’de fazla tutulmayan ancak tercih edenlerin de genel olarak memnun olduğu Xsara araçlarına dair bilgi verecek olursak; Xsara araçları bakımları doğru yapıldığı zaman kullanan kişiyi üzmeyecek olan araçlardır. Ancak buna rağmen Türkiye’de Xsara araçlarını alırken akıllarda soru işaretleri olmaktadır.

Xsara otomobilleri, 1997 yılından 2005 yılına kadar ülkemizde satılan modeller oldu. 2007 yılında ise satıştan tamamen çekilen Xsara araçları, günümüzde yedek parça sıkıntısı olan araçlar olarak bilinsede aslında bu otomobillerin parçaları diğer parçalarla da uyumluluk gösterebiliyor ve parçaları hala bulunabiliyor.

Citroen Xsara araçları, üç farklı makyajlı kasa olarak üretilmiştir ve Türkiye’de 1.4 HDI ile 1.6 benzinli motorlu olanları yaygındır. Özellikle 1.4 HDI’nin gerek sorunsuz olması gerekse az yakması nedeniyle daha çok tutulduğunu söylemek mümkündür. Xsara araçlarında modelden modele değişmekle beraber 2 ila 6 hava yastığı bulunuyor. Klima, abs, dört cam otomatiği gibi donanımları da yine modelden modele değişkenlik göstererek yer alıyor.

Citroen Xsara nasıldır ? Alınır Mı?

Sürüş keyfi olarak tatmin edici araçlar olan Xsara, Türkiye ikinci el otomobil piyasasındaki fiyat skalasına bakıldığı zaman, fiyat performans araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Gerek az yakması, gerekse az sorun çıkarması ile ideal olarak gözüken bu araçlar, ekonomik bir otomobili olsun isteyip aynı zamanda biraz da konfor arayanlar için tercih edilebilecek araçlardır.
İç kabini sessiz olan Xsara araçlarının yol tutuşu da iyidir. Kolay kolay arıza çıkarmayan araçlardır ve oldukça kuvvetli klima ve fanı bulunmaktadır. LPG ile de uyumluluk göstermektedir. Kasa olarak ne hatchback ne de sedan duran Xsara, kendisine özgü görüntüsü ile de dönemin taktir toplayan otomobillerinden biridir. Sonuç olarak Xsara araçları ile yaşadığımız genel deneyim bu araçları tavsiye etmemizin isabetli olacağı yönünde.

P0261 Silindir 1 Enjektör Devresi Düşük Voltaj Arızası Hakkında Bilgiler

0

Otomobillerde P0261 arıza kodu OBD-2 donanımı bulunan otomobiller için geçerli olup, arıza genelde aynı arızayı işaret etmesine rağmen bazı marka ve modeller için farklı bir sorunu da işaret edebilir edebilir.

Eğer aracınızda P0261 arıza kodu var ise , bunun tüm araçlar için ortak bir arıza kodu olduğunu bilmelisiniz. Kodun referans kaynağı aynıdır fakat tamir adımları marka ve modele göre fark gösterir.

Motora çekilen yakıtın enjektörler tarafından püskürtüldüğü bilinmektedir. Yakıt enjektörünün arızalandığı durumlarda yakıt hattı boyunca arızalar meydana gelir. Motor kontrol ünitesi (ECU), arızalı yakıt enjektöründen gelen karışık sinyaller nedeniyle motorun çalışma koşulları etkilenecektir. Enjektörün püskürtme deseni azaldığında zayıf bir karışıma sebep olacak ve bu da motorda dalgalanmaların oluşmasına sebebiyet verecektir.

Oksijen sensörü fakir karışımı ECU’ya zayıf karışım sinyallerinin gönderilmesin e ve bu nun sonucunda yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Arızalı yakıt sensörü nedeniyle silindirler daha yağsız bir karışımla çalışır. Bu da daha yüksek bir üst kapak sıcaklığına sebep olacaktır ve motorda ufak paylama ve vuruntular yaşanacaktır. Motor kontrol Ünitesi (ECU) veya güç kontrol modülü (PCM) aracın hemen her parçasını sürekli olarak kontrol etmekte olan sistemdir. ECU, ateşleme sırasında 1 numaraları silindirin yakıt enjektöründe olması gerekenden daha düşük voltaj tespit ederse P0261 Silindir 1 Enjektör Devresi Düşük Voltaj (Cylinder 1 Injector Circuit Low) hata kodunu verecektir.

Sonuç

Aracınızda P0261 hata kodunu görüyor iseniz tıkalı veya kirli bir enjektörle karşı karşıya olmanız çok olasıdır. Bunun dışında görülen nedenlerden bir diğeri de 1 numaralı silindir enjektörünün kablolamasında gevşeklik veya aşınma yaşanmasıdır.

Xsara Neden Tutulmuyor?

0

Citroen Xsara otomobilleri ülkemizde ikinci el piyasasında fazla tutulan modeller değil. Peki bunun nedeni ne olabilir? Bununla ilgili olarak araca ilişkin olarak kişisel deneyimlerimizi de belirterek görüşleri yazacağız.

Citroen’in Xsara araçları için ülkemizde kıymeti bilinmeyen otomobiller olduğu söylenebilir. Çünkü bu araçlar hem konforlu olması, hem klima, ABS, otomatik ön camları, hava yastıkları ile kendi fiyat skalasındaki pek çok araçtan daha fazla konfor sunar. Fiyat performans konusunda çok başarılı bir otomobil olduğu bilinen Xsara, buna rağmen ülkemizde fazla ilgi görmez.

İkinci el pazarı diğer pek çok araca göre daha ağır olan Xsara araçları, 1997 yılında satışa sunulmuş, 2007 yılına kadar da satışta kalmıştır ve 2007 yılında satışlardan tamamen çekilmiştir. Xsara araçlarının kendi içerisinde üç farklı makyajlı kasası ve motor seçenekleri vardır. 1.4 HDI motorlu modeli en tutulan modeldir. 1.4 HDi bir Xsara’ya sahipseniz satarken muhtemelen biraz daha hızlı bir şekilde satacaksınız. 1.4 HDI dizel motoru 68 beygir ve 160 Nm tork güç üretir. 1.6 benzinli motor ise 110 beygir güç üretmektedir.

Xsara araçları iç kabin olarak fiyatına göre sessiz, yol tutuşu konusunda başarılı otomobillerdir. Ancak bu araçların diğer pek çok otomobilin yaptığı gibi isim yapamaması yani popülerleşip yaygınlaşamaması ikinci el pazarında fazla tutulmamalarına neden olmuştur. Aynı zamanda bazı kullanıcılar parçalarının zor bulunduğunu ve pahalı olduğunu düşündüğü için de bu araçlardan almak istememektedir. Ancak bu aracın parçalarının pek çoğunun aslında Peugeot 306 modelleri ile aynı olduğunu belirtmek gerekir. Parçaları günümüzde hala bulunabilmektedir.

Xsara otomobillerde LPG uyumu da vardır ancak aracın özellikle 1.4 HDi dizel motor versiyonu daha fazla tutulmaktadır. Bunun nedenlerinden biri az yakması ve dizelin daha cazip gelmesidir. Bu arada son olarak Xsara araçlarının klimasına ve fanına değinecek olursak; Bu aracın şaşılacak derecede iyi bir kliması ve fanı bulunmaktadır. Yani uygun fiyata konforlu araç almak isteyen kullanıcıların tercih edebileceği otomobillerden olan Xsara araçlarının temiz olanını bulmak ise ayrıca elzemdir.

Hayalet Gösterge Teknolojisine Dair Bilmeniz Gerekenler

0

Yeni yazımızda, teknolojik otomobillerde yer almakta olan hayalet gösterge ile ilgili olarak bilgilere yer veriyoruz. İşte ayrıntılar… Kullanıcıların otomobilden beklentisi kişiden kişiye değişmekle beraber özellikle güvenlik en önemli bulunan hususlardan biridir. Güvenlik insanların can sağlığının korunabilmesi amacıyla özellikle önem arz etmektedir.

Güvenli araç sistemi için günümüzde milyarlarca dolar harcanan sektörler bulunmaktadır. Hayalet gösterge teknolojisi ise güvenlik konusunda çığır açmıştır. Hayalet gösterge teknolojisi sürücülerin gözünü yoldan ayırmadan araç gösterge panelini görmesi ve bir akıllı telefon kullanıyor hissini yakalamasını sağlıyor. Özellikle bilim kurgu filmlerinde görülebilen şeffaf ekranların üzerinde dijital panel teknolojisini sunmakta olan hayalet gösterge sistemi, satın alacağınız bir araçta kendiliğinden bulunabilmekte veya bazı mobil uygulamalar ve harici aksesuarlar ile elde edilebilmektedir.

Hayalet gösterge teknolojisinin İngilizce karşılığı Heads Up Display olup, GPS sisteminin ve telefon bildirimlerinin sürücünün tam göz hizasındaki cama yansıtılarak dijital bir panel oluşturma teknolojisi olan hayalet gösterge, sürücünün gözünü yoldan ayırmasına neden olan unsurları gözünün önüne taşıyor. Böylece telefon veya farklı unsurlar nedeniyle yaşanabilecek olan kazaların önüne geçmeyi hedefliyor.

Araç bilgilerini kolayca takip edebilen sürücü, navigasyon üzerinden takibini yapabilmekte ve gereken tüm bildirimleri hayalet gösterge teknolojisi sayesinde gözünü yoldan ayırmadan alabilmektedir. Dijital panelde karşınıza sadece araçla ilgili gerekli bilgiler çıkmakta olup, hayalet gösterge panellerinde gözü yormayan ve dikkati dağıtmayan arayüzler kullanılmasına da özen gösteriliyor. Hayalet gösterge üzerinde aracın mevcut hızı, motor devri, sıcaklık seviyesi, günlük hava urumu, saat, konum, GPS yol tarifi gibi fonksiyonlar yer alabiliyor.

Hayalet gösterge teknolojisini sonradan kullanmak isteyen sürücüler için uygulanabilecek diğer bir seçenek de Google Play ve App Store uygulama mağazaları üzerinden iOS ve Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlara indirerek mobil uygulamaları kullanabilme imkanıdır. Mobil uygulamaları indirip kablolu veya kablosuz bağlantı ile uyumlu aracınıza bağlayıp, telefonu ön camınıza doğru bir açıyla yerleştirmelisiniz. Ardından kontrol paneli cama yansımakta. Mobil uygulama ile kullanılan hayalet gösterge panelinin dahili gösterge paneline nazaran çok daha az sayıda bilgiye sahip olabildiğini de belirtmek gerekiyor.

Hayalet gösterge teknolojisi kullanılan bazı otomobiller:

  • Mazda3
  • BMW 7 Serisi
  • Volvo XC90
  • Mercedes-Benz C-Class
  • Lexus RX
  • Jaguar XF
  • MINI Cooper
  • Toyota Prius

Hayalet gösterge panellerinin bulunduğu araçlar genelde üst segment araçlardır. Ancak hayalet gösterge teknolojisinin günümüzde artık lüksten ziyade bir ihtiyaç haline geldiğini de belirtmek gerekiyor. Sonuç olarak hayalet gösterge sürücünün navigasyon takibi yapıp telefon bildirimlerini kontrol etmek, aracı hakkında verilere erişebilmek için kullanabildiği önemli bir teknolojidir.

Opel Corsa Kronik Sorunları

0

Opel Corsa otomobillerinde, her otomobilin kronik sorunu olabileceği gibi çeşitli kronik sorunlar bulunmaktadır. Peki Opel Corsa kronik sorunları nedir? Zaman zaman çeşitli arızalar meydana gelen Corsa’ların öncelikle gereken bakımlarını yaptırdığınız ve düzgün kullandığınız taktirde çok sık arıza çıkaran araçlar olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Ancak yine de yaşı ilerledikçe arızaları da kişiden kişiye değişmekle beraber artmaktadır. Opel Corsa kronik arızaları özellikle LPG sistem bulunan araçlarda daha fazla meydana gelebilmektedir.

Corsa ve LPG

Corsa’da LPG sistem, araçlarda kronik bobin arızasına neden olabilmekte olup, LGP takıldığı zaman aracın orjinali bozulmuş olduğundan buna tam olarak bir kronik hata da denilmemesi gerekiyor. Piyasada LPG uyumlu olarak kullanılan ve arızası oldukça az olan otomobiller bulunduğunu da belirtmek gerekiyor. Mazotun ve benzinin son derece pahalı olduğu günümüzde insanlar genel olarak LPG kullanımına yöneliyor ancak bunun kronik arızaları artırabildiği de bilinen bir gerçek.

Elbette Corsa araçlarında meydana gelen kronik arızaların sadece LPG ile ilgisi bulunmuyor. Corsa C serisi içinde  ve dizel olmak üzere bilinen 4 motoru vardır ve aralarında en çok tutulan modeli 1.3 CDTİ modelidir. Corsa C 1.3 Dizel modellerinde Egr valfi hatası ile karşılaşmamak ise neredeyse mümkün değildir. EGR valfi tıkanması özellikle kötü katkılı yakıt veya bilinmeyen yerden alınan yakıtlar nedeniyle daha çok meydana gelmektedir.

Corsa araçlarında yağ soğutucu yüksek ısılarda patlayabilir . Bunun en belirgin nedeni otomobillere atılan yüksek HP yazılımlar olup, aracın performans için hazır olup olmadığı ve soğutma fren sistemi gibi önemli sistemlerin kontrol edilmesi gerekmektedir.

Corsa 1.7 DTİ genellikle ticari amaçla piyasaya sürülmüş olan panelvan modellerinde görülürken bu model 1.7 Isuzu motoruna sahip yüksek hacimli bir dizel araç olarak öne çıkar. Motor Opel araçlarına göre üretilmediğinden şanzıman sisteminde problemler yaşandığı bilinmektedir. Corsa 1.0 ise Ekonomik olması, kuru yakıt sistemi takılmadığı sürece çok fazla sorunla karşılaşılmaması sayesinde Corsa 1.0 oldukça tutuldu.

Direksiyon korna düğmesi

Corsa C modellerinin tümünde direksiyon korna düğmesinde kronik olarak yıpranma oluyor ve zaman içerisinde tekrar değiştirilmesi gerekiyor.

Direksiyondan Gelen Sesler

Özellikle ilk üretilen Corsa modellerinde direksiyondan gelen sesler ve aracın direksiyonunun gereğinden fazla titremesi önemli bir sorun olarak görülüyordu. Bu durum sürücülerin kendisini güvende hissetmemesine neden oluyordu.

Volan Arızası

Opel Corsa’nın C,D ve E serilerinde yaygın olarak görülmüş bir sorundur. Araç çalışır vaziyetteyken ayağı debriyajdan çektiğiniz zaman gelen bir ses olup, bu sesler arada bir gidip gelebiliyor ve sürekli oluşmuyordu ancak sürücüleri rahatsız ediyordu. Araç eğer hareket halinde titreme yapıyorsa sorun yaylı volandan kaynaklanmakta olup yaylı volanlar daha çok yeni nesil araçlarda kullanılmaktadır. Sabit volan ise daha çok eski sürümlerde vardır.

Arka ve Ön Amortisörden Gelen Sesler

Pek çok Corsa aracında arka ve ön amortisörlerden gelen sesler kronik problemlerden biri olarak görülmüştür. Opel Corsa kronik sorunları arasında arka ve ön amortisörden gelen gıcırtı sesleri yer almakta olup, bunun yanında kapı kilit mekanizmalarından gelen tıkırtı sesi de yine kronik problemlerinden biridir.

Corsa’nın Tarihi

Türkiye’de çok popüler olan Opel Corsa otomobilleri ilk kez 1982 yılında çıktı. Corsa A ismiyle bilinen bu modelden sonra 1993 yılında Corsa B geldi. 2000 yılında ise Corsa C çıkmıştır. Ardından büyük bir popülerleşme yaşamaya başlayan Corsa araçları 2007 yılında Corsa D halini almıştır ve 2011 yılında tekrar makyajlanmıştır. 2019 yıl sonunda da Corsa F’nin tanıtımı yapılmıştır. Corsa otomobillerinde her araçta olduğu miktarda kronik sorunlar olduğu bilinmektedir ve yani ortalamanın üzerinde bir kronik sorunu bulunmamaktadır.

Peugeot 307 Nasıldır? Alınır Mı? Peugeot 307 Yorumları

0

Peugeot markasının 307 serisi gerek tasarımı gerek konforu ile öne çıkan araçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Kendi içerisinde farklı şanzıman seçenekleri barındıran Peugeot 307’nin nasıl bir araç olduğu merak edilmekte olup çokça “Pugeot 307 nasıldır? 307 Alınır Mı?” gibi soru işaretleri olmaktadır. Bu hususta Peugeot 307 ile ilgili genel bilgileri irdelemek ve Peugeot 307 kullanıcı yorumlarını okumak fayda sağlayacaktır.

Özellikle tasarım olarak yenilikçi yapısı ile bir dönem dikkat çekmiş olan 307 araçları, Fransa merkezli otomobil üreticilerinden olan Peugeot tarafından üretilmiştir. C segmentinden bir araç olarak kabul edilen Peugeot 307, 2001 yılından itibaren Avrupa ile beraber Türkiye’de de satışa çıkarıldı. Peugeot 307 araçları 2005 yılından sonra makyajlanmış kasa olarak yeni donanım paketleriyle piyasaya sürüldü. Peugeot 307 kendi içerisinde 2005 yılından sonra Base, CC, Envy, Pack, Premium, Profil, Technoplus, XR, XS, XT olmak üzere çeşitli donanım paketlerine ayrıldı. XT en full donanım paketine sahip çünkü bu pakette dijital klima, soğutmalı torpido, dört cam otomatiği, dört disk fren, 6 hava yastığı, çift renk ön torpido ve kapı kolları, ısıtmalı koltuk gibi pek çok ek donanım bulunmakta.

Peugeot 307 motor seçenekleri :

1.4 benzinli : 307 otomobili C segmentinden bir otomobil olduğundan büyük bir cüsseye sahiptir. 1.4 motor, bu aracın sahip olduğu büyük cüsseye biraz hafif kaçmaktadır yani 307 için ideal bir motor değildir. Zaten bu motor 75 beygir ve 120 nm tork güç üretir. Şehir içinde 9 , şehir dışında 6 litre kadar yakıt tüketir. 307 için tutulan bir motor tipi değildir.

1.4 HDI dizel : Bu motor tipi fazla performansa ihtiyaç duymayan, az yakması yeterli bulunan bir 307 isteniyorsa tercih edilebilir. 1.4 HDI dizel sağlam bir 307 motor seçeneğidir ancak 1.6’ların 307 için daha iyi seçenek olacağını belirtmemiz gerekiyor.

1.6 benzinli : Peugeot 307 aracına en çok yakışan motor budur. 109 beygir gücündedir ve çok iyi bir performansı vardır. LPG’de en az yakan benzinli motorlardan biri olarak kabul edilmektedir. 1.6 HDI Dizel seçeneği de vardır ancak çok az sayıda satılmıştır.

2.0 benzinli ve HDI Dizel : Daha çok 307 CC ve tek kapı 307’lerde yer verilen motorlardır. Benzinli motor 136 beygir gücündedir. Çok yakıt tüketir. 2.0 HDI Dizel de eski teknolojili Peugeot motorlarındandır. Pek tutulmaz.

Peugeot 307 Kullanıcı Yorumları

Peugeot 307 kullanıcı yorumlarına göre genel olarak aracın 1.6 motor olanlarından satın alınması öneriliyor. 1.4 bu araca göre hafif kalıyor. Peugeot motorları LPG ile uyumluluk konusunda ise sıkıntılı. Alüminyum siboplar nedeniyle LPG takıldıktan 40 bin kilometre sonra sibop erimesi meydana geliyor. Bu yüzden çelik sibop taktırılması öneriliyor. Tasarım olarak kendi zamanında üretilen en iyi araçlardan biri. Çok modern duruyor ve içi oldukça geniş ve konforlu gözüküyor. Aynı zamanda oldukça büyük bir ön camı bulunuyor ve yolun her tarafına kolayca hakim olabiliyorsunuz. Kliması da gayet başarılı bir araç olan 307’yi eğer benzinli kullanacaksanız yüksek devirde kullanmanız gerekiyor çünkü motoru buna göre dizayn edilmiş.
Bazı kullanıcılar Peugeot 307’nin sorunlu bir otomobil olduğundan, kronik sorunlarının bulunduğundan da bahsediyor.

307 kronik sorunları neler?

Far Sararması ve sinyal kolu arızası

Peugeot 307’nin far camları biraz çabuk sararıyor. Aynı zamanda sinyal kolunun tırnağı zayıf ve bir zaman sonra genelde kırılıyor. Sinyal bir süre sonra kendini kapatacağı yerde kendi kendine sinyal ede verebiliyor.

Antipollition Fault Uyarısı

Peugeot 307’nin oksijen sensörünün yanında egzoz gazında karbon miktarını ölçen bir senser daha yer almakta olup, LPG taktırdığınız zaman sensör LPG hava karışımından çıkan gazdan etkilenerek 307 gösterge panelinde arıza lambasının yanmasına ve yol bilgisayarında da sürekli olarak hata uyarısı çıkmasına sebep oluyor.

Sileceklerin , camların ve kornanın kendi kendine çalışması

Peugeot 307’yi kullanan kişiler 307’nin camlarının, kornasının ve sileceklerinin kendi kendine çalışmasından şikayetçi oluyor. Bu durum genelde yağmurlu havalarda veya aracınızı yıkadıktan sonra yolda giderken yaşanıyor.

Vites topuzunun kırılması

İki parça halinde olduğundan vites topuzunda kırılma meydana geliyor. Çözümü yan sanayi tek parça bir vites topuzu almak gibi gözüküyor. Aynı zamanda araç bazen benzin pompasına olması gerekenden fazla voltaj gönderiyor ve benzin pompasını her yıl değiştirmeyi gerektirebiliyor.

Peugeot 307 Alınır Mı?

Peugeot 307 genel olarak konforlu ve tasarım olarak albenisi olan ancak elektronik aksam bakımından bazı sıkıntılara sahip olan bir modeldir. Klimasının sesli çalışması, bazı fonksiyonlarının zaman içerisinde çabucak bozulması, farlarının çabuk sararması öne çıkan kronik sorunları olarak gözüküyor. Aynı zamanda kar etmek için alınacak bir araç değildir çünkü genelde elektronik aksamı nedeniyle bazı masrafları meydana getirir ve ikinci el piyasası seri değildir.

Peugeot 206 Alınır Mı? Peugeot 206 Nasıldır? Kullanıcı Yorumları

0

Fransa merkezli otomobil üreticilerinden Peugeot’un ülkemizde oldukça fazla satan 206 modelleri alınır mı? , nasıl arabalardır? Peugeot 206 kullanıcı yorumları ve dahasına sizler için bakacağız. 

Öncelikle 206 modelleri ilk olarak 1998 yılında piyasaya sürülmüştür. Tasarım olarak çok sevilen modeller olan 206 araçları o kadar fazla tutuldu ki tasarımında yapılan ufak değişiklikler dışında 2011 yılına kadar aynı kasa tasarımı ile satışta kalmayı başardı.

İlk piyasaya sürüldüğü yıllarda adeta gelecekten gelen tasarım yapısı ile kullanıcıların dikkatini çeken Peugeot 206, genel olarak hatchback üretilmiştir ancak stationwagon ile sedan olan modelleri de bulunmaktadır. 206’nin sedan kasalı modelleri İran’da üretildiği için hatchbacklere nazaran daha kötü bir malzeme kalitesi ve işçiliğinin olduğu bilinmektedir. Yani Peugeot 206 satın alacak kullanıcılara sedan modellerden satın almamalarını tavsiye etmekteyiz.

206 araçlarının içerisinde yer alan donanımlar araçların sahip olduğu model yılına göre değişkenlik gösterir. Örneğin bazı modellerinde elektrikli ayna, dört cam otomatiği, klima, abs, yol bilgisayarı gibi ekstralar bulunmaktadır.

206’nin iki farklı şanzımanlı vites seçeneği bulunmakta olup, 4 ileri otomatik ve 5 ileri manuel seçenekleri vardır. 206 motor türleri bakımından kendi içinde üç farklı çeşide ayrılmaktadır.

Peugeot 206 motor seçenekleri : 1.4 motor alınır mı?

1.4 Benzinli motor seçeneği: 75 beygir ve 111 Nm tork güç üretir. 206’nın en çok ilgi gören motor seçeneği de budur. Aynı zamanda LPG ile tam uyumluluk göstermesi de dikkat çeker.

1.4 HDI dizel : 68 beygir 150 nm tork güç üretmekte olan otomobil, güçlü bir dizel motora sahiptir. Motor sağlamlığı bakımından en çok tutulan modeldir.

1.6 benzinli : Bu model kendi içerisinde 88 beygir ve 109 beygir güç olarak iki farklı türe sahiptir.  LPG ile tam uyumluluk gösterir.

Peugeot 206 nasıldır, 206 alınır mı?

Öncelikle bir aracı satın alacağınız zaman içinize sinmesi oldukça önemlidir. 206, araç tipi olarak B sınıfında yer alır ve hatchback sürümü göz önüne alındığında ufak bir iç yapıya sahiptir. Ancak buna rağmen arka diz mesafesi bakımından rakiplerine göre fena değildir. Aracın kapı kolları, ön göğüslük gibi bölümlerinde genel olarak plastik malzeme tercih edilmiştir. Konforlu bir araçtır ve motoru sessiz çalınır. Ancak frenleri çok başarılı değildir. ıslak yollarda, yağmurlu bölümlerde ABS devreye girmektedir. Yan rüzgarlardan etkilenen bir araçtır. Ülkemizde uygun fiyatlı 206 araçları bulabilmek mümkündür. Özellikle şahin gibi araçlara nazaran biraz daha fazla para verip daha konforlu ve tasarım olarak daha hoş bir araba almak isteyenler tercih edebilir ancak Peugeot araçlarının genelde elektrik sorunlarının çok yaşandığı otomobiller ürettiğini, yine de temiz kullanılmış, yedek parçaları ucuz bir 206’nın kullanıcıları pişman etmeyeceğini söyleyebiliriz.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Alınır Mı?

0
Araç kilometre sorgulama

Bir alıcının veya satıcının kilometresi düşürülmüş araçlar ile ilgili olarak bilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bir aracın kilometresiyle oynanması kanunlarımıza göre satan kişiyi sorumlu hale getirmektedir. Ancak bunun bazı ince ayrıntıları da bulunmaktadır.

Kilometresi düşürülmüş araç alınır mı ? Kilometresi düşürülen araçlar satış fiyatı olarak orijinal kilometreli araçlara nazaran daha cazip fiyatlarda olabiliyor ve bu durum alacak olan kişinin kafasını karıştırabiliyor. Kilometresi düşürülmüş bir araç piyasanın daha altında rakamlarda ise almak mantıklı olabilir ancak onu satarken piyasanın biraz daha altından vermeniz gerekebileceğini de belirtmek gerekir. Çünkü sonuçta kilometresi düşürülen bir araba kilometresi orijinal olan arabalara nazaran biraz daha geri planda olacaktır.

Bir alıcının alacağı arabanın kilometresiyle oynanmış olduğunu bilmesi bazı tedirginlikler yaşamasına da neden olabilir. Örneğin daha önce o araca sahip olan kilometresiyle oynamış olan kişinin başka dolandırıcılıklar için arabayı alet edip etmediğini, farklı zararların oluşup oluşmadığını merak edebilirler. Bunun yanında aracın kilometresinin tam olarak ne kadar düşürüldüğünü saptamak da çok güç olacaktır.

Kilometresi düşürüldüğünü bilmeden araç satmak : Türk Borçlar Kanunu 219 hükmünde açık bir şekilde satıcının ayıp hakkında bilgisinin olması gerekmediği ifade edilir. Siz elinizde kilometresi düşürülmüş bir araç olduğu zaman eğer bunu biliyorsanız gerekli bilgilendirmeyi yapmadan doğrudan bir başkasına satamazsınız. Satacağınız kişiye kilometresinin düşürüldüğünü bildirmezseniz suç işlemiş olursunuz ve hatta aracın kilometresinin düşürülmüş olduğuna dair alıcıdan tükenmez kalem ile yazı ve imza almanız gerekmektedir. Yani alıcının sattığınız aracın kilometresinin düşürülmüş olduğunu bildiğini ve bunu kabul ederek aracı satın aldığını beyan etmesi gerekir.

Aracın Zaten Düşük Fiyata Alınması km düşürme olayını bertaraf etmeye yaramaz. Aracın düşük fiyattan alınmış olması , kilometresinin düşürülmüş olmasıyla ilgili bir bahane olamaz. Dolayısıyla bu tarz durumlarda eğer satıcı alıcıya haber vermeden kilometresi düşürülmüş araç satmış ise her halükarda aracın ayıbının tazminini sağlaması gerekecektir.

Kilometreyi Kimin Düşürdüğü Önemli Midir?: Satıcıya yöneltilecek haklar bakımından 2 ve 10 yıllık süreler bulunmaktadır. Bu süreler zarfında dava açılabilir. Dava sürerken aracın kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Aracın kilometresinin kullandığınız süre zarfında yükselmeye devam etmesi , davanın neticesinde olumlu veya olumsuz bir tesire neden olmayacaktır.

Araç km düşürme tespit işlemlerinde bilirkişiler tarafından bazı tespitler yapılır: Bilirkişi aracın satış tarihinde yaklaşık kaç kilometrede olduğunu, satış tarihinde kilometresinin düşürülmüş hali ile satılabilir olabileceği miktarı tespit eder ve yaptığı hesaplamaların nihayetinde aradaki farkın ne kadar olduğu yönünde kanaatini oluşturur.

Kilometresi düşürülen aracın galeriden alınması : Araç satışında kilometresi düşürülmüş olan araç galeriden alınmış ise Galerilerin ve ekspertizlerin sorumluluğu TBK ve TKHK düzenlemelerine ek olarak ‘İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Kanun’ düzenlemesi devreye girer. Benzer şekilde de ekspertizler sundukları hizmetin ayıplı olması dolayısıyla sorumlu hale gelirler. Oto ekspertizlerinin hukuki bazı sorumlulukları bulunmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre galericiler ve ekspertizler tek sorumlu veya aracın asıl sahibi ile birlikte müteselsil sorumlu olabilirler.

Kilometre düşürmek bir dolandırıcılıktır : Araç kilometre düşürme olayının Türk Ceza Kanunundaki karşılığı ‘dolandırıcılık suçu’dur. TCK madde 157 hükmü uyarınca bir yıl ile beş yıl arasında hapis ve buna ek olarak beş bin güne kadar adlî para cezası gibi ciddi bir cezası bulunmaktadır. Eğer kişi tacir, şirket yöneticisi v.b. kişi ise nitelikli dolandırıcılık söz konusu olmaktadır ve ceza 3 yıl ile 10 yıl arasında beş bin güne kadar olan adli para cezasıdır.

AB Lastik Etiketi Ne Demek? Hakkında Bilgiler

0

Lastik alma hususunda en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan birisi AB lastik etiketi olup, AB lastik etiketi, lastik satın almadan önce lastikle ilgili size fikir vermek, lastik seçimi yapabilmeniz için yardımcı olmak için tasarlanan, karmaşık olmayan bilgilerin özetidir. Tıpkı beyaz eşyaların üzerindeki veya gıda paketlerinin üzerindeki etiketler gibi düşünebileceğiniz AB lastik etiketi, bilinçli bir seçim yapma noktasında faydalı olacaktır.

AB lastik etiketi teriminin açılımı Avrupa Birliği Lastik Etiketi olup, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Araç için lastik alacağınız zaman muhakkak kullanıcı yorumlarını ve lastik testlerini göz önüne almanızın gerektiği aşikardır ancak AB lastik etiketi de çok önemli bir unsurdur.  Lastik satın alımı söz konusu olduğunda, fiyatları karşılaştırabileceğiniz web siteleri kadar, lastiklerin testlerini içeren web siteleri dikkat çekmekte olup, çeşitli bağımsız test kuruluşları tarafında lastiklere verilen etiketler de seçim tavsiyesi niteliğindedir. Avrupa Birliği lastik etiketi, lastik alırken inceleyebileceğiniz güvenilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.

AB Lastik Etiketi Üç Faktörü Kapsar :

Islak Zemin Yol Tutuş Kabiliyeti

Islak zeminde , yağmur yağarken virajlarda kayma olmaması için lastiklerin ıslak zemin performansının iyi olması gerekmekte olup, ıslak zeminde aracın istenen seviyede durabilmesi güvenlik açısından önem arz eder. Lastiklerdeki desenler, yol yüzeyinden su çekmek için kullanılmakta olup bu sayede lastiğin yol yüzeyini daha iyi kavraması sağlanır. Örneğin ıslak zeminde fren yaparken lastiğin ne kadar iyi performans gösterdiğine dikkat edilmesi gerekir.

Gürültü

Lastiklerin yol yüzeyinde dönmesi sonucu bir gürültü oluşur. Bu gürültü desibel cinsinden ölçülen bir değer olarak etikette yer alır. Etikette daha siyah dalgalar lastiğin daha gürültülü olduğunu gösterir. (Aşağıdaki görselde de görebilirsiniz) Ancak çok sessiz olan bir lastiğin fren performansının kötü olabileceği de göz önüne alınmalıdır.

Yakıt Verimliliği

Lastiğin üretildiği madde ve desen biçimi yakıt verimliliği üzerinde etkilidir. Yuvarlanma direnci ne kadar düşük olursa yakıt ekonomisi o kadar iyi olacaktır. Etikette yakıt verimliliği hususu A harfinden başlayıp G harfine kadar derecelendirme yapılmıştır. (Yukarıdaki görselde B harfi bulunuyor) A harfi en iyi yakıt verimliliğine sahip lastiği ifade etmek için kullanılır. G harfi ise yakıt verimliliği konusunda kötü lastikleri ifade eder. Düşük yuvarlanma direncine sahip lastiğin ıslak frenleme skorunun düşük olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

AB Lastik etiketi, lastik seçimi konusunda yardımcı olsada tam anlamıyla bir rehber olarak kabul edilmemelidir. Bu etiket değerleri dikkate alınmalı ancak bağımsız lastik testi yapan firmaların incelemeleri de göz önüne alınmalıdır.

Fiat Uno Hala Alınır Mı? Fiat Uno Hakkında Bilgiler

0

Fiat Uno otomobillerinin hala alınıp alınmayacağı merak edilmekte olup, kullanıcılar “Fiat Uno hala alınır mı?” şeklinde sorular sorabiliyor ve Fiat Uno hakkında bilgiler talep edebiliyorlar. Fiyat Uno araçları günümüzde artık eskiyen otomobiller ve bu bilinen bir gerçek. B segmenti bir otomobil olan Uno, Fiat’in özellikle bir dönem ülkemizde tutulan araçlarından biri durumunda idi.

Türkiye’de otomobilleri en fazla satılan üreticilerden biri  olan Fiat, 90’lı yıllarda B segmente için hatchback sınıfına Uno araçlarını sunmaya başlamıştı. Uno araçları ülkemize her ne kadar 1992 yılında ulaşmış olsada aslında 1980’li yıllardan itibaren üretilmekte idi. 1993 yılından itibaren de ülkemizde Tofaş – Fiat fabrikalarında üretilmiştir. Ancak 2001 yılında üretimden kaldırılan Uno’nun yerini zaman içerisinde Fiat Palio almış, 2001’den sonra Fiat Palio otomobilini görmeye başlamışızdır.

Fiat Uno alınır mı? Hala alınabilecek bir araba mı?

Fiat Uno her ne kadar ülkemizde 1992 ile 2001 arasında 9 yılın söz konusu olduğu farklı modellere sahip olsada 1992 ile 2001 modeli arasında tasarım olarak öne çıkan bir farklılık bulunmamaktadır. İlk gelen Unolar 60S olarak geçmekte olup, 1993 yılından itibaren 70 serisi araçların satışına geçilmiştir. Uno’nun bazı modellerinde hidrolik direksiyon, ön cam otomatiği ve klima yer almakta iken, bazı modellerinde bu özellikler yer almamaktadır. 1994 yılından itibaren ise tek nokta enjeksiyonlu motorlarla satılmaya başlanan Uno’nun 60S ile 70 arasındaki farkları ise barizdir. Şanzımandan motoruna kadar pek çok  mekaniği ayrı olan iki arabadır ve aynı zamanda 60S’in yedek parçaları biraz daha pahalıdır.  Fiat Uno’nun alınıp alınmayacağıyla ilgili olarak bazı kullanıcı yorumları bulunmakta olup, kullanıcı yorumları genel itibariyle aracın ön göğüs ve kapı kollarının sert plastik ile yapıldığını, kaliteli plastik malzemeye sahip olduğundan solma ve çatlamanın çok zor olduğunu, kaporta sacı olarak zayıf bir otomobil olduğunu, bunun kapıları örterken bile anlaşılabileceğini ifade etmektedirler. Aynı zamanda tam bir şehir içi otomobili olarak nitelendirilen Uno, ara hızlanması ve motor performansının iyi olmasıyla bilinmektedir  fakat araçta 4 ve üzerinde kişi var ise özellikle yokuşlarda çekmekte zorlanmaktadır.

Uno araçları küçük boyutlu otomobiller olduğundan park etmekte sorun yaşanılmamaktadır. Yol tutuşu olarak zayıf bir araçtır ve bu yüzden uzun yolda  önerilmemektedir. Aynı zamanda yan rüzgarlardan çok etkilenmektedir ve altı yere yakın bir araç olduğu için engebeli yollarda kullanırken ayrıca dikkatli olmanız gerekmektedir. Fiat Uno araçlarının ikinci el piyasası güçlüdür  fakat 60s olan modellerinin ikinci el piyasası daha yavaş ve yedek parçaları daha pahalıdır. Bu yüzden Fiat Uno satın alacakların 60s modelinden yana değil de 70 serisinden yana tercihte bulunmalarını öneriyoruz.

Fiat Uno motor seçenekleri :

1.1 Benzinli  ve 1.4 Benzinli olarak temelde iki farklı motor seçeneği bulunur. 1.1 benzinli Uno 60’s lerle birlikte gelmiştir. 57 beygir ve 87 Nm tork güç üretmektedir. Performans olarak kendisinden beklenmeyecek kadar atak bir motoru olup LPG ile de tam uyumludur. 1.4 benzinli motor ise en çok tutulan seçenektir. 71 beygir ve 108 Nm tork güç üretir. Şehir içinde 9.5, şehir dışında 5.6 litre yakıt tüketir ve LPG ile uyumluluk göstermektedir.

Uno’nun otomatik vitesi var mı?

Fiat Uno’nun her ne kadar İtalya’daki versiyonunda otomatik vites olsada ülkemizde otomatik şanzımanı bulunan Uno satışı yapılmamıştır. Tüm Uno araçları 5 ile manuel vitestir.

Akıllı Park Sistemine İlişkin Bilinmesi Gerekenler

0

Otomobillerde bulunan akıllı park sistemine dair bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz. İşte konuya ilişkin ayrıntılar…

Park yardım sistemleri, otopark manevralarını otonom veya yarı otonom olarak gerçekleştirmeye imkan tanımaktadır. Parkla ilgili işleri kolaylaştırmakta olan pek çok teknoloji üretilmekte olup, böylece dar yerlere park etmek ve acemi sürücülerin park etmesi kolaylaşmaktadır. Akıllı park sistemlerine detaylarıyla değiniyoruz.

Park Sensörleri

Park sensörleri, uzunca bir süredir yaygın olarak kullanılmakta olan en yaygın park yardımı olarak öne çıkmaktadır. Tamponlara monte edilen sensörler ile arabanın uçlarından gelen engellerin mesafesi tespit edilmekte ve sürücü ses ile uyarılmaktadır. Bu sesler, engellere yaklaştıkça artar ve arttıkça daha sık bir hale gelmektedir. Park sensörleri, orijinal olarak bu özelliğin olmadığı bir arabaya da takılabilir. Sonradan eklenen en yaygın aparatlardan biridir.

Geri Görüş Kamerası

Günümüzde park sensörlerinden biraz daha ileride olan bu sistemde aracın arka tarafını gösteren kameralar yer almaktadır. Yüksekçe monte edilmiş ve hafifçe aşağıya bakan geri görüş kamerası sayesinde dikiz aynasından fark edemeyeceğiniz tüm engelleri görmeniz mümkün olur. Otomobilin arkasında geri görüş alanı sağlamak için geniş açılı mercek kullanılmakta olup, genellikle gösterge panosuna monte edilmiş bir ekranla sürücüye aktarılır ve çoğunlukla mevcut direksiyon açısına ve engellere olan yakınlığa dayanır. Geri görüş kamerasının dışında 360 derece kamera da kullanılabilmektedir ancak bu tarz 360 derece sistemler daha çok üst segmentte bulunan otomobillerde kullanılmaktadır. Bu sistemde aracın etrafında çok sayıda kamera bulunmaktadır ve hatta aracın kuş bakışı görüntüsü oluşturulabilmektedir.

Akıllı Park Sistemi

Kamera ve sensörleri bir araya getirip park alanının boyutunu algılamaya imkan tanımakta olan akıllı park sistemi, sensörlerini bir araya getirerek park alanının boyutunu algılayabilir ve uygun boyut olup olmadığını sürücüye bildirebilir. Akıllı sistemlerde, aracın durması ve hareket ettirilmesi için gaz-fren kullanımı genelde sürücüye bırakılmış durumdadır. Sistem, ekran veya sesli uyarılarla sürücüyü gaza basması veya fren yapması konusunda yönlendirmelerde bulunur. Aynı zamanda direksiyonu otomatik olarak kontrol etme yeteneğine de sahiptir. Direksiyon hareketine ek olarak, otonom park yardım sistemleri hız kontrolünü de üstlenebilmektedir. Özellikle gelişmiş sistemlerde sürücü park yapmadan önce araçtan çıkıp çıkmayacağına da karar verebilmektedir.

Kör Nokta Uyarı Sistemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Bu içeriğimizde kör nokta uyarı sistemine ilişkin olarak bilinmesi gerekenlere değinmekteyiz: Günümüzde araçların dikiz ve yan aynalarını kullanarak arkanızdaki araçları tespit edebilirsiniz. Ancak aynalar aracın arka kısmındaki tüm araçları tüm olarak gösterememektedir. Özellikle kör nokta olarak isimlendirilen bölümde yer alan araçları farketmek için oldukça dikkatli olmak gerekir.

Aslına bakarsanız uyanık olan sürücüler kör nokta izleme sistemine genelde ihtiyaç duymaz çünkü şerit değiştirirken bakış açılarını değiştirerek bakarlar. Yine de kör nokta uyarı sistemi ekstra önlem almaya gerektirmeden kör noktaları tespit etmeye imkan tanımaktadır.

Kör nokta, otomotiv tasarımlarının en önemli kusurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Her yıl 1 milyon kadar trafik kazası kör nokta ile ilgili meydana gelmektedir ve bunların yüzlercesi ölümle sonuçlanmaktadır. Örneğin bir sollama yapacağınız zaman sol aynanızdan arkadan soldan gelen bir arama var mı diye kontrol edip hiçbir araç göremeyecek şeride çıktığınızda aslında arkanızda bir araç olduğunu ve size çarptığını görebilirsiniz. Kör nokta kazalarını önleyebilmek için kör nokta uyarı sisteminden yararlanılabilir.

Kör nokta sistemi genelde elektromanyetik dalgalar gönderen aracın kenarlarına dış dikiz aynalarının yakınında veya tamponların yakınında monte edilen elektronik algılama cihazlarından yararlanmaktadır. Radar dalga boylarını veya bilgisayarla işlenen görüntüleri dijital kamera ile alıp analiz etmektedir. Alıcılardan biri araç ile çok yakınlaşan başka bir aracı fark ettiği zaman genelde sürücünün çevresel vizyonunda ışık yanıp sönerek veya sesler çıkarak uyarmaktadır. En gelişmiş sistemler ise otomobilin kendisini bir önceki şeritteki güvenlik bölgesine geri döndürme hareketinde bulunacaktır. Kör nokta tespit sistemlerinin yaygınlaşması beklensede daha çok lüks araçlarda yer almaktadır.

Pasif kör nokta uyarı sistemleri

Pasif sistemlerde daha düşük teknolojili bir ayna kullanılır. Normal dikiz aynalarının yapamayacağı alanlara bakmayı sağlayan mevcut dış dikiz aynasının köşesine özel dışbükey ayna koymak için alternatifler sunulmaktadır. Bu yerel otomobil parçaları mağazalarından da kolayca elde edilebilir.

Kör nokta sistemlerine tamamen güvenmemek gerekir çünkü motosikletleri veya çok hızlı giden araçları tespit etmekte bazen zorlanabilen bir sistemdir. Bu konudaki başarı seviyesi sistemden sisteme değişkenlik de gösterebilir. Ancak sürücüye destek olma konusunda genel olarak büyük faydaları bulunmaktadır.

Kilometresi Yüksek Eski Araç Alınır Mı?

0

Son günlerde kilometresi yüksek olan eski otomobillere olan ilgi artmış durumda. Bunda elbette otomobil piyasasının büyük oranda zamlanmasının büyük etkisi bulunuyor.

Otomobil pazarı özellikle 2020 yılının Mart ayından sonra inanılmaz bir değişim yaşadı. Söz konusu tarih aynı zamanda Türkiye’de korona virüsü vakasının ilk kez görüldüğü tarihe denk geliyor. Yani korona virüsü, ülkemizde otomobil fiyatlarının inanılmaz artmasına sebebiyet vermiş durumda. Buna birde son zamanlarda yoğun olarak hissedilen ekonomik kriz eklenince araba sahibi olmanın artık çok daha zor bir hale geldiği su götürmez bir gerçek.

Son zamanlarda insanlar bayramın da yaklaşmasıyla beraber kilometresi yüksek olan eski otomobillere yönelmeye başladı. Bu durum ikinci el pazarının daha da hareketlenmesini sağladı. Bundan iki ay öncesine kadar araç satışları çok durgun bir şekilde devam etmekte iken günümüzde ise kilometresi yüksek eski araçlara olan ilginin artmasıyla galericilerin işlerinin açıldığını, araç sahiplerinin de daha kolay alıcı bulabildiğini söyleyebiliriz. Bu durum şu an pazarda fiyatların biraz daha artmasını da beraberinde getirmiş durumda.

Şu an piyasada 80.000 TL gibi rakamlara satılan araçlara yeni bir zam daha uygulanarak fiyatları yaklaşık 10.000 TL kadar daha yükseldi. Bu 100.000 TL’lik bir aracın 110.000 TL’nin üzerine çıktığı anlamına da geliyor. Pazarda özellikle son bir ayda Peugeot 206 2004 ve önceki modellerde, Fiat Albea 2006 ve daha eski sürümlerde, eski Tata araçlarında fiyat tarafında agresif bir artış var. Bu artış aynı zamanda Hyundai Accent’in 2006’nın öncesindeki modellere yansıdı. Genel olarak pazarda bayramın telaşıyla beraber 10.000 TL ve üzerinde fiyat artışları görüyoruz. Özellikle kilometresi yüksek olan eski araçların şu sıralar daha çok tercih ediliyor olması 100.000 TL’nin altına iyi bir araç bulmayı daha da zor bir hale getiriyor.

Kilometresi yüksek araç almak mantıklı mı?

Bakımları eksiksiz , zamanında yapılan otomobiller kolay kolay sorun çıkarmaz ancak hor kullanılmış ve bakımları ihmal edilmiş olan modeller sorun çıkaracaktır. Bu yüzden en önemli nokta aracın genel olarak dikkatli kullanılıp kullanılmadığı olup, bakımları eksiksiz yapılan yüksek kilometreli bir aracı almak sorun çıkarmayabilir. Uzun bir zaman diliminde genellikle şehirlerarası yollarda yapılmış kilometreler otomobili olumsuz anlamda etkilemez fakat kısa zaman diliminde özellikle trafiğin çok yoğun olduğu şehirlerde yapılan yüksek kilometreler aracın daha fazla yıpranmasına sebep olacaktır. Son zamanlarda kilometresi düşürülen pek çok otomobil olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Yani araç tercihi yaparken sadece kilometreye göre tercihte bulunmak büyük bir hata olacaktır. Genel olarak gereken bakım ve özen gösterilen otomobiller yüksek kilometreli olsa dahi satın alınabilir ancak hor kullanılan ve özellikle şehir içinde çok fazla trafikte kilometre yapmış olan araçlar biraz daha yıpranmış halde olacaktır.

Otomobillerde Yakıt Tasarrufu Yapmak İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

0

Otomobillerinde yakıt tasarrufunda bulunarak cebinizi koruyabilirsiniz. Yeni yazımızda otomobillerde yakıt tasarrufu yapmak adına dikkat edilmesi gerekenlere değiniyoruz: Bilindiği gibi korona virüsü salgını dünya genelinde ekonomik buhrana yol açtı. Aynı zamanda son zamanlarda meydana gelen Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle de dünya genelinde akaryakıt fiyatlarında inanılmaz bir artış bulunuyor. Bu artışlar akaryakıt fiyatlarını adeta ikiye katlarken pek çok kişi otomobilini artık daha az kullanıyor.

Otomobillerin yakıtlarının çok pahalı olması nedeniyle insanlar yakıt tasarrufu yöntemlerini araştırmaya başladı. Kullanıcıların akaryakıt fiyatları sebebiyle araç kullanırken yakıttan tasarruf sağlayabilmek adına dikkat etmesi gereken bazı önemli püf noktalar bulunmaktadır. Bunlara sizler için maddeler halinde değineceğiz.

Gereksiz ağırlıktan kaçının

Otomobillerin içerisinde gereksiz yükleri taşımamak gerekiyor. Yüklerden kurtulmak aracın performansını artırmak için yapılıyor olsada fazla ağırlıkların atılması aracın yakıt tüketiminin azalmasını da sağlayacaktır. Yakıt tasarrufu yapmak adına aracınızın yükünü azaltıp daha az akaryakıt harcamasını sağlayabilirsiniz.

Klima kullanımını sınırlandırın

Sıcak havalarda klima otomobil sürücüleri ve yolcular için büyük bir kolaylık sağlıyor olsada klimayı fazla açmak klima kompresörünün motora ekstra bir yük oluşturmasına neden oluyor ve dolayısıyla motorun yakıt tüketimini artırıyor. Aracı gölgeye park etmek, güneşlik kullanmak gibi yöntemler ile klimayı daha az çalıştırmak adına etkide bulunabilirsiniz.

Gaz pedalı tasarrufu

Otomobilinizde yakıt tasarrufunda bulunabilmek için gaz pedalı yönünden tasarruf yapmanızı da öneriyoruz. Yakıt tüketimini azaltabilmek için gaz pedalını sert bir şekilde kullanmak yerine hafif bir şekilde dokunarak kullanmanız isabetli olacaktır.

Bakımları zamanında yaptırın

Otomobillerde yakıt tasarrufu yapabilmek için bakımların gerektiği şekilde eksiksiz ve düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Motor bölümünde çıkan ufak bir hata bile akaryakıt tüketimini artıracağından otomobilinizin bakımlarına dikkat etmenizde fayda var.

Nedir Bu DSG Şanzıman? Hakkında Bilgiler

0

DSG şanzıman’ın ne olduğu, tanımı ve diğer bilgilere yer verecek olursak; Temel olarak sürücülerin debriyaj pedalı kullanmadan yalnızca gaz ve fren ile arabalarını hareket ettirip durdurmalarına imkan tanıyan sistem olduğunu belirtebiliriz. DSG şanzıman olan araçlarda diğer geleneksel otomatik şanzımanlı arabalarda da olduğu gibi debriyaj pedalı bulunmamaktadır.

Park (P), Boşta (Neutral-N), Sürüş (Drive-D) adlı modlara sahip olan DSG şanzıman, çift kavramalı şanzıman olarak da bilinmektedir. Spor (S) modunu seçerek arabanızın aynı viteste daha üst devirlere kadar kalmasını da sağlayabilirsiniz. Manuel yani M modu vitesleri yine debriyaj kullanmadan vites kolu veya eğer aracınızda varsa direksiyon arkası kulakçıklarla sürücünün vites değiştirmesine imkan tanınır. Özellikle sunduğu konforlu sürüş tarzı ve hızlı vites geçişleri ile dikkat çekmekte olan bir şanzıman tipidir.

DSG şanzıman sisteminin orijinal ismi “Direct Shift Gearbox” olup, çift kavrama kullanmaktadır. Elektronik bir şekilde kontrolü sağlanan iki mil tarafından sürücünün bir sonraki vites beklentisine göre vites seçimleri uygulanmaktadır. Sürücü aracını çalıştırdığında ve Sürüş yani D moduna aldığında birinci mil birinci vitesi seçmektedir. İkinci mil ise ikinci viteste bekleme modunda kalmaktadır. İkinci vitese geçildiğinde ikinci mil aktif olmakta, üçüncü viteste ise bekleme moduna geçmektedir. İki mil için iki farklı kavrama yani iki farklı debriyaj bulunuyor. 7 ileri vitesli DSG şanzımanda birinci mil tek sayılı vitesleri (1, 3, 5, 7), ikinci mil ise çift sayılı vitesleri ve geri vitesi (2, 4, 6, R) kontrol eder.

DSG şanzıman otomatik kontrollü kullanılan iki debriyaj sayesinde güç aktarımını daha etkin yapar ve yüksek sayıda vites olması nedeni ile yakıt ekonomisine katkı sağlamaktadır. Yine bu sayede daha hızlı vites geçişleri ve daha konforlu bir sürüş sunulur. Bir milin sürekli bekleme modunda olmasından yani tam kavrama yapmadan beklemesinden dolayı uzun süreli kullanımlarda kavrama arızası olma potansiyeli belirir.

Peugeot Nerenin Markası ? Peugoet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0

Peugeot hem dünyada hem ülkemizde oldukça bilinen otomotiv üreticilerinden biridir. Peugeot, Fransa merkezli bir otomotiv şirketi olup, Fransa ülkesi Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden biridir ve Avrupa’nın güçlü ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Peugeot markası da Fransa’nın ekonomisinin yükselmesine önemli oranda katkı sağlamaktadır.

Günümüzde Amerika, Kanada gibi pazarlarda kendisine yer bulamamış olsada geri kalan pazarlarda genel olarak büyük bir Pazar payına sahip olduğu bilinmektedir . Ülkemizde de oldukça tutulan bir marka olan Peugeot, Türkiye’ye de araç ihraç etmekte ve yılda 2 milyondan fazla araç üretimi gerçekleştirmektedir.

Fransa’nın üç önemli değerinden biri

Avrupa’da en büyük otomobil üreticileri hususunda ilk üçte yer almakta olan Peugeot, aynı zamanda dünyanın en eski otomobil üreticilerinden biridir. Fransa’nın Renault ve Citroen ile dünya pazarına sunduğu en önemli değerlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Otomobil sektöründen önce diğer sektörlerde yer aldı

Peugeot ile ilgili, onu diğer pek çok otomotiv üreticisinden ayıran ilginç bir özellik bulunmaktadır: Peugeot bir şirket olarak ilk kurulduğunda aslında kahve sektöründe faaliyet gösteriyordu. 1810 yılında başlayan bu serüven 1830’lara kadar devam ettikten sonra Peugeot bisiklet sektörüne atıldı. Bir anda farklı bir kulvara giren Peugeot, 50 yıl boyunca bisiklet üretti ve sonrasında 1882 yılında resmen otomotiv sektörüne de adım attı.

Otomobil sektöründe oldukça başarılı olan Peugeot’un bunlara rağmen otomobil sektöründe kuruluşunun üzerinden 70 yıl sonra yer alabiliyor olması oldukça dikkat çekici bir unsurdur.

Merkezi Paris

Şirketin merkezi Fransa’nın başkenti Paris’tedir. Operasyon merkezi olarak ise bir diğer Fransız şehri olan Sochaux belirlenmiştir. 2000’li yıllarla beraber sadece binek otomobil üretmeyen Peugeot, yönünü lüks sınıfa da çevirerek dikkat çekmiştir. Günümüzde ise çok sayıda farklı segment aracıyla geniş bir pazara hitap etmektedir.