Haziran ayında Türkiye’de araç piyasası neden canlı durumda gözükmüyor? Yazımızda bu konuya detaylarıyla değineceğiz:
1. Piyasa Gelişmeleri: Sınırlı Büyüme
• Mayıs 2025 verilerine göre, yeni araç satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,3 artarak 111.600 adede ulaştı
• Ocak–Mayıs toplamına bakıldığında bu artış %3,1 seviyesine ulaşmış durumda ve müşteri ilgisi sınırlı.
• Ancak Haziran ayı için henüz resmi satış verileri açıklanmadı; Mayıs’taki modest artış, yıllık bazda pazarın büyük bir yükseliş yaşamadığına işaret ediyor..
2. Üretimde Düşüş, İhracatta Sınırlı Artış
• Ocak–Mayıs döneminde üretim, geçen yılın aynı dönemine göre %1 civarında gerileyerek 598.495 adette kaldı
• Hafif ticari araçlarda sınırlı artış görülse de, otomobil üretiminde %4’lük düşüş dikkat çekti.
• Buna rağmen ihracatta %5’lik bir artış elde edilmesi, üretimdeki düşüşe rağmen stokların satıldığını da göstermektedir.
3. Hibrit ve Elektrikli Araçlar
• Mayıs 2025’te hibrit araç satışları %103 artarak 20.787 adede, elektrikli (EV) satışlar ise %113 artışla 16.992 adete ulaşmış durumda. Ciddi bir büyüme trendi görülse de, EV oranı hâlâ pazarın %20’si civarında ve toplam pazar içindeki payı düşük kalıyor. Kullanıcılar hibrit/EV’ye yönelse de yüksek başlangıç fiyatları ve şarj altyapısı sınırlı kalmayı sürdürüyor..
4. İkinci El ve Reklam Doğrulama Sistemi (EİDS) Etkisi
• Haziran 16 itibarıyla EİDS zorunluluğu tüm araç ilanlarını kapsadı; bu durum ikinci el piyasasını düzenlemeyi amaçlıyor Şeffaflık artarken ilan sayısı ve karmaşıklığı da yükseldi; bazı kullanıcılar ilan vermekten çekinebiliyor.
5. Tedarik Zinciri ve Global Riskler
• Yarı iletken ve kritik parça tedarikinde arz sınırlı kalıyor. Ayrıca Çin’in üretim kapasitesi ve döviz politikaları, küresel maliyetleri etkileyerek Türkiye’ye yansıyor. Ukrayna–Rusya krizi gibi makro riskler hâlâ belirsizliğe sebep oluyor.
Oto Pazarı Neden Canlı Değil?
Sonuç olarak, Türkiye 2025 Haziran itibarıyla araç pazarında nispeten durgun bir performans sergiliyor. Satışlarda sınırlı artış olması piyasayı iyileşiyor gibi gösterse de; üretimdeki düşüş, yüksek enflasyon-faiz ortamı ve talebin EV/hibrite kayması güçlü talebi sınırlayan faktörler ve EİDS uygulaması ile ilanlar şeffaflaştı, ancak tüketici davranışlarını tam anlamıyla harekete geçirecek etkide olmadığını belirtmek gerekiyor. Global çapta yaşanan bazı krizler, özellikle Orta Doğu ve Rusya Ukrayna krizleri nedeniyle Türkiye’de ekonominin daha da kırılgan hale geldiğini belirtmek gerekiyor.






